bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- sarı poşet kudurtması10
- türkiye de muhalefet var mı8
- siyaset üstü yazarlar9
- manisada okul saldırısı17
- true nickli yazar11
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması4
- kendinden bile sakladığın şey3
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- kastamonu5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı14
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması2
- ingilizce bilmeyen birine fuck'u demek4
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- asansörde susma zorunluluğu2
- berbere gidince söylenenler4
- kış geliyor2
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- tas kafa traşlı hırt sorunu8
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- iş çıkışı birası4
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek5
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra8
- 22 eylül 2026 mini kış provası2
- marion cotillard2
- türkçüler ve kürtçüleri barıştırmak2
- habire1223
- atlet giymeyen insan6
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- sözlükteki teroristler5
- z kuşağı7
- kira fiyatları2
- gocu bak bi7
- derin düşüncelere dalmış görünen insan2
- seri gizli artı oy veren melek4
- her şeye neden diye sorma alışkanlığı4
- alkolün beyne verdiği zararlar2
- uzay masalı2
- meloş samundari khazana curry yemeye gelmedin2
- türkler ile moğollar kardeştir18
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak4
- evliliği ayakta tutan güçler6
- çok sıkıcısınız amk2
kurumdan kuruma değişen birim.
mesela emniyet'te çalışan teknisyen yardımcıları %75'i ya üniversite okuyor yada üniversite mezunu, yine kendi kurumunda çalışan polis'e bakıyorsun ortaokul yada lise mezunu, gerçekten şaşılacak bir durum. günümüz türkiye'nin üniversite mezunu olupta iş bulamayan ve kpss'ye girip iyi bir puan sonucu yanlış tercih ve ismine aldanıpta yapılan hayati yanlışlık yapan genç kimselerdir. evet ama öyle değil mi teknisyen yardımcısı denince akla ne gelir ki; düşünün şimdi bir teknisyen var meslek okul mezunu ve sende yine meslek okul mezunusun onun yanında elektrik,elektronik,tesisat,bilgisayar tamiri için yanında bulunaçağını düşünürken olmadık şeylerle karşı karşıya kalıyorsun. ihtisas almadığın bir konuda senden yardım bekleniyor. dışarı baksan yüzbinlerce işsiz ve sende üniversite mezunusun ve artık babadan para istemek zoruna gidiyor. işe girersin ve belki bir gün gih memuru belki teknisyen olabilme umuduyla çalışırsın... *
mesela emniyet'te çalışan teknisyen yardımcıları %75'i ya üniversite okuyor yada üniversite mezunu, yine kendi kurumunda çalışan polis'e bakıyorsun ortaokul yada lise mezunu, gerçekten şaşılacak bir durum. günümüz türkiye'nin üniversite mezunu olupta iş bulamayan ve kpss'ye girip iyi bir puan sonucu yanlış tercih ve ismine aldanıpta yapılan hayati yanlışlık yapan genç kimselerdir. evet ama öyle değil mi teknisyen yardımcısı denince akla ne gelir ki; düşünün şimdi bir teknisyen var meslek okul mezunu ve sende yine meslek okul mezunusun onun yanında elektrik,elektronik,tesisat,bilgisayar tamiri için yanında bulunaçağını düşünürken olmadık şeylerle karşı karşıya kalıyorsun. ihtisas almadığın bir konuda senden yardım bekleniyor. dışarı baksan yüzbinlerce işsiz ve sende üniversite mezunusun ve artık babadan para istemek zoruna gidiyor. işe girersin ve belki bir gün gih memuru belki teknisyen olabilme umuduyla çalışırsın... *
Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'a Açık Mektup
Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'a Açık Mektup
Bıçak Kemiğe Dayandı ve Kemiklerimizi Kesiyor!
Sayın Başbakanım;
Bizler, 657 sayılı Kanuna tabi Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan üniversite mezunu hizmetlileriz.
Yaşadığımız mağduriyetin başını, sonunu, nasıl ortaya çıktığını, sebeplerini ve sonuçlarını bizzat yaşayanlardan yani mağdurlardan öğrenmenizi istedik.
Ailelerimizin maddi imkânları kısıtlı olması nedeniye, üniversite okuyabilmek için lise mezunu olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfında hizmetimize başlaşmış, çalışıp ekmek parası kazanırken aynı zamanda üniversite eğitimini tamamlamış bu ülkenin yetişmiş gençleriyiz. Üniversite eğitimimizi tamamlamış olmamıza rağmen, bize hâlâ hizmetli muamelesi yapılıyor olması oldukça ağırımıza gitmektedir. O kadar yıl okuduğumuzdan dolayı mutlu değil, kahroluyoruz. Kahrolmamızın sebebi, sarı çizmeli Mehmet ağanın “oğlum sen okudun da ne oldun?” sorusuna cevap veremememiz, sürekli olarak eziklik hissetmemiz, bunca yıl okuyarak hak ettiğimiz noktaya ulaşamamamız ve ızdırap duymamızdır.
Bugün bizi en iyi anlayacak bir kişi var ise o da sizlersiniz, çünkü kendi ifadelerinizden öğrendiğimiz kadarıyla, çocukluğunuzda simit satarak okuma mücadelesi vermenizdir. Çalışarak okuma mücadelesi vermenin ne kadar zor olduğunu biliyorsunuz. Yine aynı şekilde okuduğumuz bir okulun diploması kayda değer görülmeyip, kast sisteminde olduğu gibi alt sınıftaki insan muamelesine tabi tutulmamızı, okumuş bulunduğunuz imam hatip okulunun diplomasının üniversiteye kayıt için yeterli görülmemesi nedeniyle mağdur olmanızdan dolayı en iyi siz anlayabilirsiniz.
Müsaadenizle sizlere soruyorum. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkararak eğitime çok büyük önem veren bir ülkenin, üniversite mezunu gençlerine hizmetli olarak temizlik işlerini yaptırması sizce uygun mudur?
Yıllardır almış bulunduğumuz eğitimin hiç mi önemi yoktur?
Gençlerini okuması için teşvik eden Türkiye Cumhuriyetinin, üniversite okumuş hizmetlilerini, iyi bir örnek olması için, almış bulunduğu eğitime layık bir memur olarak çalıştırması gerekmez mi?
Avrupa Birliğine girmeye hazırlanan, değişen ve gelişen dünya şartlarına gençlerinin hazırlanmasını isteyen, bunun için Fatih projesi ile öğrencilerine tablet bilgisayar dağıtan Hükümetinizin, Yükseköğrenimi tamamlamış gençlerine değer vermeyerek, sen zaten hizmetlisin hadi temizlik yapmaya devam et demesi, uygar ve medeni Avrupa Birliğine aday ülke misyonuna ve vizyonuna uygun mudur?
Sizi bu konuda rahatsız etmek istemezdik. Fakat sorunlarımızın benzerlerini bizzat yaşamanız nedeniyle bizi en iyi anlayabilecek ve bu sorunlara çözüm üretebilecek tek merci sizlersiniz. Bunca yıl okumaya emek veren, kendini değişen ve gelişen dünya şartlarına hazırlayan üniversite mezunu hizmetlilere, gerek Avrupa Birliğine aday ülke misyon ve vizyonuna yakışır bir memurluk statüsü kazandırmak, gerekse de şu anda okumakta bulanan gençlere iyi bir örnek oluşturması için bu sorunun çözülmesi gerekmektedir.
Sayın Başbakanım;
Hükümetinizin her geçen gün toplumun belirli kesimlerinin durumlarını iyileştirdiğine, sözleşmelilere kadro verdiğine, Yardımcı Hizmetler Sınıfındaki Bekçileri ve itfaiye Görevlilerini Genel idari Hizmetler Sınıfına aldığına şahit oluyoruz. HÜKÜMETiNiZiN BiZ ÜNiVERSiTE MEZUNU YARDIMCI HiZMETLER SINIFINDAKi HiZMETLiLERE DE MEMURLUK UNVANINI EN KISA SÜREDE VERECEĞiNE, YUKARIDA BELiRTTiĞiM SEBEBLERDEN DOLAYI BU MÜJDEYi BiZLERDEN ESiRGEMEYECEĞiNE YÜREKTEN iNANIYORUZ VE BU YAPACAĞINIZ ÇALIŞMALARINIZDAN DOLAYI ŞiMDiDEN SiZLERE TEŞEKKÜR EDiYORUZ.
SAYGILARIMIZLA.
Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'a Açık Mektup
Bıçak Kemiğe Dayandı ve Kemiklerimizi Kesiyor!
Sayın Başbakanım;
Bizler, 657 sayılı Kanuna tabi Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan üniversite mezunu hizmetlileriz.
Yaşadığımız mağduriyetin başını, sonunu, nasıl ortaya çıktığını, sebeplerini ve sonuçlarını bizzat yaşayanlardan yani mağdurlardan öğrenmenizi istedik.
Ailelerimizin maddi imkânları kısıtlı olması nedeniye, üniversite okuyabilmek için lise mezunu olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfında hizmetimize başlaşmış, çalışıp ekmek parası kazanırken aynı zamanda üniversite eğitimini tamamlamış bu ülkenin yetişmiş gençleriyiz. Üniversite eğitimimizi tamamlamış olmamıza rağmen, bize hâlâ hizmetli muamelesi yapılıyor olması oldukça ağırımıza gitmektedir. O kadar yıl okuduğumuzdan dolayı mutlu değil, kahroluyoruz. Kahrolmamızın sebebi, sarı çizmeli Mehmet ağanın “oğlum sen okudun da ne oldun?” sorusuna cevap veremememiz, sürekli olarak eziklik hissetmemiz, bunca yıl okuyarak hak ettiğimiz noktaya ulaşamamamız ve ızdırap duymamızdır.
Bugün bizi en iyi anlayacak bir kişi var ise o da sizlersiniz, çünkü kendi ifadelerinizden öğrendiğimiz kadarıyla, çocukluğunuzda simit satarak okuma mücadelesi vermenizdir. Çalışarak okuma mücadelesi vermenin ne kadar zor olduğunu biliyorsunuz. Yine aynı şekilde okuduğumuz bir okulun diploması kayda değer görülmeyip, kast sisteminde olduğu gibi alt sınıftaki insan muamelesine tabi tutulmamızı, okumuş bulunduğunuz imam hatip okulunun diplomasının üniversiteye kayıt için yeterli görülmemesi nedeniyle mağdur olmanızdan dolayı en iyi siz anlayabilirsiniz.
Müsaadenizle sizlere soruyorum. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkararak eğitime çok büyük önem veren bir ülkenin, üniversite mezunu gençlerine hizmetli olarak temizlik işlerini yaptırması sizce uygun mudur?
Yıllardır almış bulunduğumuz eğitimin hiç mi önemi yoktur?
Gençlerini okuması için teşvik eden Türkiye Cumhuriyetinin, üniversite okumuş hizmetlilerini, iyi bir örnek olması için, almış bulunduğu eğitime layık bir memur olarak çalıştırması gerekmez mi?
Avrupa Birliğine girmeye hazırlanan, değişen ve gelişen dünya şartlarına gençlerinin hazırlanmasını isteyen, bunun için Fatih projesi ile öğrencilerine tablet bilgisayar dağıtan Hükümetinizin, Yükseköğrenimi tamamlamış gençlerine değer vermeyerek, sen zaten hizmetlisin hadi temizlik yapmaya devam et demesi, uygar ve medeni Avrupa Birliğine aday ülke misyonuna ve vizyonuna uygun mudur?
Sizi bu konuda rahatsız etmek istemezdik. Fakat sorunlarımızın benzerlerini bizzat yaşamanız nedeniyle bizi en iyi anlayabilecek ve bu sorunlara çözüm üretebilecek tek merci sizlersiniz. Bunca yıl okumaya emek veren, kendini değişen ve gelişen dünya şartlarına hazırlayan üniversite mezunu hizmetlilere, gerek Avrupa Birliğine aday ülke misyon ve vizyonuna yakışır bir memurluk statüsü kazandırmak, gerekse de şu anda okumakta bulanan gençlere iyi bir örnek oluşturması için bu sorunun çözülmesi gerekmektedir.
Sayın Başbakanım;
Hükümetinizin her geçen gün toplumun belirli kesimlerinin durumlarını iyileştirdiğine, sözleşmelilere kadro verdiğine, Yardımcı Hizmetler Sınıfındaki Bekçileri ve itfaiye Görevlilerini Genel idari Hizmetler Sınıfına aldığına şahit oluyoruz. HÜKÜMETiNiZiN BiZ ÜNiVERSiTE MEZUNU YARDIMCI HiZMETLER SINIFINDAKi HiZMETLiLERE DE MEMURLUK UNVANINI EN KISA SÜREDE VERECEĞiNE, YUKARIDA BELiRTTiĞiM SEBEBLERDEN DOLAYI BU MÜJDEYi BiZLERDEN ESiRGEMEYECEĞiNE YÜREKTEN iNANIYORUZ VE BU YAPACAĞINIZ ÇALIŞMALARINIZDAN DOLAYI ŞiMDiDEN SiZLERE TEŞEKKÜR EDiYORUZ.
SAYGILARIMIZLA.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar