bugün
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler23
- mazotun litresi 101 lira31
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- claudian clouds11
- sıkıldım11
- terminator gerçek mi oluyor6
- sözlükteki dedikodu gruplarına dahil olmak5
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek9
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz42
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- mehmet pişkin3
- tartıştığı insanın entrylerini gammazlayan tip3
- market arabasını düzgün süremeyen erkek5
- lev nikolayeviç tolstoy3
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak5
- banal kelimesinin çok banal olması4
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
- küs olduğun birine yanlışlıkla selam vermek3
- öyle bir şey söylemek ki ortamın buz kesmesi2
- iltica8
- bitmeyen kriz5
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- apocu akepeli3
- nihoş4
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- ne güzel şeysin sen yaşın hep 302
- fake hesapla yazarların aklıyla dalga geçmek4
- akp li yazarlar4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı11
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- asansör aynasıyla flört etmek4
- sonunda sen2
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- iki zıt karaktere sahip olmak normal midir3
- otobüste uyuyup tam kendi durağında uyanmak3
- diyarbakır da daltonlar operasyonu2
- pislik yazarlar4
- akp iktidarı3
- kural bağımlılığı ve otorite arzusu3
- yazarların fobileri15
- sevgilisi olup sözlükte takılan insan4
- ekşide yazar olup hiç entry girmemek3
- eski fotoğraflardaki saç modelleri2
- grönland ve antarktika da 12 trilyon ton buz kaybı3
- yazarların en malımsı özellikleri12
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı5
- akp nin iktidardan düştüğü gün2
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
güzel bir hayat felsefesi..!
karşıtlar birbirine dönüşebilir ying yang felsefesinde. ve karşıtlar bağımlıdır birbirine.
her insan da kendi için de ying yang. birazcık iyi, birazcık kötü..
dönüşmediğimiz ya da şartlar altında bile dönüşmem dediğimiz ne var ki?
her uyumsuzluğun uyumudur insan, şöyle eserine kısık gözle uzaktan bakan ressamlar gibi baktığımızda.
insana gözlerinizi kısarak bakmak lazım, ayrıntılarla boğuşmadan.
her ayrıntı bir sürü kusur barındırır çünkü. ama kusur yoksa hiç bakmayın, gözlerinize yazık.
kusur yoksa görünen, çok büyük kusurlar vardır görünmeyen..
insanın yüz karası insan.
içinde barındırdığı
doğrusunu bilip yanlışını seçtigi, yanlışını bilip doğruya söylemediği..
kirli kan da akar insanın damarlarında temiz kan kadar..!
bir gün nerede kanatlarım derken, ertesi gün ateşler çıkar gözlerinden.
her insan, bir türlü boşanamayan seytanıyla meleğinin kavgasının arasında ezilmiş ağlayan bir çocuk
her insan biraz ben biraz sen;
her insan herkes, ama kendi gibi görünen
peki, huzur nerede?
ne buldurur insana yolunu?
sevmekle mi aydınlanır bir insanın yolu. şeytanı girme dese de girmek mi lazımdır o yola?
ya insan asıl severken uyuyorsa şeytana?
neredeydi huzur?
seytanını da sever insan üstelik; o ki bazen keyfini sürdüren hayatın ve kendini ezene,
haksızlıklara karşı durmasını sağlayan
kimse iyi değildir bağırırken ; sevdiğini bağırıyorsa bile..!
ama bazen de kötü bile değilsindir karşındakine git derken; ona sormazsan nasıl göründüğünü
kimim benin cevabı gelir oturur yan koltuğa, sizin kadar beyaz saçlarıyla bir gün.
öyle gelip oynamaz insanla çünkü çocukken. o cevap ki aslında kim olduğunu anladığında aslını değistirmek istemeyecek kadar inatçı, zaten değistiremeyecek kadar da yorgundur
her yaşam, her nefes kendisini aramak ama bulmamak için var, ne garip
bulamadıkça bulamadıklarıyla kendi olmak işin aslı.
mükemmel tek renk bir daire çizemez insan istese de.
iyidir insan için ying yang, fazlasını aramak zaman kaybı.
melekler ve şeytanlarla varız; hangisini gösterirsek daha çok, onunla bilineniz başkalarınca.
önemli olan kendi bildiğinle mutlu olup olmamaktır.
tam da bölünürken yingler yanglar kendi içinde, orantısıdır iyiliğin ve kötülüğün
iyiyimdir ben.
görünen odur.
ya da inanılmak istenen
güzele, iyiye inanmak kolaydır insanlar için.
arada bir hatırlatırım o yüzden ben o kadar iyi değilim, bak şu durumlarda kötüyüm! diye.
ama yine de biliyorum ki nasıl bilirdiniz merhumu deyince iyi diyecekler hep bir ağızdan.
başka bir şey söyleyen gördünüz mü?
bir katilin cenazesine canını aldığının yakını gider mi?
ya da en basitinden çöpünü kapısının önüne attığı komşu?
ya da daha borcu bile bitmeden bin bir zorlukla aldığı arabasına vurduğu adam?
peki, onlar nasıl bilirler o merhumu sizce?
kabul etmek lazım ne meleğiz ne şeytanız ya da hem meleğiz hem şeytanız.
insanız düğüm, düğüm !
kendinden başkası bilmez insanı.
karanlığı ne kadar, hanği kuyunun dibinde kimselerin bilmediği
ya da gizlice okuttuğunuz çocukların kurtaracağı kadar mı günahlarınız?
kimseye değil kendine sormalı insan, cevabı yoksa bile
ne yazdığımı niye yazdığımı bilmiyorum şu anda.
meleğim mi şeytanım mı yazdırdı bunları, bir fikrim yok.
kavga ettiler sanki yine. ama bu sefer onların kafalarını okşadım ve ben kazandım.
şaşkın, şaşkın bakıyorlar bana sanki. çünkü ikisine de hak verdim bugün..!
öpüşün, barışın siz de bakalım dedim.
bu günlük ying yang hatırıyla bağırış çağırış duymak istemiyorum!
bu günlük kendimi insan olduğum için affettim.. bu günlük
nasıl olsa çok sürmez bu sessizlik !
karşıtlar birbirine dönüşebilir ying yang felsefesinde. ve karşıtlar bağımlıdır birbirine.
her insan da kendi için de ying yang. birazcık iyi, birazcık kötü..
dönüşmediğimiz ya da şartlar altında bile dönüşmem dediğimiz ne var ki?
her uyumsuzluğun uyumudur insan, şöyle eserine kısık gözle uzaktan bakan ressamlar gibi baktığımızda.
insana gözlerinizi kısarak bakmak lazım, ayrıntılarla boğuşmadan.
her ayrıntı bir sürü kusur barındırır çünkü. ama kusur yoksa hiç bakmayın, gözlerinize yazık.
kusur yoksa görünen, çok büyük kusurlar vardır görünmeyen..
insanın yüz karası insan.
içinde barındırdığı
doğrusunu bilip yanlışını seçtigi, yanlışını bilip doğruya söylemediği..
kirli kan da akar insanın damarlarında temiz kan kadar..!
bir gün nerede kanatlarım derken, ertesi gün ateşler çıkar gözlerinden.
her insan, bir türlü boşanamayan seytanıyla meleğinin kavgasının arasında ezilmiş ağlayan bir çocuk
her insan biraz ben biraz sen;
her insan herkes, ama kendi gibi görünen
peki, huzur nerede?
ne buldurur insana yolunu?
sevmekle mi aydınlanır bir insanın yolu. şeytanı girme dese de girmek mi lazımdır o yola?
ya insan asıl severken uyuyorsa şeytana?
neredeydi huzur?
seytanını da sever insan üstelik; o ki bazen keyfini sürdüren hayatın ve kendini ezene,
haksızlıklara karşı durmasını sağlayan
kimse iyi değildir bağırırken ; sevdiğini bağırıyorsa bile..!
ama bazen de kötü bile değilsindir karşındakine git derken; ona sormazsan nasıl göründüğünü
kimim benin cevabı gelir oturur yan koltuğa, sizin kadar beyaz saçlarıyla bir gün.
öyle gelip oynamaz insanla çünkü çocukken. o cevap ki aslında kim olduğunu anladığında aslını değistirmek istemeyecek kadar inatçı, zaten değistiremeyecek kadar da yorgundur
her yaşam, her nefes kendisini aramak ama bulmamak için var, ne garip
bulamadıkça bulamadıklarıyla kendi olmak işin aslı.
mükemmel tek renk bir daire çizemez insan istese de.
iyidir insan için ying yang, fazlasını aramak zaman kaybı.
melekler ve şeytanlarla varız; hangisini gösterirsek daha çok, onunla bilineniz başkalarınca.
önemli olan kendi bildiğinle mutlu olup olmamaktır.
tam da bölünürken yingler yanglar kendi içinde, orantısıdır iyiliğin ve kötülüğün
iyiyimdir ben.
görünen odur.
ya da inanılmak istenen
güzele, iyiye inanmak kolaydır insanlar için.
arada bir hatırlatırım o yüzden ben o kadar iyi değilim, bak şu durumlarda kötüyüm! diye.
ama yine de biliyorum ki nasıl bilirdiniz merhumu deyince iyi diyecekler hep bir ağızdan.
başka bir şey söyleyen gördünüz mü?
bir katilin cenazesine canını aldığının yakını gider mi?
ya da en basitinden çöpünü kapısının önüne attığı komşu?
ya da daha borcu bile bitmeden bin bir zorlukla aldığı arabasına vurduğu adam?
peki, onlar nasıl bilirler o merhumu sizce?
kabul etmek lazım ne meleğiz ne şeytanız ya da hem meleğiz hem şeytanız.
insanız düğüm, düğüm !
kendinden başkası bilmez insanı.
karanlığı ne kadar, hanği kuyunun dibinde kimselerin bilmediği
ya da gizlice okuttuğunuz çocukların kurtaracağı kadar mı günahlarınız?
kimseye değil kendine sormalı insan, cevabı yoksa bile
ne yazdığımı niye yazdığımı bilmiyorum şu anda.
meleğim mi şeytanım mı yazdırdı bunları, bir fikrim yok.
kavga ettiler sanki yine. ama bu sefer onların kafalarını okşadım ve ben kazandım.
şaşkın, şaşkın bakıyorlar bana sanki. çünkü ikisine de hak verdim bugün..!
öpüşün, barışın siz de bakalım dedim.
bu günlük ying yang hatırıyla bağırış çağırış duymak istemiyorum!
bu günlük kendimi insan olduğum için affettim.. bu günlük
nasıl olsa çok sürmez bu sessizlik !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar