bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları39
- anın görüntüsü27
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- petrol bulduk haberleri8
- sadece filistin'i önemsemek13
- israil11
- türkler vs türkiyeliler6
- mazotun litresi 101 lira36
- ülkücülere küfür edip ülkücülerden oy bekleyen tip8
- arkadaşlar neden böyle4
- regl günündeki bir kızın aksesuarları4
- israil nüfusunun yarısı müslüman5
- kürdü sevin9
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz12
- as maca8
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- yetiş ya gavs6
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- atilla uğur'un öcalanın listesinin başında olması5
- vazgeçtim dünyadan2
- reagan ridley9
- türkiyeli ermeniler ve rumlar4
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması7
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- true vs sarı şeker kafes dövüşü8
- arkadaşlar bakar mısınız18
- sabah uyanınca ilk iş küpelerini takan erkek4
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa3
- başkasını açık oylamış bir erkekle evlenen kız5
- bonnie blue6
- yaşlılığı kabullenemeyen insan7
- 51 komando tugayı3
- en iyi bisküvi9
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- dağdan gelip bağdakini kovmak3
- serhat kılıç2
- yazarların fobileri20
- iltica13
- hasan atilla uğur9
- star wars ta en çok stormtrooper ların sevilmesi5
- g i l d e d l i l y27
- sıkıldım13
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- larisalisa öldü mü5
- çocuk gibi nickten küfür peyda eden yazarlar5
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz10
- açık oylayan yazara alevli meyve tabağı göndermek3
bir knut hamsun romanı.
isveçli yazar knut hamsun' un, ilhamını kaybetmiş bir yazarın günlük yaşantısı ve umutlarından bahsettiği okunası kitaptır.
dünya klasikleri arasında yerini almış harika bir romandır. ayrıca sanılanın aksine yazarı knut hamsun isveçli değil norveçli'dir.
knut hamsun'un, konusu kristiania şehrinde geçen, gazeteye makaleler yazarak/yazmaya çalışarak geçimini sağlamaya çalışan bir yazarın hikayesini anlattığı bir dünya klasiği. cümleler sadedir, anlatım akıcıdır, insanı sıkmaz. okunasıdır.
mükemmel ötesi bir kitabın adı olmasının dışında, damı elden ayaktan düşüüren bir durumdur. safhaları vardır ve söz konusu kitapta genişce anlatılmıştır (kitabının reklamını yapan yazarlar gibi oldum; evet ben knut). gözlerin bulanıklaşması ciddi bir tehlikeye işaretttir mesela.
'la mahrumiyet bölgesinde misin, yesene bişeyler' diyen olursa şu karşılığı veririm: şimdi kim kalkıp yemek yapacak?
'la mahrumiyet bölgesinde misin, yesene bişeyler' diyen olursa şu karşılığı veririm: şimdi kim kalkıp yemek yapacak?
knut hamsun'un etkileyici kitabı. dünya klasikleri arasında yer almaktadır ayrıca. mükemmel bir yapıt. anlatılmak istenen okuyucuya fazlaca hissettiriliyor. alınası ,okunası kitap.
knut hamsun 'un etkileyici kaleminden çıkma, ismi ile müsemma bir açlık romanı.
genç bir yazarın parasızlıktan açlığa uzanan sefaletini ve gururu ile giriştiği çetin mücadeleyi anlatıyor kitap.
romanın başkahramanı olan entelektüel serserinin yaşantısı, çektiği açlık, geçirdiği ateşli nöbetler, sayıklamaları o kadar gerçekçi anlatılmış ki acımamak ve dahi acıkmamak imkansız. ölesiye açlık ile gelen sıyırmalar, zihinsel kopuşlar insana 'yemek yeme'nin ne kadar temel hayati bir fonksiyon olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
bir diğer akılda kalansa açlık ile gurur arasında yapılması gereken güç tercihler. açlıktan ölmek üzere olduğu sırada bile bakkaldan dönen fazla paraüstüne tamah etmeyen bir vicdan, anlatılan.
ve karın doyurmak için ne olursa olsun çalışma zorunluluğu. yeri geliyor bir entelektüele, üstünde örselenmiş bir kaç çaputla banklarda uyuklarken ve açlıkla boğuşurken, gazetelere dergilere gönderilmek üzere enikonu makaleler yazdırıyor.
behçet necatigil çevirisinden, yazarın biyografisi ile beraber okunmalı derim. ancak o zaman ortaya çıkıyor öylesi gerçekçi ifadelerin bir yaşanmışlığın ürünü olduğu gerçeği.
genç bir yazarın parasızlıktan açlığa uzanan sefaletini ve gururu ile giriştiği çetin mücadeleyi anlatıyor kitap.
romanın başkahramanı olan entelektüel serserinin yaşantısı, çektiği açlık, geçirdiği ateşli nöbetler, sayıklamaları o kadar gerçekçi anlatılmış ki acımamak ve dahi acıkmamak imkansız. ölesiye açlık ile gelen sıyırmalar, zihinsel kopuşlar insana 'yemek yeme'nin ne kadar temel hayati bir fonksiyon olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
bir diğer akılda kalansa açlık ile gurur arasında yapılması gereken güç tercihler. açlıktan ölmek üzere olduğu sırada bile bakkaldan dönen fazla paraüstüne tamah etmeyen bir vicdan, anlatılan.
ve karın doyurmak için ne olursa olsun çalışma zorunluluğu. yeri geliyor bir entelektüele, üstünde örselenmiş bir kaç çaputla banklarda uyuklarken ve açlıkla boğuşurken, gazetelere dergilere gönderilmek üzere enikonu makaleler yazdırıyor.
behçet necatigil çevirisinden, yazarın biyografisi ile beraber okunmalı derim. ancak o zaman ortaya çıkıyor öylesi gerçekçi ifadelerin bir yaşanmışlığın ürünü olduğu gerçeği.
norveç fanatiği bir veletken defalarca okuduğum, kütüphaneye bıraktıktan sonra günlerce ağladığım, geçenlerde "dolabımda bulunsun, almışken bi' daha okuyayım" deyip dandirik bir yayınevi baskısını aldığım muhteşem roman. bu kısım fazla subjektif oldu. şöyle söyleyeyim, hastalıkta veyahut açlıkta kişiye fayda sağlayabilecek bir eserdir.
entrynin bundan sonraki kısmı hafif spoilerlı gözükebilir, uyarayım.
efendim knut abimiz günlerce aç kaldıktan sonra birkaç parça bir şey buluyor. yiyor fakat midesi yediği gibi atıyor. ben hastayım mesela şu ara, 2 gündür 2 bardak su içtim, başka bir şey yok. içtiğim suyu da kusuyorum hemen. doktora gidemiyorum, yolda ortalığı rezil ederim zira. düşündüm sabah, dedim "ulan niye sürekli kusuyorum?". sonra kafama dank etti. 2 gündür ağzına bir lokma koymamışsın, ne bilsin olm yemek?
bu noktada, bir abimizin knut abimize verdiği tavsiye geldi aklıma. yamulmuyorsam sıcak sütle birlikte kırmızı et önermişti. cezveyi bulduğum vakit sıcak süt içeceğim, ha işime yaramazsa sçtık.
entrynin bundan sonraki kısmı hafif spoilerlı gözükebilir, uyarayım.
efendim knut abimiz günlerce aç kaldıktan sonra birkaç parça bir şey buluyor. yiyor fakat midesi yediği gibi atıyor. ben hastayım mesela şu ara, 2 gündür 2 bardak su içtim, başka bir şey yok. içtiğim suyu da kusuyorum hemen. doktora gidemiyorum, yolda ortalığı rezil ederim zira. düşündüm sabah, dedim "ulan niye sürekli kusuyorum?". sonra kafama dank etti. 2 gündür ağzına bir lokma koymamışsın, ne bilsin olm yemek?
bu noktada, bir abimizin knut abimize verdiği tavsiye geldi aklıma. yamulmuyorsam sıcak sütle birlikte kırmızı et önermişti. cezveyi bulduğum vakit sıcak süt içeceğim, ha işime yaramazsa sçtık.
Sultanlığa giden yolda ilk adım.
Önce sult olur insan, sonra sultan.
Önce sult olur insan, sonra sultan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar