bugün
- fiziği güzel sözlük kızları41
- memeleri kafam kadar kız22
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak7
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- afyon civarı pasif var mı7
- eve escort çağırmak6
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- geleneksel sözlüğün en iyi memesi yarışması6
- 46 yaş4
- baklavası olmayan erkek5
- nervio5
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- silikonlu memelerini sıktırmayan bayan5
- ayakları güzel sözlük kızları5
- dünya nın girişine yazılması gereken söz2
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- recep tayyip erdoğan10
- sözlüğün meme üstadı5
- fatma betül sayan kaya57
- eve gelen escorta ütü yaptırmak4
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- motorsiklet sürmek3
- recep tayyip erdoğan kalp krizi geçirseydi2
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- fakir siniri6
- başlığa gelin meme var4
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak9
- ibne3
- hiçbir kanuna uymayan akp'li zenginler6
- arkadaşlar çok sıkıcısınız4
- bütün gece meme konuşulup meme atılmaması3
- sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- bir günlüğüne erkek olsam3
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- şampuan önerisi8
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler2
- 21 ocak 2025 bolu kartalkaya otel yangını4
- karın kaslarıyla soda kapağı açamayan erkek2
- kriteri mriteri olmayan insan tipi2
- kendisiyle övünen insanlar15
- ups boobss nickli yazar5
- arkadaşlar beni hanginiz takipten çıktı4
- kız silkmek2
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- cumartesi gecesi sokağa çıkan ezik ve ahmak insan3
- gece acıkması3
robert de niro, ellen barkin ve küçük leonardo di caprio'nun oynadığı bir dram film.
leonardo di caprio' nun sadece o bebeksi parlak yüzü ile bir yerlere gelmediğinin hakkını vererek rolünü yaptığının kanıtı olan filmlerden bence en güzelidir.
dikkat çekmemiş ilginç filmlerden biridir. filmin kapitalist sistemin çarkına su taşıdığı yönünde bir analizi için: http://www.isteksiz.com/sinema/this-boys-life/
michael caton jones'un yönettiği başrollerde robert de niro, leonardo dicaprio ve ellen barkin'in bulunduğu 1993 yapımı başarılı bir drama. zaten film leonardo dicaprio'nun canlandırdığı karakterin özyaşam öyküsü niteliğinde. bir şehire özellikle küçük bir şehire tıkılı kalmanın ve özgürlüğün öneminin üst düzeyde tattırıldığı bir film. iki çift laf etmek lazım de niro abimize; babaa büyüksün !
Robert De Niro, Ellen Barkin ve Leonardo DiCaprio'nun oyunculuklarının birbiriyle yarıştığı izleyeni atmosferine kaptıran kaliteli bir yapım. DiCaprio açısından bakarsak tam bir yükseliş filmi, ancak robert de niro gibi bir usta rolünü her ne kadar hakkıyla verdiyse de övgülerin yarısını bir çocuk oyuncuya kaptırdığı için onun kariyeri açısından nasıl bir film olmuştur tartışılır.*
Sözlükten bir yazarın tavsiyesi üzerine izledim bugün.
Babası tarafından terk edilen bir çocuğun (leonardo dicaprio) ve onun annesinin imkansızlıklar nedeniyle oradan oraya sürüklendiği bir vaziyetteyken annenin dwight (robert de niro) ile tanışmasıyla başlıyor hikaye.
--spoiler--
Bizim leonardio o dönemler tam bir velet. Kendi ismi olan toby yerine sevdiği yazarın (jack london) ismiyle çağrılmayı tercih ediyor. Palavracı, asi, badboy gibi pozlar kesen ergenin teki. Dwight (de niro) abimiz cici baba olarak bunun yanına gelince serseriliğin kaç bucak olduğunu görüyor tabii. Dwight bunu adam eder diyip seviyorsun ilk başta de niroyu. Jack'i izci kampına yollamalar, postacılığa çalışmaya göndermeler, saçını kestirmeler, sivri tavırlarına tepki koymalar vs.
Meğer sonra anlıyorsun ki dwight dar görüşlü, kendi yaşamının çizdiği çerçevenin dışına çıkamayan hafifçe de hödük bir tip. Jack'in dişini tırnağına takıp kazandığı aylığa 'korumak' bahanesiyle el koyup sonra da keyfine göre cukkalamasıyla nefretleri üstüne çekmeye başlıyor.
Bu gidişattan sonra ne oluyor peki? Ağzına sıçılan jack kendini okumaya veriyor, burs kazanıyor. Dwight ise jack'in kasabayı terk edip özel okullarda okuması fikrini, kendinden daha iyi standartlarda yaşaması fikrini, hazmedemiyor.
Final? Jack de, dwight'in zorbalıklarından bıkan anne de evi terk ediyor ve kendi özgürlüklerinin peşinden gidiyorlar.
--spoiler--
Konu dönemin ruhunu yansıtıyor, özgürlük temalı, oyunculuklar başarılı, puanını hak eden bir yapım.
Not: tobey maguire'yi filmde görmek hoş oldu. Örümcek adamın ilk filminden 9 sene önceki halini görüyoruz bu yapımda. Çok genç lan. Serserilik de yakışıyor sana tobey.
Babası tarafından terk edilen bir çocuğun (leonardo dicaprio) ve onun annesinin imkansızlıklar nedeniyle oradan oraya sürüklendiği bir vaziyetteyken annenin dwight (robert de niro) ile tanışmasıyla başlıyor hikaye.
--spoiler--
Bizim leonardio o dönemler tam bir velet. Kendi ismi olan toby yerine sevdiği yazarın (jack london) ismiyle çağrılmayı tercih ediyor. Palavracı, asi, badboy gibi pozlar kesen ergenin teki. Dwight (de niro) abimiz cici baba olarak bunun yanına gelince serseriliğin kaç bucak olduğunu görüyor tabii. Dwight bunu adam eder diyip seviyorsun ilk başta de niroyu. Jack'i izci kampına yollamalar, postacılığa çalışmaya göndermeler, saçını kestirmeler, sivri tavırlarına tepki koymalar vs.
Meğer sonra anlıyorsun ki dwight dar görüşlü, kendi yaşamının çizdiği çerçevenin dışına çıkamayan hafifçe de hödük bir tip. Jack'in dişini tırnağına takıp kazandığı aylığa 'korumak' bahanesiyle el koyup sonra da keyfine göre cukkalamasıyla nefretleri üstüne çekmeye başlıyor.
Bu gidişattan sonra ne oluyor peki? Ağzına sıçılan jack kendini okumaya veriyor, burs kazanıyor. Dwight ise jack'in kasabayı terk edip özel okullarda okuması fikrini, kendinden daha iyi standartlarda yaşaması fikrini, hazmedemiyor.
Final? Jack de, dwight'in zorbalıklarından bıkan anne de evi terk ediyor ve kendi özgürlüklerinin peşinden gidiyorlar.
--spoiler--
Konu dönemin ruhunu yansıtıyor, özgürlük temalı, oyunculuklar başarılı, puanını hak eden bir yapım.
Not: tobey maguire'yi filmde görmek hoş oldu. Örümcek adamın ilk filminden 9 sene önceki halini görüyoruz bu yapımda. Çok genç lan. Serserilik de yakışıyor sana tobey.
Hangi karakterine bakarsanız bakın her birinden ayrı bir ders çıkaracağınız, her birini ayrı ayrı sorgulayacağınız bir film. Manyak bir adam; hayatın ve 50'li yılların şartlarından bir an dahi olsa kurtulmak için o manyakla evlenmeyi kabul etmiş bir kadın ve daha ergenliğinde iken erkekliğe adım atacağı sıralarda kendisine rolmodel alacak bir baba arayan, hayatı acılarla geçecek olan bir çocuk (buna bir de üvey kardeşleri dahil edebiliriz).
De Nironun "Bir Zamanlar Amerikada" sonrası canlandırdığı yine kadınları aşağılayan psikopat bir karakterde. özellikle atış yarışması sonrası bunu daha iyi görüyoruz. Yine zoraki evlilik konusunu özellikler kadınlar açısından irdelendiği cinsel ilişki sahneleri can alıcı.
Her yönüyle sinirleri bozabilen ağır bir drama ve bir şaheser. Son diyeceğim şey ise; bir adam nasıl olurda bu kadar kötü karakterler içerisinde bir sürü küfür yemesine rağmen kendisini aynı zamanda bu kadar sevdirebilir. Çok yaşa sen Rober De Niro.
De Nironun "Bir Zamanlar Amerikada" sonrası canlandırdığı yine kadınları aşağılayan psikopat bir karakterde. özellikle atış yarışması sonrası bunu daha iyi görüyoruz. Yine zoraki evlilik konusunu özellikler kadınlar açısından irdelendiği cinsel ilişki sahneleri can alıcı.
Her yönüyle sinirleri bozabilen ağır bir drama ve bir şaheser. Son diyeceğim şey ise; bir adam nasıl olurda bu kadar kötü karakterler içerisinde bir sürü küfür yemesine rağmen kendisini aynı zamanda bu kadar sevdirebilir. Çok yaşa sen Rober De Niro.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar