bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak10
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur13
- günün sözü8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit6
- çin de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne3
- leş kaktüsü6
- cennet çamuru5
- göbek marul3
- nervio29
- anın görüntüsü27
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı3
- sözlüğün en ılık yazarı7
- bik bik'in gerçek yüzü5
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sözlüğün yeni tasarımı23
- keyif kaçıran şeyler6
- ne bu fon vurgunu6
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- ucuz atlatmak5
- sigara içmeyince sinirlenmek2
- akp'nin kemalistleşmesi5
- ona bir şey söyle2
- fon olayı reisi çok üzdü diyen akpli3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- öyle yeme böyle ye2
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası3
- samsak döveci9
- galatasaray amed operasyonu5
- iran kürtleri2
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- polo ralph lauren vs us polo assn3
- iranlı genç kızın annesinin adalet arayışı2
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- tinto brass12
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- aponun villası9
- ne yapıyorsun2
- aşk17
- rothschildin hayat bir anda değişebilir twiti2
- opel vectra b4
- paranın mutluluk getirmemesi7
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- masterchef 20263
- terhis oluyorum sözlük21
bir sözlük yazarı *
bir de dünya turu yapan teknenin adı...
bir de dünya turu yapan teknenin adı...
osman-zuhal atasoy ciftinin dunyayi gezdigi teknelerinin ve bu geziyi anlatan televizyon programinin ismidir.
(bkz: uzak)
arkasında aynen şöyle yazan bir can dündar kitabı..
ah! yollara çıkmak lazım şimdi...
geride tükenmez krizler, nafile rutünler, virane ilişkiler bırakarak
yelkenleri şişirmek lazım...
doldurup bavula ertelenmiş coşkuları, rüzgarları sırtlamak, martıların
peşine düşüp asfalt bilmez topraklara koşmak lazım...
serseri bir şişede imzasız bir mektup olup
meçhul kıyılara vurmak lazım..
kış bastırdıkça baharın izini sürmek lazım...
unutulmuş paslı bir hançer gibi çekilmek kınından ve yollara
sürtündükçe yeniden bilenip ışımak lazım...
ah! gökten yıldız yağıyordur oralarda;
dallar hazdan kırılıyordur.
şimdi uzaklarda olmak lazım...*
ah! yollara çıkmak lazım şimdi...
geride tükenmez krizler, nafile rutünler, virane ilişkiler bırakarak
yelkenleri şişirmek lazım...
doldurup bavula ertelenmiş coşkuları, rüzgarları sırtlamak, martıların
peşine düşüp asfalt bilmez topraklara koşmak lazım...
serseri bir şişede imzasız bir mektup olup
meçhul kıyılara vurmak lazım..
kış bastırdıkça baharın izini sürmek lazım...
unutulmuş paslı bir hançer gibi çekilmek kınından ve yollara
sürtündükçe yeniden bilenip ışımak lazım...
ah! gökten yıldız yağıyordur oralarda;
dallar hazdan kırılıyordur.
şimdi uzaklarda olmak lazım...*
Ülker Köksal'ın içinde gençlerin yaşadığı sorunlara çok başarılı ve itinalı bir şekilde parmak bastığı muhteşem tiyatro eseri...
(eserin içinde geçen ve esere adını veren tirad)
"kırmızı bir gemiydi.
beyaz yelkenleri vardı. üç tane. biri büyük ötekiler küçük.
çocuk parkındaki küçük havuzda okyanuslar aşar, kıtalardan kıtalara giderdim gemimle.
bekçi izin vermezdi gemimi yüzdürmeme. kızardı. niçin yasaktı bilimiyorum. bekçiden korkardım.
o gün bekçi hiç yoktu ortalıklarda.
gemimi yüzdürmeye başladım.
rüzgarın hafif esintisi fırtına, küçük su kıpırtıları okyanus dalgaları, kuru dallar yapraklar düşman gemileri oldu.
gemim tam güney amerikalı yerlilerle güney afrikalı zenciler arasında ilerlerken birden bekçinin çizmelerini fark ettim.
gemim havuzun ortasından bekçiye doğru ilerliyordu.
artık yapılacak hiçbir şey yoktu. gemimi kurtaramazdım. bekçi gemimi aldı. bir daha da geri vermedi.
ne yaptımsa işe yaramadı.
parktakilerden hiçbiri benden yana çıkmadı.
ilgilenmediler bile.
çünkü haksızlıkların en kolayı bir çocuğa yapılanıdır.
gemimin adı UZAKLAR'dı.
benim alıp uzaklara götürdüğü için bu ismi vermiştim ona.
başka hiç gemim olmadı.
artık hiçbir gemi beni alıp uzaklara götüremezdi çünkü..."
(eserin içinde geçen ve esere adını veren tirad)
"kırmızı bir gemiydi.
beyaz yelkenleri vardı. üç tane. biri büyük ötekiler küçük.
çocuk parkındaki küçük havuzda okyanuslar aşar, kıtalardan kıtalara giderdim gemimle.
bekçi izin vermezdi gemimi yüzdürmeme. kızardı. niçin yasaktı bilimiyorum. bekçiden korkardım.
o gün bekçi hiç yoktu ortalıklarda.
gemimi yüzdürmeye başladım.
rüzgarın hafif esintisi fırtına, küçük su kıpırtıları okyanus dalgaları, kuru dallar yapraklar düşman gemileri oldu.
gemim tam güney amerikalı yerlilerle güney afrikalı zenciler arasında ilerlerken birden bekçinin çizmelerini fark ettim.
gemim havuzun ortasından bekçiye doğru ilerliyordu.
artık yapılacak hiçbir şey yoktu. gemimi kurtaramazdım. bekçi gemimi aldı. bir daha da geri vermedi.
ne yaptımsa işe yaramadı.
parktakilerden hiçbiri benden yana çıkmadı.
ilgilenmediler bile.
çünkü haksızlıkların en kolayı bir çocuğa yapılanıdır.
gemimin adı UZAKLAR'dı.
benim alıp uzaklara götürdüğü için bu ismi vermiştim ona.
başka hiç gemim olmadı.
artık hiçbir gemi beni alıp uzaklara götüremezdi çünkü..."
olmak istenen yer. herkesten herşeyden uzak.
(bkz: uzaklara)
osman-zuhal atasoy çiftinin 8.5 metrelik yavl arma yelkenlisidir.
1. Nesil Yazar..
Bir çok sıfat veya isimle betimleyebileceğim insan...
Yalnız tek içimde kalan uhde o oyuncak motorsiklettir...
Aklıma geldikçe ...
Ulan yaş kaç olmuş hala aklımda...
Bir çok sıfat veya isimle betimleyebileceğim insan...
Yalnız tek içimde kalan uhde o oyuncak motorsiklettir...
Aklıma geldikçe ...
Ulan yaş kaç olmuş hala aklımda...
bir timur selçuk şarkısıdır.
burda bir yakın var
yakınlarda
sevsek de sevmesek de.
Bir de bir adam
-Pardösülü ve elinde sigarası hem de
klişeliğin alemi, evet var-
Gözlerinde uzaklar.
çağıran.
bekleyen.
kaçmak istenilen.
yaklaştıkça
yakınlardan
bir farkı kalmayan
orda bir uzak var
uzaklarda
gitsek de
gitmesek de.
'yanılmışım zamanında'nın
hayalinin
yakınlarda olmasının şerefine
söndürecekti sigarasını
ki!!
uzaklara bakan pardösülü adamın
sigarası,
pardö'süsünü yaktı.
Altını-üstünü,her şeyi.
Denize atladı.
Her şey bu kadar basit,
Basit olan her şey
bu kadar zor mu olmalıydı?
Denizden çıktı.
Yaşadığına yarı-sevindi.
Uzakları arkasında bıraktı.
Üşütüklüğünü gidermeliydi.
-"taksi?..."
(...)
-"acele edelim.donuyorum usta."
'yanılmışım zamanında'nın
hayalinin
yakınlarda olmasının şerefine
yakacaktı sigarasını
ki!!
-"..."
sesi artık duyulmuyordu.
bir başka dandik hikayeye daldı?
ya da yolda öldü?
şu kesindi sadece
uzaklardaydı.
burdan bakınca
en azından.
yakınlarda
sevsek de sevmesek de.
Bir de bir adam
-Pardösülü ve elinde sigarası hem de
klişeliğin alemi, evet var-
Gözlerinde uzaklar.
çağıran.
bekleyen.
kaçmak istenilen.
yaklaştıkça
yakınlardan
bir farkı kalmayan
orda bir uzak var
uzaklarda
gitsek de
gitmesek de.
'yanılmışım zamanında'nın
hayalinin
yakınlarda olmasının şerefine
söndürecekti sigarasını
ki!!
uzaklara bakan pardösülü adamın
sigarası,
pardö'süsünü yaktı.
Altını-üstünü,her şeyi.
Denize atladı.
Her şey bu kadar basit,
Basit olan her şey
bu kadar zor mu olmalıydı?
Denizden çıktı.
Yaşadığına yarı-sevindi.
Uzakları arkasında bıraktı.
Üşütüklüğünü gidermeliydi.
-"taksi?..."
(...)
-"acele edelim.donuyorum usta."
'yanılmışım zamanında'nın
hayalinin
yakınlarda olmasının şerefine
yakacaktı sigarasını
ki!!
-"..."
sesi artık duyulmuyordu.
bir başka dandik hikayeye daldı?
ya da yolda öldü?
şu kesindi sadece
uzaklardaydı.
burdan bakınca
en azından.
orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür.*
aramamanız gereken yerdir,çünkü o hep içindedir,taht kurmuştur kalbine,en güzel yerindedir.
her daim bana cazip gelmiş "uzak"ın çokluğu, daha bi cazip hali, okudukça dünyayı tanımadan bilmeden durduğun her ana lanet ettiğin can dündar kitabı...
Osman Atasoy'un dünyayı dolaştığı minik yelkenlinin adı. aynı zamanda seyir defteri konseptinde de bir kitap yazmıştır. denizcilikle içli dışlı olanların bir çırpıda okuyabileceği büyükçe bir kitaptır. sürükler, uzak diyarlara götürür.
an itibariyle fiziksel olarak yanınızda yakınınızda olmayanların şimdi oldukları yerdir.
Yaşadığı kenti kim bilir kaç kez sevmiş, ondan kaç kez nefret etmiştir insan...
Kaç kez kaçmış, kaç kez geri gelmiştir; tıpkı eski bir aşka döner gibi özlemden tutuşarak; biraz pişman, çokça naçar...
can dündar
Kaç kez kaçmış, kaç kez geri gelmiştir; tıpkı eski bir aşka döner gibi özlemden tutuşarak; biraz pişman, çokça naçar...
can dündar
Kaç valize sığar içime attıklarım? Söylesene!
Kaç adımda biter, bir türlü varamadığım uzakların?
Kaç adımda biter, bir türlü varamadığım uzakların?
Sevgilim olduğu yer.
Gitmek istediğim yer.
En güzel yer.
Gitmek istediğim yer.
En güzel yer.
herkesin dilinden düşürmediği ve fakat kimselerin ulaşamadığı yer. söyledikleri şey ise şu: "uzaklar diye bir yer var ve herkes orada". madem herkes orada, o halde biz neredeyiz? ben de mi uzaklardayım şimdi? "şimdi uzaklardasın, gönül hicran ile doldu" diyordu zeki müren değil mi. yok, düşünemedim ben bunu pek kafam çok karıştı. uzaklar diye bir yer yok ve hiç kimse orada değil. bırak orayı, burada bile değiller.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com