bugün
- manifest grubu vs tarkan15
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti5
- ısmet gurbuz 2024'ün havarileri3
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak4
- sözlük kızlarının kekleri3
- 13 akpli istanbul belediyesi5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- yeni parti48
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması7
- tüm fake hesapların öbür sözlükten gelmiş olması3
- kürt arkadaşa verilebilecek hediyeler3
- manyak olmaya karar verdim6
- patron şirketi2
- türklerin çinli prenseslere olan düşkünlüğü2
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi7
- camlar açık çıplak yatmak5
- pepsi2
- kedilerin artık fare yakalamaması7
- uykuya doyamamak3
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek5
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- sinem dedetaş6
- hikayeyi devam ettir54
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı17
- seni onaracağım diyen kadın4
- tai lung27
- kemal kılıçdaroğlu16
- hamal dizisi2
- 29 temmuz 20262
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- bugün ne oldu3
- diamond bosphorus25
- berkant gültekin'in gürsel tekin'e verdiği ayar5
- orijinalinden daha iyi olan remake filmler2
- cemil tugay3
- türkiyenin en yobaz şehirleri2
- devlet bahçeli2
- atatürke başkaldıran şehirler2
- benkimki6
- japon2
- nickten isim tahmini yapmak72
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek5
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin6
- sabah sözlüğe girenlerin kaliteli ve elit olması4
- g o k u2
- rusya iran vs ukrayna abd israil2
- kelmangeeee maaageeee kaakooo kaakooo3
- popüler yazarlara bulaşıp ilgi çekmeye çalışan tip2
- penis ağrısına iyi gelen şeyler3
yasadigim yer..
evim, sehrim, karanligim, goz alici yesilim, buram buram tarih ve huzun kokan sehir...kibar ve urkek insanlarin sehri..
haziran'da bile cizme,pardesu ve atki uclusunu giydirir..bazen sakinliginden bunalirsiniz, vataninizin karmasasini ozlersiniz..sanati her daim yasatir, adim basi konser sergi acilis vardir, simgesinden anlasildigi uzere (kalkanli denizkizi 'syrena') kadin cok onemli ve degerlidir.calisma hayatinin %80'i kadinlara aittir..sarhosu coktur.ama zararsizdirlar, gelir sigara ister ve giderler..en unlu vodkasi zubrowka dir, mumkunse sek ya da elma suyu ile icilmeli..finlandiya vodkasi veya her hangi bir vodkayla karistirdiginiz anda feleginizi sasirabilirsiniz, aman dikkat...en baba biralari lech ve tyskie'dir...efes'le hemen hemen aynidir tadlari...
dogasi muhtesemdir..sehrin gobeginde blue city'nin hemen arkasinda cok guzel bir kayak pisti var..fakat kayak kiralanmiyor kendi boardunuzu veya kayaginizi alip gitmeniz gerekiyor..hemen yanindaki parkta da diz boyu karlar icinde cocugunuzla bol bol debelenebilirsiniz...
yesili buyuleyici bu sehrin...basinizi ne yone cevirseniz yuzyillik agaclara rastlarsiniz..kimse dokunmamis...kimseyi rahatsiz etmiyorlar cunku, buradan yol gececek kardesim diyerek kitir kitir kiymiyorlar burada o guzelliklere....o muazzam agaclarin heybeti ve ihtisami yetiyor gercekten yasadiginizi hissetmeye...bir de bisikletinizle gidiyorsaniz iki yani uzun, upuzun agaclarla dolu bir yolda, daha cok baglaniyorsunuz bu sehre..
varsova sehir merkezi cam gokdelenlerle doludur bu arada...bir tek 'palace culture' siritir aradan eski eski..polonyalilar pek sevmeseler de ben severim bu yapiyi, ozellikle girisindeki heykeller muhtesemdir, gozlerinizi alamazsiniz...ah unutmadan palace culture'un hemen yanindaki tren garina mecbur kalmadikca girmemenizi tavsiye ederim...kesmekes bir labirentten farksiz..tramvay cok daha kullanisli ve guvenli...
bir de bu sehirde yuzme havuzlari gece 10'a kadar acik, hemen hemen butun kapali yuzme havuzlarinda devasa kaydiraklar bulunuyor..acayip eglenceli, polonyalilar her haftasonu ailece havuzlara kosarlar, bu sebeple coluk cocuk tombalak populasyonu biraz fazla oluyor haftasonlari...
alkollu araba kullanmanin cezasi 5000 zlotchy'den basliyor (yaklasik 3000 ytl)...bu yuzden trafikte bi tane alkollu insan goremezsiniz...yeri gelmisken trafigi de acayip sorunsuz, belirtmeden gecmeyeyim...herkes birbirine saygiyla yol verir, seritler cok ama cok onemlidir, neredeyse butun trafik bizim turkiye'de pek sallamadigimiz seritler uzerinden yurur...onu bunu birakin en onemlisi korna sesini unutur insan varsova'da...polonya'nin istanbul'u gibidir (aldigi yerli goc bazinda) ama trafikte bir tane korna sesi duyamazsiniz....hindistan ve pakistan deneyimimden sonra (ki bu ulkelerde trafik; isiktan, lambadan, polisten ziyade, kornayla yurur) ilac gibi geliyor bu kornasiz trafik durumu...
sonra 'sernik' adinda bir tatlisi var ki (cheesecake aslinda), dunya uzerinde boyle tatli yemedim ben muhtesem bir lezzet..twarog peynirinden yapiliyor ki bu peynir turkiye'deki lor peynirle hemen hemen ayni lezzete sahip..yapilisi cok zahmetli fakat goruntusu ve tadi itibariyle cok sade ve abartisiz bir tatli..anlatilmaz ki,ozellikle old town'a gelip buyuk meydandaki en eski restauranta oturup ve orada yemeniz gerekir...yaninda da bi' kadeh porto sarabiyla enfes gider..
sehrin her yerinde 1940'li yillarin yikici izlerini gorebilirsiniz, hatta old town'da varsova'nin ilk kilisesi bulunuyor; kilisenin bahcesinde kocaman bir çan vardir, ikinci dunya savasi'nda tam 12 parcaya bolunmus ve savas sonrasinda varsovalilar çanin butun parcalarini bulup birbirine yapistirarak eski haline getirmisler..o çan hala kilisenin bahcesindedir ve dikkatle bakarsaniz kirilmis parcalardan ibaret oldugunu gorebilirsiniz...tipki varsovalilarin sehirlerini daha dogrusu yerle bir edilen sehirlerini, sabirla eski fotograflarina bakarak tipatip ayni sekilde yeniden insa etmeleri gibi, fakat tarihi konulara girmeyecegim,
sehrin simgesi ve ana hatlariyla tarihi icin buyrun:
http://www.e-warsaw.pl/miasto/herb-1.htm
evim, sehrim, karanligim, goz alici yesilim, buram buram tarih ve huzun kokan sehir...kibar ve urkek insanlarin sehri..
haziran'da bile cizme,pardesu ve atki uclusunu giydirir..bazen sakinliginden bunalirsiniz, vataninizin karmasasini ozlersiniz..sanati her daim yasatir, adim basi konser sergi acilis vardir, simgesinden anlasildigi uzere (kalkanli denizkizi 'syrena') kadin cok onemli ve degerlidir.calisma hayatinin %80'i kadinlara aittir..sarhosu coktur.ama zararsizdirlar, gelir sigara ister ve giderler..en unlu vodkasi zubrowka dir, mumkunse sek ya da elma suyu ile icilmeli..finlandiya vodkasi veya her hangi bir vodkayla karistirdiginiz anda feleginizi sasirabilirsiniz, aman dikkat...en baba biralari lech ve tyskie'dir...efes'le hemen hemen aynidir tadlari...
dogasi muhtesemdir..sehrin gobeginde blue city'nin hemen arkasinda cok guzel bir kayak pisti var..fakat kayak kiralanmiyor kendi boardunuzu veya kayaginizi alip gitmeniz gerekiyor..hemen yanindaki parkta da diz boyu karlar icinde cocugunuzla bol bol debelenebilirsiniz...
yesili buyuleyici bu sehrin...basinizi ne yone cevirseniz yuzyillik agaclara rastlarsiniz..kimse dokunmamis...kimseyi rahatsiz etmiyorlar cunku, buradan yol gececek kardesim diyerek kitir kitir kiymiyorlar burada o guzelliklere....o muazzam agaclarin heybeti ve ihtisami yetiyor gercekten yasadiginizi hissetmeye...bir de bisikletinizle gidiyorsaniz iki yani uzun, upuzun agaclarla dolu bir yolda, daha cok baglaniyorsunuz bu sehre..
varsova sehir merkezi cam gokdelenlerle doludur bu arada...bir tek 'palace culture' siritir aradan eski eski..polonyalilar pek sevmeseler de ben severim bu yapiyi, ozellikle girisindeki heykeller muhtesemdir, gozlerinizi alamazsiniz...ah unutmadan palace culture'un hemen yanindaki tren garina mecbur kalmadikca girmemenizi tavsiye ederim...kesmekes bir labirentten farksiz..tramvay cok daha kullanisli ve guvenli...
bir de bu sehirde yuzme havuzlari gece 10'a kadar acik, hemen hemen butun kapali yuzme havuzlarinda devasa kaydiraklar bulunuyor..acayip eglenceli, polonyalilar her haftasonu ailece havuzlara kosarlar, bu sebeple coluk cocuk tombalak populasyonu biraz fazla oluyor haftasonlari...
alkollu araba kullanmanin cezasi 5000 zlotchy'den basliyor (yaklasik 3000 ytl)...bu yuzden trafikte bi tane alkollu insan goremezsiniz...yeri gelmisken trafigi de acayip sorunsuz, belirtmeden gecmeyeyim...herkes birbirine saygiyla yol verir, seritler cok ama cok onemlidir, neredeyse butun trafik bizim turkiye'de pek sallamadigimiz seritler uzerinden yurur...onu bunu birakin en onemlisi korna sesini unutur insan varsova'da...polonya'nin istanbul'u gibidir (aldigi yerli goc bazinda) ama trafikte bir tane korna sesi duyamazsiniz....hindistan ve pakistan deneyimimden sonra (ki bu ulkelerde trafik; isiktan, lambadan, polisten ziyade, kornayla yurur) ilac gibi geliyor bu kornasiz trafik durumu...
sonra 'sernik' adinda bir tatlisi var ki (cheesecake aslinda), dunya uzerinde boyle tatli yemedim ben muhtesem bir lezzet..twarog peynirinden yapiliyor ki bu peynir turkiye'deki lor peynirle hemen hemen ayni lezzete sahip..yapilisi cok zahmetli fakat goruntusu ve tadi itibariyle cok sade ve abartisiz bir tatli..anlatilmaz ki,ozellikle old town'a gelip buyuk meydandaki en eski restauranta oturup ve orada yemeniz gerekir...yaninda da bi' kadeh porto sarabiyla enfes gider..
sehrin her yerinde 1940'li yillarin yikici izlerini gorebilirsiniz, hatta old town'da varsova'nin ilk kilisesi bulunuyor; kilisenin bahcesinde kocaman bir çan vardir, ikinci dunya savasi'nda tam 12 parcaya bolunmus ve savas sonrasinda varsovalilar çanin butun parcalarini bulup birbirine yapistirarak eski haline getirmisler..o çan hala kilisenin bahcesindedir ve dikkatle bakarsaniz kirilmis parcalardan ibaret oldugunu gorebilirsiniz...tipki varsovalilarin sehirlerini daha dogrusu yerle bir edilen sehirlerini, sabirla eski fotograflarina bakarak tipatip ayni sekilde yeniden insa etmeleri gibi, fakat tarihi konulara girmeyecegim,
sehrin simgesi ve ana hatlariyla tarihi icin buyrun:
http://www.e-warsaw.pl/miasto/herb-1.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar