bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar34
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları27
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- yazarların fobileri15
- yazarların en malımsı özellikleri12
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- islamda namaz yoktur37
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- sözlüğün reisi kim anketi19
- 174 kaslı mühendis9
- kainatta olan her şey mahlukatın yararı içindir2
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- ioçk'nın müziği7
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- 195 kaslı pilot10
- sözlük yazarlarının saatleri14
- gelecekteki sevgiliye not6
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- nick vermeden bir yazara seslen10
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- almanya da yaşayan yazarlar8
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- şeftali11
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- şu an dinlenen şarkı5
- yapay zekanın kod yazması3
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- sözlüğün reisi kim14
- borsa istanbul5
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- ismet gürbüz5
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- çağla idi21
- kedi göbeği4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- ince parmaklı erkek4
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- borsa8
cok guzel bir kitaptir ayni zaman da filmdir sonu uzucu olan.. kitabindan sinav olmustum.
yıllar sonra can sıkıntısıyla tekrardan açıp izlediğim film. bir david lynch baş yapıtı. insanoğlunun merhamet gösterirken bile ne kadar iğrenç olabileceğini gözümüze sokmuştur bu filmde david lynch. eğer insanlardan, onların davranışlarından, fiziksel olarak güzel fakat mide bulandıran insanlardan nefret etmek istemiyorsanız, bu filmi kesinlikle seyretmeyin derim.
kitabı hakkında rapor hazırlayıp ipad kazandığım baş yapıttır.
insanlık ayıbı film. insanlık ayıbı çünkü bazı bölümleri o kadar rahatsız edici ki sormayın gitsin. Filmin o kasvetli havasını Londra sokaklarından alabilirsiniz zaten. Gülen bir insan bulmak çok zor. Böyle bir insan bulmak zorken bir de böyle de fiziksel dezenformasyona sahipseniz bu çok daha zor. Üstelik yaşanmış bir hayat hikayesinden alınmış olması, insanı daha da etkiliyor. David Lynch'in sade anlatımıyla bizlere kazandırdığı tek eser belki de.. Diyalogları ve acı senaryosuyla her geçen dakika daha da içine çekiyor film insanı.
Filmde her ne kadar bir filin saldırısına/tecavüzüne uğrayan kadının oğlu John Merrick olarak gözükse de gerçek hayatta genetik bir bozukluktan kaynaklanıyor bu hastalık. Bu hikaye ise sadece Sam Torr adlı şovmenin kendisinden daha fazla kazanç elde etmek için uydurduğu bir hikayedir. Yani bir kusurdan nasıl para çıkartılırın acımasız hikayesi.
--spoiler--
Bir anlığına düşünsenize doğru dürüst gezemediğinizi, normal bir şekilde uyuyamadığızı.. insan olsanız dahi size hayvan gibi bir muamele yapıldığını düşünsenize.. Ama bakın sadece 'düşünsenize' demekle yetiniyorum çünkü kimsenin böyle yaşamak istemeyeceğini biliyorum. Peki böyle yaşamak istemeyip de böyle yaşamaya mahkum kalmış bir insana çektirilen eziyetin anlamı nedir? Empatik olmak yerine neden antipatik olmayı tercih eder insanoğlu? Neden kusurlu birilerine ezik, hurafe, ucube gibi bakar insanoğlu? Sanki kendimiz çok kusursuzmuşuz gibi. Evet belki de çok kötü görünüyordu Merrick'in o hali ama onun o haline şeffaf bir perde çekip neden içinde ki güzelliği görmek istemediler. Filmde dikkatinizi çektiyse sanatçı kesim Merrick'i ayakta alkışlarken hiçbir niteliğe sahip olamamış insanlar onunla bir oyuncakmış gibi oynuyordu. Tiyatrocu bir kadın ona ''Romeo'' deyip yanağına öpücüğü kondururken, ucuz bir şovmen ona ''ucube'' deyip acımasızca dövebiliyordu onu. En duygusal olanı da istasyonda ki halidir John Merrick'in.. Onunla dalga geçen çocukların arasından koşarak uzaklaşmak istiyor fakat curcunanın arasında buluyordu kendisini. Maskesi çıkarılıyordu çok birşeymiş gibi ve o kaçmaya başlıyordu korkarak.. Köşeye sıkışıyordu onunda bir sabrı vardı ya haykırıyordu.. ''Ben fil değilim, ben hayvan değilim, ben yaşayan bir canlıyım, ben insanım! diyerek... Bizim de gözyaşlarımız niagara şelalesi olup akmaktaydı o sıra.
Tiyatrodan alkışı aldıktan sonra onun için artık yapacakları tamamlanmıştı artık. Normal bir insan gibi uyuduğu o gece boğulup 27 yaşında hayatını kaybetmişti bu masum insan. Çünkü o oturarak uyurdu her zaman..
--spoiler--
Filmde her ne kadar bir filin saldırısına/tecavüzüne uğrayan kadının oğlu John Merrick olarak gözükse de gerçek hayatta genetik bir bozukluktan kaynaklanıyor bu hastalık. Bu hikaye ise sadece Sam Torr adlı şovmenin kendisinden daha fazla kazanç elde etmek için uydurduğu bir hikayedir. Yani bir kusurdan nasıl para çıkartılırın acımasız hikayesi.
--spoiler--
Bir anlığına düşünsenize doğru dürüst gezemediğinizi, normal bir şekilde uyuyamadığızı.. insan olsanız dahi size hayvan gibi bir muamele yapıldığını düşünsenize.. Ama bakın sadece 'düşünsenize' demekle yetiniyorum çünkü kimsenin böyle yaşamak istemeyeceğini biliyorum. Peki böyle yaşamak istemeyip de böyle yaşamaya mahkum kalmış bir insana çektirilen eziyetin anlamı nedir? Empatik olmak yerine neden antipatik olmayı tercih eder insanoğlu? Neden kusurlu birilerine ezik, hurafe, ucube gibi bakar insanoğlu? Sanki kendimiz çok kusursuzmuşuz gibi. Evet belki de çok kötü görünüyordu Merrick'in o hali ama onun o haline şeffaf bir perde çekip neden içinde ki güzelliği görmek istemediler. Filmde dikkatinizi çektiyse sanatçı kesim Merrick'i ayakta alkışlarken hiçbir niteliğe sahip olamamış insanlar onunla bir oyuncakmış gibi oynuyordu. Tiyatrocu bir kadın ona ''Romeo'' deyip yanağına öpücüğü kondururken, ucuz bir şovmen ona ''ucube'' deyip acımasızca dövebiliyordu onu. En duygusal olanı da istasyonda ki halidir John Merrick'in.. Onunla dalga geçen çocukların arasından koşarak uzaklaşmak istiyor fakat curcunanın arasında buluyordu kendisini. Maskesi çıkarılıyordu çok birşeymiş gibi ve o kaçmaya başlıyordu korkarak.. Köşeye sıkışıyordu onunda bir sabrı vardı ya haykırıyordu.. ''Ben fil değilim, ben hayvan değilim, ben yaşayan bir canlıyım, ben insanım! diyerek... Bizim de gözyaşlarımız niagara şelalesi olup akmaktaydı o sıra.
Tiyatrodan alkışı aldıktan sonra onun için artık yapacakları tamamlanmıştı artık. Normal bir insan gibi uyuduğu o gece boğulup 27 yaşında hayatını kaybetmişti bu masum insan. Çünkü o oturarak uyurdu her zaman..
--spoiler--
anthony hopkins oyunculuğunu konuşturmuştur.
where is he? haa? where is mr. merrick?
where is he? haa? where is mr. merrick?
Lise'de okutulan -stage one- ingilizce kitap.
Yaklaşık 1 metre mesafemde duran kitap.
bittiğinde hüngür hüngür ağladığım film.
david lynch filmi. Ara sıra aklıma John Merrick'i getirip hüzünlenirim.
--spoiler--
Hayal gücüme güvenmek zorundayım. Çünkü devamını göremiyorum.
--spoiler--
--spoiler--
Hayal gücüme güvenmek zorundayım. Çünkü devamını göremiyorum.
--spoiler--
insanı duygu karmaşasına ve yoğunluğuna iten film. neler hissedeceğinize karar veremiyorsunuz.
1980 yapımı david lynch filmi.
Ötekileştirmenin güzel işlendiği kaliteli film.
Orta okulda ingilizce dersinde kitabıni da okumuştuk. Travmatik bir etki bırakmıştı.
Ötekileştirmenin güzel işlendiği kaliteli film.
Orta okulda ingilizce dersinde kitabıni da okumuştuk. Travmatik bir etki bırakmıştı.
siyah beyaz film efsane filmdir. bu film çogu erkgi bile aglatmaktadır.
Dvd arşivimin vazgeçilmez antony hopkins bölümünün baş yapıtı. insanın hayvandan aşağı olabileceğinin görsel anlatımı.
filmini izlemeyip kitabını okuduğum yapıt. genelde kitabını okuduktan sonra aynı şeyi filmde izleyememe gibi bir huyum var. çünkü filmde aynı lezzeti alamayacağımı zannederim. kitabına gelince sonunda neredeyse beni ağlatacaktı herkese tavsiye ettiğimdir.
lise hazırlıktayken okuduğum ilk ingilizce kitaptı. level 3'tü zorluğu.
kitabı sevince filmini de izlemiştim. kült filmlerdendir.
kitabı sevince filmini de izlemiştim. kült filmlerdendir.
bugün uludağ üniversitesi tiyatro topluluğunun sergilediği oyun.
allahsızlar gerim gerim gerildim izlerken rahatsızlık duydum fil adamın durumundan.
çok güzel oynadılar tebrik ediyorum onları.
ve abuk subuk yerlerde gülen seyirciyi kınıyorum.
empati yoksunu üniversite gençliğinin yetişmesi çok kötü bir durum.
allahsızlar gerim gerim gerildim izlerken rahatsızlık duydum fil adamın durumundan.
çok güzel oynadılar tebrik ediyorum onları.
ve abuk subuk yerlerde gülen seyirciyi kınıyorum.
empati yoksunu üniversite gençliğinin yetişmesi çok kötü bir durum.
David lynch'den beklenilenin tersine ' kolay anlaşılabilir ' bir film. yıllardır izlemeyi ertelediğim için ah keşkeler çektim filmi bitirdiğimde. kesinlikle sorgulayıcı, düşündürücü. fırsatçılığın en rezil, aşağılık yönüyle sizi buluşturuyor.
--spoiler--
elbette filmin en dokunan sahnesi John'un ' i'm not an animal, i'm human! ' diye haykırdığı sahneydi. çınlıyor.
--spoiler--
--spoiler--
elbette filmin en dokunan sahnesi John'un ' i'm not an animal, i'm human! ' diye haykırdığı sahneydi. çınlıyor.
--spoiler--
filmin yazarlarından biri olan Eric Bergren, 62 yaşında hayatını kaybetmiştir.
http://www.imdb.com/news/ni60108901?linkId=27195359
http://www.imdb.com/news/ni60108901?linkId=27195359
vücudunda o zamana değin görülmemiş bir deformasyon olan joseph merrick isimli bir ingilizin hayatından esinlenilerek kurgulanmış 1980 yapımı david lynch filmi.
filmi daha geçen hafta izledim ve bunca zamandır neden izlemedim diye kahroldum. ayrıca buraya filmin içeriği hakkında birkaç ufak not düşmek istedim. yani buradan sonra okuyacaklarınız spoiler içerecektir.
--spoiler--
film için "fil adam' ın john merrick' e dönüşmesini konu alıyor." da diyebiliriz.
fil adam, hayatının bir kısmını ucube şovlarında insanlara sergilenerek ve dövülerek geçirdiği için artık kendi insanlığını dahi unutmuş bir karakter ve bu psikolojiden dolayı herhangi bir insanın ona "insan gibi" davranabileceğini düşünemez hale gelmiş. bu nedenle onu sergilendiği ucube şovundan alıp çalıştığı hastanede himayesi altına alan doktor frederick treves' la bile konuşmaya korkuyor.
fil adam zamanla hastane ortamına alışıp oradaki çalışanlarla güzel ilişkiler kuruyor ve kendini "normal bir insan" gibi hissetmeye başlıyor. ayrıca odasının penceresinden ufak bir kısmını gördüğü katedralin ahşaptan bir maketini yapmaya başlıyor. ancak bu makete sadece hobi gözüyle bakmak hatalı olur. çünkü bu maketin yapımı aynı zamanda john merrick' in insanlığını yeniden inşa etmesini simgeliyor.
görsel
tüm bunlara rağmen geçmişi fil adamın peşini bırakmıyor ve hastanede de onun vücudundan para kazanmaya çalışan biri (hastanenin gece bekçisi) karşısına çıkıyor. bu andan sonra gündüzlerini john merrick olarak, gecelerini ise insan içine çıkarken kafasına bez maske geçirdiği zamanlardaki gibi fil adam olarak yaşamaya devam ediyor.
bu sekansta david lynch, john' un fil adama dönüştüğünü akıllıca bir metaforla gösteriyor. ilk sahnede john odasında dururken gece bekçisiyle karşılaşıyor ve ardından ekrana o maske geliyor.
http://i.hizliresim.com/9GOL98.png
http://i.hizliresim.com/Nk7EEN.png
o ucube şovunun olduğu akşamlardan birinde, john' un maketi orada eğlenen insanlar tarafından parçalanıyor. tabii aynı zamanda john' un insanlığı da parçalanmış oluyor.
http://i.hizliresim.com/nEBraN.png
eski sahibi tarafından ucube şovlarında sergilenmek için kaçırılan fil adam, kapatıldığı kafesten yine onun gibi ucubeler sayesinde çıkıp serbest kalıyor ve sokaklarda yine o eski günlerdeki haline dönüyor.
http://i.hizliresim.com/qErB5W.png
bir süre sonra bulunup hastaneye geri getirilen fil adam birçok insan tarafından kabul görüyor ve parçalanan maketini tamamlamayı başarıyor.
http://i.hizliresim.com/E3Z3EZ.png
sırt üstü yattığında soluğu kesildiği için hayatı boyunca oturarak uyuyan fil adam' ın normal bir insan olmak için yapması gerektiğine inandığı bir şey daha var; normal bir insan gibi uyumak. önceki sahnelerde de bu isteğini dile getiren fil adam, filmin sonunda sırt üstü yatarak uyuyor ve gözlerini dünyaya john merrick olarak kapatıyor.
http://i.hizliresim.com/qErE4d.png
--spoiler--
filmi daha geçen hafta izledim ve bunca zamandır neden izlemedim diye kahroldum. ayrıca buraya filmin içeriği hakkında birkaç ufak not düşmek istedim. yani buradan sonra okuyacaklarınız spoiler içerecektir.
--spoiler--
film için "fil adam' ın john merrick' e dönüşmesini konu alıyor." da diyebiliriz.
fil adam, hayatının bir kısmını ucube şovlarında insanlara sergilenerek ve dövülerek geçirdiği için artık kendi insanlığını dahi unutmuş bir karakter ve bu psikolojiden dolayı herhangi bir insanın ona "insan gibi" davranabileceğini düşünemez hale gelmiş. bu nedenle onu sergilendiği ucube şovundan alıp çalıştığı hastanede himayesi altına alan doktor frederick treves' la bile konuşmaya korkuyor.
fil adam zamanla hastane ortamına alışıp oradaki çalışanlarla güzel ilişkiler kuruyor ve kendini "normal bir insan" gibi hissetmeye başlıyor. ayrıca odasının penceresinden ufak bir kısmını gördüğü katedralin ahşaptan bir maketini yapmaya başlıyor. ancak bu makete sadece hobi gözüyle bakmak hatalı olur. çünkü bu maketin yapımı aynı zamanda john merrick' in insanlığını yeniden inşa etmesini simgeliyor.
görsel
tüm bunlara rağmen geçmişi fil adamın peşini bırakmıyor ve hastanede de onun vücudundan para kazanmaya çalışan biri (hastanenin gece bekçisi) karşısına çıkıyor. bu andan sonra gündüzlerini john merrick olarak, gecelerini ise insan içine çıkarken kafasına bez maske geçirdiği zamanlardaki gibi fil adam olarak yaşamaya devam ediyor.
bu sekansta david lynch, john' un fil adama dönüştüğünü akıllıca bir metaforla gösteriyor. ilk sahnede john odasında dururken gece bekçisiyle karşılaşıyor ve ardından ekrana o maske geliyor.
http://i.hizliresim.com/9GOL98.png
http://i.hizliresim.com/Nk7EEN.png
o ucube şovunun olduğu akşamlardan birinde, john' un maketi orada eğlenen insanlar tarafından parçalanıyor. tabii aynı zamanda john' un insanlığı da parçalanmış oluyor.
http://i.hizliresim.com/nEBraN.png
eski sahibi tarafından ucube şovlarında sergilenmek için kaçırılan fil adam, kapatıldığı kafesten yine onun gibi ucubeler sayesinde çıkıp serbest kalıyor ve sokaklarda yine o eski günlerdeki haline dönüyor.
http://i.hizliresim.com/qErB5W.png
bir süre sonra bulunup hastaneye geri getirilen fil adam birçok insan tarafından kabul görüyor ve parçalanan maketini tamamlamayı başarıyor.
http://i.hizliresim.com/E3Z3EZ.png
sırt üstü yattığında soluğu kesildiği için hayatı boyunca oturarak uyuyan fil adam' ın normal bir insan olmak için yapması gerektiğine inandığı bir şey daha var; normal bir insan gibi uyumak. önceki sahnelerde de bu isteğini dile getiren fil adam, filmin sonunda sırt üstü yatarak uyuyor ve gözlerini dünyaya john merrick olarak kapatıyor.
http://i.hizliresim.com/qErE4d.png
--spoiler--
gece gece aklıma düşen film tanesi. siyah beyaz olan filmde, naif ruhlu birinin görünüşünden dolayı maruz kaldığı olaylar anlatılmakta.
etkileyici bir sonla kapanış yapılır.
etkileyici bir sonla kapanış yapılır.
Bu filmi bitirirken yanaklarımda dans eden gözyaşlarıma alfred lord tennyson'ın hiç bir şey ölmeyecek şiiri eşlik etti.
Hiçbir şey ölmeyecek
Irmak akacak
rüzgar esecek
bulut geçecek
yürek çarpacak..
Hiçbir şey ölmeyecek
Irmak akacak
rüzgar esecek
bulut geçecek
yürek çarpacak..
görsel
Dış görünüşümüzde bizden farklı olarak gördüğümüz kişilere yaklaşımımızın onlar adına ne kadar kırıcı olabileceğini gösteren 1980 yapımı film.
Dış görünüşümüzde bizden farklı olarak gördüğümüz kişilere yaklaşımımızın onlar adına ne kadar kırıcı olabileceğini gösteren 1980 yapımı film.
oyuncular arasında hopkins'i gördüğümüz oldukça etkileyici bir lynch filmi. Hopkins'in oyunculuğuna da zaten diyecek bir şey yok. ayrıca bir dizi olan american horror story freak show'u aklıma getiriyor filmin konusu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar