bugün
- en iyi antidepresan7
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- deli olduğunun farkına varmak6
- kötü biri olduğunu bilmek4
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- acıkmamak için öneriler5
- gecenin şarkısı5
- true denilen yazar10
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- arkadaşlar nasılsınız6
- hayatın acımasız olduğunun anlaşıldığı anlar2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- diyanetin abd'deki villaları8
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- iç sesin sürekli konuşması3
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- abd iran anlaşması imzaya hazır2
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- ışınlanma2
- gammazlar çetesi18
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- adalet duygusu2
- bosna hersek2
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- sürekli aynı şeyleri yapmanın can sıkması2
- cilgincapkin221
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- şato sahibi olunsa yapılacak ilk şey2
- cibali sahil3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- otobüs muavini3
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- iyi geceler arkadaşlar2
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- parası olduğu halde işe giden insan2
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- ölümü merak edip ölmek2
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- giden gider2
- en iyi türkçe klip3
- sarı yeleli aslan trump8
- can sıkıntısından kendine sarmak2
polonya'nın başkenti.
Kominizimin buram buram koktuğu, her binasının ruslardan kaldığı, yahudiler tarafından bölge bölge satın alınan, bir çok parkı ve yeşili olan, old townda bir sürü kilise görebileceğiniz ve tek bir hatta metrosu olan gelişmemiş Avrupa birliği ülkesinin başkenti.
insanın bunlar AB'ye üyeyse Türkiye 3 kere üye olmalı fikrini akla getiren, yeşiller içindeki kasaba.
insanın bunlar AB'ye üyeyse Türkiye 3 kere üye olmalı fikrini akla getiren, yeşiller içindeki kasaba.
bir yere gitmek istediğinizde sakin ola park halindeki taksilere binmeye yeltenmeyin. 2 katı fiyat istiyorlar. dunyanin her yerinde taksiciler aynılarmış dedirtiyorlar.
ikinci dünya savaşında almanların bombalaya bombalaya taş üstünde taş bırakmadığı, tahribatın %90 civarında olduğu bir şehir.
savaştan sonra, savaş esnasında nazilerden kaçırıp sakladıkları tarihi değerli eserlerini, bir tane bile çalmadan-çaldırmadan (burada savaş görmediği halde yağmalanan dolmabahçe sarayını hatırlayalım. bir dakika süreyle analım) eski şehir deki saraylarını ve bir çok tarihi yapıyı birebir yeniden inşa etme başarısını göstermiş bir şehirdir.
her yerinde geniş, içinde büyük süs ve yüzme havuzlarının bulunduğu, küçük çapta orman sayılacak ağaçlarla kaplı harika park ve gezinti yerleri mevcuttur. (varşova belediye başkanlarının kafaları çalışmadığından bu parkları parselleyip ranta çevirme, villalarla bezeli "residence"lar yapma ve köşeyi dönme başarısını gösterememktedirler).
şehirdeki her bir ağacın kayıtlı ve özel bahçedikiler dahil hepsinin zimmetli olduğu bir yöntemleri vardır. kendi bahçenizde kendi diktiğiniz ağacı dahi izin almadan ve mücbir sebep olmadan kesmeniz mümkün değildir.
işte böyle acayip bir şehirdir.
savaştan sonra, savaş esnasında nazilerden kaçırıp sakladıkları tarihi değerli eserlerini, bir tane bile çalmadan-çaldırmadan (burada savaş görmediği halde yağmalanan dolmabahçe sarayını hatırlayalım. bir dakika süreyle analım) eski şehir deki saraylarını ve bir çok tarihi yapıyı birebir yeniden inşa etme başarısını göstermiş bir şehirdir.
her yerinde geniş, içinde büyük süs ve yüzme havuzlarının bulunduğu, küçük çapta orman sayılacak ağaçlarla kaplı harika park ve gezinti yerleri mevcuttur. (varşova belediye başkanlarının kafaları çalışmadığından bu parkları parselleyip ranta çevirme, villalarla bezeli "residence"lar yapma ve köşeyi dönme başarısını gösterememktedirler).
şehirdeki her bir ağacın kayıtlı ve özel bahçedikiler dahil hepsinin zimmetli olduğu bir yöntemleri vardır. kendi bahçenizde kendi diktiğiniz ağacı dahi izin almadan ve mücbir sebep olmadan kesmeniz mümkün değildir.
işte böyle acayip bir şehirdir.
bir zamanlar avrupa'nın en büyük alışveriş merkezini içinde barındıran şehir.
lehcesi warschau seklindedir, polonya'nin baskenti guzel memleket. almanya, cek cumhuriyeti, slovakya vs vs, hepsi birbirine benzer zaten.
hala 2. dünya savaşındaki katliyamın izlerini silememiş gündüzleri caddelerde pek kimsenin olmadığı gecelerde de insanların deli gibi içip eğlendiği renkli soğuk hüzünlü şehir.
tarih boyunca ezilmiş üzerinden geçmeyen kalmamış ülkenin başkenti. Bir tek Osmanlı tanımış asırlarca bizde o günlerin canlı anısıyla seviliyoruz Polonya'da. iyi insanlar, bizim kültürümüze yakınlar fakat yüzlerinde ki asık ifade sanırım bir 7 kuşak daha devam edecek. Tarihten hoşlanıyorsanız kesinlikle tatiller için ideal bir şehir. Hem ucuz hem şık. Bekleriz anacım
yasadigim yer..
evim, sehrim, karanligim, goz alici yesilim, buram buram tarih ve huzun kokan sehir...kibar ve urkek insanlarin sehri..
haziran'da bile cizme,pardesu ve atki uclusunu giydirir..bazen sakinliginden bunalirsiniz, vataninizin karmasasini ozlersiniz..sanati her daim yasatir, adim basi konser sergi acilis vardir, simgesinden anlasildigi uzere (kalkanli denizkizi 'syrena') kadin cok onemli ve degerlidir.calisma hayatinin %80'i kadinlara aittir..sarhosu coktur.ama zararsizdirlar, gelir sigara ister ve giderler..en unlu vodkasi zubrowka dir, mumkunse sek ya da elma suyu ile icilmeli..finlandiya vodkasi veya her hangi bir vodkayla karistirdiginiz anda feleginizi sasirabilirsiniz, aman dikkat...en baba biralari lech ve tyskie'dir...efes'le hemen hemen aynidir tadlari...
dogasi muhtesemdir..sehrin gobeginde blue city'nin hemen arkasinda cok guzel bir kayak pisti var..fakat kayak kiralanmiyor kendi boardunuzu veya kayaginizi alip gitmeniz gerekiyor..hemen yanindaki parkta da diz boyu karlar icinde cocugunuzla bol bol debelenebilirsiniz...
yesili buyuleyici bu sehrin...basinizi ne yone cevirseniz yuzyillik agaclara rastlarsiniz..kimse dokunmamis...kimseyi rahatsiz etmiyorlar cunku, buradan yol gececek kardesim diyerek kitir kitir kiymiyorlar burada o guzelliklere....o muazzam agaclarin heybeti ve ihtisami yetiyor gercekten yasadiginizi hissetmeye...bir de bisikletinizle gidiyorsaniz iki yani uzun, upuzun agaclarla dolu bir yolda, daha cok baglaniyorsunuz bu sehre..
varsova sehir merkezi cam gokdelenlerle doludur bu arada...bir tek 'palace culture' siritir aradan eski eski..polonyalilar pek sevmeseler de ben severim bu yapiyi, ozellikle girisindeki heykeller muhtesemdir, gozlerinizi alamazsiniz...ah unutmadan palace culture'un hemen yanindaki tren garina mecbur kalmadikca girmemenizi tavsiye ederim...kesmekes bir labirentten farksiz..tramvay cok daha kullanisli ve guvenli...
bir de bu sehirde yuzme havuzlari gece 10'a kadar acik, hemen hemen butun kapali yuzme havuzlarinda devasa kaydiraklar bulunuyor..acayip eglenceli, polonyalilar her haftasonu ailece havuzlara kosarlar, bu sebeple coluk cocuk tombalak populasyonu biraz fazla oluyor haftasonlari...
alkollu araba kullanmanin cezasi 5000 zlotchy'den basliyor (yaklasik 3000 ytl)...bu yuzden trafikte bi tane alkollu insan goremezsiniz...yeri gelmisken trafigi de acayip sorunsuz, belirtmeden gecmeyeyim...herkes birbirine saygiyla yol verir, seritler cok ama cok onemlidir, neredeyse butun trafik bizim turkiye'de pek sallamadigimiz seritler uzerinden yurur...onu bunu birakin en onemlisi korna sesini unutur insan varsova'da...polonya'nin istanbul'u gibidir (aldigi yerli goc bazinda) ama trafikte bir tane korna sesi duyamazsiniz....hindistan ve pakistan deneyimimden sonra (ki bu ulkelerde trafik; isiktan, lambadan, polisten ziyade, kornayla yurur) ilac gibi geliyor bu kornasiz trafik durumu...
sonra 'sernik' adinda bir tatlisi var ki (cheesecake aslinda), dunya uzerinde boyle tatli yemedim ben muhtesem bir lezzet..twarog peynirinden yapiliyor ki bu peynir turkiye'deki lor peynirle hemen hemen ayni lezzete sahip..yapilisi cok zahmetli fakat goruntusu ve tadi itibariyle cok sade ve abartisiz bir tatli..anlatilmaz ki,ozellikle old town'a gelip buyuk meydandaki en eski restauranta oturup ve orada yemeniz gerekir...yaninda da bi' kadeh porto sarabiyla enfes gider..
sehrin her yerinde 1940'li yillarin yikici izlerini gorebilirsiniz, hatta old town'da varsova'nin ilk kilisesi bulunuyor; kilisenin bahcesinde kocaman bir çan vardir, ikinci dunya savasi'nda tam 12 parcaya bolunmus ve savas sonrasinda varsovalilar çanin butun parcalarini bulup birbirine yapistirarak eski haline getirmisler..o çan hala kilisenin bahcesindedir ve dikkatle bakarsaniz kirilmis parcalardan ibaret oldugunu gorebilirsiniz...tipki varsovalilarin sehirlerini daha dogrusu yerle bir edilen sehirlerini, sabirla eski fotograflarina bakarak tipatip ayni sekilde yeniden insa etmeleri gibi, fakat tarihi konulara girmeyecegim,
sehrin simgesi ve ana hatlariyla tarihi icin buyrun:
http://www.e-warsaw.pl/miasto/herb-1.htm
evim, sehrim, karanligim, goz alici yesilim, buram buram tarih ve huzun kokan sehir...kibar ve urkek insanlarin sehri..
haziran'da bile cizme,pardesu ve atki uclusunu giydirir..bazen sakinliginden bunalirsiniz, vataninizin karmasasini ozlersiniz..sanati her daim yasatir, adim basi konser sergi acilis vardir, simgesinden anlasildigi uzere (kalkanli denizkizi 'syrena') kadin cok onemli ve degerlidir.calisma hayatinin %80'i kadinlara aittir..sarhosu coktur.ama zararsizdirlar, gelir sigara ister ve giderler..en unlu vodkasi zubrowka dir, mumkunse sek ya da elma suyu ile icilmeli..finlandiya vodkasi veya her hangi bir vodkayla karistirdiginiz anda feleginizi sasirabilirsiniz, aman dikkat...en baba biralari lech ve tyskie'dir...efes'le hemen hemen aynidir tadlari...
dogasi muhtesemdir..sehrin gobeginde blue city'nin hemen arkasinda cok guzel bir kayak pisti var..fakat kayak kiralanmiyor kendi boardunuzu veya kayaginizi alip gitmeniz gerekiyor..hemen yanindaki parkta da diz boyu karlar icinde cocugunuzla bol bol debelenebilirsiniz...
yesili buyuleyici bu sehrin...basinizi ne yone cevirseniz yuzyillik agaclara rastlarsiniz..kimse dokunmamis...kimseyi rahatsiz etmiyorlar cunku, buradan yol gececek kardesim diyerek kitir kitir kiymiyorlar burada o guzelliklere....o muazzam agaclarin heybeti ve ihtisami yetiyor gercekten yasadiginizi hissetmeye...bir de bisikletinizle gidiyorsaniz iki yani uzun, upuzun agaclarla dolu bir yolda, daha cok baglaniyorsunuz bu sehre..
varsova sehir merkezi cam gokdelenlerle doludur bu arada...bir tek 'palace culture' siritir aradan eski eski..polonyalilar pek sevmeseler de ben severim bu yapiyi, ozellikle girisindeki heykeller muhtesemdir, gozlerinizi alamazsiniz...ah unutmadan palace culture'un hemen yanindaki tren garina mecbur kalmadikca girmemenizi tavsiye ederim...kesmekes bir labirentten farksiz..tramvay cok daha kullanisli ve guvenli...
bir de bu sehirde yuzme havuzlari gece 10'a kadar acik, hemen hemen butun kapali yuzme havuzlarinda devasa kaydiraklar bulunuyor..acayip eglenceli, polonyalilar her haftasonu ailece havuzlara kosarlar, bu sebeple coluk cocuk tombalak populasyonu biraz fazla oluyor haftasonlari...
alkollu araba kullanmanin cezasi 5000 zlotchy'den basliyor (yaklasik 3000 ytl)...bu yuzden trafikte bi tane alkollu insan goremezsiniz...yeri gelmisken trafigi de acayip sorunsuz, belirtmeden gecmeyeyim...herkes birbirine saygiyla yol verir, seritler cok ama cok onemlidir, neredeyse butun trafik bizim turkiye'de pek sallamadigimiz seritler uzerinden yurur...onu bunu birakin en onemlisi korna sesini unutur insan varsova'da...polonya'nin istanbul'u gibidir (aldigi yerli goc bazinda) ama trafikte bir tane korna sesi duyamazsiniz....hindistan ve pakistan deneyimimden sonra (ki bu ulkelerde trafik; isiktan, lambadan, polisten ziyade, kornayla yurur) ilac gibi geliyor bu kornasiz trafik durumu...
sonra 'sernik' adinda bir tatlisi var ki (cheesecake aslinda), dunya uzerinde boyle tatli yemedim ben muhtesem bir lezzet..twarog peynirinden yapiliyor ki bu peynir turkiye'deki lor peynirle hemen hemen ayni lezzete sahip..yapilisi cok zahmetli fakat goruntusu ve tadi itibariyle cok sade ve abartisiz bir tatli..anlatilmaz ki,ozellikle old town'a gelip buyuk meydandaki en eski restauranta oturup ve orada yemeniz gerekir...yaninda da bi' kadeh porto sarabiyla enfes gider..
sehrin her yerinde 1940'li yillarin yikici izlerini gorebilirsiniz, hatta old town'da varsova'nin ilk kilisesi bulunuyor; kilisenin bahcesinde kocaman bir çan vardir, ikinci dunya savasi'nda tam 12 parcaya bolunmus ve savas sonrasinda varsovalilar çanin butun parcalarini bulup birbirine yapistirarak eski haline getirmisler..o çan hala kilisenin bahcesindedir ve dikkatle bakarsaniz kirilmis parcalardan ibaret oldugunu gorebilirsiniz...tipki varsovalilarin sehirlerini daha dogrusu yerle bir edilen sehirlerini, sabirla eski fotograflarina bakarak tipatip ayni sekilde yeniden insa etmeleri gibi, fakat tarihi konulara girmeyecegim,
sehrin simgesi ve ana hatlariyla tarihi icin buyrun:
http://www.e-warsaw.pl/miasto/herb-1.htm
hava sıcaklığı -3 olduğunda insanlarının bunu sıcak ettiği bir şehirdir.
polonya'nın en güzel şehri olmasa bile, yazın özellikle parklarıyla çok güzeldir. insanları diğer avrupalı şehirleri gibi türklere önyargılı değildir. (bkz: foreign friendly)
(bkz: türkün ateşle imtihanı)
polonyanın başkenti.
gece hayatı çok vahşi olan şehir. gece hayatı o kadar güzeldir ki gecenin bir yarısı -25 derece de diskoya girmek için sırada beklemek bile insana koymaz çünkü bilirsiniz ki biraz sonra gerçekten eğlenmeye başlayacaksınızdır.
kimi insanlar vardır, gösteriş düşkünü... yokluk içindedir ancak kendini olabildiğince zengin göstermeye çalışır. varşova tam da böyle bir şehir işte. içindeki insan beş para etmez, ama mimariye bakınca hayran kalırsın.
bir polonya mali otomobil markasi idi warszava.
Sınırları dahilinde Lazienki Park gibi muhtesem bir yeri bulunduran sehir. Yardimsever insanlarin sehri. Ha bir de Lazienki diye yazip, Vazienki diye okuyan insanların sehri.
bu sene uefa finaline evsahipliği yapacak şehirdir. 56,826 kişi lik ulasal stadda yapılacaktır.
Kızları güzel olan şehir.
şehir merkezi gayet canlı ve ulaşım kolay. genç nüfus ingilizce biliyor anlaşmakta hiç sıkıntı çekmeden rahatça derdinizi anlatabiliyorsunuz. turistlik yerde pahalı değil. old town içerisinde çok güzel el yapımı hediyelikler bulabilirsiniz. geceleri daha bi güzel oluyor.
meydanlar torbacı kaynıyor dikkatli olun hiç bulaşmayın.
meydanlar torbacı kaynıyor dikkatli olun hiç bulaşmayın.
Polonya'nın soğuk başkenti.
varşova paktının kurulmasını sağlayan antlaşmanın imzalandığı lehistan kenti.
Natoya karsı kurulan birlikti ama onuda bırakmadi nato.
rivayete göre josef stalin tarafından halka iki seçenek sunulur; birincisi metro hattı, ikincisi de varşova'nın simgesi olan kültür ve bilim sarayıdır. halk kültür ve bilim sarayını seçer ve günümüzde polonya halkı için alay malzemesi olur.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar