bugün
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan22
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi18
- ak partililerin anayasayı değiştirmeye çalışması5
- ceyda düvenci4
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız20
- tai lung37
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması5
- israiloğulları vs ismailoğulları4
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- önder sav2
- arapça küfür edilse amin inşallah diyecek kitle4
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı7
- hangi il hangi renk2
- arkadaşlar hesabı silicem14
- neden sosyalist oldun sorusuna verilecek yanıtlar4
- başıboş itler toplanıyor diye krize giren kadın2
- rafael leao30
- türkiye toplumu ile anlaşamamak4
- sayın başbirader erecto birader2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı9
- deccal7
- jack london4
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- velvet25
- çomarlar için sosyal medya platformu2
- leao'nun süper lig'in içinden geçecek olması3
- izleyip ağlamalık aşk filmi2
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- kapadokya27
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- yılmaz güney7
- habire126
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı3
- şeriat gelsin de isterse türkiye batsın2
- sarapci koala71
- anın görüntüsü18
- türkiye22
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi24
- türkiye'nin nato'dan çıkıp abd'ye barış götürmesi5
- ölürken dinlenecek müzik5
- aleksey batrakov6
- gs kadro değerinin 400 milyon euroya dayanması3
- günün sözü23
- antipanik9
- yapay zeka ile yazılımcı olmak3
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar5
- mauro icardi2
- açık eksi oy4
- dünyaya sürekli meteor yağsaydı2
bu gece tekrar izlemeye karar verdiğim film.
Engin günaydının oyunculuğuna hayran oldum hele o boyalı saçıyla uyumlu bir rolde olması bi de pek az gorunmesine rağmen ercan kesal da bayağı bayağı yakışmış ekrana gördüğümden beri onu düşündüm keşke gençlik yıllarında ekranlarda daha çok görseydik.
bin yıllık elektrikçi olarak matığını asla anlayamadığım bağlantı.
bağlarım o ayrı ama çalışma mantığını asla anlayamadım. kaç kere oturdum şemasını inceledim yok arkadaş mantık yok ama çalışıyor.
bir de diferansiyeli anlamam.
hangi şeytan fikirlinin aklına geldi bu iki şey bilmiyorum. tebrik etmek lazım.
bağlarım o ayrı ama çalışma mantığını asla anlayamadım. kaç kere oturdum şemasını inceledim yok arkadaş mantık yok ama çalışıyor.
bir de diferansiyeli anlamam.
hangi şeytan fikirlinin aklına geldi bu iki şey bilmiyorum. tebrik etmek lazım.
Güzel bulduğum bir film.
Taşra sıkıntıları çok güzel işlenmiş.
Sonu da filmin ismine yakışır şekilde bitmiş.
Taşra sıkıntıları çok güzel işlenmiş.
Sonu da filmin ismine yakışır şekilde bitmiş.
“Dünyada iki türlü insan vardır: İyiler ve kötüler. Kötü senin elini sıktığında kafasında kırk türlü plan yapar. Onu oraya koyar, bunu buraya koyar; plan, plan, plan. Anladın mı? Ama iyiler öyle değildir. İyiler iyi insanlardır. “
Engin Günaydın , Binnur Kaya nin basrollerinde oynadığı muhteşem bir Türk filmi. Ayrıca favori aktörüm Settar Tanrıöver'in şov yaptığı filmdir kendisi.
Ellerini yıkadın mı sen? sorusunu her koşulda soran bir baba ve andavallı bir çocuğu içerisinde barındıran film. güzel bir filmdi izlemeyenlere tavsiye ederim.
Sıkmayan, akıp giden, eğlenceli, oyunculuklarıyla da göz dolduran harika filmdi. Binnur kaya'nın hissettiklerini hissetmiş kadar oldum. Bu nedenle evlenmeme kararı aldım. Teşekkürler.
--spoiler--
Celal denen herife film boyunca bol bol sövdüm. Beni evlilikten soğutup erkeklerden tiksindirdi. Gül gibi karınının canına ne kastın vardı şerefsiz herif ya.
Tek istediği ilgiydi, alakaydı. Sevgiye muhtaçtı sadece. Bak bi öpücükle nasıl yüzünde güller açtı tüm gün kadının. iki kelam etmek, hoş söz söylemek çok mu zordu evlilik süresince? Ay yine sinirlendim.
Şu vekil kadının da homini gırtlak tıkınması sinirimi bozdu. Şu vavieni bağlamasaydılar da kadın yediklerini yakmak için inip çıksaydı merdivenlerden. *
--spoiler--
--spoiler--
Celal denen herife film boyunca bol bol sövdüm. Beni evlilikten soğutup erkeklerden tiksindirdi. Gül gibi karınının canına ne kastın vardı şerefsiz herif ya.
Tek istediği ilgiydi, alakaydı. Sevgiye muhtaçtı sadece. Bak bi öpücükle nasıl yüzünde güller açtı tüm gün kadının. iki kelam etmek, hoş söz söylemek çok mu zordu evlilik süresince? Ay yine sinirlendim.
Şu vekil kadının da homini gırtlak tıkınması sinirimi bozdu. Şu vavieni bağlamasaydılar da kadın yediklerini yakmak için inip çıksaydı merdivenlerden. *
--spoiler--
“içine atıyon, hiç iyi birşey değil atma. Dünyadaki bütün büyük hastalıkların ana sebebi bu, içine atmak. Atma konuşmak mı istiyon konuş, ağlamak mı istiyon, ne yapmak istiyorsan onu yap ama içine atma.”
görsel
görsel
türk sinemasının ender kaliteli yapımlarından. herkesin bilmediği güzel bir film.
türkiye'deki tüm güzel şeyler gibi bu da hakettiği değeri görmemiştir.
türkiye'deki tüm güzel şeyler gibi bu da hakettiği değeri görmemiştir.
Bilinenin aksine Mutlu sonla bitmeyen film. Celal para için başladığı planına, tutuklanma korkusu ile parayı sevilayla birlikte yemeyi göze alarak sahte mutluluk oyunu oynadı. Yani celal yine pis herifin tekiydi, hiç değişmemişti.
Engin günaydın ve binnur kaya muazzam oynamış, film zaten türk sinemasının yüz aklarından biri. Hala izlemeyen varsa hiç beklemesin.
Engin günaydın ve binnur kaya muazzam oynamış, film zaten türk sinemasının yüz aklarından biri. Hala izlemeyen varsa hiç beklemesin.
lambaya iki yerden komuta etme özgürlüğü. (bkz: anahtar)
son dönem çekilmiş başarılı bir türk filmi.
abisiyle birlikte elektrik işleri yapan celal, karısı ve ergenlik dönemindeki oğluyla mutsuz bir aile tablosu çizmektedir. sıradan yaşamından bıkmış, kendisine bir çıkış yolu arayan ve daha fazlasını hakketiğini düşünen bir adamdır.
Celal karakterinin aynaya bakarken aniden değişen duygu durumu ile söylediği -pikniğe gidelim mi? cümlesi filmin kırılma noktalarından biridir kanımca. Filmin birkaç yerinde karşımıza çıkan; örneğin; yine aynanın buğusunda aniden Sevilay’ı görmesi, ya da öldü sanılan Sevilay’ın kapıda belirmesi gibi - gerilimli sahneler, korkuyu seven yönetmenlerin küçük oyunları gibi. Renkler, çekim açıları ya da kapalı hava bize; filmin yönetmeni Taylan biraderlere de göz kırpıyor.
Celal’in sabah kahvaltı sahnesinde – bıktım hepinizden! diyerek dillendirdiği içsel süreçleri, aslında tüm mutluluğunun önünde engel olarak karısını gördüğünü ve onu yok etme fantezisinin reele geçişini çok iyi vurguluyor. Bunun için prova yapması, yani kablolarla sardığı çuvalı uçuruma yollaması ise; vavieni bile bilmediğinin yüzüne vurulması ile yaşadığı narsistik incinme sonucu; tüm öfkesini yeniden – en yakınındaki en zayıf halkaya yani Sevilay’a yönlendiriyor.
Celal uzun zamandır planladığı gibi hem Sevilay’dan, hem de onun sarı hırkasından kurtuluyor- ya da kurtulduğunu sanıyor. Burada sarının aseksüel bir renk olduğunu düşünürsek; Sevilay’ı ve onunla ilgili her şeyi simgelediğini düşündüğüm sarı hırkayı ; uçurumun kenarından Sevilay’ın ölüsü olarak yeniden Celalin kollarına bırakıyor film…
engin günaydın ın çekirdek yediği sahne bana, zeki demirkubuz un yazgı filmindeki serdar orçin i hatırlatıyor.
kayıtsız, umarsız ve donuk celal karakteri aslında engin günaydın ın memleketi tokat erbaad ta abisinin elektrik dükkanında çekilmesi, bolca gördüğümüz çarşıda büyümüş olması aslında celal ile engin günaydın ın bir biyografik-psikolojik çözülmesini ortaya koymuş. taylan birader lerde harika bir gerilimle filmi bize yansıtmışlardır.
abisiyle birlikte elektrik işleri yapan celal, karısı ve ergenlik dönemindeki oğluyla mutsuz bir aile tablosu çizmektedir. sıradan yaşamından bıkmış, kendisine bir çıkış yolu arayan ve daha fazlasını hakketiğini düşünen bir adamdır.
Celal karakterinin aynaya bakarken aniden değişen duygu durumu ile söylediği -pikniğe gidelim mi? cümlesi filmin kırılma noktalarından biridir kanımca. Filmin birkaç yerinde karşımıza çıkan; örneğin; yine aynanın buğusunda aniden Sevilay’ı görmesi, ya da öldü sanılan Sevilay’ın kapıda belirmesi gibi - gerilimli sahneler, korkuyu seven yönetmenlerin küçük oyunları gibi. Renkler, çekim açıları ya da kapalı hava bize; filmin yönetmeni Taylan biraderlere de göz kırpıyor.
Celal’in sabah kahvaltı sahnesinde – bıktım hepinizden! diyerek dillendirdiği içsel süreçleri, aslında tüm mutluluğunun önünde engel olarak karısını gördüğünü ve onu yok etme fantezisinin reele geçişini çok iyi vurguluyor. Bunun için prova yapması, yani kablolarla sardığı çuvalı uçuruma yollaması ise; vavieni bile bilmediğinin yüzüne vurulması ile yaşadığı narsistik incinme sonucu; tüm öfkesini yeniden – en yakınındaki en zayıf halkaya yani Sevilay’a yönlendiriyor.
Celal uzun zamandır planladığı gibi hem Sevilay’dan, hem de onun sarı hırkasından kurtuluyor- ya da kurtulduğunu sanıyor. Burada sarının aseksüel bir renk olduğunu düşünürsek; Sevilay’ı ve onunla ilgili her şeyi simgelediğini düşündüğüm sarı hırkayı ; uçurumun kenarından Sevilay’ın ölüsü olarak yeniden Celalin kollarına bırakıyor film…
engin günaydın ın çekirdek yediği sahne bana, zeki demirkubuz un yazgı filmindeki serdar orçin i hatırlatıyor.
kayıtsız, umarsız ve donuk celal karakteri aslında engin günaydın ın memleketi tokat erbaad ta abisinin elektrik dükkanında çekilmesi, bolca gördüğümüz çarşıda büyümüş olması aslında celal ile engin günaydın ın bir biyografik-psikolojik çözülmesini ortaya koymuş. taylan birader lerde harika bir gerilimle filmi bize yansıtmışlardır.
Senaryosunu Engin Günaydın'ın yazdığı yönetmenliğini taylan biraderlerin üstlendiği harika bir film.
sanırım her yıl bi kez izliyorum bu filmi. garip bir şekilde ilk defa izliyormuş gibi oluyorum.
Durağan ama iyi bir film. Böyle cins filmler her daim ilgimi çeker.
Bence cok guzel film sıkıldıkca izliyorum.
Film değil miydi lan o?
ismail abi de vardı hem.
ismail abi de vardı hem.
hak ettiği ilgiyi yeteri kadar görmemiş 2009 yapımı güzel türk filmlerinden biridir.
Kaç kere izledim bilmem bu filmi öyle güzel öyle içten bir film .
Engin günaydın reis hep böyle filmler yapman dileğiyle adamsın .
Engin günaydın reis hep böyle filmler yapman dileğiyle adamsın .
güzel bir filmdi,oyunculuklar harikaydı gerçekten son dönemde izlediğim en iyi filmlerden biri.
filminden bahsediyorsak güzel filmdi ben şahsen engin günaydın çok beğenmiştim .
evet bilindiği üzere engin günaydın'ın başrolde oynadığı film fakat aynı zaman da iki anahtarlı elektrik devresidir, tabi bunlardan kalmadı artık çünkü foteselli lambalar vavienlerin yerini almış bulunuyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar