bugün
- bakarız diyen erkek14
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- şeriatı savunan seküler3
- bu kalp seni unutur mu smsi atan evli eski sevgili3
- kadınların evli erkeklere zaafı3
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı27
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- renault fluence5
- oğlak burcu kadını7
- afd'nin lideri alice weidel4
- cübbeli ahmet hoca4
- kötü bir gün geçirmek3
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- erzurum gece hayatı5
- kıymalı kaşarlı pide5
- vexillarius the slayer12
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- nervio25
- sözlüğün sarması13
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- anın fotoğrafı5
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak4
- şakirt aktiviteleri3
- aleksey batrakov6
- türkiye kuş konferansı4
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- akrep kadınları4
- taze fasulye yiyen erkek8
- efkan şeşen2
- diyarbakırda infaz edilen korucu2
- amasra3
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- çindistan3
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- juggernaut3
- akp nin devamlı kandırılması2
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- ama4
- zorunlu eğitim12
- sözlük yazarlarının ruh hali3
- akmar pasajı3
- agatha christie2
- torpilsiz iş bulmak4
- pects us sus ual3
- cigarettes after sex4
- cincinnati çini ile ormanda ara papağanı bulmak2
- mecidiyeköy den taksime yürümek3
Subaşı Türk-islam devletlerinde askerî bir unvan.
Subaşı, Büyük Selçuklularda çok önemli bir unvân olup, başkomutan yardımcısı, vekili olarak başkomutanlığı üstlenen kişi bu unvânla anılırdı. Türkiye Selçuklularında timarlı sipâhînin mühim vilâyet merkezlerindeki kumandanlarına subaşı denilirdi. Bunlar vilâyet merkezlerinde bulunup hem o mıntıkaların emniyet ve âsâyişiyle meşgûl olurlar ve hem de muhârebe zamanında kazâ, nâhiye ve köylerdeki timarlı sipâhîye kumanda ederlerdi.
Osmanlı Devletinin kuruluşunda subaşılık kâdılıktan sonra gelen bir makamdı. Osman Gazi, Karahisar'ı fethettikten sonra kardeşi Gündüz Beyi subaşı olarak atayarak, şehrin îmârıyla vazîfelendirmişti. Devletin hudutlarının genişlemesiyle subaşılar büyük merkezlerin idârecisi olarak önem kazandılar. Nitekim Fâtih Sultan Mehmed, istanbul'u alınca, Süleymân Beyi şehre subaşı tâyin etti. Onun vazifesi şehrin tâmir ve îmâr işleriyle ilgilenmekti. Yine Fâtih döneminde subaşılık mîrî subaşı (şehir subaşısı) ve timar subaşısı olarak ikiye ayrıldı. Mîrî subaşılar, gündüzleri kol gezerek çarşı pazar, mahalle aralarının temizliğine bakar, bozulmuş kaldırımların tâmiri, oturulamayacak binâların yıktırılarak yaptırılması için mimarbaşına haber verirdi. Ayrıca geceleri teftiş ve arama çalışmaları da yapardı. Kadının verdiği hükümlerin infazı da subaşıya âitti.
Timar subaşısı ise sancak beyinin yardımcısı olarak sancak merkezine bağlı kazâ ve nâhiyelerde görev yapardı. Timar subaşılarına geçimlerini karşılamak üzere dirlik verilir ve bunlar öteki timarlı sipâhîlerin her türlü haklarından da faydalanırlardı.
Kendine has giyimi ile diğer vazîfelilerden ayrılan subaşı, sırtına sarı çuhadan biniş, ayağına mavi şalvar, başına beyaz tülbentten yapılmış başlık ve ayağına sarı yemeni giyerdi.
(http://www.turkcebilgi.co...a%C5%9F%C4%B1/ansiklopedi)
Subaşı, Büyük Selçuklularda çok önemli bir unvân olup, başkomutan yardımcısı, vekili olarak başkomutanlığı üstlenen kişi bu unvânla anılırdı. Türkiye Selçuklularında timarlı sipâhînin mühim vilâyet merkezlerindeki kumandanlarına subaşı denilirdi. Bunlar vilâyet merkezlerinde bulunup hem o mıntıkaların emniyet ve âsâyişiyle meşgûl olurlar ve hem de muhârebe zamanında kazâ, nâhiye ve köylerdeki timarlı sipâhîye kumanda ederlerdi.
Osmanlı Devletinin kuruluşunda subaşılık kâdılıktan sonra gelen bir makamdı. Osman Gazi, Karahisar'ı fethettikten sonra kardeşi Gündüz Beyi subaşı olarak atayarak, şehrin îmârıyla vazîfelendirmişti. Devletin hudutlarının genişlemesiyle subaşılar büyük merkezlerin idârecisi olarak önem kazandılar. Nitekim Fâtih Sultan Mehmed, istanbul'u alınca, Süleymân Beyi şehre subaşı tâyin etti. Onun vazifesi şehrin tâmir ve îmâr işleriyle ilgilenmekti. Yine Fâtih döneminde subaşılık mîrî subaşı (şehir subaşısı) ve timar subaşısı olarak ikiye ayrıldı. Mîrî subaşılar, gündüzleri kol gezerek çarşı pazar, mahalle aralarının temizliğine bakar, bozulmuş kaldırımların tâmiri, oturulamayacak binâların yıktırılarak yaptırılması için mimarbaşına haber verirdi. Ayrıca geceleri teftiş ve arama çalışmaları da yapardı. Kadının verdiği hükümlerin infazı da subaşıya âitti.
Timar subaşısı ise sancak beyinin yardımcısı olarak sancak merkezine bağlı kazâ ve nâhiyelerde görev yapardı. Timar subaşılarına geçimlerini karşılamak üzere dirlik verilir ve bunlar öteki timarlı sipâhîlerin her türlü haklarından da faydalanırlardı.
Kendine has giyimi ile diğer vazîfelilerden ayrılan subaşı, sırtına sarı çuhadan biniş, ayağına mavi şalvar, başına beyaz tülbentten yapılmış başlık ve ayağına sarı yemeni giyerdi.
(http://www.turkcebilgi.co...a%C5%9F%C4%B1/ansiklopedi)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar