bugün
- hikayeyi devam ettir54
- sokakta kavga teknikleri16
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- çekirge7
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- mezoterapi11
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- arkadaşlar bakar mısınız28
- sözlük yazarlarının saatleri10
- 31 yaş sendromu5
- nickten isim tahmini yapmak72
- büyük filmlerden büyük replikler2
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- enteresan neden kavga yok6
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- kavganın kazananı yoktur6
- arkadaşlar iyi geceler4
- üç harflilerden korkmak5
- 32 yaş sendromu3
- tai lung26
- geceye bir şarkı bırak14
- pişi olsa da yesek3
- kürk giyen erkek6
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- zetina dikiş makinası2
- yeni parti48
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- sedef adası4
- adalarda bisiklet sürmek4
- uysaljakoben17
- türklerin islama göre yaşamaması5
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- tekne turu11
- evreşe yollarını dar olmaması4
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- ilk buluşma3
- vakıf üniversiteleri3
- uyumayın konuşalım6
- köy evinde sex yapmak4
- yazarların okuduğu bölümler6
kitaplarının çoğunu ayakta yazmıştır.
"the hours" filminde nicole kidman tarafından canlandırılmış ingiliz yazar.
londra manzaraları diye bir deneme kitabı var. okuduğum tek kitabı . okuduktan sonra küfür ettim, böyle sıcak kalemi olan bir insanın intihar etmesine. keşke yaşasaydıda daha çok yazsaydı.
kadin haklarini on plana cikardigi icin sonsuz derecede saygi duydugum yazar. hor ve ikinci sinif vatanda$ olarak gorulen kadinlarin benliklerini iade edi$iyle gonullerde yer edinmi$tir.
ayrica:
(bkz: the yellow wallpaper)
ayrica:
(bkz: the yellow wallpaper)
gökyüzünde gizlenmeye çalışan bir delinin yanlışlıkla düşürdüğü kalbi.
bu kadınla ayakta sevişmek istiyor olmam format kurallarını hiçe saymama sebep olabilir.. dünyanın en önemli bayan yazarlarından biridir..
(bence tabi)
(bence tabi)
'bu dünyada bir gün yaşamak bile çok tehlikeli bir şeydir beyler,' diyen, çaba harcamadan okunup tad alınması mümkün olmayan, tüm zamanların en iyi, en güçlü üsluba sahip birkaç yazarından biridir. üslubunu kıskandığını itiraf ettiği tek yazar, çok genç yaşta ölen, öykücü katherine mansfield'dır.
25 Ocak 1882'de Londra'da doğan, eşinin basımevi sayesinde kitaplarını yayınlatabilen, Kendine Ait Bir Oda, Mrs. Dolloway, Dalgalar, Flush, Jacob'un Odası isimli kitapları yazan, 'Yaşamak neden bu kadar içler acısı, neden uçurumun kenarından geçen daracık bir yol gibi?', ' Hayatın bir temeli varsa o temel anılardır.', ' Bir kadın olarak ülkem yok. Bir kadın olarak hiçbir ülke istemiyorum. Benim ülkem tüm dünyadır.' gibi şahane sözlere imzasını atmış feminist yazardır.
"Kendine ait bir oda" virginia woolf denildiğinde akla gelenlerdendir.
tam anlamıyla yazma sevdalısı feminist bir ingiliz yazardır kendisi.
tam anlamıyla yazma sevdalısı feminist bir ingiliz yazardır kendisi.
"Siz duygularınızın kölesisiniz herkes gibi. Ama size hükmeden bu duyguları tanıyamaz, ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkacağını bilemezsiniz. Bir aşk, bir öfke, çıldırıcı bir kıskançlık, dayanılmaz bir özlem, bazen karanlıkların içinden çıkıp sizi esir alabilir. Bazen bir başka insan için kendinizden vazgeçebilirsiniz.bazen öfkeyle kamaşır içiniz.
Yitirmenin ne olduğunu biliyorum.
Yaşadığımız aşklar hayatımızı değiştiriyor. Yapılan hatalarda değişen hayatı bir kez daha değiştiriyor. Savruluyoruz...
hayata ne ile başlarsan başla elinde çok az şey kalıyor. Gurur ve aptallık.
Kaç kez yaşadığımız anın değerini bilmediğimiz için geleceği reddetmişizdir, kaç kez kıymetini anlayamadığımız bir anda yaşadığımızdan çok parlak olabilecek bir geleceği elimizden kaçırmışız.
Hayata neyle başlarsan başla elinde çok az şey kalıyor.
Gurur ve aptallık.
halbuki her şeyi istemiştik di mi..?"
Yitirmenin ne olduğunu biliyorum.
Yaşadığımız aşklar hayatımızı değiştiriyor. Yapılan hatalarda değişen hayatı bir kez daha değiştiriyor. Savruluyoruz...
hayata ne ile başlarsan başla elinde çok az şey kalıyor. Gurur ve aptallık.
Kaç kez yaşadığımız anın değerini bilmediğimiz için geleceği reddetmişizdir, kaç kez kıymetini anlayamadığımız bir anda yaşadığımızdan çok parlak olabilecek bir geleceği elimizden kaçırmışız.
Hayata neyle başlarsan başla elinde çok az şey kalıyor.
Gurur ve aptallık.
halbuki her şeyi istemiştik di mi..?"
Virginia woolf kitaplarının çoğunu ayakta yazmıştır.
romanlarının yanı sıra öyküleri ile de çok önemli bir kadın, feminist yazardır, hatta 1917-1941 tarihleri arasında yazdığı öyküleri bir nevi romanlarına taslak oluşturmuştur, tabi çok farklı olanları da vardır. harper bazaar ile verilen öykü siparişleri ve yapılmayan ödemelere ilişkin mektuplaşmaları ilginçtir, yazarak geçindiğini gösterir ve para için yazmaktan aslında hoşlanmaz. öykülerinin bir kısmı hayattayken, bir kısmı da ölümünden sonra eşi tarafından hazırlanıp yayınlanmıştır. Türkçe de tüm öykülerinin yayınlandığı 2010 basımı bir kitap da mevcuttur, saygılı ve kaliteli bir emek verilmiştir. notlar sayesinde sayfalarda woolf un yazış aşamaları izlenebilir.
' Yazıyla uğraşan, başka aynalarda kendi yansımasını görmekten ve başkalarının yaşamına ayna tutmaktan edebi bir zevk duyar.'
Phyllis ve Rosamond
'... Evet, insan çok iç açıcı bir dünya hayal edebilir. Sessiz, ferah bir dünya, kıpkırmızı, masmavi çiçeklerle örtülü. Polis karakterine sahip profesörlerin ya da uzmanların ya da kahyaların olmadığı bir dünya, bir insanın bir başkasının düşüncelerini bir balığın yüzgeciyle suyun yüzeyini, nilüferlerin saplarını sıyırarak, beyaz deniz yumurtaları kümelerinin üzerinde salınarak kesip geçtiği gibi kesebildiği bir dünya... Ne kadar huzurludur burada boğulmak, dünyanın merkezine mıhlanmış bir halde ve aniden parlayıp sönen ışıkları ve yansımalarıyla gri suların içinden yukarı bakarak- ah bir de Whitaker in almanak ı, o asalet tablosu olmasaydı!'
Duvardaki iz
'Ne hoş bir güzelliği vardır, hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin!'
Keman Dörtlüsü
'...Yavaş yavaş yepyeni ve çok keyif verici bir his ile uç vermeye ve damarlarını doldurmaya başladı. Evlilikten, çocuklardan daha iyi bir şeydi bu; dünyayı güzelleştirme gücü, zayıfın, cahilin, sarhoşun üzerinde kurulan iktidar.'
Miss Pryme
' Yazıyla uğraşan, başka aynalarda kendi yansımasını görmekten ve başkalarının yaşamına ayna tutmaktan edebi bir zevk duyar.'
Phyllis ve Rosamond
'... Evet, insan çok iç açıcı bir dünya hayal edebilir. Sessiz, ferah bir dünya, kıpkırmızı, masmavi çiçeklerle örtülü. Polis karakterine sahip profesörlerin ya da uzmanların ya da kahyaların olmadığı bir dünya, bir insanın bir başkasının düşüncelerini bir balığın yüzgeciyle suyun yüzeyini, nilüferlerin saplarını sıyırarak, beyaz deniz yumurtaları kümelerinin üzerinde salınarak kesip geçtiği gibi kesebildiği bir dünya... Ne kadar huzurludur burada boğulmak, dünyanın merkezine mıhlanmış bir halde ve aniden parlayıp sönen ışıkları ve yansımalarıyla gri suların içinden yukarı bakarak- ah bir de Whitaker in almanak ı, o asalet tablosu olmasaydı!'
Duvardaki iz
'Ne hoş bir güzelliği vardır, hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin!'
Keman Dörtlüsü
'...Yavaş yavaş yepyeni ve çok keyif verici bir his ile uç vermeye ve damarlarını doldurmaya başladı. Evlilikten, çocuklardan daha iyi bir şeydi bu; dünyayı güzelleştirme gücü, zayıfın, cahilin, sarhoşun üzerinde kurulan iktidar.'
Miss Pryme
reenkarnasyon gerçek ise bu kadının ruhu benim bedenimde yeniden dogmuş olabilir. ayakta geçirdiği vakitleri dikkate alırsak yer çekimine meydan okumuştur. ölüm şekli bile güzel hatundur.
saatler filmine konu olan eserleriyle bilinç akışı tekniğinin yetkin örneklerini vermiş olan lezbiyen çirkin yazar. edebiyata getirmiş olduğu yenilik tartışma götürmez. her eleştirmenin en büyük yazarlar listesinde kendisine yer bulur.
''...bu asıl şeylerin, pazar öğle yemeklerinin,pazar yürüyüşlerinin,kır evlerinin ve masa örtülerinin tamamıyla gerçek olmadıklarını,aslında yarı hayaletler olduklarını ve onlara inanmayana musallat olan lanetlemenin yalnızca gayri meşru bir özgürlük hissinden ibaret olduğunu keşfetmek ne kadar muhteşemdi..... o erkeksi bakış açısı,yaşamlarımızı yönlendiren,standartlarımızı belirleyen.... çöp tenekesine gönderilecek olan erkeksi bakış açısı bizi arkasında zehirli bir gayri meşru özgürlük hissiyle baş başa bırakarak - eğer eğer özgürlük varsa...''
virginia woolf'un duvardaki iz öyküsünden,muhteşem bir bölümdür,üstüne tez bile yazılabilir.
virginia woolf'un duvardaki iz öyküsünden,muhteşem bir bölümdür,üstüne tez bile yazılabilir.
Hayalimde içimde yaşattığım karakterlerden biridir, bazen der ki; terbiyeli bir kadın olacağına, edebsiz bir aşık ol.
Ceplerini taşla doldurarak kendini Ouse ırmağına bıraktı. kendi ağırığından daha fazla taşı alacak cepli elbiseyi nereden bulmuşsa artık.
--spoiler--
şiir olmayan herhangi bir şey edebiyata neden girsin ki!
--spoiler--
yaşanan yaşanamayan, hayata dair herşeyin; insanların, sevgilerin, sevgisizliklerin, özgürlüğün, tutsaklığın, isyanın,ölümün, yeniden doğuşun, denizin, güneşin, ateşböceklerinin herşeyin şiir olduğunu düşününce gönülden hak verilen söze sahip özel ve güzel ruh.
şiir olmayan herhangi bir şey edebiyata neden girsin ki!
--spoiler--
yaşanan yaşanamayan, hayata dair herşeyin; insanların, sevgilerin, sevgisizliklerin, özgürlüğün, tutsaklığın, isyanın,ölümün, yeniden doğuşun, denizin, güneşin, ateşböceklerinin herşeyin şiir olduğunu düşününce gönülden hak verilen söze sahip özel ve güzel ruh.
kova burcu kadini, lezbiyen *, manik depresif; kisacasi harika kadin. mrs. dalloway en önemli eserlerindendir mesela.
ilk büyük aski , aile dostu olan violet dickinson' dur.
virgina woolf' un yahudilere karsi acik bir nefreti olmasina ragmen kocasinin yahudi olmasi ayrica bir enteresandir.
ilk büyük aski , aile dostu olan violet dickinson' dur.
virgina woolf' un yahudilere karsi acik bir nefreti olmasina ragmen kocasinin yahudi olmasi ayrica bir enteresandir.
içindeki fırtınalara inat, ifadesindeki sükunet ve bakışlarındaki donukluk ilaçlardan olsa gerek.
ceplerini taşla doldurarak kendini ouse ırmağına bırakıp intihar etmiştir.
Ne aradıysam zıddını buldum, doğruyu aradım yanlışı buldum, dostumu aradım düşmanımı buldum, aramayı bıraktığımda ise doğruların ve yanlışların ötesinde renklerin zıtlığında resmin bütününü gördüm.
Ne doğru vardı, ne yanlış, ne kötü vardı, ne iyi, herşey olması gerektiği gibi.
Herşey olduğu gibi!
Virginia Woolf
Ne doğru vardı, ne yanlış, ne kötü vardı, ne iyi, herşey olması gerektiği gibi.
Herşey olduğu gibi!
Virginia Woolf
6 yaşında üvey abisinin tecavüzüne uğramıştır. bir diğer üvey abisinin ise uzun süre cinsel tacizlerine maruz kalmıştır.
sevgilimle aramı bozan ama çokta hayran olduğum feminist yazar.
eşi leonard'a yazdığı son mektubu: görsel
"salı
en sevdiğim,
yine delirecekmişim gibi hissediyorum. bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. ve giden zamanı geri çeviremeyeceğim. sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum. bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. bu kadar şeyden sonra iki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. ben artık savaşamayacağım. biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. okuyamıyorum. hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin. şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. her şey beni terkedip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. kimse bizim seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.
v."
"salı
en sevdiğim,
yine delirecekmişim gibi hissediyorum. bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. ve giden zamanı geri çeviremeyeceğim. sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum. bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. bu kadar şeyden sonra iki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. ben artık savaşamayacağım. biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. okuyamıyorum. hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin. şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. her şey beni terkedip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. kimse bizim seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.
v."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar