bugün

geçenlerde şöyle bir talihsizliğin başımıza geldiği;

walox:abi burada 3 mü yazıyor 5 mi?
markasiz:3 abi...
walox:ne biliyim abi 6 gibi yazmışlar da.
grup halinde: hahahah...
walox:yok abi 8'e de benziyor.
grup: hhahaha
24 ağustos 2008 ankara gazi çocuk yuvası zirvesinde tanıştığım iyi yazar.
zirvelerde olmasa görüşemeyeceğimizi düşündüğüm durmadan benimle uğraşsada çok sevdiğim yazar.
(bkz: 24 agustos 2008 ankara gazi cocuk yuvasi zirvesi)
bu arada diğer zirvede (bkz: uykusuz) dergisini kaptırmayacağım kararlıyım.
sözlükte yazar olduğunu an itibariyle tesadüfen nick'ini sol frame'de görerek öğrendiğim lise arkadaşım. oha lan.
kıbrıs'da geçen 3 senenin ardından hiç hesapta olmayan bir biçimde büyük bir değişiklik gerçekleşti, belki gayet normal gibi dursada bir öğrenci için daha nasıl büyük bir değişim olabilir ki?
okul değiştirmek!

tam üç sene boyunca alıştığınız yer, insanlar, hocalar, kırtasiyeler, hava, dostlar... bir anda şans deneme ve tutma sonucu hayatın komple değişmesi. bu yeni yer allahtan sizi kabul etmeyen, boğuk bir kent görünümünden öte sizi bekleyen bir arkadaş gibidir,eskişehir.

üçüncü sınıfta çok sevdiğin dostlarını, oda arkadaşlarnı bırakırsın ve çok sevmediğin kıbrıstan gidersin. her şey bakında güzel de kolay değilmiş her ne kadar şans hala benle olsada. markasiz'ın yazdığı entry'i görmek bile özlemimi hatırlatıyor o ve diğer çok sevdiğim dostlarıma. ben olmaya başladım, hala oluyorum ama aynıyım.

çok soğuk burası ayrıca havasından mıdır bilmem ama hatırladıkça ciğerimi yanıyor, deniyorum.

not: burda tanıdığımbir çok güzel insan var, en azından saçı var. *

edit: yaptıgım espiri kardeşimi kırmış galiba... kusura bakma..iyi anlamdaydı..
eğer zamanı varsa sabırla sorularınızı dinleyip cevaplayan, yardımsever yazar.
kıbrıs'tayken günlerimiz gecelerimiz, düşüncelerimiz, her şeyimiz anasını satıyım her şeyimiz beraber geçerdi. şimdi bayramda kent şekerleri reklamındaki yaşlı adam gibi yolunu gözlüyorum, ama gelmiyor. telefon açıyor kardeşim diye, ama ben sesini bile tanıyamıyoum. çok üzgünüm özledim ve tam da her şey düzelmişken, bütün hayatımız güzelleştiğinde yatay geçiş yapıp mal gibi gitmesine anlam veremediğim kızdığım dallama adam.

psikolojide depresyona girmenin 5 katmanı vardır. inkar, kabullenme, kızgınlık,... unuttum gerisini. ben kızgınlık evresindeyim şu sıralar. sonunda intihar mı edicem lan. kurtarın beni. ühühüh.
http://waloxtekstil.com/

böyle bir şey varmış arkadaşlar, yok artık diyorum.
(#18637220)

burası bizim mekanımız koç, denilesi.
© copyright 2005 - 2026