bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- kiraz cicegi kolonyasi22
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- dm yazarlığı9
- okan buruk9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar5
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması4
- recep tayyip erdoğan14
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- gece gece bamya yenir mi5
- galatahahahahahaha7
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- bakarız diyen erkek18
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- 0 0 710
- hala açılacak başlık bulunması5
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı3
- cübbeli ahmet hoca9
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı14
- uğurcan çakır4
- gta 78
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- dereden altın bulmak5
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması4
- aziz yıldırım13
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- tacettin libosoglu3
- sırlar denizi5
- arkadaşlar ben gudubet miyim3
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- sinek yanımda hiç hareket etmeden duruyor2
- sözlüğün sarması13
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- ruhi çenet10
- fransız devrimi3
- galatasaray'ın lizbon'a kaybetme sebebi2
- avrupa fatihahahahaha3
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- arkadaşlar lütfen uyur musunuz3
- tancredi2
- okan buruk istifa2
- iyi geceler7
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- çine neden bir şey olmuyor4
Subaşı Türk-islam devletlerinde askerî bir unvan.
Subaşı, Büyük Selçuklularda çok önemli bir unvân olup, başkomutan yardımcısı, vekili olarak başkomutanlığı üstlenen kişi bu unvânla anılırdı. Türkiye Selçuklularında timarlı sipâhînin mühim vilâyet merkezlerindeki kumandanlarına subaşı denilirdi. Bunlar vilâyet merkezlerinde bulunup hem o mıntıkaların emniyet ve âsâyişiyle meşgûl olurlar ve hem de muhârebe zamanında kazâ, nâhiye ve köylerdeki timarlı sipâhîye kumanda ederlerdi.
Osmanlı Devletinin kuruluşunda subaşılık kâdılıktan sonra gelen bir makamdı. Osman Gazi, Karahisar'ı fethettikten sonra kardeşi Gündüz Beyi subaşı olarak atayarak, şehrin îmârıyla vazîfelendirmişti. Devletin hudutlarının genişlemesiyle subaşılar büyük merkezlerin idârecisi olarak önem kazandılar. Nitekim Fâtih Sultan Mehmed, istanbul'u alınca, Süleymân Beyi şehre subaşı tâyin etti. Onun vazifesi şehrin tâmir ve îmâr işleriyle ilgilenmekti. Yine Fâtih döneminde subaşılık mîrî subaşı (şehir subaşısı) ve timar subaşısı olarak ikiye ayrıldı. Mîrî subaşılar, gündüzleri kol gezerek çarşı pazar, mahalle aralarının temizliğine bakar, bozulmuş kaldırımların tâmiri, oturulamayacak binâların yıktırılarak yaptırılması için mimarbaşına haber verirdi. Ayrıca geceleri teftiş ve arama çalışmaları da yapardı. Kadının verdiği hükümlerin infazı da subaşıya âitti.
Timar subaşısı ise sancak beyinin yardımcısı olarak sancak merkezine bağlı kazâ ve nâhiyelerde görev yapardı. Timar subaşılarına geçimlerini karşılamak üzere dirlik verilir ve bunlar öteki timarlı sipâhîlerin her türlü haklarından da faydalanırlardı.
Kendine has giyimi ile diğer vazîfelilerden ayrılan subaşı, sırtına sarı çuhadan biniş, ayağına mavi şalvar, başına beyaz tülbentten yapılmış başlık ve ayağına sarı yemeni giyerdi.
(http://www.turkcebilgi.co...a%C5%9F%C4%B1/ansiklopedi)
Subaşı, Büyük Selçuklularda çok önemli bir unvân olup, başkomutan yardımcısı, vekili olarak başkomutanlığı üstlenen kişi bu unvânla anılırdı. Türkiye Selçuklularında timarlı sipâhînin mühim vilâyet merkezlerindeki kumandanlarına subaşı denilirdi. Bunlar vilâyet merkezlerinde bulunup hem o mıntıkaların emniyet ve âsâyişiyle meşgûl olurlar ve hem de muhârebe zamanında kazâ, nâhiye ve köylerdeki timarlı sipâhîye kumanda ederlerdi.
Osmanlı Devletinin kuruluşunda subaşılık kâdılıktan sonra gelen bir makamdı. Osman Gazi, Karahisar'ı fethettikten sonra kardeşi Gündüz Beyi subaşı olarak atayarak, şehrin îmârıyla vazîfelendirmişti. Devletin hudutlarının genişlemesiyle subaşılar büyük merkezlerin idârecisi olarak önem kazandılar. Nitekim Fâtih Sultan Mehmed, istanbul'u alınca, Süleymân Beyi şehre subaşı tâyin etti. Onun vazifesi şehrin tâmir ve îmâr işleriyle ilgilenmekti. Yine Fâtih döneminde subaşılık mîrî subaşı (şehir subaşısı) ve timar subaşısı olarak ikiye ayrıldı. Mîrî subaşılar, gündüzleri kol gezerek çarşı pazar, mahalle aralarının temizliğine bakar, bozulmuş kaldırımların tâmiri, oturulamayacak binâların yıktırılarak yaptırılması için mimarbaşına haber verirdi. Ayrıca geceleri teftiş ve arama çalışmaları da yapardı. Kadının verdiği hükümlerin infazı da subaşıya âitti.
Timar subaşısı ise sancak beyinin yardımcısı olarak sancak merkezine bağlı kazâ ve nâhiyelerde görev yapardı. Timar subaşılarına geçimlerini karşılamak üzere dirlik verilir ve bunlar öteki timarlı sipâhîlerin her türlü haklarından da faydalanırlardı.
Kendine has giyimi ile diğer vazîfelilerden ayrılan subaşı, sırtına sarı çuhadan biniş, ayağına mavi şalvar, başına beyaz tülbentten yapılmış başlık ve ayağına sarı yemeni giyerdi.
(http://www.turkcebilgi.co...a%C5%9F%C4%B1/ansiklopedi)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar