bugün
- kedin mi var derdin var4
- yürüyen bok3
- kilolu olmak6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- sinem dedetaş11
- zall adlı yazar4
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- boyutlar arası seyahat yapmak mümkün mü2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- mason greenwood11
- şaka maka 40'a yaklaşmak7
- oral süspansiyon2
- trabzonspor5
- üsküdar da başkan vekili seçimi tartışması2
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- batıl inançlar6
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- çerçeve yasa7
- g'i l d'e d l'i l y4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- abant su3
- bana onu sormayın domaltmak istiyorum2
- 15 temmuz tiyatro mu7
- velvet hanım ile kahve içmek8
- the whirl cold brew3
- kısa boylu olmak6
- ebrar sitesi2
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- yoran insanların ortak özellikleri5
- evli kadına kocan çok şanslı demek2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek2
- renault 9 broadway12
- sözlükte umursanmayan yazar3
- 5 kişiyi tek yumrukla yere serme hikayem2
- hapisteki pkklıları affedilmesi3
- ülke gündemini umursamamak3
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- allah 1 metin 2 rte 32
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
yetimi okşamışlar, vay sırtım demiş.
(bkz: hz muhammed(sav))'ın (bkz: hadis-i şerif)ine göre kim kendinden veya başkasından bir yetimin bakımını üstlenirse (bkz: cennet)te o nur yüzlü peygamberin yanında oturacaktır.
(bkz: orphan)
ahı tutan ve babası olmayan çocuk.
hepimize allahın emanetidir.
itilip kalkılamaz.
başı okşandığında kalbi yumuşatandır.
itilip kalkılamaz.
başı okşandığında kalbi yumuşatandır.
biricik yeğenimin de sahip olduğu sıfattır. kendisinin bir çok yetimden daha şanslı olduğunu düşündüğüm bir yanı vardır. o da 7 adet kendisini inanılmaz çok seven dayıya sahip olmasıdır.
1957 yapımı, siyah beyaz türk filmi. yönetmen hicri akbaşlı, oyuncular saltuk kaplangı, pervin par, nevin aypar, atilla ergün.
babası vefat etmiş çocuk.
geçen küçük bir kız çocuğu geldi 5 yaşlarında, babası vefat. annesine şöyle diyormuş; anne keşke kimse bilmese babamın öldüğünü, hiçkimse bilmese... anladımki babasız olmaktan utanç duyuyor, diğer çocukların babası varken kendisinin babası olmamasını utanç kaynağı olarak algılıyor. evet, içekapanık duruyor zaten. o bir yetim... cansın ciğersin be yetim, sen babasızsın ve yeri dolmaz asla o babanın ama sen bizim toplumumuzda özel bir yere sahipsin, sen peygamber gibi yetimsin. kaderin getirdiği bir sünnet üzeresin.
--spoiler--
kolsuz, ayaksız, kanatsız kalmış bir kuştur yetim. ağlar, yanaklarında kurur gözyaşı. acıkır, midesinin konserini dinler kendisi. duvar diplerinde çizer, yalnızlığın resmini. boynu bükük olmayı en iyi onlar bilir.
masumiyet en çok onlara yakışır.
şefkate en çok onların ihtiyacı vardır.
zemheride sevgisizliktir onları üşüten; soğuk değil.
işte öyledir yetim
arkadaşlarının arasında arkadaşsız; kalabalıkların içinde yalnız
böyle bir yetimi buldunuz, gördünüz mahallenizde, sokağınızda, sınıfınızda, okulunuzda.
sofranızdaki, çantanızdaki yiyeceklerinizi paylaştınız onunla.
evinize, sofranıza çağırıp sıcak bir çorba içirdiniz ona.
iyilik kanatlarınızın altına aldınız onu, kalp sıcaklığıyla ısıttınız yanaklarını.
yalnızlık sarayının billur odalarından çekip alarak oradan kurtardınız onu.
müjdeler olsun size!
ne mutlu size!
işte bir muştu size!
sahabe efendilerimizden ibn-i abbas (ra) anlatıyor:
allah resûlü (sas) buyurdu ki:
- kim müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyeceğinden ve içeceğinden yedirirse, affedilmez bir günah işlememişse, allah onu mutlaka cennete koyacaktır.
böyle güzel bir işi yapmışsanız müjdeler olsun size!
ne mutlu size!
akrabalarınıza, komşunuza, annenize, babanıza, konu komşunuza, hısım akrabanıza bir gül gibi sunulacak bir haber işte.
siz de olabilirdiniz gözyaşıyla üşüyen.
siz de olabilirdiniz bayramın anlamını unutan; hatta hiç bilmeyen.
biliyorsanız şükredin.
biliyorsanız aralayın cennetin kapısını.
aralayın kapılarınızı sıcak sofralarınızda bir yetimi ağırlamak için.
o zaman efendimiz (sas)in yukarıda söylediğimiz sözleri bir müjde olacaktır.
böylesi bir sevaba nail olmak için adım atmamışsanız, hâlâ fırsatınız var demektir.
yetimler, garipler, kimsesizler sizi bekliyor bir yerlerde.
cennet sakinleri de cennette sizleri.
yanaklarda kuruyan 'gözyaşlarını' silmek
mustafa oguz
--spoiler--
geçen küçük bir kız çocuğu geldi 5 yaşlarında, babası vefat. annesine şöyle diyormuş; anne keşke kimse bilmese babamın öldüğünü, hiçkimse bilmese... anladımki babasız olmaktan utanç duyuyor, diğer çocukların babası varken kendisinin babası olmamasını utanç kaynağı olarak algılıyor. evet, içekapanık duruyor zaten. o bir yetim... cansın ciğersin be yetim, sen babasızsın ve yeri dolmaz asla o babanın ama sen bizim toplumumuzda özel bir yere sahipsin, sen peygamber gibi yetimsin. kaderin getirdiği bir sünnet üzeresin.
--spoiler--
kolsuz, ayaksız, kanatsız kalmış bir kuştur yetim. ağlar, yanaklarında kurur gözyaşı. acıkır, midesinin konserini dinler kendisi. duvar diplerinde çizer, yalnızlığın resmini. boynu bükük olmayı en iyi onlar bilir.
masumiyet en çok onlara yakışır.
şefkate en çok onların ihtiyacı vardır.
zemheride sevgisizliktir onları üşüten; soğuk değil.
işte öyledir yetim
arkadaşlarının arasında arkadaşsız; kalabalıkların içinde yalnız
böyle bir yetimi buldunuz, gördünüz mahallenizde, sokağınızda, sınıfınızda, okulunuzda.
sofranızdaki, çantanızdaki yiyeceklerinizi paylaştınız onunla.
evinize, sofranıza çağırıp sıcak bir çorba içirdiniz ona.
iyilik kanatlarınızın altına aldınız onu, kalp sıcaklığıyla ısıttınız yanaklarını.
yalnızlık sarayının billur odalarından çekip alarak oradan kurtardınız onu.
müjdeler olsun size!
ne mutlu size!
işte bir muştu size!
sahabe efendilerimizden ibn-i abbas (ra) anlatıyor:
allah resûlü (sas) buyurdu ki:
- kim müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyeceğinden ve içeceğinden yedirirse, affedilmez bir günah işlememişse, allah onu mutlaka cennete koyacaktır.
böyle güzel bir işi yapmışsanız müjdeler olsun size!
ne mutlu size!
akrabalarınıza, komşunuza, annenize, babanıza, konu komşunuza, hısım akrabanıza bir gül gibi sunulacak bir haber işte.
siz de olabilirdiniz gözyaşıyla üşüyen.
siz de olabilirdiniz bayramın anlamını unutan; hatta hiç bilmeyen.
biliyorsanız şükredin.
biliyorsanız aralayın cennetin kapısını.
aralayın kapılarınızı sıcak sofralarınızda bir yetimi ağırlamak için.
o zaman efendimiz (sas)in yukarıda söylediğimiz sözleri bir müjde olacaktır.
böylesi bir sevaba nail olmak için adım atmamışsanız, hâlâ fırsatınız var demektir.
yetimler, garipler, kimsesizler sizi bekliyor bir yerlerde.
cennet sakinleri de cennette sizleri.
yanaklarda kuruyan 'gözyaşlarını' silmek
mustafa oguz
--spoiler--
zaman aşımına uğramayan acı.
Birdenbire dalıp gitmektir uzaklara; yetim olmak ...
Sadi Şirazi, yetimliği ve yetimlere nasıl davranılması gerektiğini şöyle açıklar:
"Bir yetimi, boynu bükük, üzüntülü gördüğün zaman, onun karşısında kendi evladını öpme.
Babam beni kucağına aldığı zaman, kendimi, taçlı bir hükümdar zannederdim. Vücuduma bir sinek konsaydı, babam evde bulunanları azarlar, paylardı.
Bugün ise, öyle bir durumdayım ki, düşmanlar beni esir alsa kurtaracak bir kimsem yok.
Ben yetimlerin derdini bilir onların hallerinden anlarım, babam vefat ettiği zaman, henüz küçük bir çocuktum.
"Bir yetimi, boynu bükük, üzüntülü gördüğün zaman, onun karşısında kendi evladını öpme.
Babam beni kucağına aldığı zaman, kendimi, taçlı bir hükümdar zannederdim. Vücuduma bir sinek konsaydı, babam evde bulunanları azarlar, paylardı.
Bugün ise, öyle bir durumdayım ki, düşmanlar beni esir alsa kurtaracak bir kimsem yok.
Ben yetimlerin derdini bilir onların hallerinden anlarım, babam vefat ettiği zaman, henüz küçük bir çocuktum.
Bir adam, bir yetimin ayağına batan dikeni çıkarmış.
O adam öldükten sonra, Meşhur sufi sadreddin hocendi, onu rüyasında görmüş. Adam cennette geziniyor ve şöyle diyormuş: "Bir diken yüzünden bana ne güller açıldı."
O adam öldükten sonra, Meşhur sufi sadreddin hocendi, onu rüyasında görmüş. Adam cennette geziniyor ve şöyle diyormuş: "Bir diken yüzünden bana ne güller açıldı."
babası olmayan, ahı tutan, herkesin çocuğudur.
tek kelime etmeden geceyi bitiren kadınlar var. onları yetimden saysınlar.
müslüm yüksel.
müslüm yüksel.
işin dramını yapmak istemiyorum ama yaşım olmuş 24 ben o yükü kaldıralı çok olmuş. babamı kaybettiğimde o gözlerde gördüğüm saniyelik acıma duygusunu bir türlü anlamam sonrasında gelen aylar hatta belki yıllarca sürecek şefkat , hoşgörü. hiçbir zaman babamı kaybetmiş olduğumu söylemek istemedim bu insanlara. kullanıyormuşum gibi geldi durumumu hala öyle geliyor. burada bile bahsetmek istemiyordum ama gizli kalmış kimlik ve sonuçta her entry için bana artı vermek gibi bir dertleri olmayacağını bildiğim için rahat rahat söylüyorum ;
yetimim , yetim olduğum için beni oyunlara almayan çocuğun olaydan 9 yıl sonra babasını kaybedince ilk özür dilediği insanım. baba diye kimseye sarılmadım , merak ettiğim olmadı mı ? oldu. ergenliğimi 31 çekmek yerine babamın fotoğraflarına sarılıp uyuyarak geçirdim. sıkıntı yok , yumuşamada olmadı. aşırı derecede normal bir insan oldum. dizilerde iyi/kötü/ilgili/ilgisiz babalar öldüğünde hep ağladım. yine olsa yine ağlarım dün kardeş payının son 2 bölümünü izledim ağladım. duygusallığını ezikliğini güçlülüğünü taş yürekliliğini kişinin içinde yaşaması gerektiğine inandığım durum. prim yapmak için kullanan her kimi gördüysem ağır konuştum kalbini kırdım durumumu bilmiyor olmaları hep aşırı tepki göstermelerinin ardından öğrendiklerinde ağızları açık aptal aptal bakışlarını gösterdi bana. gelip özür dilediler özür dilenmeyi seven bir insan olmamı onlara , güçlülüğümü babama ; o olmadığında dayanacak bir tek ben olduğumu hatırlatmasına borçluyum.
o kadar.
yetimim , yetim olduğum için beni oyunlara almayan çocuğun olaydan 9 yıl sonra babasını kaybedince ilk özür dilediği insanım. baba diye kimseye sarılmadım , merak ettiğim olmadı mı ? oldu. ergenliğimi 31 çekmek yerine babamın fotoğraflarına sarılıp uyuyarak geçirdim. sıkıntı yok , yumuşamada olmadı. aşırı derecede normal bir insan oldum. dizilerde iyi/kötü/ilgili/ilgisiz babalar öldüğünde hep ağladım. yine olsa yine ağlarım dün kardeş payının son 2 bölümünü izledim ağladım. duygusallığını ezikliğini güçlülüğünü taş yürekliliğini kişinin içinde yaşaması gerektiğine inandığım durum. prim yapmak için kullanan her kimi gördüysem ağır konuştum kalbini kırdım durumumu bilmiyor olmaları hep aşırı tepki göstermelerinin ardından öğrendiklerinde ağızları açık aptal aptal bakışlarını gösterdi bana. gelip özür dilediler özür dilenmeyi seven bir insan olmamı onlara , güçlülüğümü babama ; o olmadığında dayanacak bir tek ben olduğumu hatırlatmasına borçluyum.
o kadar.
Bir çocuk babasız kaldığında çocuk değildir artık.
Geriye kalan hayatını daha güçlü, daha yetişkin,daha sorumlu ama hep daha eksik geçirecektir.
Geriye kalan hayatını daha güçlü, daha yetişkin,daha sorumlu ama hep daha eksik geçirecektir.
arapçadaki yetem kelimesinden türemiştir.
yetem; arapçada tek başına, yalnız demektir...
Allah gecinden versin inşallah.
edit: bir adam bunu neden eksiler merak ettim doğrusu. küfür edince de çaylak oluyorsun işin garip yanı.
yetem; arapçada tek başına, yalnız demektir...
Allah gecinden versin inşallah.
edit: bir adam bunu neden eksiler merak ettim doğrusu. küfür edince de çaylak oluyorsun işin garip yanı.
bir seyyidhan kömürcü şiiri.
kendimi dışarıdan alıp içeri koyduğum bir zor zamanda
çünkü daha inmek güç
inanmak asla derken kimsenin kışına
belki de hayret ve puslu o yüze yüzümü astığım bir ilk an
hatta korkunç bir telaş
bir mükemmel uçurumla vardım yanıma:
işte şöyle kara bir baht: oralı değilim
işte böyle kusursuz bir suç: aslında yanlıştır buralı sayılmam
sevmekle hiç, kendimle alakam az bir zamanda
anlaşılmaz o humma, özürlü bir vefayla kaldım ayakta
annemin kaza, babamın bela döktürdüğü o kurşun için
oraya buraya değil, yedi farzla vardım yanına;
işte şu yüzden: artık her sabah çabucak uyanıyorum
işte bu yüzden: yetimim, yetimim diyebilmek için sana
kahra atlas, kedere itibar olduğum o gün
çünkü dışarıyla hiç, kendimle çabuk anlaştığım bir gün
bağlandım yüzüyle yüzümü bir yetim gibi seven sabrıma
bağlandım beni dışarıdan edip içeri alan manaya
işte şuna korkunç çalıştım:
neden gidince hiç, hep dönünce uğramışım yanıma
işte şunu korkunç düşündüm:
kime denir yetim, velhasılondan başka kimdir kendine bela
kendimi dışarıdan alıp içeri koyduğum bir zor zamanda
çünkü daha inmek güç
inanmak asla derken kimsenin kışına
belki de hayret ve puslu o yüze yüzümü astığım bir ilk an
hatta korkunç bir telaş
bir mükemmel uçurumla vardım yanıma:
işte şöyle kara bir baht: oralı değilim
işte böyle kusursuz bir suç: aslında yanlıştır buralı sayılmam
sevmekle hiç, kendimle alakam az bir zamanda
anlaşılmaz o humma, özürlü bir vefayla kaldım ayakta
annemin kaza, babamın bela döktürdüğü o kurşun için
oraya buraya değil, yedi farzla vardım yanına;
işte şu yüzden: artık her sabah çabucak uyanıyorum
işte bu yüzden: yetimim, yetimim diyebilmek için sana
kahra atlas, kedere itibar olduğum o gün
çünkü dışarıyla hiç, kendimle çabuk anlaştığım bir gün
bağlandım yüzüyle yüzümü bir yetim gibi seven sabrıma
bağlandım beni dışarıdan edip içeri alan manaya
işte şuna korkunç çalıştım:
neden gidince hiç, hep dönünce uğramışım yanıma
işte şunu korkunç düşündüm:
kime denir yetim, velhasılondan başka kimdir kendine bela
arapçadaki yetem sözcüğünden gelmektedir tek başına anlamına gelmektedir çünkü babanız öldüğünde tek başına kalırsınız.
(bkz: kardeş payı)
(bkz: kardeş payı)
Arapça “Tek başına” anlamına gelen yetem sözcüğünden türemiş bir kelimedir. Çünkü babanız ölürse tek başına kalırsınız
Ankarada istanbulda kim ne yapmış, sular seller gibi biliyor.
Anlattığı hikayeleri duyan siyasetçiler vallahi de iftira billahi de yalan diyorlar ben de sadece muhataplarına söylüyorum.
Anlattığı hikayeleri duyan siyasetçiler vallahi de iftira billahi de yalan diyorlar ben de sadece muhataplarına söylüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar