bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- arkadaşlar yeni işe başladım4
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı4
- iblis'in sesini duymak8
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı6
- dikkat çekmeye çalışan erkek4
- 28 bine çalışmak6
- hoslanilan kızın adının makbule olması4
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz14
- sözlükteki şeref yoksunu yazarlar7
- nervio hamferdinin izmire gelmesi7
- gerçek mehdi kim3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- mazotun litresi 101 lira36
- anın görüntüsü27
- sadece filistin'i önemsemek13
- yaşlılığı kabullenemeyen insan9
- east of eden5
- israil11
- petrol bulduk haberleri8
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız4
- allah3
- ülkücülere küfür edip ülkücülerden oy bekleyen tip8
- türkler vs türkiyeliler6
- kürdü sevin9
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- her boka lapin gibi atlamak4
- as maca8
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- 16 nisan 2028 cumhurbaşkanlığı seçimi3
- çetin ceviz2
- bilgisayar sipariş edip fayans gelmesi3
- türkiye'yi chp kalkındıracak3
- reagan ridley9
- arkadaşlar bakar mısınız18
- yoruldum2
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- israil nüfusunun yarısı müslüman5
- yetiş ya gavs6
- arkadaşlar neden böyle4
- istanbul'un sabah sesleri2
- regl günündeki bir kızın aksesuarları4
- jar jar binks bir sith lordu mu2
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması7
- amedspordan milli takıma 6 futbolcu çağrılması2
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- atilla uğur'un öcalanın listesinin başında olması5
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
iyiliğin içinde kücük, minik ipnelikler bulunması durumu.
insan bilinciyle evrenin ötesine uzanan saf zihnin,
ezelden beri geçerli olan matematik yasalarının,
ve fani maddenin iç içe geçtiği çok boyutlu gerçeğin çok yalın bi tasviri,
ezelden beri geçerli olan matematik yasalarının,
ve fani maddenin iç içe geçtiği çok boyutlu gerçeğin çok yalın bi tasviri,
her şey bi miktar bozulmaya müsait tabiatta olmasaydı,
kanı birbirine karışan ebeveynlerden,
tohumları birbirine karışan çiçeklerden hiç beklemediğimiz güzelliklerin ortaya çıktığını göremezdik.
kanı birbirine karışan ebeveynlerden,
tohumları birbirine karışan çiçeklerden hiç beklemediğimiz güzelliklerin ortaya çıktığını göremezdik.
aslında her şeyin içe içe geçmiş oluş sürecinin zaman ve mekana yayılmış parçaları olduğunu,
beynimizin, dolayısıyla zihnimizin bunları algılayabilmek için parçalara ayrıştırdığını ifade eden kavram.
maddi her şeyin özünde entropi,
bozulma,
dağılma,
yozlaşma var mesela,
evrendeki düzen,
atomlar,
proton ve nötronlar bile sonsuza dek var olamayacak,
ve nihai karanlığa teslim olacaklar bu yüzden,
maddi dünyaya dair her şeyin mutlak nihai kaderi bu!
beynimizin, dolayısıyla zihnimizin bunları algılayabilmek için parçalara ayrıştırdığını ifade eden kavram.
maddi her şeyin özünde entropi,
bozulma,
dağılma,
yozlaşma var mesela,
evrendeki düzen,
atomlar,
proton ve nötronlar bile sonsuza dek var olamayacak,
ve nihai karanlığa teslim olacaklar bu yüzden,
maddi dünyaya dair her şeyin mutlak nihai kaderi bu!
Evreni karşıtların dinamiği olarak inceler. imge, genelde siyah ve beyaz ya da mavi ve kırmızı olsa da iki farklı renkte ve birbirinin içine akan iki damla gibi gösterilir.
moğolistan bayrağında bulunur.
Oluşumlar, karşıtı olmadan açıklanamayacağını ifade eden felsefesidir. hülasa; Karşıtların biri, diğerinden bağımsız olamaz. Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz. Gece olmadığı sürece, gündüz de yoktur.
iki partili başkanlık sistemidir.
Yin-Yang motifi sanıldığının aksine ilk olarak Çin'de değil, Roma'da görülmüştür.
güzel bir hayat felsefesi..!
karşıtlar birbirine dönüşebilir ying yang felsefesinde. ve karşıtlar bağımlıdır birbirine.
her insan da kendi için de ying yang. birazcık iyi, birazcık kötü..
dönüşmediğimiz ya da şartlar altında bile dönüşmem dediğimiz ne var ki?
her uyumsuzluğun uyumudur insan, şöyle eserine kısık gözle uzaktan bakan ressamlar gibi baktığımızda.
insana gözlerinizi kısarak bakmak lazım, ayrıntılarla boğuşmadan.
her ayrıntı bir sürü kusur barındırır çünkü. ama kusur yoksa hiç bakmayın, gözlerinize yazık.
kusur yoksa görünen, çok büyük kusurlar vardır görünmeyen..
insanın yüz karası insan.
içinde barındırdığı
doğrusunu bilip yanlışını seçtigi, yanlışını bilip doğruya söylemediği..
kirli kan da akar insanın damarlarında temiz kan kadar..!
bir gün nerede kanatlarım derken, ertesi gün ateşler çıkar gözlerinden.
her insan, bir türlü boşanamayan seytanıyla meleğinin kavgasının arasında ezilmiş ağlayan bir çocuk
her insan biraz ben biraz sen;
her insan herkes, ama kendi gibi görünen
peki, huzur nerede?
ne buldurur insana yolunu?
sevmekle mi aydınlanır bir insanın yolu. şeytanı girme dese de girmek mi lazımdır o yola?
ya insan asıl severken uyuyorsa şeytana?
neredeydi huzur?
seytanını da sever insan üstelik; o ki bazen keyfini sürdüren hayatın ve kendini ezene,
haksızlıklara karşı durmasını sağlayan
kimse iyi değildir bağırırken ; sevdiğini bağırıyorsa bile..!
ama bazen de kötü bile değilsindir karşındakine git derken; ona sormazsan nasıl göründüğünü
kimim benin cevabı gelir oturur yan koltuğa, sizin kadar beyaz saçlarıyla bir gün.
öyle gelip oynamaz insanla çünkü çocukken. o cevap ki aslında kim olduğunu anladığında aslını değistirmek istemeyecek kadar inatçı, zaten değistiremeyecek kadar da yorgundur
her yaşam, her nefes kendisini aramak ama bulmamak için var, ne garip
bulamadıkça bulamadıklarıyla kendi olmak işin aslı.
mükemmel tek renk bir daire çizemez insan istese de.
iyidir insan için ying yang, fazlasını aramak zaman kaybı.
melekler ve şeytanlarla varız; hangisini gösterirsek daha çok, onunla bilineniz başkalarınca.
önemli olan kendi bildiğinle mutlu olup olmamaktır.
tam da bölünürken yingler yanglar kendi içinde, orantısıdır iyiliğin ve kötülüğün
iyiyimdir ben.
görünen odur.
ya da inanılmak istenen
güzele, iyiye inanmak kolaydır insanlar için.
arada bir hatırlatırım o yüzden ben o kadar iyi değilim, bak şu durumlarda kötüyüm! diye.
ama yine de biliyorum ki nasıl bilirdiniz merhumu deyince iyi diyecekler hep bir ağızdan.
başka bir şey söyleyen gördünüz mü?
bir katilin cenazesine canını aldığının yakını gider mi?
ya da en basitinden çöpünü kapısının önüne attığı komşu?
ya da daha borcu bile bitmeden bin bir zorlukla aldığı arabasına vurduğu adam?
peki, onlar nasıl bilirler o merhumu sizce?
kabul etmek lazım ne meleğiz ne şeytanız ya da hem meleğiz hem şeytanız.
insanız düğüm, düğüm !
kendinden başkası bilmez insanı.
karanlığı ne kadar, hanği kuyunun dibinde kimselerin bilmediği
ya da gizlice okuttuğunuz çocukların kurtaracağı kadar mı günahlarınız?
kimseye değil kendine sormalı insan, cevabı yoksa bile
ne yazdığımı niye yazdığımı bilmiyorum şu anda.
meleğim mi şeytanım mı yazdırdı bunları, bir fikrim yok.
kavga ettiler sanki yine. ama bu sefer onların kafalarını okşadım ve ben kazandım.
şaşkın, şaşkın bakıyorlar bana sanki. çünkü ikisine de hak verdim bugün..!
öpüşün, barışın siz de bakalım dedim.
bu günlük ying yang hatırıyla bağırış çağırış duymak istemiyorum!
bu günlük kendimi insan olduğum için affettim.. bu günlük
nasıl olsa çok sürmez bu sessizlik !
karşıtlar birbirine dönüşebilir ying yang felsefesinde. ve karşıtlar bağımlıdır birbirine.
her insan da kendi için de ying yang. birazcık iyi, birazcık kötü..
dönüşmediğimiz ya da şartlar altında bile dönüşmem dediğimiz ne var ki?
her uyumsuzluğun uyumudur insan, şöyle eserine kısık gözle uzaktan bakan ressamlar gibi baktığımızda.
insana gözlerinizi kısarak bakmak lazım, ayrıntılarla boğuşmadan.
her ayrıntı bir sürü kusur barındırır çünkü. ama kusur yoksa hiç bakmayın, gözlerinize yazık.
kusur yoksa görünen, çok büyük kusurlar vardır görünmeyen..
insanın yüz karası insan.
içinde barındırdığı
doğrusunu bilip yanlışını seçtigi, yanlışını bilip doğruya söylemediği..
kirli kan da akar insanın damarlarında temiz kan kadar..!
bir gün nerede kanatlarım derken, ertesi gün ateşler çıkar gözlerinden.
her insan, bir türlü boşanamayan seytanıyla meleğinin kavgasının arasında ezilmiş ağlayan bir çocuk
her insan biraz ben biraz sen;
her insan herkes, ama kendi gibi görünen
peki, huzur nerede?
ne buldurur insana yolunu?
sevmekle mi aydınlanır bir insanın yolu. şeytanı girme dese de girmek mi lazımdır o yola?
ya insan asıl severken uyuyorsa şeytana?
neredeydi huzur?
seytanını da sever insan üstelik; o ki bazen keyfini sürdüren hayatın ve kendini ezene,
haksızlıklara karşı durmasını sağlayan
kimse iyi değildir bağırırken ; sevdiğini bağırıyorsa bile..!
ama bazen de kötü bile değilsindir karşındakine git derken; ona sormazsan nasıl göründüğünü
kimim benin cevabı gelir oturur yan koltuğa, sizin kadar beyaz saçlarıyla bir gün.
öyle gelip oynamaz insanla çünkü çocukken. o cevap ki aslında kim olduğunu anladığında aslını değistirmek istemeyecek kadar inatçı, zaten değistiremeyecek kadar da yorgundur
her yaşam, her nefes kendisini aramak ama bulmamak için var, ne garip
bulamadıkça bulamadıklarıyla kendi olmak işin aslı.
mükemmel tek renk bir daire çizemez insan istese de.
iyidir insan için ying yang, fazlasını aramak zaman kaybı.
melekler ve şeytanlarla varız; hangisini gösterirsek daha çok, onunla bilineniz başkalarınca.
önemli olan kendi bildiğinle mutlu olup olmamaktır.
tam da bölünürken yingler yanglar kendi içinde, orantısıdır iyiliğin ve kötülüğün
iyiyimdir ben.
görünen odur.
ya da inanılmak istenen
güzele, iyiye inanmak kolaydır insanlar için.
arada bir hatırlatırım o yüzden ben o kadar iyi değilim, bak şu durumlarda kötüyüm! diye.
ama yine de biliyorum ki nasıl bilirdiniz merhumu deyince iyi diyecekler hep bir ağızdan.
başka bir şey söyleyen gördünüz mü?
bir katilin cenazesine canını aldığının yakını gider mi?
ya da en basitinden çöpünü kapısının önüne attığı komşu?
ya da daha borcu bile bitmeden bin bir zorlukla aldığı arabasına vurduğu adam?
peki, onlar nasıl bilirler o merhumu sizce?
kabul etmek lazım ne meleğiz ne şeytanız ya da hem meleğiz hem şeytanız.
insanız düğüm, düğüm !
kendinden başkası bilmez insanı.
karanlığı ne kadar, hanği kuyunun dibinde kimselerin bilmediği
ya da gizlice okuttuğunuz çocukların kurtaracağı kadar mı günahlarınız?
kimseye değil kendine sormalı insan, cevabı yoksa bile
ne yazdığımı niye yazdığımı bilmiyorum şu anda.
meleğim mi şeytanım mı yazdırdı bunları, bir fikrim yok.
kavga ettiler sanki yine. ama bu sefer onların kafalarını okşadım ve ben kazandım.
şaşkın, şaşkın bakıyorlar bana sanki. çünkü ikisine de hak verdim bugün..!
öpüşün, barışın siz de bakalım dedim.
bu günlük ying yang hatırıyla bağırış çağırış duymak istemiyorum!
bu günlük kendimi insan olduğum için affettim.. bu günlük
nasıl olsa çok sürmez bu sessizlik !
işaretin anlamını bilmeyenler için; görsel
shu seng'in kardeşidir.
fizik kanunlarında da görülür. ismini bilmem ama şöyle bir elektrik manyetik alan kuralı vardır.
oluşan elektromotor kuvvet, kendini doğuran sebebe zıt yöndedir.
bu sayededir ki çok küçük dirençli bobinler yüzlerce amper akım çekmezler.
flüx hocam sağolsun. hala aklımda, teori.
oluşan elektromotor kuvvet, kendini doğuran sebebe zıt yöndedir.
bu sayededir ki çok küçük dirençli bobinler yüzlerce amper akım çekmezler.
flüx hocam sağolsun. hala aklımda, teori.
"ying yang" ı bilmiyorum fakat " yin yang" uzak doğu felsefesinde zıtlık yakıştırması, ayrı bir bütünselliği olmayan bütünün bir parçası. Şekilcilikte çok örneği olduğu için Türkiye' deki insanlarımızın çok ilgisini çekmiştir. Cem yilmaz' ın ilk çıkışındaki bıyık ve keçi sakalının şekli şemali iyi bir temsildir.
divxplanet çevirmeni. çevirilerine şuradan ulaşılabilir;
http://divxplanet.com/cevirmenler/Ying_32_Yang/
http://divxplanet.com/cevirmenler/Ying_32_Yang/
aşağı yukarı şöyle bir şeydir :
görsel
görsel
ruh ve beden
elmanın iki yarısı
bir kere kesildimi
ikisi de ayrı uçta
gece beden
gündüz ruh...
elmanın iki yarısı
bir kere kesildimi
ikisi de ayrı uçta
gece beden
gündüz ruh...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar