bugün
- buddy dude21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle56
- neden intihar etmiyorsun6
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı7
- türk pornoları18
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara7
- takıntılı biri olmak3
- 34 yaşında olmak3
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- brad pitt'in son hali3
- bulaşık yıkarken dinlenilen şarkılar2
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- penis yüzüğü4
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- uçakta doktor var mı anonsunda sessiz kalmak2
- yüzüne nur inmek2
- ne zaman adam oluruz4
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi3
- gocu40
- hoşçakalın2
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir5
- sözlüğün en kötü yazarları12
- kadınları itici yapan detaylar12
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
- 6 haziran 2026 çükümün kanaması2
- en saçma yiyecek isimleri6
- gocuz aman baba kart on toper ector true bud dy6
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- boşalınca gelen anlamsızlık hissi2
- aldatma nedenleri3
- god of war laufey3
- en son ne yediniz9
- güzel kız arkadaşları olan sözlük kızları2
- eskişehir barlar sokağı2
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- iki cahil çocuk4
- 50 tl vs true ile bir gün7
- vincenzo italiano9
- evde karıyı başka bir erkekle yakalamak3
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- cumartesi günü sözlükte takılmak3
- kalp sağlığını merdiven çıkarak test etmek5
- 10 haziran tüpraş stadyumu teoman konseri2
- gammaz olacağıma totomu bafiletirim daha iyi3
- kusurlarına rağmen sevmek6
- vadesini doldurmuş kibir7
sevdiğim güzel bir animasyon-film. sonunda insan mutlu oluyor.
pixar'ın hangi filmi hayal kırıklığı yaratmış ki, bölümünü geçersek, bu film elbette teknik yeterliliklerin zirvesinde oluşunun da katkısıyla sinema dünyasına 'benden sonra animasyon ciddiye alınacak arkadaş' diyo bi kere, toy story'den bu yana pixar'ın öncülüğünde animasyon accayip bi yol kat etti zaten, ve wall-e'yle insanlara da çok söyleyecek bi şey bırakmıyo, yani yapmışlar adamlar. budur. olmuş.
bir de pixar'ın tüm filmlerinde girişte bi kısa film oluyo galiba, bu filmde de tavşan ve sihirbazın öyküsü çok tatlıydı be, valla onu da yapmış adamlar, her şeyi yapmışlar lan gidin izleyin ayıp olmasın. tabi çok üstünkörü bi davet oldu ama, wall-e kesinlikle aşmış bir anlatıma sahip, ilk yarım saatte ses çıkmıyo filmde ama bi saniyesinde bile bi yerinizde kıpırdanıp sağa sola bakma ihtiyacı hissetmiyosunuz, ekrandan kopamıyosunuz. hamam böceği, wall-e, eve bile o anda size yeterken birden etrafınızı robotlar ve uyuşuk insanlar kaplıyo (numb kelimesinin tam karşılığı budur), şahane film efendim.
bir de pixar'ın tüm filmlerinde girişte bi kısa film oluyo galiba, bu filmde de tavşan ve sihirbazın öyküsü çok tatlıydı be, valla onu da yapmış adamlar, her şeyi yapmışlar lan gidin izleyin ayıp olmasın. tabi çok üstünkörü bi davet oldu ama, wall-e kesinlikle aşmış bir anlatıma sahip, ilk yarım saatte ses çıkmıyo filmde ama bi saniyesinde bile bi yerinizde kıpırdanıp sağa sola bakma ihtiyacı hissetmiyosunuz, ekrandan kopamıyosunuz. hamam böceği, wall-e, eve bile o anda size yeterken birden etrafınızı robotlar ve uyuşuk insanlar kaplıyo (numb kelimesinin tam karşılığı budur), şahane film efendim.
pixar animasyon serisi içinde hak ettiği yeri bulan bir film wall e. senaryosundan kurgusuna, o muhteşem uzay görüntülerinden karakterlerine hepsi çok başarılı. beklentileri çok büyük tutarsanız elbette biraz eksik gelecek ama bir robotun öyküsünden ancak bu kadar büyük bir başarı beklenebilirdi.
--spoiler--
wall e saf ve temiz bir robot, en azından duyguları. * çöp toplarken, kendine göre seçtiği özel eşyaları ayırması, onlarla kurduğu duygusal bağ ve "ivaaa" sı ile bunları paylaşması çok sempatik kılıyor onu.
--spoiler--
hayata dönmek için ise bir dokunuş yetiyor. çocuklarla beraber izlenebilecek en keyifli filmlerden.
--spoiler--
wall e saf ve temiz bir robot, en azından duyguları. * çöp toplarken, kendine göre seçtiği özel eşyaları ayırması, onlarla kurduğu duygusal bağ ve "ivaaa" sı ile bunları paylaşması çok sempatik kılıyor onu.
--spoiler--
hayata dönmek için ise bir dokunuş yetiyor. çocuklarla beraber izlenebilecek en keyifli filmlerden.
"olm wall-e daşşaklarına kurban olayım" dedim bi an istemsizce * o ne güzel filmdi öyle. Bence her insan evladının -yaşı fark etmez- izlemesi gereken bir film.
Hatta geçen gün hanımla bir alışveriş merkezindeydik, wall-e 'nin oyuncakları çıkmış.. bi çocuğun elinde kocaman wall-e anaa dedim bu ne oğlanı çewirdim, "nerden aldın sen bunu?" dedim.çocuk şoka girdi "aaaşaağğıdan aldım abii" dedi korkarak * "Sağol" dedim koptum aşağıdaki oyuncakçıya.. hanımla ordaki çalışan kızın şaşkın bakışları arasında oyuncakları inceledim oynadım falan.. kıza heyecanla "mo war mı moo" deyince olay koptu zaten, hanım sırıtıyordu.
daha gider bu ..)
Hatta geçen gün hanımla bir alışveriş merkezindeydik, wall-e 'nin oyuncakları çıkmış.. bi çocuğun elinde kocaman wall-e anaa dedim bu ne oğlanı çewirdim, "nerden aldın sen bunu?" dedim.çocuk şoka girdi "aaaşaağğıdan aldım abii" dedi korkarak * "Sağol" dedim koptum aşağıdaki oyuncakçıya.. hanımla ordaki çalışan kızın şaşkın bakışları arasında oyuncakları inceledim oynadım falan.. kıza heyecanla "mo war mı moo" deyince olay koptu zaten, hanım sırıtıyordu.
daha gider bu ..)
çok abartılmasnın sebebi şudur ki , bildiğimiz o audrey hepburn'lü türkan şoray'Lı fimleri anime yapmış adamlar..
öpüşen robotlar , robot hamamböceği ilişkisi , saf bi aşk , sevdiği için herşeyiyapma , fakir robot zengin robot ve bel altı esprinin e'si geçmeden kahkaha attırmak..
bunu kaç normal film yapıyo?
bi de anime yapmış , o zaman tanıma gelelim:
çok ve haklı abartılan , klişe deyimle , eski zamanları yeni zamanlarda da bulanilmeyi umutlayan film..
öpüşen robotlar , robot hamamböceği ilişkisi , saf bi aşk , sevdiği için herşeyiyapma , fakir robot zengin robot ve bel altı esprinin e'si geçmeden kahkaha attırmak..
bunu kaç normal film yapıyo?
bi de anime yapmış , o zaman tanıma gelelim:
çok ve haklı abartılan , klişe deyimle , eski zamanları yeni zamanlarda da bulanilmeyi umutlayan film..
bugün gittiğim film. -abartmıyorum- kesinlikle oscar alır bu film. hikayesi, konusu, çizimi. pixar yine yapmış yapacağını. alkışlamak kalıyor. filmde o kadar da fazla konuşma yok. sadece bir kaç robot ve insanlar konuşuyor. her saniyesi heyecanla izlenecek bir film. kelimeler kifayetsiz.
çizimler kusursuz. hikaye de çok hoş ve yer yer çok komik ancak kesinlikle biz buz devri değil. bir de anlamadığım neden vol i diye cevrildi türkçeye?
öncelikle gerçekten izlenilmesi gereken yetişkin animasyonu. yani izleyipte birşey kaybetmezsiniz. fazla konuşulmadan anlatılmak istenen anlatılıyor. çocuklar robotlara bakıp ''hehe'' diyor, büyükler ise gelecekte dünyanın ne boh olacağının mesajını alıyor. aslında tek olarak konu bu da değil.
aşkın sadece öpüşerek ya da beraber bir yerlere giderek, konuşarak değil de el ele tutuşmanın, şarkının ne denli güzel ve öz biçimde anlatıldığı gerçekten farklı ve güzel bi animasyon.
ayakkabının içinde küçük bir bitkinin ne denli işe yaradığı, oturduğun yerden yürümeyi bile unutacağın, el ele tutuşmanın insanda duyulan hazzı, konuşmadan da anlaşmanın, yağmurlu hava da sevdiceğini korumak, sevdiceğin görmese de senin yaptığın fedakarlıklar, sen farketmesende koruduğun kolladığın, yemek verdiğin birinin arkadandan öylece bakakalması[hamamböceğinin wall e nin gidişinden sonra aynı yerde beklemesi] bla bla bla..
muhteşem, süper ötesi, süpersonik...falan demiyorum. sadece izleyin.
beni çocukluğuma götürüp dünyada ki bu denli değişimin sözde işe yaradığını ve bir kez daha seksenlerde çocuk olmak neymiş onu öğretti.
dipnot: wooolliiiii--eiivaaaaa...
aşkın sadece öpüşerek ya da beraber bir yerlere giderek, konuşarak değil de el ele tutuşmanın, şarkının ne denli güzel ve öz biçimde anlatıldığı gerçekten farklı ve güzel bi animasyon.
ayakkabının içinde küçük bir bitkinin ne denli işe yaradığı, oturduğun yerden yürümeyi bile unutacağın, el ele tutuşmanın insanda duyulan hazzı, konuşmadan da anlaşmanın, yağmurlu hava da sevdiceğini korumak, sevdiceğin görmese de senin yaptığın fedakarlıklar, sen farketmesende koruduğun kolladığın, yemek verdiğin birinin arkadandan öylece bakakalması[hamamböceğinin wall e nin gidişinden sonra aynı yerde beklemesi] bla bla bla..
muhteşem, süper ötesi, süpersonik...falan demiyorum. sadece izleyin.
beni çocukluğuma götürüp dünyada ki bu denli değişimin sözde işe yaradığını ve bir kez daha seksenlerde çocuk olmak neymiş onu öğretti.
dipnot: wooolliiiii--eiivaaaaa...
içimden o neydi abi demek geliyor direk film için. yok böyle dünyalar tatlısı bir yaratık, bulursam minyatür oyuncağını falan direk alacağım. şu temizlikçi ufak robot da acayip tatlı bişeydi. koçumsun pixar. bulun buluşturun izleyin.
pıtır pıtır yürüyen, walleee diyen sempatik oyuncaklara sahiptir.
pixar'ın tüm çalışanlarının ellerinden gerekirse de taşaklarından öpmek istememe (pek arzu etmiyorum ama)sebep olan harika film. yaptıkları çalışmaların yüzeysel olmaması da ayrı bir güzel...
oyuncaklarinin toyzz shop'da satildigi animasyon.
aşk filmi. en iyi film oscar'ına aday olsa kesinlikle alması gerekir o derece. pixar, sanırım dünya'da işini en mükemmel yapan kuruluş.
-----
Nasıl bir girizgâh yapalım? izlediğiniz/izleyeceğiniz eserin Pixar işi olduğunu belirtsek yeter mi acaba? Pixar animasyonlarına aşina olanlar için yeter eminim. Şu ana kadar hiç Pixar animasyonu izlememişlere ise bir şeyler önerelim o vakit; Toy Story 1-2, Finding Nemo, The Incredibles, Cars ve Ratatouille. Ratatouille inceleme başlığına da buyrun smile.gif
Yukarıdaki filmleri izlemiş birisi olarak, WALL·E'nin baştan savma bir film olacağını beklemiyordum tabii ki. Ama filmin sinema listelerini alt üst etmesine biraz şaşırdık. Bir de, popüler olanda insan kusur aramayı ister istemez daha büyük bir şevkle yapıyor bu gerçek. Yani, bu hislerle izlemeye başladık filmimizi.
Girişte; distopik bir dünya ile karşılaşıyoruz. Terk edilmiş yeryüzü, üzerinde değil insan robot bile yok WALL·E cancağızımızdan başka, onu da açık unutmuşlar. Robotumuzun işi bir nevi çöp toplamak, hobisi ise bulduğu enteresan şeyleri biriktirmek. Robotun hobisi olur mu yahu? Oluyor, hem daha filme yeni başladık daha neler göreceğiz. Burada, bir insan için alelâde bir eşyanın, bir robot için çok enteresan olması durumunu da takdir ediyorsunuzdur tabii, koleksiyonumuz zengin yani.
Sadece WALL·E'nin bulunduğu, terk edilmiş Dünya'dayız. Sahi, insanlar nerede?
Burada bir parantez açalım çünkü Pixar bunu hep yapıyor! Biz bir animasyon filmine genellikle iyi vakit geçirmek, çocuklarla beraber sıkılmadan ve rahatsız olmadan bir şeyler izleyebilmek amacıyla yaklaşsak da, Pixar bize bundan çok daha fazlasını veriyor. Güldürürken düşündürme gibi bir gizli görevleri var gibi. Pixar animasyonlarında derinlik nice Hollywood filminden öte, sadece çocuk filmi diyemeyiz bu yüzden de. Bu noktada, Pixar alkışlanmayı gerçekten hak ediyor. Filmin verdiği mesajları da elimizden geldiğince irdeleyeceğiz.
Dünya terk edilmiş diyorduk en son, insanlara ne oldu? Bu soruya filmin verdiği cevap, şu anda da birçok insanın aklındaki "kaçınılmaz son"; ile örtüşüyor. Doğayla uyum içerisinde yaşamayan tek canlı; yeryüzünü virüs gibi mahveden insanoğlu, artık sömürülemez hâle gelen, o müthiş dengesi bozulmuş Dünya'dan ayrılmak zorunda kalıyor. Dünya'dan uzakta insanlar enteresan bir yaşam sürüyorlar, alışveriş merkezi olan uzay gemisinde. Tamamen robotların yardımıyla, hareketsiz bir yaşam bu, her şey otomatik! Obezliğin artık normal bir ölçü olduğu bir düzen bu, insanlar yürümeyi bile unutmuş! Bu konsantre yaşamlar ve içinde yaşanılan alışveriş merkezi düzeni/sistemi, tüketim toplumuna -birinci- göndermedir. Sosyallikten uzak, sevmeyi bile unutmuş insan topluluğu tasviri, animasyonların renkli dünyasına göre oldukça karanlık...
Sevimli robotumuzu daha yakından tanımaya çalışalım; WALL·E, her gün işini yaptıktan sonra koleksiyonundan videokaseti çıkarır ve izlediği videoda dans eden insanlara öykünür… Robotların bilmediği/bilemediği, "aşk" hasletine, hasret duyar bilmeden. Bir "beklenen" vardır, büyük bir özlemle beklenen. Sinemada bu tarz robot tasvirleri içinde en meşhuru -WALL·E'ye kadarki zamanda- Star Wars'daki R2-D2 (Artoo) idi sanırım. Diğer yanda ise gerek -ilk robot- Metropolis (1927)teki gerekse de The Day The Earth Stood Still (1951)'deki robotlar gibi örnekler, bu sevimlilikten uzak, gücün ve adı üstünde "makine" olmanın soğukluğunu taşıyorlardı. (Terminator vb. eserleri ayrı bir yere koyalım.) Oysa WALL·E bambaşka, çünkü filmde insanlara, insanlığın hasletlerini öğretiyor. Aşkı, fedakârlığı, vefayı... Sevdiceğinin ismini (modelini mi demeliydik?) metale, lazerle kazıyan bir robot, inanılmaz bir samimiyete sahip. Hatta o sahnede, delikanlı Türk robotu imajı bile taşıyordu desek yanlış olmaz sanırım!
Hikâyeye devam edelim; WALL·E cancağızımız görevini yaparken bir gün, o "beklenen" EVE'i(Hem Dünya da ıssız iken, Adem - Havva göndermesi olabilir mi bu?) görür. EVE (WALL·E tabiriyle, iivaa); görevi, dünya yüzeyini araştırıp, bitki aramak olan bir robottur. Yani bir nevi yaşam izi arıyor. Şu günlerde insanoğlunun diğer gezegenlerde "yaşam izi" aradığı hâlde gezegeni kirletmeye devam etmesine de -ikinci- göndermedir bu.
Ana fikir üzerine yoğunlaşırsak, bir robotun aşık olması durumu ilk başta absürt gelse de WALL·E'nin bu aşk uğruna yaptıklarını izledikçe bu fikre fazlasıyla ısınıyoruz. Filmde aşkın sembolü/emaresi ise "el ele tutuşmak". The Beatles'ın mükemmel eseri I Want To Hold Your Hand'i de anarak, bu sembolün mükemmel bir seçim olduğunu belirtelim. içi boşaltılmış sözler, yalan bakışlar veya amacı şehveti aşamayan tensel yakınlaşmalar değil de basit bir "el ele tutuşmak", Hollywood'un, cılkı çıkarılmış ve mânâsı, maddi kalıba sıkıştırılmaya çalışılmış aşk tasvirlerine müthiş bir -etti üç- tokat!
Yazının amacı ekseriyetle filmi tanıtmak olduğundan, henüz izlememiş insanlar için şevk kırıcı ayrıntılar vermek istemiyorum. Bilmeniz gereken, inanılmaz derecede samimi ve "insancıl", neşeli temponun düşmediği, Chaplin tarzı ufaktan taşlamalı bir anlatıma sahip, yan karakterleri ile de dolu dolu olan bir animasyon filmi olduğudur.
insanlık için, insana özgü hasletlerin bayraktarlığını yapan robotlar -başta cancağızımız WALL·E- ile kalplerimize dokundukları için Pixar ekibine teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Çünkü geçen yıl da fare delisi yapmışlardı bizi, daha önceki eserlere değinmiyorum bile.
Son bir bilgi; Pixar, eserin "en iyi film oscar adaylığı" için uğraşıyormuş. "En iyi animasyon" olarak ödülü alması zaten kesin gibiydi. Bir sinema filmi olarak da neredeyse kusursuz olduğundan, bence çok mantıklı bir hamle.
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=124850
-----
Nasıl bir girizgâh yapalım? izlediğiniz/izleyeceğiniz eserin Pixar işi olduğunu belirtsek yeter mi acaba? Pixar animasyonlarına aşina olanlar için yeter eminim. Şu ana kadar hiç Pixar animasyonu izlememişlere ise bir şeyler önerelim o vakit; Toy Story 1-2, Finding Nemo, The Incredibles, Cars ve Ratatouille. Ratatouille inceleme başlığına da buyrun smile.gif
Yukarıdaki filmleri izlemiş birisi olarak, WALL·E'nin baştan savma bir film olacağını beklemiyordum tabii ki. Ama filmin sinema listelerini alt üst etmesine biraz şaşırdık. Bir de, popüler olanda insan kusur aramayı ister istemez daha büyük bir şevkle yapıyor bu gerçek. Yani, bu hislerle izlemeye başladık filmimizi.
Girişte; distopik bir dünya ile karşılaşıyoruz. Terk edilmiş yeryüzü, üzerinde değil insan robot bile yok WALL·E cancağızımızdan başka, onu da açık unutmuşlar. Robotumuzun işi bir nevi çöp toplamak, hobisi ise bulduğu enteresan şeyleri biriktirmek. Robotun hobisi olur mu yahu? Oluyor, hem daha filme yeni başladık daha neler göreceğiz. Burada, bir insan için alelâde bir eşyanın, bir robot için çok enteresan olması durumunu da takdir ediyorsunuzdur tabii, koleksiyonumuz zengin yani.
Sadece WALL·E'nin bulunduğu, terk edilmiş Dünya'dayız. Sahi, insanlar nerede?
Burada bir parantez açalım çünkü Pixar bunu hep yapıyor! Biz bir animasyon filmine genellikle iyi vakit geçirmek, çocuklarla beraber sıkılmadan ve rahatsız olmadan bir şeyler izleyebilmek amacıyla yaklaşsak da, Pixar bize bundan çok daha fazlasını veriyor. Güldürürken düşündürme gibi bir gizli görevleri var gibi. Pixar animasyonlarında derinlik nice Hollywood filminden öte, sadece çocuk filmi diyemeyiz bu yüzden de. Bu noktada, Pixar alkışlanmayı gerçekten hak ediyor. Filmin verdiği mesajları da elimizden geldiğince irdeleyeceğiz.
Dünya terk edilmiş diyorduk en son, insanlara ne oldu? Bu soruya filmin verdiği cevap, şu anda da birçok insanın aklındaki "kaçınılmaz son"; ile örtüşüyor. Doğayla uyum içerisinde yaşamayan tek canlı; yeryüzünü virüs gibi mahveden insanoğlu, artık sömürülemez hâle gelen, o müthiş dengesi bozulmuş Dünya'dan ayrılmak zorunda kalıyor. Dünya'dan uzakta insanlar enteresan bir yaşam sürüyorlar, alışveriş merkezi olan uzay gemisinde. Tamamen robotların yardımıyla, hareketsiz bir yaşam bu, her şey otomatik! Obezliğin artık normal bir ölçü olduğu bir düzen bu, insanlar yürümeyi bile unutmuş! Bu konsantre yaşamlar ve içinde yaşanılan alışveriş merkezi düzeni/sistemi, tüketim toplumuna -birinci- göndermedir. Sosyallikten uzak, sevmeyi bile unutmuş insan topluluğu tasviri, animasyonların renkli dünyasına göre oldukça karanlık...
Sevimli robotumuzu daha yakından tanımaya çalışalım; WALL·E, her gün işini yaptıktan sonra koleksiyonundan videokaseti çıkarır ve izlediği videoda dans eden insanlara öykünür… Robotların bilmediği/bilemediği, "aşk" hasletine, hasret duyar bilmeden. Bir "beklenen" vardır, büyük bir özlemle beklenen. Sinemada bu tarz robot tasvirleri içinde en meşhuru -WALL·E'ye kadarki zamanda- Star Wars'daki R2-D2 (Artoo) idi sanırım. Diğer yanda ise gerek -ilk robot- Metropolis (1927)teki gerekse de The Day The Earth Stood Still (1951)'deki robotlar gibi örnekler, bu sevimlilikten uzak, gücün ve adı üstünde "makine" olmanın soğukluğunu taşıyorlardı. (Terminator vb. eserleri ayrı bir yere koyalım.) Oysa WALL·E bambaşka, çünkü filmde insanlara, insanlığın hasletlerini öğretiyor. Aşkı, fedakârlığı, vefayı... Sevdiceğinin ismini (modelini mi demeliydik?) metale, lazerle kazıyan bir robot, inanılmaz bir samimiyete sahip. Hatta o sahnede, delikanlı Türk robotu imajı bile taşıyordu desek yanlış olmaz sanırım!
Hikâyeye devam edelim; WALL·E cancağızımız görevini yaparken bir gün, o "beklenen" EVE'i(Hem Dünya da ıssız iken, Adem - Havva göndermesi olabilir mi bu?) görür. EVE (WALL·E tabiriyle, iivaa); görevi, dünya yüzeyini araştırıp, bitki aramak olan bir robottur. Yani bir nevi yaşam izi arıyor. Şu günlerde insanoğlunun diğer gezegenlerde "yaşam izi" aradığı hâlde gezegeni kirletmeye devam etmesine de -ikinci- göndermedir bu.
Ana fikir üzerine yoğunlaşırsak, bir robotun aşık olması durumu ilk başta absürt gelse de WALL·E'nin bu aşk uğruna yaptıklarını izledikçe bu fikre fazlasıyla ısınıyoruz. Filmde aşkın sembolü/emaresi ise "el ele tutuşmak". The Beatles'ın mükemmel eseri I Want To Hold Your Hand'i de anarak, bu sembolün mükemmel bir seçim olduğunu belirtelim. içi boşaltılmış sözler, yalan bakışlar veya amacı şehveti aşamayan tensel yakınlaşmalar değil de basit bir "el ele tutuşmak", Hollywood'un, cılkı çıkarılmış ve mânâsı, maddi kalıba sıkıştırılmaya çalışılmış aşk tasvirlerine müthiş bir -etti üç- tokat!
Yazının amacı ekseriyetle filmi tanıtmak olduğundan, henüz izlememiş insanlar için şevk kırıcı ayrıntılar vermek istemiyorum. Bilmeniz gereken, inanılmaz derecede samimi ve "insancıl", neşeli temponun düşmediği, Chaplin tarzı ufaktan taşlamalı bir anlatıma sahip, yan karakterleri ile de dolu dolu olan bir animasyon filmi olduğudur.
insanlık için, insana özgü hasletlerin bayraktarlığını yapan robotlar -başta cancağızımız WALL·E- ile kalplerimize dokundukları için Pixar ekibine teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Çünkü geçen yıl da fare delisi yapmışlardı bizi, daha önceki eserlere değinmiyorum bile.
Son bir bilgi; Pixar, eserin "en iyi film oscar adaylığı" için uğraşıyormuş. "En iyi animasyon" olarak ödülü alması zaten kesin gibiydi. Bir sinema filmi olarak da neredeyse kusursuz olduğundan, bence çok mantıklı bir hamle.
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=124850
vol-i diye çevrildiğini görüp gülsem mi ağlasam mı moduna girdiğim.
(aslında ona s.ker misin, sabaha mı bırakırsın dedim ama neyse..)
(aslında ona s.ker misin, sabaha mı bırakırsın dedim ama neyse..)
duygusal anlar yaşamak isteyenler için alternatif bir animasyon. zengin ve son teknoloji bir robot ile yıllardır talimatlarına göre bir hayat süren, bildiğin memur robotun aşkını konu edinmişler.
--spoiler--
aşkın talimatlardan üstün olduğunu da gösteriyorlar bize
--spoiler--
abisi/ablası bu robotun filmi izlenmez mi?
görsel
--spoiler--
aşkın talimatlardan üstün olduğunu da gösteriyorlar bize
--spoiler--
abisi/ablası bu robotun filmi izlenmez mi?
görsel
kesinlikle izlenmesi gereken animasyon.. bittiğinde insanın yüzünde güzel bir tebessüm bırakıyor.. ee, daha ne olsun ki?..
çekilmiş ve çekilebilecek en iyi film. mantık hatasıymış, kurgusuymuş, şuymuş, buymuş... umrumda değil. öyle bir film ki, thomas newman'ın first date isimli 1 dakika 20 saniyelik müziğiyle eşsiz kılınıyor bu şaheser.
+walllll eeeee.
-eveeeeeee
--------------------
aha o eşsiz sahne. ve müzik.
http://www.youtube.com/watch?v=HnMX4j5kshM
+walllll eeeee.
-eveeeeeee
--------------------
aha o eşsiz sahne. ve müzik.
http://www.youtube.com/watch?v=HnMX4j5kshM
izlenmesi gereken animasyon filmlerinden birisidir. yaratıcılıkta sınırlar aşılmıştır ve insanlarla alay edilmesi geleceği resmetmiştir.
hayatımda izlediğim en güzel animasyon filmi. aşk, sevgi gibi saf duyguları, insanların gelecekte kolaya kaçmalarıyla embesilleşmeleri ancak bu kadar güzel anlatabilirdi. fazla söze gerek yok. bu filmi beğenmeyen katıksız gerizekalıdır artık gözümde.
pixar'ın yine hakkını fazlasıyla verdiği etkileyici animasyonlardan biri.
arkadasimin zoruyla izlemeye kalkistigim fakat daha 1. dakikasindan itibaren beni koltuga kenetleyen film. wall e'nin sempatikligi, sakarligi ve fedakarligi filme apayri bir guzellik kazandirmis.
çok çok çok sevimli pixar harikası animasyon. orjinal dilde izlenmelidir.
diyaloglari genellikle:
- vaaaaaal i?
+ iiivaaa?
- vaaaaaaaaaaal iiiii!
+ iiiiiiiiiva!
seklindedir.
- vaaaaaal i?
+ iiivaaa?
- vaaaaaaaaaaal iiiii!
+ iiiiiiiiiva!
seklindedir.
izlediğim en güzel animasyon filmlerinden biridir. aşkı en saf ve şirin haliyle işlemiştir.
wall-e'nin eva'yı yaşadığı yere götürmesi, onun ilgisini çekmesi için eline hoşuna giden eşyalardan tutuşturması, elinden tutup güneşe çıkarması, yağmurda şemsiyesiyle onu korumaya çalışması, isimlerini metale yazması... gibi birçok detay filmi izlenir kılmış ve bittiğinde yüzünüzde komik bir gülümseme bırakmıştır.
wall-e'nin eva'yı yaşadığı yere götürmesi, onun ilgisini çekmesi için eline hoşuna giden eşyalardan tutuşturması, elinden tutup güneşe çıkarması, yağmurda şemsiyesiyle onu korumaya çalışması, isimlerini metale yazması... gibi birçok detay filmi izlenir kılmış ve bittiğinde yüzünüzde komik bir gülümseme bırakmıştır.
güncel Önemli Başlıklar
