bugün
- yalnız yaşamak12
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek21
- son 20 yılın en gıcık lafı11
- havalar da ısındı5
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- hep kendini suçlamak4
- ona bir şey söyle17
- sadece bayan entrylerini okumak5
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği3
- çekyat kanepe kaplatma4
- iyi bakalım4
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak3
- pizzanın kenarını yememek4
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- vazgeçmek2
- herşeyi boş verip pastör olmak3
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun2
- true'ya arkadan sahip olmak17
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri3
- eşek sucuğu3
- en son ne aldınız5
- hayatımın özeti3
- kahvede muhabbet etmek3
- bornova2
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- evlenmeyi başaramamış erkek5
- naber lan filozof denilen ülke2
- hazır mantı3
- varoşluk göstergesi küçük detaylar5
- okun düştüğü yere kamp'ya da şehir kurmak2
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- kısa saçlı hatun çekiciliği7
- diamond bosphoruss denen yazar5
- modern hayaletli ev2
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı9
- bi kulağımızın arkası kaldı2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı8
- işyerinde oyun oynamak2
- avutan düşünceler2
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması8
- kadınların romantik sözleri pek sallamaması3
- 0850 ile başlayan numaraları cevaplamayan tip2
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı3
- suudi arabistan uruguay maçı saat 1 de trt 1 de2
- belçika 1 mısır 12
- ali güven2
- 16 haziran 2026 suudi arabistan uruguay maçı3
- tanga neden giyilir11
- namus takıntısı olan erkek17
güzel bir hayat felsefesi..!
karşıtlar birbirine dönüşebilir ying yang felsefesinde. ve karşıtlar bağımlıdır birbirine.
her insan da kendi için de ying yang. birazcık iyi, birazcık kötü..
dönüşmediğimiz ya da şartlar altında bile dönüşmem dediğimiz ne var ki?
her uyumsuzluğun uyumudur insan, şöyle eserine kısık gözle uzaktan bakan ressamlar gibi baktığımızda.
insana gözlerinizi kısarak bakmak lazım, ayrıntılarla boğuşmadan.
her ayrıntı bir sürü kusur barındırır çünkü. ama kusur yoksa hiç bakmayın, gözlerinize yazık.
kusur yoksa görünen, çok büyük kusurlar vardır görünmeyen..
insanın yüz karası insan.
içinde barındırdığı
doğrusunu bilip yanlışını seçtigi, yanlışını bilip doğruya söylemediği..
kirli kan da akar insanın damarlarında temiz kan kadar..!
bir gün nerede kanatlarım derken, ertesi gün ateşler çıkar gözlerinden.
her insan, bir türlü boşanamayan seytanıyla meleğinin kavgasının arasında ezilmiş ağlayan bir çocuk
her insan biraz ben biraz sen;
her insan herkes, ama kendi gibi görünen
peki, huzur nerede?
ne buldurur insana yolunu?
sevmekle mi aydınlanır bir insanın yolu. şeytanı girme dese de girmek mi lazımdır o yola?
ya insan asıl severken uyuyorsa şeytana?
neredeydi huzur?
seytanını da sever insan üstelik; o ki bazen keyfini sürdüren hayatın ve kendini ezene,
haksızlıklara karşı durmasını sağlayan
kimse iyi değildir bağırırken ; sevdiğini bağırıyorsa bile..!
ama bazen de kötü bile değilsindir karşındakine git derken; ona sormazsan nasıl göründüğünü
kimim benin cevabı gelir oturur yan koltuğa, sizin kadar beyaz saçlarıyla bir gün.
öyle gelip oynamaz insanla çünkü çocukken. o cevap ki aslında kim olduğunu anladığında aslını değistirmek istemeyecek kadar inatçı, zaten değistiremeyecek kadar da yorgundur
her yaşam, her nefes kendisini aramak ama bulmamak için var, ne garip
bulamadıkça bulamadıklarıyla kendi olmak işin aslı.
mükemmel tek renk bir daire çizemez insan istese de.
iyidir insan için ying yang, fazlasını aramak zaman kaybı.
melekler ve şeytanlarla varız; hangisini gösterirsek daha çok, onunla bilineniz başkalarınca.
önemli olan kendi bildiğinle mutlu olup olmamaktır.
tam da bölünürken yingler yanglar kendi içinde, orantısıdır iyiliğin ve kötülüğün
iyiyimdir ben.
görünen odur.
ya da inanılmak istenen
güzele, iyiye inanmak kolaydır insanlar için.
arada bir hatırlatırım o yüzden ben o kadar iyi değilim, bak şu durumlarda kötüyüm! diye.
ama yine de biliyorum ki nasıl bilirdiniz merhumu deyince iyi diyecekler hep bir ağızdan.
başka bir şey söyleyen gördünüz mü?
bir katilin cenazesine canını aldığının yakını gider mi?
ya da en basitinden çöpünü kapısının önüne attığı komşu?
ya da daha borcu bile bitmeden bin bir zorlukla aldığı arabasına vurduğu adam?
peki, onlar nasıl bilirler o merhumu sizce?
kabul etmek lazım ne meleğiz ne şeytanız ya da hem meleğiz hem şeytanız.
insanız düğüm, düğüm !
kendinden başkası bilmez insanı.
karanlığı ne kadar, hanği kuyunun dibinde kimselerin bilmediği
ya da gizlice okuttuğunuz çocukların kurtaracağı kadar mı günahlarınız?
kimseye değil kendine sormalı insan, cevabı yoksa bile
ne yazdığımı niye yazdığımı bilmiyorum şu anda.
meleğim mi şeytanım mı yazdırdı bunları, bir fikrim yok.
kavga ettiler sanki yine. ama bu sefer onların kafalarını okşadım ve ben kazandım.
şaşkın, şaşkın bakıyorlar bana sanki. çünkü ikisine de hak verdim bugün..!
öpüşün, barışın siz de bakalım dedim.
bu günlük ying yang hatırıyla bağırış çağırış duymak istemiyorum!
bu günlük kendimi insan olduğum için affettim.. bu günlük
nasıl olsa çok sürmez bu sessizlik !
karşıtlar birbirine dönüşebilir ying yang felsefesinde. ve karşıtlar bağımlıdır birbirine.
her insan da kendi için de ying yang. birazcık iyi, birazcık kötü..
dönüşmediğimiz ya da şartlar altında bile dönüşmem dediğimiz ne var ki?
her uyumsuzluğun uyumudur insan, şöyle eserine kısık gözle uzaktan bakan ressamlar gibi baktığımızda.
insana gözlerinizi kısarak bakmak lazım, ayrıntılarla boğuşmadan.
her ayrıntı bir sürü kusur barındırır çünkü. ama kusur yoksa hiç bakmayın, gözlerinize yazık.
kusur yoksa görünen, çok büyük kusurlar vardır görünmeyen..
insanın yüz karası insan.
içinde barındırdığı
doğrusunu bilip yanlışını seçtigi, yanlışını bilip doğruya söylemediği..
kirli kan da akar insanın damarlarında temiz kan kadar..!
bir gün nerede kanatlarım derken, ertesi gün ateşler çıkar gözlerinden.
her insan, bir türlü boşanamayan seytanıyla meleğinin kavgasının arasında ezilmiş ağlayan bir çocuk
her insan biraz ben biraz sen;
her insan herkes, ama kendi gibi görünen
peki, huzur nerede?
ne buldurur insana yolunu?
sevmekle mi aydınlanır bir insanın yolu. şeytanı girme dese de girmek mi lazımdır o yola?
ya insan asıl severken uyuyorsa şeytana?
neredeydi huzur?
seytanını da sever insan üstelik; o ki bazen keyfini sürdüren hayatın ve kendini ezene,
haksızlıklara karşı durmasını sağlayan
kimse iyi değildir bağırırken ; sevdiğini bağırıyorsa bile..!
ama bazen de kötü bile değilsindir karşındakine git derken; ona sormazsan nasıl göründüğünü
kimim benin cevabı gelir oturur yan koltuğa, sizin kadar beyaz saçlarıyla bir gün.
öyle gelip oynamaz insanla çünkü çocukken. o cevap ki aslında kim olduğunu anladığında aslını değistirmek istemeyecek kadar inatçı, zaten değistiremeyecek kadar da yorgundur
her yaşam, her nefes kendisini aramak ama bulmamak için var, ne garip
bulamadıkça bulamadıklarıyla kendi olmak işin aslı.
mükemmel tek renk bir daire çizemez insan istese de.
iyidir insan için ying yang, fazlasını aramak zaman kaybı.
melekler ve şeytanlarla varız; hangisini gösterirsek daha çok, onunla bilineniz başkalarınca.
önemli olan kendi bildiğinle mutlu olup olmamaktır.
tam da bölünürken yingler yanglar kendi içinde, orantısıdır iyiliğin ve kötülüğün
iyiyimdir ben.
görünen odur.
ya da inanılmak istenen
güzele, iyiye inanmak kolaydır insanlar için.
arada bir hatırlatırım o yüzden ben o kadar iyi değilim, bak şu durumlarda kötüyüm! diye.
ama yine de biliyorum ki nasıl bilirdiniz merhumu deyince iyi diyecekler hep bir ağızdan.
başka bir şey söyleyen gördünüz mü?
bir katilin cenazesine canını aldığının yakını gider mi?
ya da en basitinden çöpünü kapısının önüne attığı komşu?
ya da daha borcu bile bitmeden bin bir zorlukla aldığı arabasına vurduğu adam?
peki, onlar nasıl bilirler o merhumu sizce?
kabul etmek lazım ne meleğiz ne şeytanız ya da hem meleğiz hem şeytanız.
insanız düğüm, düğüm !
kendinden başkası bilmez insanı.
karanlığı ne kadar, hanği kuyunun dibinde kimselerin bilmediği
ya da gizlice okuttuğunuz çocukların kurtaracağı kadar mı günahlarınız?
kimseye değil kendine sormalı insan, cevabı yoksa bile
ne yazdığımı niye yazdığımı bilmiyorum şu anda.
meleğim mi şeytanım mı yazdırdı bunları, bir fikrim yok.
kavga ettiler sanki yine. ama bu sefer onların kafalarını okşadım ve ben kazandım.
şaşkın, şaşkın bakıyorlar bana sanki. çünkü ikisine de hak verdim bugün..!
öpüşün, barışın siz de bakalım dedim.
bu günlük ying yang hatırıyla bağırış çağırış duymak istemiyorum!
bu günlük kendimi insan olduğum için affettim.. bu günlük
nasıl olsa çok sürmez bu sessizlik !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar