bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    "...Ahzab 37. ayetde konu edilen kişi, önceleri hz Hatice'nin kölesi durumunda, daha sonraları ise hz Muhammed'in evlatlığı olan, Zeyd ibn Harise'dir.
    Zeyd, 8 yaşlarında, Kayn Ibn Cisr oğulları tarafından annesinin yanından kaçırılarak Mekke'nin en büyük panayırı olan Ukaz çarşısında satılığa çıkarıldığında, hz Hatice'nin yakın akrabası Hakim ibn Hizam tarafından, hz Hatice için 400 dirhem karşılığında satın alınır.
    hz Hatice, hz Muhammed ile evlendiğinde, Zeyd'i hz Muhammed'e hediye eder ve hz Muhammed de Zeyd'i kendisine işlerinde yardımcı yapar. Aradan zaman geçer. Bu süre içinde Zeyd yeni hayatına alışır. Köle olarak satılmasına rağmen, köle muammelesi görmemektedir. hz Hatice gibi zengin bir kadının, ve hz Muhammed gibi saygınlığı olan bir kişinin yardımcısıdır ve hayatından mutludur. Bir gün, oğlunun hz Muhammed'in yanında olduğunu öğrenen baba Harise, yanına kardeşi Kab'ı da alarak Mekke'ye gelir ve hz Muhammed'i bulur. Ukaz panayırında oğluna ödenen fidyeyi geri ödeyerek oğlunu geri almak istediğini söyler. hz Muhammed, Zeyd'i çağırır. Zeyd, gelenlerin babası ve amcası olduğunu tasdik eder. Bunun üzerine hz Muhammed, Zeyd'e isterse kendisinin yanında kalabileceğini, isterse babası ile gidebileceğini söyler. Zeyd, 'Harise benim babamdır ama ben kimseyi sana tercih edemem, sen de benim babam yerinesin' der. Zeyd'in bu konuşması üzerine hz Muhammed, Zeyd'i Kabe'nin önünde orada bulunanların karşısında evlatlık olarak aldığını beyan eder ve ona kendi ismini verir. Zeyd ibn Harise'nin soyadı değişerek Zeyd ibn Muhammed olur. Bu durumdan Zeyd'in babası da hoşnut kalarak geri döner."

    kaynak: http://www.geocities.com/...ampencereleri/tebenni.htm
    4 ... oh bebek
  2. 2.
    Zeyd b. Hârise b. Şurâhîl el-Kelbî. Üsâme'nin babası. Ashâbın ileri gelenlerinden olup, Resûlullah (s.a.s)'ın en çok sevdiği arkadaşlarındandır. Bu yüzden sahâbe arasında "el-hubb" diye anılırdı.

    Tam künyesi: Zeyd b. Hârise b. Şurâhîl (ibn ishak'a göre, Şurahbîl) b. Kâ'b b. Abdiluzza b. Imriülkays b. Âmir b. Abdivüdd b. Avf b. Kinâne b. Bekr b. Uzre b. Zeyd el-Lât b. Rufayde b. Sevr b. Kelb b. Vebre b. Tağlib b. Hulvân b. imrân b. Luhaf b. Kuzâa'dır (ibn Hişâm, es-Sîretü'n Nebeviyye", I, 247; ibn Sa'd, et-Tabakâtıt'l-Kilbrâ, III, 40; ibnü'l-Esîr, Üsdü'l-Ğâbe fı Ma'rifeti's Sahâbe, II, 281).

    Kaynakların ifadesine göre; cahiliyye döneminde, Zeyd'in annesi Su'dâ, yanında oğlu olduğu halde akrabalarını ziyarete gider. Bu sırada Benî el-Kayn b. Cisr'e mensup bazı atlılar, Su'dâ'nın akrabaları olan Benî Ma'n evlerine baskın yaparlar. Zeyd'i de bu arada beraberlerinde alıp götürürler. Zeyd, bu sırada temyiz çağında bir çocuktur. Onu, Ukaz Panayırına götürüp satışa arzederler. Hz. Hatice'nin yeğeni Hakîm b. Huzâm b. Huveylid de o esnada panayıra uğrayıp Mekke'ye götürmek üzere birkaç köle satın alır. Zeyd b. Hârise de bu köleler arasında bulunmaktadır. Hakîm, Mekke'ye döndüğünde, halası Hz. Hatice kendisini ziyarete gider. O da halasına köleleri göstererek, dilediği köleyi seçip götürebileceğini söyler. Hz. Hatice de Zeyd b. Hârise'yi seçer. Daha sonra O'nu, Resûlullah (s.a.s)'e bağışlar.

    Kelb kabilesine mensup bazı insanlar, hac için Mekke'ye geldiklerinde Zeyd'i görüp tanırlar, Zeyd de onları tanır. Dönüşte durumu babasına haber vererek bulunduğu yeri tarif ederler. Zeyd'in babası Hârise ile amcası Kâ'b, yanlarına fidye alarak Mekke'ye gelirler ve Resûlullah (s.a.s)'ın yanına varıp: "Ey Abdulmuttalib'in oğlu! Ey kavminin efendisinin oğlu! Sizler, Harem'in ehlisiniz, köleyi azad eder, esiri yedirirsiniz. Yanında bulunan oğlumuz için sana geldik. Bize iyilikte bulun, sana fazlasıyla fidye vereceğiz" derler.

    Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.), Zeyd'i çağırtarak, kendisini istemeye gelen bu kişileri tanıyıp tanımadığını sorar. Zeyd de, bunlardan birinin babası diğerinin de amcası olduğunu söyleyerek tanıdığını ifade eder. Bu sefer Resûlullah Zeyd'e, dilerse babasıyla gidebileceğini, şayet isterse yanında kalabileceğini söyleyince, Zeyd, Resûlullah (s.a.s.)'in yanında kalmayı tercih eder. Peygamberimiz de Zeyd'i elinden tutarak Hicr denilen yere çıkarır ve: "Şahid olun, Zeyd benim oğlumdur. O bana mirasçıdır, ben de O'na mirasçıyım!" diyerek Zeyd'i evlat edindiğini ilan eder (ibn Sa'd, a.g.e., III, 40-42; ibn Hişâm, a.g.e., I, 247 vd.; el Askalânî, el-isâbe fi Temyizi's-Sahâbe, III, 24).

    Zeyd b. Hârise, Muhammed (s.a.s.)'e risalet gelinceye kadar yanında kaldı ve Resûlullah, peygamber olur olmaz O'nun risâletini tasdik edip müslüman oldu, O'nunla birlikte namaz kıldı ve: "Onları babalarının isimleriyle çağırın..." (el-Ahzab, 33/5) meâlindeki ayet nazil oluncaya kadar "Muhammed'in oğlu" diye anıldı. Bu ayet-i kerimenin nüzulünden sonra Zeyd, Zeyd b. Hârise olarak çoğalmaya başlandı (ibn Hişâm, a.g.e., I, 247; ibn Sa'd, a.g.e., III, 42; el-Askalânî, a.g.e., III, 25).

    Zeyd b. Hârise, Resûlullah (s.a.s.)'ın cefakâr dostlarından biriydi. Hemen hemen tüm sıkıntılı zamanlarında O'nunla birlikteydi. Nitekim, çevre kabileleri islâm'a davet etmek kabilinden Tâif'e giden Rasûlüllah'ı yalnız bırakmamış, Tâiflilerin attığı taşlar Peygamber (s.a.s.)'e isabet etmesin diye kendi vücudunu siper etmiş ve başından çeşitli yaralar almıştı (ibn Sa'd, a.g.e., I, 212).

    Müslümanlar Medine'ye hicret etmeye başlayınca, Zeyd b. Hârise de hicret etmişti. Resûlullah (s.a.s.), hicretten sonra Medine'de, ashabı arasında kardeşlik tesis ettiğinde, Zeyd'l-e Hamza b. Abdülmuttalib'i de kardeş ilan etmişti. Bu sebepten Hz. Hamza, Uhud günü şehadet şerbetini içmeden önce Zeyd'i kendisine vâsî tayin etmişti (ibn Nişâm, a.g.e., I, 505; ibn Sa,d, a.g.e., III, 44).

    Zeyd b. Hârise; Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarıyla Hudeybiye Barışı ve Hayber fethinde de bulunmuştur. Resûlullah (s.a.s.), Müreysî gazasına çıktığı zaman kendisini Medine'ye vekil olarak bırakmıştı.

    Bunun yanında Zeyd, komutan olarak da çeşitli seriyyelere katılmış ve üstün başarılar göstermiştir. Bu seriyyeler; Karede, Cemûm, el-Iys, et-Tarafa, Hisma ve Ümmü Kırfa'dır. Son olarak Mute Savaşı'na iştirak etmiş ve bu savaşta şehid olmuştur.

    Resûlullah (s.a.s.), sancağı ilk önce Zeyd'e vermiş ve: "Şayet Zeyd şehid olursa, sancağı Câfer alsın, O da şehid düşerse, Abdullah b. Ravâha alsın" buyurmuştur. Bu üç sahâbî de Mute günü, kahramanca savaşarak Hakk'ın rahmetine kavuşmuşlardır.

    Zeyd, şehid olduğu zaman 50-55 yaşları arasındaydı.

    Resûlullah (s.a.s), bu üç kahraman dostunun şehadet haberini duyunca gözyaşlarını tutamayarak ağlamış ve onlar için: "Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Câfer'e mağfiret et! Allah'ım; Abdullah b. Ravâha'ya mağfiret et!" diyerek dua etmiştir (ibn Sa'd, a.g.e., III, 45, II, 86-90 ve 128-129; el-Askalânî, a.g.e., III, 26).

    Zeyd, birkaç hanımla evlenmişti ki, bunlardan biri de Zeyneb bint Cahş'tır. Bir diğeri, Ümmü Külsüm bint Ukbe. Zeyd ondan boşanıp Dürre bint Ebî Leheb ile evlendi. Sonra onu da boşayarak Hind bint el-Avuâm (Zübeyr b. el-Avvâm'ın kız kardeşi) ile evlendi. Sonunda, Peygamber (s.a.s.), Zeyd'i, dadısı ve aynı zamanda cariyesi Ümmü Eymen'l-e evlendirdi. Ashâbın ileri gelenlerinden biri olan Üsâme, işte bu hanımdan dünyaya geldi (ibn Sa'd, a.g.e., III, 45; el-Askalânî, a.g.e., III, 25).

    Zeyd b. Hârise; kısa boylu, çok esmer ve basık burunlu idi (ibn Sa'd, a.g.e., III, 44).
    ... smurfs
  3. 3.
    hz. peygamber'in daha sonra evlat edindiği azatlı kölesi. islam orduları ile bizans orduları arasında geçen mute muharebesinde islam'ın sancaktarı, komutanı olan ve bu çetin çarpışmada şehit edilen yiğit sahabe. aynı zamanda ilk müslümanlardandır.

    bunun ötesinde müslüman olmayan kimseler tarafından asırlarca hz. zeynep ile son derece normal olan evliliği kötü niyetin bir tecellisi olarak sorgulanmaktadır, amaç araştırmak değil işi yokuşa sürmektir.

    zeyd bin harise, hz. zeynep ile ne allah'ın zoru ile evlenmiş ne de allah'ın zoru ile boşanmıştır. zira; allah'a zorluk yoktur. o, dilediği her hadiseyi, istediği şekilde tayin edebilir. hz. zeynep ile ilgili evliliği ise şu şekildedir:

    hz. zeynep, hz. muhammed'in halasının kızıdır ve kendisini hz. zeyd ile evlendiren de bizzat rahmet peygamberidir. fakat hz. zeyd köle asıllı olduğundan mütevellit hz. zeynep bu evliliğe bir türlü uyum sağlayamamıştır. bunun için zeyd bin harise birçok kez hz. muhammed'e sorunlarını anlatmış ve ayrılmak istediğini dile getirmiştir. hz. muhammed ise o'na "eşini yanında tut!" diye buyurmuştur. daha sonralarda ise zaten sallantıda olan bu evlilik yürümemiş ve en nihayetinde hz. zeyd ve hz. zeynep boşanmıştır. hz. zeynep'in iddeti dolunca ise hz muhammed'in kendisi ile izdivaç etmesi allah tarafından emredilmiştir.

    bu evliliğin hikmeti ise; cahiliye devrinden o zamana kadar geçen süre içerisinde evlatlığın eşi ile evlenmeye izin vermeyen geleneğin bozulmasıdır. işte böyle köklü bir cahiliye adeti de hz. muhammed'in bizzat uygulaması ile ortadan kaldırılmış oldu. bundan sonra müslümanlar evlatlığın eski eşi ile evlenme konusunda asla tereddüte düşmeyeceklerdi. bir bağlamda evlatlığı evlat düzeyine çıkaran bu adet tamamıyla terk edildi.
    1 -2 ... lightsaber
  4. 4.
    (bkz: ahzab suresi 37)
    1 ... kedilere pisi pisi diyen bebek
  5. 5.
    bizans sınırına 3000 kişilik taburla kamikaze seferlerine gönderilen, eşini üvey babasına kaptıran bahsız bedevi.
    4 -8 ... fiat lux
  6. 6.
    hz muhammed'e sadakati ile tanınmış değerli bir sahabidir.
    3 -1 ... usualsuspects
  7. 7.
    hanımını kaptıran yiğit.
    hep aynı terane..
    hikaye okumasın,yoğurtlasınlar
    1 -3 ... iron hand of justice
  8. 8.
    kur'anda ismi anılan tek sahabi.

    (bkz: ümmü eymen)
    (bkz: üsame bin zeyd)
    2 ... firstman
  9. 9.
    kendisinden çokça hadis rivayet edilmiştir. allah ondan razı olsun.
    ... hakli
  10. 10.
    mute savaşında peygamber efendimiz tarafından sırasıyla tayin olunan üç komutandan ilki olmuştur. ve orda şehit düşmüştür. üç yüz bin kişilik ordu yüz bin kişilik ordunun karşısına çıkmıştır. üç komutanda şehit olunca halid bin velid'in komutanlıkta ki dehası sayesinde islam ordusu mağlubiyetten korunmuştur.

    hazret-i zeyd'in daha önce bir köle iken peygamberimiz tarafından azat edilişi, üç bin kişilik ordunun başına tayin edilmesi, islamın büyüklüğünü ve üstünlüğün yalnızca takvada olduğunun göstergesidir.
    3 -2 ... firstman