bugün
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri9
- bu gün sözlük ne tatlı lan9
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak9
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek5
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler11
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- tek kasa açan kalabalık market4
- platon un mağara alegorisi15
- tavuk döner4
- sabahtan beri aç olmak5
- özgürlük nedir sorunsalı6
- true silik olsun10
- etli biber dolması yapan erkek6
- kapitalizm3
- aç karnına markete girmek3
- seni severken valizini hazır tutan kadın7
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- iskender5
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- katalog fahişeleri2
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- bıçak arası3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- sucuk döner5
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek3
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- kafası karışık seçmen2
- ismail kartal30
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- ekrem imamoğlu4
- haşlanmış yumurta9
- iguana tokyo2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- islamda kadın6
- sözlüğün kırbacı5
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- anın görüntüsü28
- rick sanchez3
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması3
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- gocu33
iki şey yapılır;
1-sahildeki köftecilerde balık veya akçaabat köfte yenilir
2-uzun sokak girişindeki çardak pide'de pide yenilir.
benimki de hep boğaz amk.
1-sahildeki köftecilerde balık veya akçaabat köfte yenilir
2-uzun sokak girişindeki çardak pide'de pide yenilir.
benimki de hep boğaz amk.
müthiş manzaralara sahip yaylaları olduğu söylenebilir
http://imgim.com/1422637_...409159680_725063655_n.jpg
(çekim bana aittir.)
http://imgim.com/1422637_...409159680_725063655_n.jpg
(çekim bana aittir.)
yüzde doksan dokuzu trabzonsporlu olan şehir.
araştırma yapmadım ama hemen hepsi de 2010-2011 sezonunda trabzonspor'un şampiyon olduğunu biliyorlar.
partisinin adı adalet ile başlayan ve bu ülkenin başbakanı olan kişi ise yarın bu şehre gelerek akyazı projesi olarak bilinen yeni stadın temel atma törenine katılacak.
bu şehirden biri de çıkıp bu hususta bir hesap soramayacaksa o kişiden adamlığınızdan şüphe ederim.
bu kadar basit...
araştırma yapmadım ama hemen hepsi de 2010-2011 sezonunda trabzonspor'un şampiyon olduğunu biliyorlar.
partisinin adı adalet ile başlayan ve bu ülkenin başbakanı olan kişi ise yarın bu şehre gelerek akyazı projesi olarak bilinen yeni stadın temel atma törenine katılacak.
bu şehirden biri de çıkıp bu hususta bir hesap soramayacaksa o kişiden adamlığınızdan şüphe ederim.
bu kadar basit...
futbolla yatıp futbolla kalkan karadeniz şehri.
%99'unun trabzonsporu tutmaları ve milli duyguları yüksek olmalarından ötürü takdire şayandır trabzonlular... ancak türklüğü red eden, barzani-apo ile sarmaş dolaş olan bir oluşuma da milliyetçilerse pek tabii tepkilerini koymalılardır. trabzonlular özünde aslında laz falan değillerdir. trabzon ağırlıkla çepni türküdür. lazlar türkiye'de rize, artvin hattında bulunan ve sayıları yarım milyonu geçmeyen kafkas kökenli küçük bir topluluktur. zaten osmanlı'da da trabzon bir eyaletti ve başka bir adı da yoktu. lazistan sancağı ise rize, artvin hattında trabzon eyaletine bağlı bir sancak idi. lazlar yaşadığı için(ancak yine sadece lazlar yoktu) o ad verilmişti. trabzon, giresun, ordu, samsun'u dahi laz, elazığ, erzurum, erzincan, malatya, gaziantep, kilis, osmaniye, sivas, kahramanmaraş, kars, ığdır, ardahan gibi ama türkmen, ama azeri türkü ama karapapak türkleri nüfus yoğunluklu illerimizi de kürt zanneden cahiller veya bunu kasıtlı yapan hainler var... ozan arif ustaca cevabı vermiştir zaten "elazığ'da gakgoşlar, erzurum'da dadaşlar türklüğüne laf ettin mi yedi ceddinden başlar" kaldı ki bir yerde kürt, arap, laz nüfusun fazla bulunması bir şeyi değiştirmez orası yine türkiye cumhuriyeti sınırları içinde türk toprağı olarak devam eder... bu avrupa'da da, amerika'da da her yerde de böyledir...
özetle lazistan sadece ufak bir sancaktı, sonradan bu ismi almıştı ve nüfusu da sadece lazlardan oluşmuyordu. yine Türkler, Gürcüler, Hemşinliler, Rumlar ve Poşalar şeklinde etnik gruplar vardı. başbakan'in bugün bilgisizce veya birilerinin dayatması ile kürdistan diye bahsettiği yer de osmanlı'da dahi sadece 17 senelik geçerli olmuş bir şeydir... yani yalnızca diyarbekir eyaleti dediğimiz van, hakkari, siirt, mardin'i falan içerisine alan bir yerdi. osmanlı döneminde kürtlerin iyi sayıda nüfusunun bulunduğu güneydoğu ve kuzey ırakta diyarbekir, musul, şehrizor, rakka ve halep eyaletleri bulunuyordu. ve bu eyaletler de hiçbir zaman saliyaneli gibi özel statülü eyaletler değillerdi. 19. yüzyılın başlarından itibaren bölge üzerinde yoğunlaşan oryantalist çalışmalar ve özellikle de tanzimat döneminde etkisini artıran batılı devletlerin hasta adam diye tabir ettikleri osmanlı devletini parçalama siyaseti bağlamında düşündükleri planlar doğrultusunda seyahatnamelerde, çizdikleri haritalarda ve kendi yazdıkları eserlerinde doğu anadolu için armenia, diyarbekir eyaleti için de kürdistan tabirini kullanmaya başlamışlardır. 1847 yılında yapılan zorlama bir düzenleme ile de van, hakkari, siirt, muş ve mardin sancaklarını içerisine alan bölge kürdistan eyaleti olarak olarak adlandırılmış ancak bölgenin gerçekleri ile örtüşmeyen ve hiçbir tarihi zemini olamayan bu suni dönemde 17 yıl sonra yani 1864 yılında kaldırılmıştır. zira buralarda da tek başına kürt nüfus yaşamıyordu. türkmenler, ermeniler, zazalar, araplar, süryaniler gibi toplumlar vardı ve bölgenin gerçeklerine de hiçbir zaman uymamıştır.
özetle lazistan sadece ufak bir sancaktı, sonradan bu ismi almıştı ve nüfusu da sadece lazlardan oluşmuyordu. yine Türkler, Gürcüler, Hemşinliler, Rumlar ve Poşalar şeklinde etnik gruplar vardı. başbakan'in bugün bilgisizce veya birilerinin dayatması ile kürdistan diye bahsettiği yer de osmanlı'da dahi sadece 17 senelik geçerli olmuş bir şeydir... yani yalnızca diyarbekir eyaleti dediğimiz van, hakkari, siirt, mardin'i falan içerisine alan bir yerdi. osmanlı döneminde kürtlerin iyi sayıda nüfusunun bulunduğu güneydoğu ve kuzey ırakta diyarbekir, musul, şehrizor, rakka ve halep eyaletleri bulunuyordu. ve bu eyaletler de hiçbir zaman saliyaneli gibi özel statülü eyaletler değillerdi. 19. yüzyılın başlarından itibaren bölge üzerinde yoğunlaşan oryantalist çalışmalar ve özellikle de tanzimat döneminde etkisini artıran batılı devletlerin hasta adam diye tabir ettikleri osmanlı devletini parçalama siyaseti bağlamında düşündükleri planlar doğrultusunda seyahatnamelerde, çizdikleri haritalarda ve kendi yazdıkları eserlerinde doğu anadolu için armenia, diyarbekir eyaleti için de kürdistan tabirini kullanmaya başlamışlardır. 1847 yılında yapılan zorlama bir düzenleme ile de van, hakkari, siirt, muş ve mardin sancaklarını içerisine alan bölge kürdistan eyaleti olarak olarak adlandırılmış ancak bölgenin gerçekleri ile örtüşmeyen ve hiçbir tarihi zemini olamayan bu suni dönemde 17 yıl sonra yani 1864 yılında kaldırılmıştır. zira buralarda da tek başına kürt nüfus yaşamıyordu. türkmenler, ermeniler, zazalar, araplar, süryaniler gibi toplumlar vardı ve bölgenin gerçeklerine de hiçbir zaman uymamıştır.
Dolmuşçular tolga zenginin cenazesine giden halktan para almamıştır bugün.öyle bir şehirdir trabzon.
eğer öğrenciyseniz ve şehrin yerlisi olmadığınız sürece ister şehrin yarısını tanıyın daima yabancılık hissine kapılacaksınız. berbere gidin, doktora gidin nereye giderseniz gidin hatta bir yere gitmeyin yoldan adam çevirin iki laf edin adamın ilk yarım dakika içinde soracağı soru bellidir "öğrenci misin?" hatta bu soru artık o kadar klişeleşmiştir ki adamın soracağı bu soruyu gelmeden üç saniye önce hissetmeye başlarsın. azıcık düzgün şiveyle konuşuyorsan ya da burnun kaşın gözün onlara benzemiyorsa hemen teşhisi koyarlar. bu bizden değil diye. bir de hemen mod değiştirip şehrin misafirperver yerlisi konumuna ani bir geçiş olur bu zaman diliminde. zorla kendini misafir gibi hissettirirler. "hahaha bizden değil bu yabancı" gibi devamlı süregelen tarzda davranışlar artık bıkkınlık haline gelir neticesinde.
-öğrenci misin?
- he amk he nasıl anladın aferin.
-öğrenci misin?
- he amk he nasıl anladın aferin.
bu şehrin kendisi ve yerlisi ile ilgili hakkında kötü entry girmek cesaret işi doğrusu. doğru düzgün gelişmemiş ortalığın apaçi kaynadığı göt kadar şehri cennet sanan yurdumun muhafazakar yazarlarından bazıları başınıza bela olabilir çünkü. dersin ki "yok kardeşim hepsi öyle değil iyiler de var içlerinde" falan adam der ki yine de "amııagorum adam gibi gonuş". ironik bir tepki tabi.
aman seri eksiye dikkat. güzel şehirdir güzel. insanları kendilerini bir bok zannetmez. olgunlaşmış, eleştriye açık kişilerdir.
aman seri eksiye dikkat. güzel şehirdir güzel. insanları kendilerini bir bok zannetmez. olgunlaşmış, eleştriye açık kişilerdir.
karadeniz'in en gelişmiş kentlerindendir ama nedense insanları bu gelişmişlikle paralel yol almazlar... neden bilinmez değişmek istemezler, farklı olanın kabulu zordur bu şehirde, hep bir tutuculuk gözlenir.. belki yaşayanlar için daha farklıdır ama dışarıdakilere hissettirdiği budur.
bünyesinde barınan insanların iq seviyesinin ortalaması 61'miş. onlara her yer trabzon, her şey şike. yeryüzünden silinseler ya da siktirip gitseler keşke.
karadeniz'in en güzel illerinden biri. şu meydandan minibüsleri kaldırsalar orası bi rahat etse çok daha güzel olacak. bir de çömlekçi kentsel dönüşüme girecekmiş herhalde yıksınlar valla rezil ediyor güzelim şehri.
şehir insanları olarak herkesin ortak noktası trabzonspor olan ve 2010-11 futbol sezonunda şike ve teşvik ile rakibinin haksız bir rekabetle önüne geçmesi sebebi dolayısıyla bugün ahlaklı isyanını trabzon - atatürk meydanı'nda saat 14:00'da toplanmak üzere devam ettiren görünüşte bu ülke sınırları içerisinde ancak bir o kadar da bu ülkeye yabancılaştırılmış bir şehir.
biz adaletten, doğruluktan, haklıyız ama güçsüzüz* demekten bıkmayacağız.
hırsızları, arsızları ve tüm bu yaşananları görmezden gelen omurgasızların da bir an önce siktirip gitmesi tek temennimizdir.
biz adaletten, doğruluktan, haklıyız ama güçsüzüz* demekten bıkmayacağız.
hırsızları, arsızları ve tüm bu yaşananları görmezden gelen omurgasızların da bir an önce siktirip gitmesi tek temennimizdir.
toprağım , evim .
Evim.
Doğrucu başı insanlarını sevdiğim yeşil kentim.
Bazılarının fena zoruna gider ama 2010 2011 sezonu şampiyonunun da evi.
Doğrucu başı insanlarını sevdiğim yeşil kentim.
Bazılarının fena zoruna gider ama 2010 2011 sezonu şampiyonunun da evi.
Yusufun zuleyhasinın evi olduğu için benimde evim olan şehir.
Deniz ve ormanın yani, yeşil ile mavinin buluştuğu yer. Hele müziği eşsiz muazzam.
şehzadeler şehri.
Allah kimseyi düşürmesin 4 aydır okul okuyorum ktüde böyle yobaz insanlar daha bulamazsınız.
uzungöl'ünü merak ettiğim memleket. en son betonlaşma kurbanı olduğunu duymuştum ama ne kadar doğru bilemedim.
yarın ki şafağımın şanslı şehridir; atarsa 61 bize her yer trabzon. biletler gelsin torunlar hazırlansın artık.
21 Şubatta Trabzonda Kitap Zamanı adlı etkinlikte 50 tane yazarı ağırlayacak kent. Güzel.
iyi davranın len adamlara, topuklarına falan sıkmayın sakın.*
Katılacak yazarların listesi:
ilber Ortaylı. Canan Tan, Banu Avar. Bilal Sami Gökdemir, Hasan Kantarcı, Yavuz Ekinci, Aslı Erdoğan, Hikmet Anıl Öztekin, Fatih Çıtlak, Ali Çimen, Mürvet Sarıyıldız, Dursun Ali Sazkaya, Gökhan Sarı, Ayşe Keskin, Ali Çolak, Melih Tuğtağ, Hasan Öztürk, Mine Sota, Oktay Tiryakioğlu, Harun Çelik, Tuncel Altınköprülü, Esma Ala, Cavidan Yılmaz, Mehmet Kartal, Mahir Ünsal Eriş, Oylum Yılmaz, Cem Gülbent, Ahmet Günbay Yıldız, Serkan Türk, Ömer Sevinçgül, Erdal Demirkıran, Tarık Uslu, Uğur Biryol, Canan Tan, Aret Vartanyan, Hakan Günday, Mustafa Armağan, Metin Özdamarlar, Necmettin Alkan, Turgay Güler, Yavuz Bahadıroğlu, Mehmet Şamil, Hayrettin Orhanoğlu, Aşkım Kapışmak, Ahmet Turgut, Sinan Yağmur.
iyi davranın len adamlara, topuklarına falan sıkmayın sakın.*
Katılacak yazarların listesi:
ilber Ortaylı. Canan Tan, Banu Avar. Bilal Sami Gökdemir, Hasan Kantarcı, Yavuz Ekinci, Aslı Erdoğan, Hikmet Anıl Öztekin, Fatih Çıtlak, Ali Çimen, Mürvet Sarıyıldız, Dursun Ali Sazkaya, Gökhan Sarı, Ayşe Keskin, Ali Çolak, Melih Tuğtağ, Hasan Öztürk, Mine Sota, Oktay Tiryakioğlu, Harun Çelik, Tuncel Altınköprülü, Esma Ala, Cavidan Yılmaz, Mehmet Kartal, Mahir Ünsal Eriş, Oylum Yılmaz, Cem Gülbent, Ahmet Günbay Yıldız, Serkan Türk, Ömer Sevinçgül, Erdal Demirkıran, Tarık Uslu, Uğur Biryol, Canan Tan, Aret Vartanyan, Hakan Günday, Mustafa Armağan, Metin Özdamarlar, Necmettin Alkan, Turgay Güler, Yavuz Bahadıroğlu, Mehmet Şamil, Hayrettin Orhanoğlu, Aşkım Kapışmak, Ahmet Turgut, Sinan Yağmur.
çok kötü bir insana sahip şehirdir ancak gezilesi yerler vardır.
özellikle güneyden geliyor iseniz, henüz uçaktayken yeşili görüp tabiatı ile farklı hissediyorsunuz.
yörenin en iyi muhafaza edilmiş, dağlara kadar uzanan trabzon kalesini gezmeden, Fatih/irena Kulesi olarak bilinen cephaneliğe bakış atmadan, trabzon halkının ulu öndere hediyesi olan atatürk köşkünü ziyaret etmeden, akçaabat semalarında köfte yemeden(ilk kez trabzon'a gelen arkadaşlar, önünde farklı şehir plakalarının olduğu mekanlara girmesinler, yerel plakalı 28, 55, 25, 29, 08, 52 araçların olduğu mekanlar tercih edilirse, gerçek akçabaat köftesinın tadı damaklarda kalacaktır) herhangi bir yaylanın sisli havasını içinize çekmeden, arnavut kaldırımlarının verdiği dinginliği hissetmeden, sürmene yahut şehir merkezindeki karpi'de enfes pideler yemeden, doğanın üç ana rengini görmeden(bordo,mavi,yeşil), kamuoyu nezdinde ses getirecek bir derbiyi izlemeden, derbinin galibi trabzonspor ise akabinde süleyman restaurant'daki çoşkuyu görmeden, boztepe'den güneşin batışını seyretmeden, uzungöl'ün huzur veren sessizliği ile büyülenmeden, ganita'da çay içmeden, sümela'yı solumadan, uzun sokağın sonundaki simitçiden trabzon simidi yemeden, zigana'da güne karla merhaba demeden, kızlar manastırını görmeden, ayasofya'yı ziyaret etmeden dönülmemesi gereken.
hem antik hem rahatlatıcı bir tatile ev sahipliği yapabilecek kapasitede, ülkenin en yeşil coğrafyalarından birine sahip olan, mavi ile yeşilin düet yaptığı şehir.
yörenin en iyi muhafaza edilmiş, dağlara kadar uzanan trabzon kalesini gezmeden, Fatih/irena Kulesi olarak bilinen cephaneliğe bakış atmadan, trabzon halkının ulu öndere hediyesi olan atatürk köşkünü ziyaret etmeden, akçaabat semalarında köfte yemeden(ilk kez trabzon'a gelen arkadaşlar, önünde farklı şehir plakalarının olduğu mekanlara girmesinler, yerel plakalı 28, 55, 25, 29, 08, 52 araçların olduğu mekanlar tercih edilirse, gerçek akçabaat köftesinın tadı damaklarda kalacaktır) herhangi bir yaylanın sisli havasını içinize çekmeden, arnavut kaldırımlarının verdiği dinginliği hissetmeden, sürmene yahut şehir merkezindeki karpi'de enfes pideler yemeden, doğanın üç ana rengini görmeden(bordo,mavi,yeşil), kamuoyu nezdinde ses getirecek bir derbiyi izlemeden, derbinin galibi trabzonspor ise akabinde süleyman restaurant'daki çoşkuyu görmeden, boztepe'den güneşin batışını seyretmeden, uzungöl'ün huzur veren sessizliği ile büyülenmeden, ganita'da çay içmeden, sümela'yı solumadan, uzun sokağın sonundaki simitçiden trabzon simidi yemeden, zigana'da güne karla merhaba demeden, kızlar manastırını görmeden, ayasofya'yı ziyaret etmeden dönülmemesi gereken.
hem antik hem rahatlatıcı bir tatile ev sahipliği yapabilecek kapasitede, ülkenin en yeşil coğrafyalarından birine sahip olan, mavi ile yeşilin düet yaptığı şehir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar