bugün
- bir adaya düşsek6
- ayakçı erkek5
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek4
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması5
- anın görüntüsü14
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi4
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
- katalonya özerk bölgesi4
- zengin çocukları niye askerlik yapmıyor2
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi2
- eski fotoğraflara bakmak2
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak8
- sözlüğün ölü gibi olması4
- dersimli kızlar6
- sinem dedetaş8
- revizyon ameliyatı2
- yaşasın cumhuriyet7
- sözlük çok güzel ya5
- türkiye cumhuriyeti5
- katalanlar2
- istanbul12
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi3
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- 29 ekim cumhuriyet bayramı14
- arkadaşlar nerdesiniz4
- escort taş mı yesin11
- amedspor10
- cumhuriyet 103 yaşında3
- gecenin şarkısı10
- iklim2
- sigara içelim mi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- cumhuriyet bayramı14
- türkiye12
- ekşi sözlük toplu yazar alımı5
- bizi küçümsediler3
- seni sevmediğim yalan2
- gocu uzun süre çaylak mı kaldı3
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- gocu yu bulup getirene tam 100 lira veriyorum3
- 29 ekim 2026 bitlisspor kayserispor maçı4
- imbat madencilik işçilerinin ankara yürüyüşü3
- ısparta nokulu6
- muğla vs uşak afyon denizli aydın kütahya manisa4
- demokratikleşme paketi için ne dediler3
- alzheimer günlüğü6
yasadigim yer..
evim, sehrim, karanligim, goz alici yesilim, buram buram tarih ve huzun kokan sehir...kibar ve urkek insanlarin sehri..
haziran'da bile cizme,pardesu ve atki uclusunu giydirir..bazen sakinliginden bunalirsiniz, vataninizin karmasasini ozlersiniz..sanati her daim yasatir, adim basi konser sergi acilis vardir, simgesinden anlasildigi uzere (kalkanli denizkizi 'syrena') kadin cok onemli ve degerlidir.calisma hayatinin %80'i kadinlara aittir..sarhosu coktur.ama zararsizdirlar, gelir sigara ister ve giderler..en unlu vodkasi zubrowka dir, mumkunse sek ya da elma suyu ile icilmeli..finlandiya vodkasi veya her hangi bir vodkayla karistirdiginiz anda feleginizi sasirabilirsiniz, aman dikkat...en baba biralari lech ve tyskie'dir...efes'le hemen hemen aynidir tadlari...
dogasi muhtesemdir..sehrin gobeginde blue city'nin hemen arkasinda cok guzel bir kayak pisti var..fakat kayak kiralanmiyor kendi boardunuzu veya kayaginizi alip gitmeniz gerekiyor..hemen yanindaki parkta da diz boyu karlar icinde cocugunuzla bol bol debelenebilirsiniz...
yesili buyuleyici bu sehrin...basinizi ne yone cevirseniz yuzyillik agaclara rastlarsiniz..kimse dokunmamis...kimseyi rahatsiz etmiyorlar cunku, buradan yol gececek kardesim diyerek kitir kitir kiymiyorlar burada o guzelliklere....o muazzam agaclarin heybeti ve ihtisami yetiyor gercekten yasadiginizi hissetmeye...bir de bisikletinizle gidiyorsaniz iki yani uzun, upuzun agaclarla dolu bir yolda, daha cok baglaniyorsunuz bu sehre..
varsova sehir merkezi cam gokdelenlerle doludur bu arada...bir tek 'palace culture' siritir aradan eski eski..polonyalilar pek sevmeseler de ben severim bu yapiyi, ozellikle girisindeki heykeller muhtesemdir, gozlerinizi alamazsiniz...ah unutmadan palace culture'un hemen yanindaki tren garina mecbur kalmadikca girmemenizi tavsiye ederim...kesmekes bir labirentten farksiz..tramvay cok daha kullanisli ve guvenli...
bir de bu sehirde yuzme havuzlari gece 10'a kadar acik, hemen hemen butun kapali yuzme havuzlarinda devasa kaydiraklar bulunuyor..acayip eglenceli, polonyalilar her haftasonu ailece havuzlara kosarlar, bu sebeple coluk cocuk tombalak populasyonu biraz fazla oluyor haftasonlari...
alkollu araba kullanmanin cezasi 5000 zlotchy'den basliyor (yaklasik 3000 ytl)...bu yuzden trafikte bi tane alkollu insan goremezsiniz...yeri gelmisken trafigi de acayip sorunsuz, belirtmeden gecmeyeyim...herkes birbirine saygiyla yol verir, seritler cok ama cok onemlidir, neredeyse butun trafik bizim turkiye'de pek sallamadigimiz seritler uzerinden yurur...onu bunu birakin en onemlisi korna sesini unutur insan varsova'da...polonya'nin istanbul'u gibidir (aldigi yerli goc bazinda) ama trafikte bir tane korna sesi duyamazsiniz....hindistan ve pakistan deneyimimden sonra (ki bu ulkelerde trafik; isiktan, lambadan, polisten ziyade, kornayla yurur) ilac gibi geliyor bu kornasiz trafik durumu...
sonra 'sernik' adinda bir tatlisi var ki (cheesecake aslinda), dunya uzerinde boyle tatli yemedim ben muhtesem bir lezzet..twarog peynirinden yapiliyor ki bu peynir turkiye'deki lor peynirle hemen hemen ayni lezzete sahip..yapilisi cok zahmetli fakat goruntusu ve tadi itibariyle cok sade ve abartisiz bir tatli..anlatilmaz ki,ozellikle old town'a gelip buyuk meydandaki en eski restauranta oturup ve orada yemeniz gerekir...yaninda da bi' kadeh porto sarabiyla enfes gider..
sehrin her yerinde 1940'li yillarin yikici izlerini gorebilirsiniz, hatta old town'da varsova'nin ilk kilisesi bulunuyor; kilisenin bahcesinde kocaman bir çan vardir, ikinci dunya savasi'nda tam 12 parcaya bolunmus ve savas sonrasinda varsovalilar çanin butun parcalarini bulup birbirine yapistirarak eski haline getirmisler..o çan hala kilisenin bahcesindedir ve dikkatle bakarsaniz kirilmis parcalardan ibaret oldugunu gorebilirsiniz...tipki varsovalilarin sehirlerini daha dogrusu yerle bir edilen sehirlerini, sabirla eski fotograflarina bakarak tipatip ayni sekilde yeniden insa etmeleri gibi, fakat tarihi konulara girmeyecegim,
sehrin simgesi ve ana hatlariyla tarihi icin buyrun:
http://www.e-warsaw.pl/miasto/herb-1.htm
evim, sehrim, karanligim, goz alici yesilim, buram buram tarih ve huzun kokan sehir...kibar ve urkek insanlarin sehri..
haziran'da bile cizme,pardesu ve atki uclusunu giydirir..bazen sakinliginden bunalirsiniz, vataninizin karmasasini ozlersiniz..sanati her daim yasatir, adim basi konser sergi acilis vardir, simgesinden anlasildigi uzere (kalkanli denizkizi 'syrena') kadin cok onemli ve degerlidir.calisma hayatinin %80'i kadinlara aittir..sarhosu coktur.ama zararsizdirlar, gelir sigara ister ve giderler..en unlu vodkasi zubrowka dir, mumkunse sek ya da elma suyu ile icilmeli..finlandiya vodkasi veya her hangi bir vodkayla karistirdiginiz anda feleginizi sasirabilirsiniz, aman dikkat...en baba biralari lech ve tyskie'dir...efes'le hemen hemen aynidir tadlari...
dogasi muhtesemdir..sehrin gobeginde blue city'nin hemen arkasinda cok guzel bir kayak pisti var..fakat kayak kiralanmiyor kendi boardunuzu veya kayaginizi alip gitmeniz gerekiyor..hemen yanindaki parkta da diz boyu karlar icinde cocugunuzla bol bol debelenebilirsiniz...
yesili buyuleyici bu sehrin...basinizi ne yone cevirseniz yuzyillik agaclara rastlarsiniz..kimse dokunmamis...kimseyi rahatsiz etmiyorlar cunku, buradan yol gececek kardesim diyerek kitir kitir kiymiyorlar burada o guzelliklere....o muazzam agaclarin heybeti ve ihtisami yetiyor gercekten yasadiginizi hissetmeye...bir de bisikletinizle gidiyorsaniz iki yani uzun, upuzun agaclarla dolu bir yolda, daha cok baglaniyorsunuz bu sehre..
varsova sehir merkezi cam gokdelenlerle doludur bu arada...bir tek 'palace culture' siritir aradan eski eski..polonyalilar pek sevmeseler de ben severim bu yapiyi, ozellikle girisindeki heykeller muhtesemdir, gozlerinizi alamazsiniz...ah unutmadan palace culture'un hemen yanindaki tren garina mecbur kalmadikca girmemenizi tavsiye ederim...kesmekes bir labirentten farksiz..tramvay cok daha kullanisli ve guvenli...
bir de bu sehirde yuzme havuzlari gece 10'a kadar acik, hemen hemen butun kapali yuzme havuzlarinda devasa kaydiraklar bulunuyor..acayip eglenceli, polonyalilar her haftasonu ailece havuzlara kosarlar, bu sebeple coluk cocuk tombalak populasyonu biraz fazla oluyor haftasonlari...
alkollu araba kullanmanin cezasi 5000 zlotchy'den basliyor (yaklasik 3000 ytl)...bu yuzden trafikte bi tane alkollu insan goremezsiniz...yeri gelmisken trafigi de acayip sorunsuz, belirtmeden gecmeyeyim...herkes birbirine saygiyla yol verir, seritler cok ama cok onemlidir, neredeyse butun trafik bizim turkiye'de pek sallamadigimiz seritler uzerinden yurur...onu bunu birakin en onemlisi korna sesini unutur insan varsova'da...polonya'nin istanbul'u gibidir (aldigi yerli goc bazinda) ama trafikte bir tane korna sesi duyamazsiniz....hindistan ve pakistan deneyimimden sonra (ki bu ulkelerde trafik; isiktan, lambadan, polisten ziyade, kornayla yurur) ilac gibi geliyor bu kornasiz trafik durumu...
sonra 'sernik' adinda bir tatlisi var ki (cheesecake aslinda), dunya uzerinde boyle tatli yemedim ben muhtesem bir lezzet..twarog peynirinden yapiliyor ki bu peynir turkiye'deki lor peynirle hemen hemen ayni lezzete sahip..yapilisi cok zahmetli fakat goruntusu ve tadi itibariyle cok sade ve abartisiz bir tatli..anlatilmaz ki,ozellikle old town'a gelip buyuk meydandaki en eski restauranta oturup ve orada yemeniz gerekir...yaninda da bi' kadeh porto sarabiyla enfes gider..
sehrin her yerinde 1940'li yillarin yikici izlerini gorebilirsiniz, hatta old town'da varsova'nin ilk kilisesi bulunuyor; kilisenin bahcesinde kocaman bir çan vardir, ikinci dunya savasi'nda tam 12 parcaya bolunmus ve savas sonrasinda varsovalilar çanin butun parcalarini bulup birbirine yapistirarak eski haline getirmisler..o çan hala kilisenin bahcesindedir ve dikkatle bakarsaniz kirilmis parcalardan ibaret oldugunu gorebilirsiniz...tipki varsovalilarin sehirlerini daha dogrusu yerle bir edilen sehirlerini, sabirla eski fotograflarina bakarak tipatip ayni sekilde yeniden insa etmeleri gibi, fakat tarihi konulara girmeyecegim,
sehrin simgesi ve ana hatlariyla tarihi icin buyrun:
http://www.e-warsaw.pl/miasto/herb-1.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar