bugün
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli6
- nervio abla22
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları12
- toy story 53
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi4
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi3
- sömürge valisi3
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan8
- sedat pekmez43
- psikolog ile ilk seans2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- durduğun yerde terlemek2
- haklı olduğu halde susan insan7
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- süslü şirin2
- çok yakışıklı kaslı eğitimli cool merhametli erkek3
- kitaplıktan ödünç kitap vermemek2
- mustafa çiftçi3
- anhedonist3
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- islam hristiyanlık ve musevilik2
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- yo yo ma2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- yuvarlak hatlar3
- yapay zeka sözlük moderatörü4
- vücut geliştirmenin sandığından da zor olması3
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- bir binanın içinde hayalen dolaşmak3
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak2
- theron2
- chp'nin hali ne olacak34
- her gün içsem bıkmam içecekleri6
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- kadınların beğenilme arzusu ve ilgi açlığı4
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- müsavat dervişoğlu4
- tekerleğin icadı ve uludağ sözlük tekerlekleri2
- m r e r e c t o21
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- lütfü savaş2
- beynin gerçek cinsel organ olması2
- geçmişte fetoyu yalayan tipler2
Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönemi'nde bir kentin güvenliğinden sorumlu olan subaydır. Kapıkulu askerleri arasından seçilirlerdi. Bir başka görevleri de vergilerin toplanması ve merkeze iletilmesidir.
yalova'da deprem konutlarının bulunduğu yer. güzel manzarası var.
ığdır aralık ilçesi 2. hudut taburuna bağlı bir bölüktür.
eski türk devletlerinde ordu komutanı (sübeg) olarak bilinir ancak osmanlı da güvenlikten ziyade vergilerin toplanmasında görevli kişidir. bu işlemi yaparken birnevi sayım yaptığı için kısmen asayişi de sağlamış olur. sancakbeyine bağlı bir memurdur.
Subaşılar Osmanlı imparatorluğu döneminde; barış zamanında asayişi sağlayan, savaş zamanında da orduda çeşitli görevlerde bulunan subaylardır. Kazalarda sancak beyini temsil ederler. Genellikle kendilerine bir zeamet bağlanırdı. Kelime sü(asker) ve baş kelimelerinin birleşmesinden oluşur.Fakat 'sübaşı' kelimesi büyük ünlü uyumuna aykırı olduğundan zaman içinde 'subaşı' diye söylenegelmiştir.Ayrıca;günümüz Türkiye Türkçesi'nde kullanılan 'subay' terimi de terminoloji olarak aynı mantığın ürünüdür: sü=asker, bay=erkek,sübay=erkek asker. *
Subaşı Türk-islam devletlerinde askerî bir unvan.
Subaşı, Büyük Selçuklularda çok önemli bir unvân olup, başkomutan yardımcısı, vekili olarak başkomutanlığı üstlenen kişi bu unvânla anılırdı. Türkiye Selçuklularında timarlı sipâhînin mühim vilâyet merkezlerindeki kumandanlarına subaşı denilirdi. Bunlar vilâyet merkezlerinde bulunup hem o mıntıkaların emniyet ve âsâyişiyle meşgûl olurlar ve hem de muhârebe zamanında kazâ, nâhiye ve köylerdeki timarlı sipâhîye kumanda ederlerdi.
Osmanlı Devletinin kuruluşunda subaşılık kâdılıktan sonra gelen bir makamdı. Osman Gazi, Karahisar'ı fethettikten sonra kardeşi Gündüz Beyi subaşı olarak atayarak, şehrin îmârıyla vazîfelendirmişti. Devletin hudutlarının genişlemesiyle subaşılar büyük merkezlerin idârecisi olarak önem kazandılar. Nitekim Fâtih Sultan Mehmed, istanbul'u alınca, Süleymân Beyi şehre subaşı tâyin etti. Onun vazifesi şehrin tâmir ve îmâr işleriyle ilgilenmekti. Yine Fâtih döneminde subaşılık mîrî subaşı (şehir subaşısı) ve timar subaşısı olarak ikiye ayrıldı. Mîrî subaşılar, gündüzleri kol gezerek çarşı pazar, mahalle aralarının temizliğine bakar, bozulmuş kaldırımların tâmiri, oturulamayacak binâların yıktırılarak yaptırılması için mimarbaşına haber verirdi. Ayrıca geceleri teftiş ve arama çalışmaları da yapardı. Kadının verdiği hükümlerin infazı da subaşıya âitti.
Timar subaşısı ise sancak beyinin yardımcısı olarak sancak merkezine bağlı kazâ ve nâhiyelerde görev yapardı. Timar subaşılarına geçimlerini karşılamak üzere dirlik verilir ve bunlar öteki timarlı sipâhîlerin her türlü haklarından da faydalanırlardı.
Kendine has giyimi ile diğer vazîfelilerden ayrılan subaşı, sırtına sarı çuhadan biniş, ayağına mavi şalvar, başına beyaz tülbentten yapılmış başlık ve ayağına sarı yemeni giyerdi.
(http://www.turkcebilgi.co...a%C5%9F%C4%B1/ansiklopedi)
Subaşı, Büyük Selçuklularda çok önemli bir unvân olup, başkomutan yardımcısı, vekili olarak başkomutanlığı üstlenen kişi bu unvânla anılırdı. Türkiye Selçuklularında timarlı sipâhînin mühim vilâyet merkezlerindeki kumandanlarına subaşı denilirdi. Bunlar vilâyet merkezlerinde bulunup hem o mıntıkaların emniyet ve âsâyişiyle meşgûl olurlar ve hem de muhârebe zamanında kazâ, nâhiye ve köylerdeki timarlı sipâhîye kumanda ederlerdi.
Osmanlı Devletinin kuruluşunda subaşılık kâdılıktan sonra gelen bir makamdı. Osman Gazi, Karahisar'ı fethettikten sonra kardeşi Gündüz Beyi subaşı olarak atayarak, şehrin îmârıyla vazîfelendirmişti. Devletin hudutlarının genişlemesiyle subaşılar büyük merkezlerin idârecisi olarak önem kazandılar. Nitekim Fâtih Sultan Mehmed, istanbul'u alınca, Süleymân Beyi şehre subaşı tâyin etti. Onun vazifesi şehrin tâmir ve îmâr işleriyle ilgilenmekti. Yine Fâtih döneminde subaşılık mîrî subaşı (şehir subaşısı) ve timar subaşısı olarak ikiye ayrıldı. Mîrî subaşılar, gündüzleri kol gezerek çarşı pazar, mahalle aralarının temizliğine bakar, bozulmuş kaldırımların tâmiri, oturulamayacak binâların yıktırılarak yaptırılması için mimarbaşına haber verirdi. Ayrıca geceleri teftiş ve arama çalışmaları da yapardı. Kadının verdiği hükümlerin infazı da subaşıya âitti.
Timar subaşısı ise sancak beyinin yardımcısı olarak sancak merkezine bağlı kazâ ve nâhiyelerde görev yapardı. Timar subaşılarına geçimlerini karşılamak üzere dirlik verilir ve bunlar öteki timarlı sipâhîlerin her türlü haklarından da faydalanırlardı.
Kendine has giyimi ile diğer vazîfelilerden ayrılan subaşı, sırtına sarı çuhadan biniş, ayağına mavi şalvar, başına beyaz tülbentten yapılmış başlık ve ayağına sarı yemeni giyerdi.
(http://www.turkcebilgi.co...a%C5%9F%C4%B1/ansiklopedi)
hande nin soyadı dır. (bkz: hande subaşı)
zonguldak ili ereğli ilçesine bağlı bir köy.
istanbul un en köklü gümrük müşavirliği firmalarından birisidir. 1948 yılında kurulmuştur. istanbul dahil 14 şubesi bulunmaktadır.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
