bugün
- claudian clouds15
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- alttaki yazara motto ver16
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- 16 ağustos 2026 türksat 4a frekans değişikliği4
- bebek katili öcalan11
- amedspor10
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi4
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- üsteki yazara güzel bir şey söyle5
- ortopedi poliklinik önü2
- ülkü ocaklarına gidip apoya küfür etmek3
- içimizdeki canavar2
- murat soner2
- bir kadın için ağlayan erkek3
- çerçeve yasa28
- menzil tarikatı'na operasyon2
- porno entelektüelliği8
- uludağ sözlüğün havasının temiz olması3
- osuruktan şiirler22
- mansur yavaş3
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar3
- yaprak dökümü ali rıza bey in felç geçirmesi2
- hayatın kuralları14
- 5 yıldızlı otele gidip kokoreç ısmarlamak2
- zorunlu eğitim zulmü3
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor3
- batının ahlaksızlığı2
- sagopa kajmer aforizmaları2
- 20122
- bu havada gidilmez3
- avrupa yakası aslı5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri2
- iyi parti2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti3
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak3
- velvet27
- kendini değersizleştiren insan5
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- sarı torba8
- çalışmadan para kazanmak6
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- günün sözü2
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
can sıkıntısına açıp tekrar izlenen, az evvel bitirilen eğlenceli film. son yılların türk yapımı,mantıklı kara mizahlarından. yazgı filminde ki necati, yeraltında muharrem, vaviende celal. bu adam rollerin hakkını veriyor.
her evin koridorunda mutlaka bulunması gereken, iki farklı yerden elektrik devresini açıp kapamaya yarayan tertibat. gece tuvalete kalkınca korkudan alta sıçmamak için birebir.
evet bilindiği üzere engin günaydın'ın başrolde oynadığı film fakat aynı zaman da iki anahtarlı elektrik devresidir, tabi bunlardan kalmadı artık çünkü foteselli lambalar vavienlerin yerini almış bulunuyor.
filminden bahsediyorsak güzel filmdi ben şahsen engin günaydın çok beğenmiştim .
güzel bir filmdi,oyunculuklar harikaydı gerçekten son dönemde izlediğim en iyi filmlerden biri.
Kaç kere izledim bilmem bu filmi öyle güzel öyle içten bir film .
Engin günaydın reis hep böyle filmler yapman dileğiyle adamsın .
Engin günaydın reis hep böyle filmler yapman dileğiyle adamsın .
hak ettiği ilgiyi yeteri kadar görmemiş 2009 yapımı güzel türk filmlerinden biridir.
Film değil miydi lan o?
ismail abi de vardı hem.
ismail abi de vardı hem.
Bence cok guzel film sıkıldıkca izliyorum.
Durağan ama iyi bir film. Böyle cins filmler her daim ilgimi çeker.
sanırım her yıl bi kez izliyorum bu filmi. garip bir şekilde ilk defa izliyormuş gibi oluyorum.
Senaryosunu Engin Günaydın'ın yazdığı yönetmenliğini taylan biraderlerin üstlendiği harika bir film.
son dönem çekilmiş başarılı bir türk filmi.
abisiyle birlikte elektrik işleri yapan celal, karısı ve ergenlik dönemindeki oğluyla mutsuz bir aile tablosu çizmektedir. sıradan yaşamından bıkmış, kendisine bir çıkış yolu arayan ve daha fazlasını hakketiğini düşünen bir adamdır.
Celal karakterinin aynaya bakarken aniden değişen duygu durumu ile söylediği -pikniğe gidelim mi? cümlesi filmin kırılma noktalarından biridir kanımca. Filmin birkaç yerinde karşımıza çıkan; örneğin; yine aynanın buğusunda aniden Sevilay’ı görmesi, ya da öldü sanılan Sevilay’ın kapıda belirmesi gibi - gerilimli sahneler, korkuyu seven yönetmenlerin küçük oyunları gibi. Renkler, çekim açıları ya da kapalı hava bize; filmin yönetmeni Taylan biraderlere de göz kırpıyor.
Celal’in sabah kahvaltı sahnesinde – bıktım hepinizden! diyerek dillendirdiği içsel süreçleri, aslında tüm mutluluğunun önünde engel olarak karısını gördüğünü ve onu yok etme fantezisinin reele geçişini çok iyi vurguluyor. Bunun için prova yapması, yani kablolarla sardığı çuvalı uçuruma yollaması ise; vavieni bile bilmediğinin yüzüne vurulması ile yaşadığı narsistik incinme sonucu; tüm öfkesini yeniden – en yakınındaki en zayıf halkaya yani Sevilay’a yönlendiriyor.
Celal uzun zamandır planladığı gibi hem Sevilay’dan, hem de onun sarı hırkasından kurtuluyor- ya da kurtulduğunu sanıyor. Burada sarının aseksüel bir renk olduğunu düşünürsek; Sevilay’ı ve onunla ilgili her şeyi simgelediğini düşündüğüm sarı hırkayı ; uçurumun kenarından Sevilay’ın ölüsü olarak yeniden Celalin kollarına bırakıyor film…
engin günaydın ın çekirdek yediği sahne bana, zeki demirkubuz un yazgı filmindeki serdar orçin i hatırlatıyor.
kayıtsız, umarsız ve donuk celal karakteri aslında engin günaydın ın memleketi tokat erbaad ta abisinin elektrik dükkanında çekilmesi, bolca gördüğümüz çarşıda büyümüş olması aslında celal ile engin günaydın ın bir biyografik-psikolojik çözülmesini ortaya koymuş. taylan birader lerde harika bir gerilimle filmi bize yansıtmışlardır.
abisiyle birlikte elektrik işleri yapan celal, karısı ve ergenlik dönemindeki oğluyla mutsuz bir aile tablosu çizmektedir. sıradan yaşamından bıkmış, kendisine bir çıkış yolu arayan ve daha fazlasını hakketiğini düşünen bir adamdır.
Celal karakterinin aynaya bakarken aniden değişen duygu durumu ile söylediği -pikniğe gidelim mi? cümlesi filmin kırılma noktalarından biridir kanımca. Filmin birkaç yerinde karşımıza çıkan; örneğin; yine aynanın buğusunda aniden Sevilay’ı görmesi, ya da öldü sanılan Sevilay’ın kapıda belirmesi gibi - gerilimli sahneler, korkuyu seven yönetmenlerin küçük oyunları gibi. Renkler, çekim açıları ya da kapalı hava bize; filmin yönetmeni Taylan biraderlere de göz kırpıyor.
Celal’in sabah kahvaltı sahnesinde – bıktım hepinizden! diyerek dillendirdiği içsel süreçleri, aslında tüm mutluluğunun önünde engel olarak karısını gördüğünü ve onu yok etme fantezisinin reele geçişini çok iyi vurguluyor. Bunun için prova yapması, yani kablolarla sardığı çuvalı uçuruma yollaması ise; vavieni bile bilmediğinin yüzüne vurulması ile yaşadığı narsistik incinme sonucu; tüm öfkesini yeniden – en yakınındaki en zayıf halkaya yani Sevilay’a yönlendiriyor.
Celal uzun zamandır planladığı gibi hem Sevilay’dan, hem de onun sarı hırkasından kurtuluyor- ya da kurtulduğunu sanıyor. Burada sarının aseksüel bir renk olduğunu düşünürsek; Sevilay’ı ve onunla ilgili her şeyi simgelediğini düşündüğüm sarı hırkayı ; uçurumun kenarından Sevilay’ın ölüsü olarak yeniden Celalin kollarına bırakıyor film…
engin günaydın ın çekirdek yediği sahne bana, zeki demirkubuz un yazgı filmindeki serdar orçin i hatırlatıyor.
kayıtsız, umarsız ve donuk celal karakteri aslında engin günaydın ın memleketi tokat erbaad ta abisinin elektrik dükkanında çekilmesi, bolca gördüğümüz çarşıda büyümüş olması aslında celal ile engin günaydın ın bir biyografik-psikolojik çözülmesini ortaya koymuş. taylan birader lerde harika bir gerilimle filmi bize yansıtmışlardır.
lambaya iki yerden komuta etme özgürlüğü. (bkz: anahtar)
Bilinenin aksine Mutlu sonla bitmeyen film. Celal para için başladığı planına, tutuklanma korkusu ile parayı sevilayla birlikte yemeyi göze alarak sahte mutluluk oyunu oynadı. Yani celal yine pis herifin tekiydi, hiç değişmemişti.
Engin günaydın ve binnur kaya muazzam oynamış, film zaten türk sinemasının yüz aklarından biri. Hala izlemeyen varsa hiç beklemesin.
Engin günaydın ve binnur kaya muazzam oynamış, film zaten türk sinemasının yüz aklarından biri. Hala izlemeyen varsa hiç beklemesin.
türk sinemasının ender kaliteli yapımlarından. herkesin bilmediği güzel bir film.
türkiye'deki tüm güzel şeyler gibi bu da hakettiği değeri görmemiştir.
türkiye'deki tüm güzel şeyler gibi bu da hakettiği değeri görmemiştir.
“içine atıyon, hiç iyi birşey değil atma. Dünyadaki bütün büyük hastalıkların ana sebebi bu, içine atmak. Atma konuşmak mı istiyon konuş, ağlamak mı istiyon, ne yapmak istiyorsan onu yap ama içine atma.”
görsel
görsel
Sıkmayan, akıp giden, eğlenceli, oyunculuklarıyla da göz dolduran harika filmdi. Binnur kaya'nın hissettiklerini hissetmiş kadar oldum. Bu nedenle evlenmeme kararı aldım. Teşekkürler.
--spoiler--
Celal denen herife film boyunca bol bol sövdüm. Beni evlilikten soğutup erkeklerden tiksindirdi. Gül gibi karınının canına ne kastın vardı şerefsiz herif ya.
Tek istediği ilgiydi, alakaydı. Sevgiye muhtaçtı sadece. Bak bi öpücükle nasıl yüzünde güller açtı tüm gün kadının. iki kelam etmek, hoş söz söylemek çok mu zordu evlilik süresince? Ay yine sinirlendim.
Şu vekil kadının da homini gırtlak tıkınması sinirimi bozdu. Şu vavieni bağlamasaydılar da kadın yediklerini yakmak için inip çıksaydı merdivenlerden. *
--spoiler--
--spoiler--
Celal denen herife film boyunca bol bol sövdüm. Beni evlilikten soğutup erkeklerden tiksindirdi. Gül gibi karınının canına ne kastın vardı şerefsiz herif ya.
Tek istediği ilgiydi, alakaydı. Sevgiye muhtaçtı sadece. Bak bi öpücükle nasıl yüzünde güller açtı tüm gün kadının. iki kelam etmek, hoş söz söylemek çok mu zordu evlilik süresince? Ay yine sinirlendim.
Şu vekil kadının da homini gırtlak tıkınması sinirimi bozdu. Şu vavieni bağlamasaydılar da kadın yediklerini yakmak için inip çıksaydı merdivenlerden. *
--spoiler--
Ellerini yıkadın mı sen? sorusunu her koşulda soran bir baba ve andavallı bir çocuğu içerisinde barındıran film. güzel bir filmdi izlemeyenlere tavsiye ederim.
Engin Günaydın , Binnur Kaya nin basrollerinde oynadığı muhteşem bir Türk filmi. Ayrıca favori aktörüm Settar Tanrıöver'in şov yaptığı filmdir kendisi.
“Dünyada iki türlü insan vardır: İyiler ve kötüler. Kötü senin elini sıktığında kafasında kırk türlü plan yapar. Onu oraya koyar, bunu buraya koyar; plan, plan, plan. Anladın mı? Ama iyiler öyle değildir. İyiler iyi insanlardır. “
Güzel bulduğum bir film.
Taşra sıkıntıları çok güzel işlenmiş.
Sonu da filmin ismine yakışır şekilde bitmiş.
Taşra sıkıntıları çok güzel işlenmiş.
Sonu da filmin ismine yakışır şekilde bitmiş.
bin yıllık elektrikçi olarak matığını asla anlayamadığım bağlantı.
bağlarım o ayrı ama çalışma mantığını asla anlayamadım. kaç kere oturdum şemasını inceledim yok arkadaş mantık yok ama çalışıyor.
bir de diferansiyeli anlamam.
hangi şeytan fikirlinin aklına geldi bu iki şey bilmiyorum. tebrik etmek lazım.
bağlarım o ayrı ama çalışma mantığını asla anlayamadım. kaç kere oturdum şemasını inceledim yok arkadaş mantık yok ama çalışıyor.
bir de diferansiyeli anlamam.
hangi şeytan fikirlinin aklına geldi bu iki şey bilmiyorum. tebrik etmek lazım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar