bugün
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi19
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu22
- kadınınızı çalıştırır mısınız7
- yeni parti de bölünebilir10
- dolar isterse 100 olsun38
- game of thrones taki kerhaneci14
- evlenmek7
- nah sana oy17
- gemini man vs simko33
- fino köpeğine verilebilecek isimler3
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- erkek evi tek başına geçindirmek zorunda değildir2
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- almanya'da yaşayıp arabasına tuğra yapıştıran tip6
- gürcistan göçmenleri13
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- tavuklu salata2
- 65 yaş üstü siyaset yasaklanmalıdır4
- hakiki gurbetçi vs sonradan gelme tipler6
- şarapla kızılcık meze gider mi2
- başlık altı yalamaları4
- alparslan kuytul18
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- trafik kazası avukatı3
- isabela santos2
- akp şehit ailelerine ne diyecek7
- savaş olunca türk halkı haklar olunca apo pkk3
- almancıları sevmemek11
- öcalan isterse savunma bakanı olsun10
- o kız sana bakmaz3
- melih gökçek5
- mezarlığa sıfır bina5
- deniz göktaş'a patrascan'dan destek2
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- annen mi ben mi diyen kadın6
- 19 litre damacanayı sırtlayıp su sebile takan kız9
- yılmaz güney3
- günde 5 yumurta yiyen erkek7
- ak çomarların cehape argümanı3
- tanga giyen kızı doyurmak ne mümkün6
- nasıl birisiniz7
- döviz milliyetçisi3
- evlenmeden olmaz diyen kız7
- türk askerini kursuna dizen abdullah öcalan9
- ekrem imamoğlu2
- ben cehapeli değilim yeni partiliyim6
- lastik alırken nelere dikkat etmek gerek8
- velvet51
"...Ahzab 37. ayetde konu edilen kişi, önceleri hz Hatice'nin kölesi durumunda, daha sonraları ise hz Muhammed'in evlatlığı olan, Zeyd ibn Harise'dir.
Zeyd, 8 yaşlarında, Kayn Ibn Cisr oğulları tarafından annesinin yanından kaçırılarak Mekke'nin en büyük panayırı olan Ukaz çarşısında satılığa çıkarıldığında, hz Hatice'nin yakın akrabası Hakim ibn Hizam tarafından, hz Hatice için 400 dirhem karşılığında satın alınır.
hz Hatice, hz Muhammed ile evlendiğinde, Zeyd'i hz Muhammed'e hediye eder ve hz Muhammed de Zeyd'i kendisine işlerinde yardımcı yapar. Aradan zaman geçer. Bu süre içinde Zeyd yeni hayatına alışır. Köle olarak satılmasına rağmen, köle muammelesi görmemektedir. hz Hatice gibi zengin bir kadının, ve hz Muhammed gibi saygınlığı olan bir kişinin yardımcısıdır ve hayatından mutludur. Bir gün, oğlunun hz Muhammed'in yanında olduğunu öğrenen baba Harise, yanına kardeşi Kab'ı da alarak Mekke'ye gelir ve hz Muhammed'i bulur. Ukaz panayırında oğluna ödenen fidyeyi geri ödeyerek oğlunu geri almak istediğini söyler. hz Muhammed, Zeyd'i çağırır. Zeyd, gelenlerin babası ve amcası olduğunu tasdik eder. Bunun üzerine hz Muhammed, Zeyd'e isterse kendisinin yanında kalabileceğini, isterse babası ile gidebileceğini söyler. Zeyd, 'Harise benim babamdır ama ben kimseyi sana tercih edemem, sen de benim babam yerinesin' der. Zeyd'in bu konuşması üzerine hz Muhammed, Zeyd'i Kabe'nin önünde orada bulunanların karşısında evlatlık olarak aldığını beyan eder ve ona kendi ismini verir. Zeyd ibn Harise'nin soyadı değişerek Zeyd ibn Muhammed olur. Bu durumdan Zeyd'in babası da hoşnut kalarak geri döner."
kaynak: http://www.geocities.com/...ampencereleri/tebenni.htm
Zeyd, 8 yaşlarında, Kayn Ibn Cisr oğulları tarafından annesinin yanından kaçırılarak Mekke'nin en büyük panayırı olan Ukaz çarşısında satılığa çıkarıldığında, hz Hatice'nin yakın akrabası Hakim ibn Hizam tarafından, hz Hatice için 400 dirhem karşılığında satın alınır.
hz Hatice, hz Muhammed ile evlendiğinde, Zeyd'i hz Muhammed'e hediye eder ve hz Muhammed de Zeyd'i kendisine işlerinde yardımcı yapar. Aradan zaman geçer. Bu süre içinde Zeyd yeni hayatına alışır. Köle olarak satılmasına rağmen, köle muammelesi görmemektedir. hz Hatice gibi zengin bir kadının, ve hz Muhammed gibi saygınlığı olan bir kişinin yardımcısıdır ve hayatından mutludur. Bir gün, oğlunun hz Muhammed'in yanında olduğunu öğrenen baba Harise, yanına kardeşi Kab'ı da alarak Mekke'ye gelir ve hz Muhammed'i bulur. Ukaz panayırında oğluna ödenen fidyeyi geri ödeyerek oğlunu geri almak istediğini söyler. hz Muhammed, Zeyd'i çağırır. Zeyd, gelenlerin babası ve amcası olduğunu tasdik eder. Bunun üzerine hz Muhammed, Zeyd'e isterse kendisinin yanında kalabileceğini, isterse babası ile gidebileceğini söyler. Zeyd, 'Harise benim babamdır ama ben kimseyi sana tercih edemem, sen de benim babam yerinesin' der. Zeyd'in bu konuşması üzerine hz Muhammed, Zeyd'i Kabe'nin önünde orada bulunanların karşısında evlatlık olarak aldığını beyan eder ve ona kendi ismini verir. Zeyd ibn Harise'nin soyadı değişerek Zeyd ibn Muhammed olur. Bu durumdan Zeyd'in babası da hoşnut kalarak geri döner."
kaynak: http://www.geocities.com/...ampencereleri/tebenni.htm
Zeyd b. Hârise b. Şurâhîl el-Kelbî. Üsâme'nin babası. Ashâbın ileri gelenlerinden olup, Resûlullah (s.a.s)'ın en çok sevdiği arkadaşlarındandır. Bu yüzden sahâbe arasında "el-hubb" diye anılırdı.
Tam künyesi: Zeyd b. Hârise b. Şurâhîl (ibn ishak'a göre, Şurahbîl) b. Kâ'b b. Abdiluzza b. Imriülkays b. Âmir b. Abdivüdd b. Avf b. Kinâne b. Bekr b. Uzre b. Zeyd el-Lât b. Rufayde b. Sevr b. Kelb b. Vebre b. Tağlib b. Hulvân b. imrân b. Luhaf b. Kuzâa'dır (ibn Hişâm, es-Sîretü'n Nebeviyye", I, 247; ibn Sa'd, et-Tabakâtıt'l-Kilbrâ, III, 40; ibnü'l-Esîr, Üsdü'l-Ğâbe fı Ma'rifeti's Sahâbe, II, 281).
Kaynakların ifadesine göre; cahiliyye döneminde, Zeyd'in annesi Su'dâ, yanında oğlu olduğu halde akrabalarını ziyarete gider. Bu sırada Benî el-Kayn b. Cisr'e mensup bazı atlılar, Su'dâ'nın akrabaları olan Benî Ma'n evlerine baskın yaparlar. Zeyd'i de bu arada beraberlerinde alıp götürürler. Zeyd, bu sırada temyiz çağında bir çocuktur. Onu, Ukaz Panayırına götürüp satışa arzederler. Hz. Hatice'nin yeğeni Hakîm b. Huzâm b. Huveylid de o esnada panayıra uğrayıp Mekke'ye götürmek üzere birkaç köle satın alır. Zeyd b. Hârise de bu köleler arasında bulunmaktadır. Hakîm, Mekke'ye döndüğünde, halası Hz. Hatice kendisini ziyarete gider. O da halasına köleleri göstererek, dilediği köleyi seçip götürebileceğini söyler. Hz. Hatice de Zeyd b. Hârise'yi seçer. Daha sonra O'nu, Resûlullah (s.a.s)'e bağışlar.
Kelb kabilesine mensup bazı insanlar, hac için Mekke'ye geldiklerinde Zeyd'i görüp tanırlar, Zeyd de onları tanır. Dönüşte durumu babasına haber vererek bulunduğu yeri tarif ederler. Zeyd'in babası Hârise ile amcası Kâ'b, yanlarına fidye alarak Mekke'ye gelirler ve Resûlullah (s.a.s)'ın yanına varıp: "Ey Abdulmuttalib'in oğlu! Ey kavminin efendisinin oğlu! Sizler, Harem'in ehlisiniz, köleyi azad eder, esiri yedirirsiniz. Yanında bulunan oğlumuz için sana geldik. Bize iyilikte bulun, sana fazlasıyla fidye vereceğiz" derler.
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.), Zeyd'i çağırtarak, kendisini istemeye gelen bu kişileri tanıyıp tanımadığını sorar. Zeyd de, bunlardan birinin babası diğerinin de amcası olduğunu söyleyerek tanıdığını ifade eder. Bu sefer Resûlullah Zeyd'e, dilerse babasıyla gidebileceğini, şayet isterse yanında kalabileceğini söyleyince, Zeyd, Resûlullah (s.a.s.)'in yanında kalmayı tercih eder. Peygamberimiz de Zeyd'i elinden tutarak Hicr denilen yere çıkarır ve: "Şahid olun, Zeyd benim oğlumdur. O bana mirasçıdır, ben de O'na mirasçıyım!" diyerek Zeyd'i evlat edindiğini ilan eder (ibn Sa'd, a.g.e., III, 40-42; ibn Hişâm, a.g.e., I, 247 vd.; el Askalânî, el-isâbe fi Temyizi's-Sahâbe, III, 24).
Zeyd b. Hârise, Muhammed (s.a.s.)'e risalet gelinceye kadar yanında kaldı ve Resûlullah, peygamber olur olmaz O'nun risâletini tasdik edip müslüman oldu, O'nunla birlikte namaz kıldı ve: "Onları babalarının isimleriyle çağırın..." (el-Ahzab, 33/5) meâlindeki ayet nazil oluncaya kadar "Muhammed'in oğlu" diye anıldı. Bu ayet-i kerimenin nüzulünden sonra Zeyd, Zeyd b. Hârise olarak çoğalmaya başlandı (ibn Hişâm, a.g.e., I, 247; ibn Sa'd, a.g.e., III, 42; el-Askalânî, a.g.e., III, 25).
Zeyd b. Hârise, Resûlullah (s.a.s.)'ın cefakâr dostlarından biriydi. Hemen hemen tüm sıkıntılı zamanlarında O'nunla birlikteydi. Nitekim, çevre kabileleri islâm'a davet etmek kabilinden Tâif'e giden Rasûlüllah'ı yalnız bırakmamış, Tâiflilerin attığı taşlar Peygamber (s.a.s.)'e isabet etmesin diye kendi vücudunu siper etmiş ve başından çeşitli yaralar almıştı (ibn Sa'd, a.g.e., I, 212).
Müslümanlar Medine'ye hicret etmeye başlayınca, Zeyd b. Hârise de hicret etmişti. Resûlullah (s.a.s.), hicretten sonra Medine'de, ashabı arasında kardeşlik tesis ettiğinde, Zeyd'l-e Hamza b. Abdülmuttalib'i de kardeş ilan etmişti. Bu sebepten Hz. Hamza, Uhud günü şehadet şerbetini içmeden önce Zeyd'i kendisine vâsî tayin etmişti (ibn Nişâm, a.g.e., I, 505; ibn Sa,d, a.g.e., III, 44).
Zeyd b. Hârise; Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarıyla Hudeybiye Barışı ve Hayber fethinde de bulunmuştur. Resûlullah (s.a.s.), Müreysî gazasına çıktığı zaman kendisini Medine'ye vekil olarak bırakmıştı.
Bunun yanında Zeyd, komutan olarak da çeşitli seriyyelere katılmış ve üstün başarılar göstermiştir. Bu seriyyeler; Karede, Cemûm, el-Iys, et-Tarafa, Hisma ve Ümmü Kırfa'dır. Son olarak Mute Savaşı'na iştirak etmiş ve bu savaşta şehid olmuştur.
Resûlullah (s.a.s.), sancağı ilk önce Zeyd'e vermiş ve: "Şayet Zeyd şehid olursa, sancağı Câfer alsın, O da şehid düşerse, Abdullah b. Ravâha alsın" buyurmuştur. Bu üç sahâbî de Mute günü, kahramanca savaşarak Hakk'ın rahmetine kavuşmuşlardır.
Zeyd, şehid olduğu zaman 50-55 yaşları arasındaydı.
Resûlullah (s.a.s), bu üç kahraman dostunun şehadet haberini duyunca gözyaşlarını tutamayarak ağlamış ve onlar için: "Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Câfer'e mağfiret et! Allah'ım; Abdullah b. Ravâha'ya mağfiret et!" diyerek dua etmiştir (ibn Sa'd, a.g.e., III, 45, II, 86-90 ve 128-129; el-Askalânî, a.g.e., III, 26).
Zeyd, birkaç hanımla evlenmişti ki, bunlardan biri de Zeyneb bint Cahş'tır. Bir diğeri, Ümmü Külsüm bint Ukbe. Zeyd ondan boşanıp Dürre bint Ebî Leheb ile evlendi. Sonra onu da boşayarak Hind bint el-Avuâm (Zübeyr b. el-Avvâm'ın kız kardeşi) ile evlendi. Sonunda, Peygamber (s.a.s.), Zeyd'i, dadısı ve aynı zamanda cariyesi Ümmü Eymen'l-e evlendirdi. Ashâbın ileri gelenlerinden biri olan Üsâme, işte bu hanımdan dünyaya geldi (ibn Sa'd, a.g.e., III, 45; el-Askalânî, a.g.e., III, 25).
Zeyd b. Hârise; kısa boylu, çok esmer ve basık burunlu idi (ibn Sa'd, a.g.e., III, 44).
Tam künyesi: Zeyd b. Hârise b. Şurâhîl (ibn ishak'a göre, Şurahbîl) b. Kâ'b b. Abdiluzza b. Imriülkays b. Âmir b. Abdivüdd b. Avf b. Kinâne b. Bekr b. Uzre b. Zeyd el-Lât b. Rufayde b. Sevr b. Kelb b. Vebre b. Tağlib b. Hulvân b. imrân b. Luhaf b. Kuzâa'dır (ibn Hişâm, es-Sîretü'n Nebeviyye", I, 247; ibn Sa'd, et-Tabakâtıt'l-Kilbrâ, III, 40; ibnü'l-Esîr, Üsdü'l-Ğâbe fı Ma'rifeti's Sahâbe, II, 281).
Kaynakların ifadesine göre; cahiliyye döneminde, Zeyd'in annesi Su'dâ, yanında oğlu olduğu halde akrabalarını ziyarete gider. Bu sırada Benî el-Kayn b. Cisr'e mensup bazı atlılar, Su'dâ'nın akrabaları olan Benî Ma'n evlerine baskın yaparlar. Zeyd'i de bu arada beraberlerinde alıp götürürler. Zeyd, bu sırada temyiz çağında bir çocuktur. Onu, Ukaz Panayırına götürüp satışa arzederler. Hz. Hatice'nin yeğeni Hakîm b. Huzâm b. Huveylid de o esnada panayıra uğrayıp Mekke'ye götürmek üzere birkaç köle satın alır. Zeyd b. Hârise de bu köleler arasında bulunmaktadır. Hakîm, Mekke'ye döndüğünde, halası Hz. Hatice kendisini ziyarete gider. O da halasına köleleri göstererek, dilediği köleyi seçip götürebileceğini söyler. Hz. Hatice de Zeyd b. Hârise'yi seçer. Daha sonra O'nu, Resûlullah (s.a.s)'e bağışlar.
Kelb kabilesine mensup bazı insanlar, hac için Mekke'ye geldiklerinde Zeyd'i görüp tanırlar, Zeyd de onları tanır. Dönüşte durumu babasına haber vererek bulunduğu yeri tarif ederler. Zeyd'in babası Hârise ile amcası Kâ'b, yanlarına fidye alarak Mekke'ye gelirler ve Resûlullah (s.a.s)'ın yanına varıp: "Ey Abdulmuttalib'in oğlu! Ey kavminin efendisinin oğlu! Sizler, Harem'in ehlisiniz, köleyi azad eder, esiri yedirirsiniz. Yanında bulunan oğlumuz için sana geldik. Bize iyilikte bulun, sana fazlasıyla fidye vereceğiz" derler.
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.), Zeyd'i çağırtarak, kendisini istemeye gelen bu kişileri tanıyıp tanımadığını sorar. Zeyd de, bunlardan birinin babası diğerinin de amcası olduğunu söyleyerek tanıdığını ifade eder. Bu sefer Resûlullah Zeyd'e, dilerse babasıyla gidebileceğini, şayet isterse yanında kalabileceğini söyleyince, Zeyd, Resûlullah (s.a.s.)'in yanında kalmayı tercih eder. Peygamberimiz de Zeyd'i elinden tutarak Hicr denilen yere çıkarır ve: "Şahid olun, Zeyd benim oğlumdur. O bana mirasçıdır, ben de O'na mirasçıyım!" diyerek Zeyd'i evlat edindiğini ilan eder (ibn Sa'd, a.g.e., III, 40-42; ibn Hişâm, a.g.e., I, 247 vd.; el Askalânî, el-isâbe fi Temyizi's-Sahâbe, III, 24).
Zeyd b. Hârise, Muhammed (s.a.s.)'e risalet gelinceye kadar yanında kaldı ve Resûlullah, peygamber olur olmaz O'nun risâletini tasdik edip müslüman oldu, O'nunla birlikte namaz kıldı ve: "Onları babalarının isimleriyle çağırın..." (el-Ahzab, 33/5) meâlindeki ayet nazil oluncaya kadar "Muhammed'in oğlu" diye anıldı. Bu ayet-i kerimenin nüzulünden sonra Zeyd, Zeyd b. Hârise olarak çoğalmaya başlandı (ibn Hişâm, a.g.e., I, 247; ibn Sa'd, a.g.e., III, 42; el-Askalânî, a.g.e., III, 25).
Zeyd b. Hârise, Resûlullah (s.a.s.)'ın cefakâr dostlarından biriydi. Hemen hemen tüm sıkıntılı zamanlarında O'nunla birlikteydi. Nitekim, çevre kabileleri islâm'a davet etmek kabilinden Tâif'e giden Rasûlüllah'ı yalnız bırakmamış, Tâiflilerin attığı taşlar Peygamber (s.a.s.)'e isabet etmesin diye kendi vücudunu siper etmiş ve başından çeşitli yaralar almıştı (ibn Sa'd, a.g.e., I, 212).
Müslümanlar Medine'ye hicret etmeye başlayınca, Zeyd b. Hârise de hicret etmişti. Resûlullah (s.a.s.), hicretten sonra Medine'de, ashabı arasında kardeşlik tesis ettiğinde, Zeyd'l-e Hamza b. Abdülmuttalib'i de kardeş ilan etmişti. Bu sebepten Hz. Hamza, Uhud günü şehadet şerbetini içmeden önce Zeyd'i kendisine vâsî tayin etmişti (ibn Nişâm, a.g.e., I, 505; ibn Sa,d, a.g.e., III, 44).
Zeyd b. Hârise; Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarıyla Hudeybiye Barışı ve Hayber fethinde de bulunmuştur. Resûlullah (s.a.s.), Müreysî gazasına çıktığı zaman kendisini Medine'ye vekil olarak bırakmıştı.
Bunun yanında Zeyd, komutan olarak da çeşitli seriyyelere katılmış ve üstün başarılar göstermiştir. Bu seriyyeler; Karede, Cemûm, el-Iys, et-Tarafa, Hisma ve Ümmü Kırfa'dır. Son olarak Mute Savaşı'na iştirak etmiş ve bu savaşta şehid olmuştur.
Resûlullah (s.a.s.), sancağı ilk önce Zeyd'e vermiş ve: "Şayet Zeyd şehid olursa, sancağı Câfer alsın, O da şehid düşerse, Abdullah b. Ravâha alsın" buyurmuştur. Bu üç sahâbî de Mute günü, kahramanca savaşarak Hakk'ın rahmetine kavuşmuşlardır.
Zeyd, şehid olduğu zaman 50-55 yaşları arasındaydı.
Resûlullah (s.a.s), bu üç kahraman dostunun şehadet haberini duyunca gözyaşlarını tutamayarak ağlamış ve onlar için: "Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Zeyd'e mağfiret et! Allah'ım; Câfer'e mağfiret et! Allah'ım; Abdullah b. Ravâha'ya mağfiret et!" diyerek dua etmiştir (ibn Sa'd, a.g.e., III, 45, II, 86-90 ve 128-129; el-Askalânî, a.g.e., III, 26).
Zeyd, birkaç hanımla evlenmişti ki, bunlardan biri de Zeyneb bint Cahş'tır. Bir diğeri, Ümmü Külsüm bint Ukbe. Zeyd ondan boşanıp Dürre bint Ebî Leheb ile evlendi. Sonra onu da boşayarak Hind bint el-Avuâm (Zübeyr b. el-Avvâm'ın kız kardeşi) ile evlendi. Sonunda, Peygamber (s.a.s.), Zeyd'i, dadısı ve aynı zamanda cariyesi Ümmü Eymen'l-e evlendirdi. Ashâbın ileri gelenlerinden biri olan Üsâme, işte bu hanımdan dünyaya geldi (ibn Sa'd, a.g.e., III, 45; el-Askalânî, a.g.e., III, 25).
Zeyd b. Hârise; kısa boylu, çok esmer ve basık burunlu idi (ibn Sa'd, a.g.e., III, 44).
(bkz: ahzab suresi 37)
bizans sınırına 3000 kişilik taburla kamikaze seferlerine gönderilen, eşini üvey babasına kaptıran bahsız bedevi.
hz muhammed'e sadakati ile tanınmış değerli bir sahabidir.
hanımını kaptıran yiğit.
hep aynı terane..
hikaye okumasın,yoğurtlasınlar
hep aynı terane..
hikaye okumasın,yoğurtlasınlar
kendisinden çokça hadis rivayet edilmiştir. allah ondan razı olsun.
mute savaşında peygamber efendimiz tarafından sırasıyla tayin olunan üç komutandan ilki olmuştur. ve orda şehit düşmüştür. üç yüz bin kişilik ordu yüz bin kişilik ordunun karşısına çıkmıştır. üç komutanda şehit olunca halid bin velid'in komutanlıkta ki dehası sayesinde islam ordusu mağlubiyetten korunmuştur.
hazret-i zeyd'in daha önce bir köle iken peygamberimiz tarafından azat edilişi, üç bin kişilik ordunun başına tayin edilmesi, islamın büyüklüğünü ve üstünlüğün yalnızca takvada olduğunun göstergesidir.
hazret-i zeyd'in daha önce bir köle iken peygamberimiz tarafından azat edilişi, üç bin kişilik ordunun başına tayin edilmesi, islamın büyüklüğünü ve üstünlüğün yalnızca takvada olduğunun göstergesidir.
Sadakatın timsali ve Kuran'da adı geçen tek sahabimiz.
Allah ondan razı olsun.
Allah ondan razı olsun.
Muhammed'in karısını götürdüğü kişi.
(bkz: abi yenge de erik gibiymiş kütür kütür)
(bkz: abi yenge de erik gibiymiş kütür kütür)
babası yerine Rasullahı seçmiş ve onun evlatlığı olmaya nail olmuş sahabe.
Eşini muhammed e vermesi karşılığında isminin kutsal kitapta zikrettirilerek diyeti verilen muhterem.
muhammed paygamber'in evlatlığıdır. boşadığı karısı zeynep daha sonra peygamber ile evlenmiştir ancak o devirde de evlat evlatlık farketmeksizin geliniyle evlenmek hoş karşılanmazdı. bu sırada azhab 37 geldi ve bu ayet ile peygamber zeyd'in boşadığı eşi zeynep ile evlenebildi. hatta islam ansiklopedisinde zeynep ile peygamberin münasebeti şöyşe anlatılır;
http://www.islamansiklope...o/dia/pdf/c44/c440218.pdf
yani özetle, peygamber istemediği halde zeynep'i zeyd ile evlendiriyor ve ahzab 36 ayetini kullanıyor bunun için. akabinde bir gün eve gidince zeynep'i biraz uygunsuz durumda görüyor ve bir kelam ediyor. Bu kelam üzerine zeyd zeynep'i boşuyor ve peygamber evleniyor...
http://www.islamansiklope...o/dia/pdf/c44/c440218.pdf
yani özetle, peygamber istemediği halde zeynep'i zeyd ile evlendiriyor ve ahzab 36 ayetini kullanıyor bunun için. akabinde bir gün eve gidince zeynep'i biraz uygunsuz durumda görüyor ve bir kelam ediyor. Bu kelam üzerine zeyd zeynep'i boşuyor ve peygamber evleniyor...
azhab 37 quantum fiziğiyle ilgili ayet değil miydi ? yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum.
hiçbir islamcının malum olay üzerine doğru dürüst cevap veremediği '' yauu o iş tam olarak öyle değil'' diyerek mırıldandığı sahabe.
zavallı kişidir, mute savaşında ölmüştür. hem karısını hem canını kaybetti bu yolda. yazık. ayrıca muhammed e haticenin hediyesidir bu köle ve muhammed onu bakmıştır. sonra da bu kadınla evlenmiş ancak kadın muhammed i seviyormuş. ( islamistler öyle diyor) daha sonra zeyd hanımıyla anlaşamamış ve onu boşamış ardından ayet gelmiş muhammed in zeyd le evlenmesinin önü açılmış. ayrıca muhammed in sadece bu evliliğinde tek bir kişiye has ayet gelmesinin nedeni nedir?
tabi ki bunun tepki almasıdır. araplar buna tepki gösterince muhammed gitmiş bunu meşrulaştırmış çünkü biyolojik olarak evladın olmasa da sonuçta evlat diye yetiştirdiğin birinin eşini kendine karı yapıyorsun. o zamanın putperest çarpık anlayışı bile bunu normal görmezken peygamber olduğunu iddia eden biri bunu yapmıştır.
olan da zeyd e oldu, sonra savaşta öldü zaten garibim vah. (üzgün simile)
tabi ki bunun tepki almasıdır. araplar buna tepki gösterince muhammed gitmiş bunu meşrulaştırmış çünkü biyolojik olarak evladın olmasa da sonuçta evlat diye yetiştirdiğin birinin eşini kendine karı yapıyorsun. o zamanın putperest çarpık anlayışı bile bunu normal görmezken peygamber olduğunu iddia eden biri bunu yapmıştır.
olan da zeyd e oldu, sonra savaşta öldü zaten garibim vah. (üzgün simile)
Kuranda ismi geçen tek sahabe. Allah (c.c) hz zeydi özel bir şekilde taltif etmiş ve pek güzel bir şekilde anmıştır. Her ne kadar islam düşmanları, hz peygamber düşmanları hakkında laf söyleseler de. Cennetler ve en güzel iyi huylu en güzel iri kara gözlü boylu poslu zarif endamlı, nuri beyza gerdanlı en kıymetli hurileri, o seçkin sahabeye nasip etsin cenabı allah. Zaten Allah onu razı etmiştir ve edecek de. Varsın kıskansınlar haset etsinler fesatlansınlar. Allah vaadinden caymaz. Allah dilediğince hükm eder.
Çok güzel olduğunu nerden biliyorsun??gülesim geldi hatta güldüm.
muhammed peygamberin evlatlığıdır. karısını babasına kaptırmıştır.
rivayetlere göre muhammed, zeyd ölsün diye onu zor savaşlara yollamıştır ve nitekim bir tanesinde ölmüştür.
rivayetlere göre muhammed, zeyd ölsün diye onu zor savaşlara yollamıştır ve nitekim bir tanesinde ölmüştür.
Peygamberimizin evlatlığıdır. peygamberimiz tarafından gönderildiği savaşta maalesef hayatını kaybetmiştir. Allah rahmet eylesin...
Çok üzülüyorum bu çocuğa.
Muhammed'in oğlu .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar