bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı48
- fenerbahçeli yazarlar14
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- karton toplayan çocuğu aparta atmak7
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- sevişirken beni tokatla diyen hatun5
- f6n6rb6hç65
- queen ravenna'ya açık teklif10
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşediği boru5
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- sözlük boş gelsene4
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşeyeceği boru4
- yeaaaaaaaaaaaah4
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- tarihin en güçlü aston villası3
- erkeğin orospusu tipler8
- fenerbahçelilere özel yanık kremi2
- arap yağı çok bulunca götüne sürermiş2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- yeeeaaaahhh kadıköy5
- fenerin sevişirken ölü balık gibi yatması3
- ithal kürtler10
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- sindirella'nın orospu olması8
- serenay sarıkaya5
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- arkadaşlar acıktım5
- enayimiknatisii26
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- demet özdemir2
- komagene krallığı2
- 6bahçe2
- önce fenere sonra fenere koyana koymak2
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- din bilime engel mi3
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- fenerbahahahahahçe4
- arı alerjisi5
- karton toplayan abaza3
- tavukların pişmesi5
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- ankara abisi iyilik derneği11
- din gerekli midir sorunsalı6
- aston villa fc3
kurumdan kuruma değişen birim.
mesela emniyet'te çalışan teknisyen yardımcıları %75'i ya üniversite okuyor yada üniversite mezunu, yine kendi kurumunda çalışan polis'e bakıyorsun ortaokul yada lise mezunu, gerçekten şaşılacak bir durum. günümüz türkiye'nin üniversite mezunu olupta iş bulamayan ve kpss'ye girip iyi bir puan sonucu yanlış tercih ve ismine aldanıpta yapılan hayati yanlışlık yapan genç kimselerdir. evet ama öyle değil mi teknisyen yardımcısı denince akla ne gelir ki; düşünün şimdi bir teknisyen var meslek okul mezunu ve sende yine meslek okul mezunusun onun yanında elektrik,elektronik,tesisat,bilgisayar tamiri için yanında bulunaçağını düşünürken olmadık şeylerle karşı karşıya kalıyorsun. ihtisas almadığın bir konuda senden yardım bekleniyor. dışarı baksan yüzbinlerce işsiz ve sende üniversite mezunusun ve artık babadan para istemek zoruna gidiyor. işe girersin ve belki bir gün gih memuru belki teknisyen olabilme umuduyla çalışırsın... *
mesela emniyet'te çalışan teknisyen yardımcıları %75'i ya üniversite okuyor yada üniversite mezunu, yine kendi kurumunda çalışan polis'e bakıyorsun ortaokul yada lise mezunu, gerçekten şaşılacak bir durum. günümüz türkiye'nin üniversite mezunu olupta iş bulamayan ve kpss'ye girip iyi bir puan sonucu yanlış tercih ve ismine aldanıpta yapılan hayati yanlışlık yapan genç kimselerdir. evet ama öyle değil mi teknisyen yardımcısı denince akla ne gelir ki; düşünün şimdi bir teknisyen var meslek okul mezunu ve sende yine meslek okul mezunusun onun yanında elektrik,elektronik,tesisat,bilgisayar tamiri için yanında bulunaçağını düşünürken olmadık şeylerle karşı karşıya kalıyorsun. ihtisas almadığın bir konuda senden yardım bekleniyor. dışarı baksan yüzbinlerce işsiz ve sende üniversite mezunusun ve artık babadan para istemek zoruna gidiyor. işe girersin ve belki bir gün gih memuru belki teknisyen olabilme umuduyla çalışırsın... *
Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'a Açık Mektup
Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'a Açık Mektup
Bıçak Kemiğe Dayandı ve Kemiklerimizi Kesiyor!
Sayın Başbakanım;
Bizler, 657 sayılı Kanuna tabi Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan üniversite mezunu hizmetlileriz.
Yaşadığımız mağduriyetin başını, sonunu, nasıl ortaya çıktığını, sebeplerini ve sonuçlarını bizzat yaşayanlardan yani mağdurlardan öğrenmenizi istedik.
Ailelerimizin maddi imkânları kısıtlı olması nedeniye, üniversite okuyabilmek için lise mezunu olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfında hizmetimize başlaşmış, çalışıp ekmek parası kazanırken aynı zamanda üniversite eğitimini tamamlamış bu ülkenin yetişmiş gençleriyiz. Üniversite eğitimimizi tamamlamış olmamıza rağmen, bize hâlâ hizmetli muamelesi yapılıyor olması oldukça ağırımıza gitmektedir. O kadar yıl okuduğumuzdan dolayı mutlu değil, kahroluyoruz. Kahrolmamızın sebebi, sarı çizmeli Mehmet ağanın “oğlum sen okudun da ne oldun?” sorusuna cevap veremememiz, sürekli olarak eziklik hissetmemiz, bunca yıl okuyarak hak ettiğimiz noktaya ulaşamamamız ve ızdırap duymamızdır.
Bugün bizi en iyi anlayacak bir kişi var ise o da sizlersiniz, çünkü kendi ifadelerinizden öğrendiğimiz kadarıyla, çocukluğunuzda simit satarak okuma mücadelesi vermenizdir. Çalışarak okuma mücadelesi vermenin ne kadar zor olduğunu biliyorsunuz. Yine aynı şekilde okuduğumuz bir okulun diploması kayda değer görülmeyip, kast sisteminde olduğu gibi alt sınıftaki insan muamelesine tabi tutulmamızı, okumuş bulunduğunuz imam hatip okulunun diplomasının üniversiteye kayıt için yeterli görülmemesi nedeniyle mağdur olmanızdan dolayı en iyi siz anlayabilirsiniz.
Müsaadenizle sizlere soruyorum. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkararak eğitime çok büyük önem veren bir ülkenin, üniversite mezunu gençlerine hizmetli olarak temizlik işlerini yaptırması sizce uygun mudur?
Yıllardır almış bulunduğumuz eğitimin hiç mi önemi yoktur?
Gençlerini okuması için teşvik eden Türkiye Cumhuriyetinin, üniversite okumuş hizmetlilerini, iyi bir örnek olması için, almış bulunduğu eğitime layık bir memur olarak çalıştırması gerekmez mi?
Avrupa Birliğine girmeye hazırlanan, değişen ve gelişen dünya şartlarına gençlerinin hazırlanmasını isteyen, bunun için Fatih projesi ile öğrencilerine tablet bilgisayar dağıtan Hükümetinizin, Yükseköğrenimi tamamlamış gençlerine değer vermeyerek, sen zaten hizmetlisin hadi temizlik yapmaya devam et demesi, uygar ve medeni Avrupa Birliğine aday ülke misyonuna ve vizyonuna uygun mudur?
Sizi bu konuda rahatsız etmek istemezdik. Fakat sorunlarımızın benzerlerini bizzat yaşamanız nedeniyle bizi en iyi anlayabilecek ve bu sorunlara çözüm üretebilecek tek merci sizlersiniz. Bunca yıl okumaya emek veren, kendini değişen ve gelişen dünya şartlarına hazırlayan üniversite mezunu hizmetlilere, gerek Avrupa Birliğine aday ülke misyon ve vizyonuna yakışır bir memurluk statüsü kazandırmak, gerekse de şu anda okumakta bulanan gençlere iyi bir örnek oluşturması için bu sorunun çözülmesi gerekmektedir.
Sayın Başbakanım;
Hükümetinizin her geçen gün toplumun belirli kesimlerinin durumlarını iyileştirdiğine, sözleşmelilere kadro verdiğine, Yardımcı Hizmetler Sınıfındaki Bekçileri ve itfaiye Görevlilerini Genel idari Hizmetler Sınıfına aldığına şahit oluyoruz. HÜKÜMETiNiZiN BiZ ÜNiVERSiTE MEZUNU YARDIMCI HiZMETLER SINIFINDAKi HiZMETLiLERE DE MEMURLUK UNVANINI EN KISA SÜREDE VERECEĞiNE, YUKARIDA BELiRTTiĞiM SEBEBLERDEN DOLAYI BU MÜJDEYi BiZLERDEN ESiRGEMEYECEĞiNE YÜREKTEN iNANIYORUZ VE BU YAPACAĞINIZ ÇALIŞMALARINIZDAN DOLAYI ŞiMDiDEN SiZLERE TEŞEKKÜR EDiYORUZ.
SAYGILARIMIZLA.
Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'a Açık Mektup
Bıçak Kemiğe Dayandı ve Kemiklerimizi Kesiyor!
Sayın Başbakanım;
Bizler, 657 sayılı Kanuna tabi Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan üniversite mezunu hizmetlileriz.
Yaşadığımız mağduriyetin başını, sonunu, nasıl ortaya çıktığını, sebeplerini ve sonuçlarını bizzat yaşayanlardan yani mağdurlardan öğrenmenizi istedik.
Ailelerimizin maddi imkânları kısıtlı olması nedeniye, üniversite okuyabilmek için lise mezunu olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfında hizmetimize başlaşmış, çalışıp ekmek parası kazanırken aynı zamanda üniversite eğitimini tamamlamış bu ülkenin yetişmiş gençleriyiz. Üniversite eğitimimizi tamamlamış olmamıza rağmen, bize hâlâ hizmetli muamelesi yapılıyor olması oldukça ağırımıza gitmektedir. O kadar yıl okuduğumuzdan dolayı mutlu değil, kahroluyoruz. Kahrolmamızın sebebi, sarı çizmeli Mehmet ağanın “oğlum sen okudun da ne oldun?” sorusuna cevap veremememiz, sürekli olarak eziklik hissetmemiz, bunca yıl okuyarak hak ettiğimiz noktaya ulaşamamamız ve ızdırap duymamızdır.
Bugün bizi en iyi anlayacak bir kişi var ise o da sizlersiniz, çünkü kendi ifadelerinizden öğrendiğimiz kadarıyla, çocukluğunuzda simit satarak okuma mücadelesi vermenizdir. Çalışarak okuma mücadelesi vermenin ne kadar zor olduğunu biliyorsunuz. Yine aynı şekilde okuduğumuz bir okulun diploması kayda değer görülmeyip, kast sisteminde olduğu gibi alt sınıftaki insan muamelesine tabi tutulmamızı, okumuş bulunduğunuz imam hatip okulunun diplomasının üniversiteye kayıt için yeterli görülmemesi nedeniyle mağdur olmanızdan dolayı en iyi siz anlayabilirsiniz.
Müsaadenizle sizlere soruyorum. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkararak eğitime çok büyük önem veren bir ülkenin, üniversite mezunu gençlerine hizmetli olarak temizlik işlerini yaptırması sizce uygun mudur?
Yıllardır almış bulunduğumuz eğitimin hiç mi önemi yoktur?
Gençlerini okuması için teşvik eden Türkiye Cumhuriyetinin, üniversite okumuş hizmetlilerini, iyi bir örnek olması için, almış bulunduğu eğitime layık bir memur olarak çalıştırması gerekmez mi?
Avrupa Birliğine girmeye hazırlanan, değişen ve gelişen dünya şartlarına gençlerinin hazırlanmasını isteyen, bunun için Fatih projesi ile öğrencilerine tablet bilgisayar dağıtan Hükümetinizin, Yükseköğrenimi tamamlamış gençlerine değer vermeyerek, sen zaten hizmetlisin hadi temizlik yapmaya devam et demesi, uygar ve medeni Avrupa Birliğine aday ülke misyonuna ve vizyonuna uygun mudur?
Sizi bu konuda rahatsız etmek istemezdik. Fakat sorunlarımızın benzerlerini bizzat yaşamanız nedeniyle bizi en iyi anlayabilecek ve bu sorunlara çözüm üretebilecek tek merci sizlersiniz. Bunca yıl okumaya emek veren, kendini değişen ve gelişen dünya şartlarına hazırlayan üniversite mezunu hizmetlilere, gerek Avrupa Birliğine aday ülke misyon ve vizyonuna yakışır bir memurluk statüsü kazandırmak, gerekse de şu anda okumakta bulanan gençlere iyi bir örnek oluşturması için bu sorunun çözülmesi gerekmektedir.
Sayın Başbakanım;
Hükümetinizin her geçen gün toplumun belirli kesimlerinin durumlarını iyileştirdiğine, sözleşmelilere kadro verdiğine, Yardımcı Hizmetler Sınıfındaki Bekçileri ve itfaiye Görevlilerini Genel idari Hizmetler Sınıfına aldığına şahit oluyoruz. HÜKÜMETiNiZiN BiZ ÜNiVERSiTE MEZUNU YARDIMCI HiZMETLER SINIFINDAKi HiZMETLiLERE DE MEMURLUK UNVANINI EN KISA SÜREDE VERECEĞiNE, YUKARIDA BELiRTTiĞiM SEBEBLERDEN DOLAYI BU MÜJDEYi BiZLERDEN ESiRGEMEYECEĞiNE YÜREKTEN iNANIYORUZ VE BU YAPACAĞINIZ ÇALIŞMALARINIZDAN DOLAYI ŞiMDiDEN SiZLERE TEŞEKKÜR EDiYORUZ.
SAYGILARIMIZLA.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar