bugün
- sözlüğün en güzel kız yazarı11
- ben aslında kızım4
- o son birayı içmek5
- ctrlx abla12
- antipanik8
- bugün hangi sözlük kızına evlenme teklif etsem15
- ben ahmet sezer bey sorularınızı yanıtlıyorum15
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- dersimci aleviler de pkk kadar tehlikelidir3
- aym'nin süresiz nafaka kararını iptal etmesi2
- kavga etmeyin lan hepinizi döverim5
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi2
- kolye4
- gocu31
- nervio sözlüğün en asil kadınıdır2
- galatasaray4
- oytunkaran ı özlemek4
- nervio abla6
- kitap okuyan erkek10
- kih kih kih diye gülen erkeklerin çekici olması5
- cilgincapkin7
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba20
- nick değiştiren yazarlar5
- sözlüğün abazalarla dolması5
- vexillarius the slayer'in ırkı6
- cilgincapkin2'nin sarı teker olması4
- türk faşisti vs kürt faşisti3
- bu sözlükte en büyük benim2
- çok osurmak4
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü12
- sedat pekmez adam mıdır5
- türkiye13
- kılıçdaroğlu kanadı3
- erkeklerin fetişleri8
- beş büyük kişilik özelliği2
- ismet gurbuz'un 7 erkek gücünde olması3
- saat 9da nervio ile ilgili gerçekleri açıklıyorum2
- sedat pekmez11
- üniversite okumak5
- irem3
- silvermist8
- online listesi yine gelecek mi3
- aylık 331 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- reha muhtar denince akla gelenler6
- hem ayranım döküldü hem de kötü şeyler oldu4
- bok kokusunu sevmek5
- cumhuriyet halk partisi11
- sözlükteki kuşak çatışması7
- birader yazarlar biraderdirler3
- özgür özel6
yaptığının çok fazla bilinmesini istemeyen kişi veya toplulukların işlerini çevirdiği ortam.sadece bu konuyla alakalı kişiler bilirler bu ortamı.genele yayılmaya başladığı zaman undergroundluktan çıkar yapılan iş.
emir kusturica'nın müthiş komik bir filmidir. 1995 yılında altın palmiye ödülünü kazanan filmin müziklerini goran bregoviç yapmıştır. filmde, 2.dünya savaşı sırasında yeraltına yerleştirilerek silah imalatı yapan direnişçilerin, savaşın bitmesinden bihaber şekilde yeraltındaki yaşamlarına devam etmeleri traji-komik bir şekilde anlatılmaktadır.
savaşta akan kanların, savaşın bulunduğu zaman diliminden taşması ve günümüze kadar gelmesi sahnesiyle şok edici bir film.goran brekoviç'in kalasnjikov şarkısı ne kadar dinlersen dinle bıkılmayacak şarkılardan olmuş.
''aslında savaş yoktu; ta ki kardeş kardeşi öldürene kadar.''
(bkz: işte sinema bu dur)
''aslında savaş yoktu; ta ki kardeş kardeşi öldürene kadar.''
(bkz: işte sinema bu dur)
ing. metro demektir.
(bkz: london underground)
(bkz: london underground)
(bkz: yahoo underground)
emir kusturica nın enlerinden. sinema tarihinin önemli eserlerinden birisi. izlenesi film yeraltı.
(bkz: yeraltı)
şu sözlükte müthiş komik bir film ifadesini görmeme ve şaşırmama vesile olmuş kusturica eseridir. mizahidir ama müthiş komik, hacı ne gırgır ne şamataydı tarzı bir kemal sunal filmi değildir.
yeraltında... gizli olarak.... Türkçede "geleneklerden ve çağdaş cereyanlardan uzaklaşan sanat" karşılığı uygun görülmüştür...
dusan kovacevic tarafından yazılıp emir kusturica tarafından yönetilmiş ve müzikleri goran bregovic'e ait olan bir şaheser. filmdeki başlıca karakterler marko, petar, ivan, natalija ve franz olarak sıralanabilir. olay yugoslav'yada geçmekte ve film bir zamanlar bir arada yaşayan halkları anlatmaktadır. filmin sonuna doğru başlayan dağılma süreci son sahnedeki kır düğünü ile tekrar betimlenmiştir. film sadece yugoslavya'yı değil, insanların birbirleri ile olan ilişkilerini genelde mizahi bir havada sunmaktadır. altın palmiye ödülünü de alan film müzikleri ile de halen unutulmaz filmler listesindeki yerini korumaktadır.
harikulade bir the tea party parçası.gitarıyla konuşan jeff martin birde sesiyle olaya dahil olunca boş olan kadeh doldurulur.
sözleride şöyledir;
i don't need your redemption
i don't need you to deceive me
and I don't need your forgiveness
i only want you to believe me
do you see me here
i'm standing naked
do you see me here on my knees
now all my life i've been wandering
looking for teachers with the keys
nothing found still searching
for sound...
underground
now let me tell you about a story
it's about a man consumed with vice
theosophical in nature
and hedonistic in disguise
and all his life he's been wandering
searching for teachers with the keys
nothing found still searching for sound
underground...
sözleride şöyledir;
i don't need your redemption
i don't need you to deceive me
and I don't need your forgiveness
i only want you to believe me
do you see me here
i'm standing naked
do you see me here on my knees
now all my life i've been wandering
looking for teachers with the keys
nothing found still searching
for sound...
underground
now let me tell you about a story
it's about a man consumed with vice
theosophical in nature
and hedonistic in disguise
and all his life he's been wandering
searching for teachers with the keys
nothing found still searching for sound
underground...
sözlükte doğru düzgün görselliği ve renkleri olan sanatsal tek tema.
ayrıca niyeyse soul kitchen filminden fırlamış gibi, güzel.
ayrıca niyeyse soul kitchen filminden fırlamış gibi, güzel.
swordfishtrombones albümünü açan ve içinde çok tatlı melodiler barındıran tom waits şarkısı.
yer6 şeklinde yazanlar bulunmaktadır. kimlikleri tespit edildiğinde ilgili kurum yada kuruluşlara haber verilmeli ve bu kişilerden en az elli metre uzak durulmalıdır.
Emir Kusturica nın fonundan müziği eksik olmayan, komedi-dram olarak nitelenecek ilginç yapıtı. ikinci Dünya savaşı ile başlar film, kosova savaşı ile biter. Dünya da her şey değişir ancak savaş her zaman devam eder.
an itibariyle cnbc e de yayınlanan kimbilir kaçıncıya seyrettiğim emir kusturica filmi. müzikler tabi ki de goran bregoviç. en son sahnesini çok severim.
cok eski bir oyundur. Keyifli oldugu kadar da kolaydir.
Emır kustarıca'nın muhteşem filmi. kült filmler kategorisindedir kesinlikle.
bazı Balkan yapımı filmlerdeki gibi derinliği olmayan eğlence odaklı bir film sanıyorsanız yanılıyorunuz. çokça şaşırtan, gerçeküstü izlenimler uyandıran, güldüren ve daha da fazlası hüzünlendiren bir film. izledikten sonra araştırdığımda ise anladığımdan daha derin olduğunun farkına vardım.
kesinlikle tekdüze bir anlatım yok bu filmde. metoforik, simgesel anlatım ne derseniz deyin nihayetinde bir sanat var. anladığım kadarıyla aktarmaya çalışayım*. mesela ilk kısmı Yugoslavya'nın en iyi olduğunu dönemi sembolize etmiş gibidir. Karakterlerin durumu ise en önemli kısım. ve sembolize ettikleri şeyleri bölgenin siyasal tarihinden haberdar olanlar zaten tahmin edeceklerdir.
Yeraltı aslında soğuk savaş döneminde* halka set çekilen ideolojik duvarlardır. Bu duvarla birlikte dünyadan izole bir toplum yaratılmış ve propogandalarla savaşın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen savaş psikolojisiyle yaşayan yığınlar yaratılmıştır. Toplum korkuyla bir arada tutulmuş ve istenilen istikamete yönlendirilmiş. Bunun için sinema, gazete gibi her türlü yayın organları kullanılmış, tiyatro ve sinema vb. sanatlara müdahale edilmiştir.
Zamanla Ülkedeki hakim komünist rejim eleştirdiği faşist yönetime dönüşmüş; Bu da sosyalist faşizmle olmuştur. (Yugoslavya'daki iç savaşın yanında Bulgaristan'daki asimilasyon politikaları da örnek olarak gösterilebilir)
Anlatılan, Yugoslavya'nın yani kardeşlerin birlikte yaşadığı bahçenin nasıl bir süreçle parçalandığı ve emperyalist güçlerin oyuncağı haline gelip siyaset sahnesinden silinmesinin acıklı hikayesidir aslında. ''Kardeş kardeşi öldürmedikçe savaş savaş olmuyor'' sözü filmi özetlemekte. Şu anda ülkemizin içinde olduğu çözü(lü)m süreci bu minvalde dikkate değer.
Filmin parlamasında önemli etkenlerden biri belki de en önemlisi müzikleri. Balkan müziklerinin en güzel örneklerini bir araya toparlamış ve bize sunmuş Goran Bregoviç. Dobruca ve Rodop yöresel müziğindeki koro ve ezgilerle ayrıca üflemeli çalgılarla duygusallığı damardan zerk ederek izleyenleri mest etmekte. Ve bu müziklerin filme yedirilme şekline ise söyleyecek söz bulamıyorum. *
sürekli bir curcuna hali, bir devinim var filmde. bir çok karakter layıkıyla canlandırılmış olsa da üç ana karakteri canlandıran oyuncuların performansına diyecek yok doğrusu. özellikle Predrag Manojlovic'in oynadığı -marko- tam anlamıyla kaçık bir karakter. şekilden şekile girebilen tam bir siyasetçi...
daha fazla uzatmayım. belli ki uzun bir sürecin, emek ve özenin ürünü bir film. ucuz dramalar gibi kolaycılığa kaçılmamış. Hüzün, trajedi ve eğlence girift bir şekilde hayatın doğal akışı içinde sunulmuş. Kusturica Balkanlara has bir mizah ile umulmadık bir anda güldürüp gerçeğin acısıyla gözleri dolduruyor.
http://www.imdb.com/title/tt0114787/?ref_=nv_sr_1
kesinlikle tekdüze bir anlatım yok bu filmde. metoforik, simgesel anlatım ne derseniz deyin nihayetinde bir sanat var. anladığım kadarıyla aktarmaya çalışayım*. mesela ilk kısmı Yugoslavya'nın en iyi olduğunu dönemi sembolize etmiş gibidir. Karakterlerin durumu ise en önemli kısım. ve sembolize ettikleri şeyleri bölgenin siyasal tarihinden haberdar olanlar zaten tahmin edeceklerdir.
Yeraltı aslında soğuk savaş döneminde* halka set çekilen ideolojik duvarlardır. Bu duvarla birlikte dünyadan izole bir toplum yaratılmış ve propogandalarla savaşın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen savaş psikolojisiyle yaşayan yığınlar yaratılmıştır. Toplum korkuyla bir arada tutulmuş ve istenilen istikamete yönlendirilmiş. Bunun için sinema, gazete gibi her türlü yayın organları kullanılmış, tiyatro ve sinema vb. sanatlara müdahale edilmiştir.
Zamanla Ülkedeki hakim komünist rejim eleştirdiği faşist yönetime dönüşmüş; Bu da sosyalist faşizmle olmuştur. (Yugoslavya'daki iç savaşın yanında Bulgaristan'daki asimilasyon politikaları da örnek olarak gösterilebilir)
Anlatılan, Yugoslavya'nın yani kardeşlerin birlikte yaşadığı bahçenin nasıl bir süreçle parçalandığı ve emperyalist güçlerin oyuncağı haline gelip siyaset sahnesinden silinmesinin acıklı hikayesidir aslında. ''Kardeş kardeşi öldürmedikçe savaş savaş olmuyor'' sözü filmi özetlemekte. Şu anda ülkemizin içinde olduğu çözü(lü)m süreci bu minvalde dikkate değer.
Filmin parlamasında önemli etkenlerden biri belki de en önemlisi müzikleri. Balkan müziklerinin en güzel örneklerini bir araya toparlamış ve bize sunmuş Goran Bregoviç. Dobruca ve Rodop yöresel müziğindeki koro ve ezgilerle ayrıca üflemeli çalgılarla duygusallığı damardan zerk ederek izleyenleri mest etmekte. Ve bu müziklerin filme yedirilme şekline ise söyleyecek söz bulamıyorum. *
sürekli bir curcuna hali, bir devinim var filmde. bir çok karakter layıkıyla canlandırılmış olsa da üç ana karakteri canlandıran oyuncuların performansına diyecek yok doğrusu. özellikle Predrag Manojlovic'in oynadığı -marko- tam anlamıyla kaçık bir karakter. şekilden şekile girebilen tam bir siyasetçi...
daha fazla uzatmayım. belli ki uzun bir sürecin, emek ve özenin ürünü bir film. ucuz dramalar gibi kolaycılığa kaçılmamış. Hüzün, trajedi ve eğlence girift bir şekilde hayatın doğal akışı içinde sunulmuş. Kusturica Balkanlara has bir mizah ile umulmadık bir anda güldürüp gerçeğin acısıyla gözleri dolduruyor.
http://www.imdb.com/title/tt0114787/?ref_=nv_sr_1
Metruk Moda iskelesi ve Jurnal Sokak gibi mekanlarda ehl-i keyif dakikalar geçiren eleman.
ingilizce'de yeraltı anlamına gelen sözcük.
güncel Önemli Başlıklar
