bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan21
- bik bik kaç yaşında8
- ahtapot yemek4
- bir kadını yaşıyla vurmak5
- uludağ sözlük bir ailedir10
- bir ilişkiyi kim yönetir8
- sütlaç gibi karı3
- zaman kavramı olmayan insan6
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi4
- 20266
- cehennemde şeytan sikmek3
- erecto birader bay bey birader birader bey3
- eklenmesi gereken dersler2
- bir daha doğmayacak olmak2
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir5
- deniz göktaş34
- gey biraderlerin birbirlerine hallenmesi4
- bütün biraderlere hükmeden birader8
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek3
- gece uyurken ayı saldırısına uğrayan adam2
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum9
- nez'in memeleri4
- 4 temmuz 20262
- arkadaşlar tost yapamıyorum8
- bik bik abla vs vurduranlar12
- sözlüğe totonu zikeyim butonu6
- sözlüğün mal dolması9
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği29
- kemal kılıçdaroğlu19
- 4 temmuz 2026 kolombiya gana maçı4
- velvet31
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı6
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı7
- diamond bosphorus13
- sözlük yazarlarının dondurmaları5
- arkadaşlar sizce ben nasıl biriyim4
- ticarette üç kağıtçı esnafı anlama yolları3
- gaylık utanılacak bir şey midir2
- özgürlük ile sorumluluk arasındaki ince çizgi2
- ona bir şey söyle10
- kızlar mesaj kutumu kısa süreliğine açtım5
- erectoton7
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- göbek piercing'i takan 40 yaşından büyük kadın4
- durduk yere size kafayı takan yazarlar7
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- arkadaşlar makarna yapamıyorum6
- dondurma yiyen erkeğin asıl amacı3
- gizli artı vermek7
amerika bizden 30 yıl ileri derlerdi de inanmazdım bu filme kadar. 1960 tarihli bu filmde jack lemmon televizyonun karşısına oturur ve joystick e benzer kutunun üstündeki daireyi çevirerek kanal değiştirir..
muhteşem izlenesi bir filmdir. jack lemmon, c.c. baxter adında bir muhasebeciyi oynar.
izlediğim romantik komediler arasında baş tacı ettiğimdir, kurgusu, oyunculukları pek bi şahanedir, billy wilder in emeğine sağlık bir hayli özene bözene çekmiş filmi. mantık adamıyım ben, hayata sadece mantık penceresinden bakarım diyen çatlaklar için elbette bazı mantık hataları mevcuttur ama dediğim gibi izlediğim en iyi romantik komedidir. fakat o değil de ben bişiye takıldım onu demeden edemeyeceğim;
--spoiler--
arkadaş bizim esas oğlan barda tek başına içerkene bunun hoşlandığı kızı patronu esas oğlanın evinde götürüyordu ya, tüylerim diken diken olduydu o sahnede. gerçek, dedim bu nasıl romantik komedi, baya dram bu. sonra kovdum bu saçma düşünceyi kafamdan tabii de o sahneyi, o hüznü unutamam ben. garibim biraz işte, hem beğendim diyorum çok güzel romantik komedi diyorum, hem de gidiyorum filmin en dramatik sahnesini baş tacı ediyorum, unutamıyorum.
--spoiler--
--spoiler--
arkadaş bizim esas oğlan barda tek başına içerkene bunun hoşlandığı kızı patronu esas oğlanın evinde götürüyordu ya, tüylerim diken diken olduydu o sahnede. gerçek, dedim bu nasıl romantik komedi, baya dram bu. sonra kovdum bu saçma düşünceyi kafamdan tabii de o sahneyi, o hüznü unutamam ben. garibim biraz işte, hem beğendim diyorum çok güzel romantik komedi diyorum, hem de gidiyorum filmin en dramatik sahnesini baş tacı ediyorum, unutamıyorum.
--spoiler--
artık adından "epic" olarak bahsedilmesi gereken bir başyapıt. kesinlikle herkesin izlemesi gereken, 60 lı yılların saf aşkını konu alan mükemmel şaheser.
hayır, new york times değil ben yazıyorum. böyle aşk filmi de izlemedim ahan yazdım. jo dö faaymış, twilatymış. hepsinin dötüne koyuyim.
hayır, new york times değil ben yazıyorum. böyle aşk filmi de izlemedim ahan yazdım. jo dö faaymış, twilatymış. hepsinin dötüne koyuyim.
cıvık cıvık romantik komedilerdeki aşk temasının işlenişine hayran kalanların bile başladıktan sonra sıkılmadan izleyebileceği bir kült aşk filmi.
tüm zamanların en iyi romantik - komedilerinden. aslında bu film bu türe yenilik getiriyor diyebiliriz.
2007 yılında amerikan film enstitüsü tarafından gelmiş geçmiş en iyi 80. film seçilmiş olan pek beğendiğim eserdir.
başyapıt olmasının yanı sıra tenis raketinin süzgeç olarak kullanılabileceğini gösteren eğitici bir film.
fazlasıyla irrite edici j.d.shalldrake, eşleniği c.c.baxter ve intihara meyyal duru güzellik fran kubelik. günümüz romatik komedilerinin atası varsayılan billy wilder şaheseri akademi ödüllerini de elma gibi toplamıştır. yer yer meoldrama kayan kurgusu yanında neredeyse tamamen iç mekan çekimleri olmasına rağmen izlerken sizi hiç sıkmaz. woody allen' ın etkilendiğini düşündüğüm akıcı diyaloglar ve bu janr daki bir filmde görebileceğiniz en orijinal finale sahip.
sanırım kurabiyeler böyle dağılıyor.
sanırım kurabiyeler böyle dağılıyor.
billy wilder'ın 1960 yapımı, hafif dramatik, romantik komedi türünde, bol oscarlı filmi. jack lemmon'ın pek güzel canlandırdığı c.c. baxter karakterinin yalnızlığa yaptığı vurgular güzeldir. shirley maclaine'in canlandırdığı fran kubelik karakterinin sorunlu aşk hayatı ile anlattıkları trajikomiktir. özellikle ilk öpüşmesini mezarlıkta yapmasının uğursuzluğundan bahsetmesi pek hoştur. aynı cümleyi harika ve sıcacık Pane e tulipani ekmek ve laleler filminde aşktan yana bahtsız Grazia karakterinin de söylediğini hatırlamak da ayrı bir hoşluk.
güç sahibi yani işyerinde mevki sahibi olan evli erkeklerin, alt kademelerinde çalışan kadınlarla ilişkilerinde ne kadar duyarlı ve ahlaklı olduklarını göstermesi; terfilerin neye göre yapıldığını, işten atılmanın ya da yükselmenin yöneticinin paşa gönlüne kalmış, iki dudağının arasında bir durum olduğunu anlatması bakımından pek bir manalı.
diğer aşksal durumlarla ilgili davranışlar; yani sevdiği kadına aşık olduğu adam hakkındaki tüm gerçekleri anlatmadan, bir yalanı yaşamasına göz yummak; uğruna intihar ettiğin, delicesine aşık olduğun ve senin için karısından boşanacağını sandığın adamı yılbaşı gecesi masada bırakıp, aşık olmadığın, iyi bir adamın yanına koşmak hiç gerçekçi değil.
ama neticede güzel film, özellikle yan komşular süper. baxter'ın da babacan ve bilim için kadavra arayan, gözlemci, doktor komşusunun 'be mensch' yani 'insan olma' sözünü şiar edinerek; yeni bir hayata başlama adımı pek anlamlı.
kendimizi zorlayarak, finali belki fran'in şu cümlesini çürütmeye umut adına, yazılmış son diye düşünürsek; yani alınanın alana başkaldırısı, o zaman 'ilan-ı aşk eden bir adama, 'kapa çeneni ve dağıt' demek; anlamlı gelebilir.
--spoiler--
bazı insanlar alır, bazı insanlar alınır. ve onlar alınıyor olduklarını bilmelerine rağmen hiçbir şey yapamazlar.
--spoiler--
güç sahibi yani işyerinde mevki sahibi olan evli erkeklerin, alt kademelerinde çalışan kadınlarla ilişkilerinde ne kadar duyarlı ve ahlaklı olduklarını göstermesi; terfilerin neye göre yapıldığını, işten atılmanın ya da yükselmenin yöneticinin paşa gönlüne kalmış, iki dudağının arasında bir durum olduğunu anlatması bakımından pek bir manalı.
diğer aşksal durumlarla ilgili davranışlar; yani sevdiği kadına aşık olduğu adam hakkındaki tüm gerçekleri anlatmadan, bir yalanı yaşamasına göz yummak; uğruna intihar ettiğin, delicesine aşık olduğun ve senin için karısından boşanacağını sandığın adamı yılbaşı gecesi masada bırakıp, aşık olmadığın, iyi bir adamın yanına koşmak hiç gerçekçi değil.
ama neticede güzel film, özellikle yan komşular süper. baxter'ın da babacan ve bilim için kadavra arayan, gözlemci, doktor komşusunun 'be mensch' yani 'insan olma' sözünü şiar edinerek; yeni bir hayata başlama adımı pek anlamlı.
kendimizi zorlayarak, finali belki fran'in şu cümlesini çürütmeye umut adına, yazılmış son diye düşünürsek; yani alınanın alana başkaldırısı, o zaman 'ilan-ı aşk eden bir adama, 'kapa çeneni ve dağıt' demek; anlamlı gelebilir.
--spoiler--
bazı insanlar alır, bazı insanlar alınır. ve onlar alınıyor olduklarını bilmelerine rağmen hiçbir şey yapamazlar.
--spoiler--
Kızların piç erkek tercihlerini ve iş ortamının gerçekten ne kadar 'iş' ortamı olduğunu anlatan harika bir yapım. Oyuncular harika ancak Jack Lemmon'ın oyunculuğu ayrı birşeydi. Oynamıyordu zaten yaşıyordu adeta. Karakteri o kadar bizden ve içimizden ki benimsemek için fazla birşey aramadım. Herkesin az biraz yaşadığı şeyden dolayı ısındım karakterine. Çünkü adeta bendim.
Kızları genellemeyelim. Ancak hep piç olan erkeklere karşı ayrı bir merakları vardır. Kaçan kovalanır lafı gerçekten onlar için çıkmış gibidir. Bu erkeklerin umursamaz tavırları her kadının korkulu rüyasıdır. Çünkü her zaman elden kaçacakları hissi kadınları deli eder ve kovaladıkları kadar kovalamak isterler. Peki bunlar efendi olanı neden seçmezler? Çünkü kaybedecekleri bir adam yoktur ki karşılarında. Zaten hep onundur, onunladır, onun çevresindedir. Önemsemeye pek de ihtiyaç olmasa gerek değil mi? Ne acı önünde ki sevgiyi görememek. işte hayatında hep dürüst olmayı seçmiş erkekler bununla sıkça karşılaşırlar. Ancak gerçek hayatta yaşadıklarımız maalesef filmin sonu gibi olmuyor. işte o zaman anlıyoruz beyazperde de olmadığımızı..
Bir de iş ortamının terfi kısmı vardır ki sormayın gitsin. Başkalarının işlerini gören bir adam hiçbir sorguya suâle maruz kalmadan yükseliyor. Hatta bir ara Baxter'ın yanında ki adam ''ben kaç yıldır buradayım'' diye birşey söylüyor ama kime? Patronlar her zaman ayak işlerini görebilecek bir yem ararlar iş bu kadar basit bir olay.
Sonucunda beni sıkça ağlatan bir film oldu. Kızların o kötü tercihinden dolayı bir türlü mutlu olamadım ve Baxter için ağladım.. Bir ara kötü bitecek gibi oldu ama yok hiç de öyle olmadı. Ve son bir söz. Evet fırlama adamların peşinden koşabilirsiniz ancak onlardan ayrılıp efendi adamı aradığınızda o çoktan aşkını bulmuş, yuvasını kurmuş olacak. insan olun, canımı da sıkmayın.
Kızları genellemeyelim. Ancak hep piç olan erkeklere karşı ayrı bir merakları vardır. Kaçan kovalanır lafı gerçekten onlar için çıkmış gibidir. Bu erkeklerin umursamaz tavırları her kadının korkulu rüyasıdır. Çünkü her zaman elden kaçacakları hissi kadınları deli eder ve kovaladıkları kadar kovalamak isterler. Peki bunlar efendi olanı neden seçmezler? Çünkü kaybedecekleri bir adam yoktur ki karşılarında. Zaten hep onundur, onunladır, onun çevresindedir. Önemsemeye pek de ihtiyaç olmasa gerek değil mi? Ne acı önünde ki sevgiyi görememek. işte hayatında hep dürüst olmayı seçmiş erkekler bununla sıkça karşılaşırlar. Ancak gerçek hayatta yaşadıklarımız maalesef filmin sonu gibi olmuyor. işte o zaman anlıyoruz beyazperde de olmadığımızı..
Bir de iş ortamının terfi kısmı vardır ki sormayın gitsin. Başkalarının işlerini gören bir adam hiçbir sorguya suâle maruz kalmadan yükseliyor. Hatta bir ara Baxter'ın yanında ki adam ''ben kaç yıldır buradayım'' diye birşey söylüyor ama kime? Patronlar her zaman ayak işlerini görebilecek bir yem ararlar iş bu kadar basit bir olay.
Sonucunda beni sıkça ağlatan bir film oldu. Kızların o kötü tercihinden dolayı bir türlü mutlu olamadım ve Baxter için ağladım.. Bir ara kötü bitecek gibi oldu ama yok hiç de öyle olmadı. Ve son bir söz. Evet fırlama adamların peşinden koşabilirsiniz ancak onlardan ayrılıp efendi adamı aradığınızda o çoktan aşkını bulmuş, yuvasını kurmuş olacak. insan olun, canımı da sıkmayın.
mutlu sonla bitmesini daha fazla istediğim başka bir film olmamıştı bu zamana kadar.
soğuk kış gecesinde üzerine bir kazak geçirip ısınmaya başlarsın ya işte o şekil bir etkisi var. basit bir konu işlense de kalbe nüfuz ediyor.
özellikle başroldeki oyuncuların performansı muazzam. 'baxter' karakterinde kendimden izler buldum, taban tana zıt noktalar da. some like it hot filminden de hatırlayabileceğiniz jack lemmon yine harika bir oyunculuk sergilemiş bu rolde.
esas kıza aşık oldum resmen o nasıl güzellik hayret ettim. Shirley MacLaine adında bir hanımefendiymiş kendisini ilk defa izledim.*
rakette makarna süzülebilirmiş öğrendim. bende çok az olur bu: ''tekrar izleyebilirim'' dedim.
test edilmiştir: yalnız adama dokunabilir bu film. uyarmadı demeyin.
http://www.imdb.com/title/tt0053604/?ref_=nv_sr_1
soğuk kış gecesinde üzerine bir kazak geçirip ısınmaya başlarsın ya işte o şekil bir etkisi var. basit bir konu işlense de kalbe nüfuz ediyor.
özellikle başroldeki oyuncuların performansı muazzam. 'baxter' karakterinde kendimden izler buldum, taban tana zıt noktalar da. some like it hot filminden de hatırlayabileceğiniz jack lemmon yine harika bir oyunculuk sergilemiş bu rolde.
esas kıza aşık oldum resmen o nasıl güzellik hayret ettim. Shirley MacLaine adında bir hanımefendiymiş kendisini ilk defa izledim.*
rakette makarna süzülebilirmiş öğrendim. bende çok az olur bu: ''tekrar izleyebilirim'' dedim.
test edilmiştir: yalnız adama dokunabilir bu film. uyarmadı demeyin.
http://www.imdb.com/title/tt0053604/?ref_=nv_sr_1
kesinlikle izlenmeli. eski filmler sıkıyor vs deyip izlemeyenin de ağzına kürekle vurun izleyin bunu. eski klasik amerikan komedisi kendimizden bir sürü şey bulmamızı sağlıyor ne hikmetse.
(bkz: baxter)
şu sözler kesinlikle harikaydı;
--spoiler--
baxter: doktorumun tavsiyesine uyuyorum. bir ''mensch'' olmaya karar verdim.
Anlamını biliyor musunuz? bir insan.
--spoiler--
(bkz: baxter)
şu sözler kesinlikle harikaydı;
--spoiler--
baxter: doktorumun tavsiyesine uyuyorum. bir ''mensch'' olmaya karar verdim.
Anlamını biliyor musunuz? bir insan.
--spoiler--
iyi adam kızı kapar saçmalığına dayalı; konu bakımından bayık, vasat film.
bu zamana kadar niye izlememişim dediğim zaamanının ötesinde harikulade bir film. jack lemmon ve shirly mclaine kadar birbirine yakışan ikili yok kesinlikle ya.
görsel
Film izleme esnasında kaç kere kendimi izlediğim hissine kapıldım bilmiyorum. Tıpkımın aynısı.
Film izleme esnasında kaç kere kendimi izlediğim hissine kapıldım bilmiyorum. Tıpkımın aynısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar