bugün
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel10
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor10
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili8
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri32
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı25
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması14
- okan buruk12
- insan olmaya ceyrek kala16
- kızlar bakar mısınız8
- her ilde üniversite kurulması5
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek6
- hakaret etmek7
- geçmişe takılıp kalmak8
- cumartesi gecesi partilemeyen insan2
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak4
- motorin7
- islamda namaz yoktur10
- zeynep bastık'ın beyaz külodu3
- türk pop müziğinin kurucusu2
- kaka yaparken dünyayı kurtarma planı yapmak5
- aykolik bey biraderin birader bey olması2
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var3
- boyumun 2 cm kısalması25
- geceye bir şarkı bırak3
- chp'nin dünyayı güzelleştireceğine inanmak5
- anthropic'in yapay zeka yavaşlatma çağrısı2
- akp mhp apo ittifakı3
- yaşar dinleyen erkek10
- lise okumadan üniversite mezunu olmak4
- ayni anda birden fazla kadinla kesismek3
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- çok sıkıcısınız3
- ibne c4
- ev yapımı cezerye5
- kombinlerin efendisi6
- geceye bir şiir bırak4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- sözlükte kadın nüfusunun artması5
- rastgele sayı üretimi3
- portakallı revani6
- benkimki9
- kabul görme arzusu2
- güzel olmak suç mu2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- 0 0 719
- boğaz ağrısı2
- sivas katliam ını yapan orospu çocukları3
- kızların kombinleri ile ilgilenmeyen yazarlar3
fransa'da kent. avrupa konseyi'nin ve avrupa parlamentosu'nun merkezidir. kentte birçok üniversite, bir akademi, bir askeri okul ve uluslararası havalimanı vardır.
bir milyon insanın avrupa konseyinin ve avrupa parlamentosunun yuksek ulaşım maliyetleri nedeniyle ordan taşınmasını istediği şehir.
birçok ab kurumunun bulunduğu şehir.
simgesi leylek olan ve alsace bölgesinde yer alan fransa şehri. sokak isimlerini hem alsace dilinde hem de fransızca olarak görebilirsiniz. alsacelılar kendi dilleri konusunda oldukça muhafazakardırlar. bununla birlikte nüfüsun yüzde 10'u göçmenlerden oluşmaktadır. Sokaklarında gezerken, camları açık, içinden türkçe şarkı sesleri gelen arabalara rastlamak mümkündür. şehrin katedrali yapıldığı dönemin en büyük katedrallerinden biri olmakla birlikte geceleri klasik müzik eşliğinde katedrale renkli spotlarla ışık yansıtılarak yapılan şov izlemeye değerdir.
bir de katedralin karşısındaki Il pinnochio'nun dondurmaları çok güzeldir , özellikle straciatella'sı.
bir de katedralin karşısındaki Il pinnochio'nun dondurmaları çok güzeldir , özellikle straciatella'sı.
içinde Strasbourg Katedrali ni barındıran şirin fransa şehri.
devasa bu katedral şehrin simgesidir keza yakından fotoğraf makinasına sığrırılamayacak kadar büyüktür, inanılmaz bir işçiliği vardır.
Rouget de Lisle Fransa milli marşı La Marseillaise yi bu şehirde bestelemiş.
şehir almanya ile fransa arasında gidip gelmiş bir dönem. fransa sınırına pek yakındır.
meydanları, botanik bahçeleri, sarayları, müzeleri, turistlerle ingilizce konuşmayı sevmeyen insanları ile gezilesi, görülesi bir fransız şehridir.
gitmişken nehir kıyısında hoş cefelerden birinde illa ki şarabınızı da içmelisiniz.
(bkz: Jardin Botanique)
(bkz: La Place Gutenberg)
(bkz: Le Palais Rohan)
(bkz: Le Palais Rohan)
(bkz: Place de la Republique)
(bkz: Place Kleber)
ahanda o şahane katedral :
http://www.ntvmsnbc.com/m...rota/pix_strasbourg12.asp
devasa bu katedral şehrin simgesidir keza yakından fotoğraf makinasına sığrırılamayacak kadar büyüktür, inanılmaz bir işçiliği vardır.
Rouget de Lisle Fransa milli marşı La Marseillaise yi bu şehirde bestelemiş.
şehir almanya ile fransa arasında gidip gelmiş bir dönem. fransa sınırına pek yakındır.
meydanları, botanik bahçeleri, sarayları, müzeleri, turistlerle ingilizce konuşmayı sevmeyen insanları ile gezilesi, görülesi bir fransız şehridir.
gitmişken nehir kıyısında hoş cefelerden birinde illa ki şarabınızı da içmelisiniz.
(bkz: Jardin Botanique)
(bkz: La Place Gutenberg)
(bkz: Le Palais Rohan)
(bkz: Le Palais Rohan)
(bkz: Place de la Republique)
(bkz: Place Kleber)
ahanda o şahane katedral :
http://www.ntvmsnbc.com/m...rota/pix_strasbourg12.asp
avrupa da bir cok sehirde** oldugu gibi buranin katedrali de munster olarak adlandirilir. en buyuklerden oldugu soylenir. sehrin ortasindan buyuk bir nehir gecer. sandallarla dolasilabilir bu nehirde. gorulmeye deger mimari yapisi vardir. turisti boldur. almanya ya cok yakindir.* bu ozelliginden dolayi rahatca insanlarla almanca anlasabilirsiniz. avrupada az rastlanir sicak sehirlerden biridir.
insanın zaman zaman özleyebildiği şehir. o kadar ki yazı bile yazdırıyor bunun için.
katedral meydanında bir yabancı
Arnavut kaldırımı kaplı meydanın orta yerine uzanmışsın.Etrafında hiç tanımadığın bambaşka şehirlerden bambaşka kültürlerden bir sürü insan. Başın çantanın üzerinde, karşındaki devasa yapıya bakıyorsun.Yapımı 1176 'dan 1439 'a kadar süren , heybetiyle gotik mimari tarzın Avrupa’daki en önemli temsilcilerinden biri olan katedral ışıklar altında nasıl da değişiyor , nasıl da farklı görünüyor her seferinde . Fonda insanın ruhunu dinlendiren klasik müzik eserleri , yanında sevdiklerin . Kendi ülkende hiç bir zaman yapmayacağın şeyler yapmanın dayanılmaz hafifliği , meydanın ortasına uzanmışsın , elinde straciatella yüzünde anlamsız bir tebessüm.
Konuşmadan da anlaşıyorsun karşındaki devasa şaheserle , binlerce kilometre öteden gelmiş bir yabancı olmana aldırmadan bütün yüzlerini sergiliyor renkli spotların altında. Kulaklarına şehrin hikayelerini fısıldamaya başlıyor : Alsacelı'ların hikayelerinden giriyor söze önce , dillerini nasıl da koruyup her sokağın başına yazdıklarını anlatıyor , kendilerine has muhafazakarlıklarından dem vuruyor sonra , türlü şaraplarından ,peynirlerinden bahsediyor. Savaşları anlatıyor sonra Almanlarla Fransızların paylaşamadığı yerler burasıydı işte diyor iki dünya savaşını da gördüm en başından.
Karşıdaki Hotel Cathédrale'in duvarına patlamadan saplanıp kalmış top mermisini gösteriyor . Binalarda bir sürü çatı katı olmasını Almanların mimari anlayışına bağlıyor. Bizi soruyorsun ona ne biliyorsun hakkımızda diye. Göçleri başlıyor anlatmaya , meydana ilk gelen göçmen işçilerin şaşkın bakışlarını dün gibi hatırladığını söylüyor. Birer birer açılan ve sonunda her köşe başında bekleyen dönercileri anlatıyor. Il Pinocchio'daki şef garsona bir selam veriyor bu arada o da sizden diyor . Şehrin her yerinde tanıdık bir şeyler var , bir yerde Türkçe şarkılar çalıyor , bir yerde Türkçe diyaloglar çınlıyor kulaklarda. Saygıyla selamlıyorsun katedrali gecenin sonunda . Yollara koyuluyorsun , tramvay raylarının izinde yanında magripli arkadaşlarınla Laiterie'ye yürüyorsun şehrin sessiz sokaklarında.
Strasbourg , 2006 queraimo
katedral meydanında bir yabancı
Arnavut kaldırımı kaplı meydanın orta yerine uzanmışsın.Etrafında hiç tanımadığın bambaşka şehirlerden bambaşka kültürlerden bir sürü insan. Başın çantanın üzerinde, karşındaki devasa yapıya bakıyorsun.Yapımı 1176 'dan 1439 'a kadar süren , heybetiyle gotik mimari tarzın Avrupa’daki en önemli temsilcilerinden biri olan katedral ışıklar altında nasıl da değişiyor , nasıl da farklı görünüyor her seferinde . Fonda insanın ruhunu dinlendiren klasik müzik eserleri , yanında sevdiklerin . Kendi ülkende hiç bir zaman yapmayacağın şeyler yapmanın dayanılmaz hafifliği , meydanın ortasına uzanmışsın , elinde straciatella yüzünde anlamsız bir tebessüm.
Konuşmadan da anlaşıyorsun karşındaki devasa şaheserle , binlerce kilometre öteden gelmiş bir yabancı olmana aldırmadan bütün yüzlerini sergiliyor renkli spotların altında. Kulaklarına şehrin hikayelerini fısıldamaya başlıyor : Alsacelı'ların hikayelerinden giriyor söze önce , dillerini nasıl da koruyup her sokağın başına yazdıklarını anlatıyor , kendilerine has muhafazakarlıklarından dem vuruyor sonra , türlü şaraplarından ,peynirlerinden bahsediyor. Savaşları anlatıyor sonra Almanlarla Fransızların paylaşamadığı yerler burasıydı işte diyor iki dünya savaşını da gördüm en başından.
Karşıdaki Hotel Cathédrale'in duvarına patlamadan saplanıp kalmış top mermisini gösteriyor . Binalarda bir sürü çatı katı olmasını Almanların mimari anlayışına bağlıyor. Bizi soruyorsun ona ne biliyorsun hakkımızda diye. Göçleri başlıyor anlatmaya , meydana ilk gelen göçmen işçilerin şaşkın bakışlarını dün gibi hatırladığını söylüyor. Birer birer açılan ve sonunda her köşe başında bekleyen dönercileri anlatıyor. Il Pinocchio'daki şef garsona bir selam veriyor bu arada o da sizden diyor . Şehrin her yerinde tanıdık bir şeyler var , bir yerde Türkçe şarkılar çalıyor , bir yerde Türkçe diyaloglar çınlıyor kulaklarda. Saygıyla selamlıyorsun katedrali gecenin sonunda . Yollara koyuluyorsun , tramvay raylarının izinde yanında magripli arkadaşlarınla Laiterie'ye yürüyorsun şehrin sessiz sokaklarında.
Strasbourg , 2006 queraimo
10 kasım 1980 yılında pkk'nın türkiye cumhuriyeti'ne yönelik ilk eylemine sahne olmuş şehirdir.
şehirdeki türk konsolosluğu asala ve pkk'nın ortaklaşa düzenediği bir operasyonla bombalanmıştır. maddi hasar dışında can kaybı veya yaralanan olmamıştır. eylemin ardından Agence France Presse'i arayan asala sözcüsü eylemi üstlenmiş ve eylemi "iki milliyetçi örgütün verimli bir işbirliği" olarak nitelendirmiştir.
şehirdeki türk konsolosluğu asala ve pkk'nın ortaklaşa düzenediği bir operasyonla bombalanmıştır. maddi hasar dışında can kaybı veya yaralanan olmamıştır. eylemin ardından Agence France Presse'i arayan asala sözcüsü eylemi üstlenmiş ve eylemi "iki milliyetçi örgütün verimli bir işbirliği" olarak nitelendirmiştir.
kutsal roma germen imparatorluğu'na bağlı serbest şehirken 1518'de dans vebasının yaşandığı şehir. buna yol açan da hareketli bir şekilde dans eden Frau Troffea adlı bir kadındır. bu kadın hiç durmadan 4 ila 6 gün dans etmiş, kendisine 1 ay içinde yaklaşık 400 kişi katılmış ve bunların çoğu hemen kalp krizi, felç veya bitkinlikten ölmüştür. * * *
öyle bir şehir düşünün ki bir avuç. her bir adımında bir hikaye yatan. her sokağında nefesinizi kesen bir sürprizi olan. fransız burjuvası, asaleti, bilgeliği, yaşanmışlığı adına ne derseniz diyin insanı çok farklı düşünce ve duygulara sürüklüyor bu kent. küçük, samimi ve görkemli.
ankarada caddesi olan şehir.
fransa'da paris'ten sonra türklerin en fazla yaşadığı almanya ile komşu olan fransız şehri.
doğu perinçek, süheyl batum, gulgün feyman gibi bir sürü kişinin ermeni soykırımı'nı inkar etmek için gittiği şehir.
doğu perinçek'in aihm'ye başvurması sonucu, davası görüldü.
umuyorum ki ülkemiz aklanabilir bu meselede.
ve bu mesele için çabalayan gerçek vatan severlere de selam olsun...
doğu perinçek'in aihm'ye başvurması sonucu, davası görüldü.
umuyorum ki ülkemiz aklanabilir bu meselede.
ve bu mesele için çabalayan gerçek vatan severlere de selam olsun...
Çok güzel bir şehir.
Bir kez ziyaret etme şansı bulduğum güzel şehir avrupa insan hakları mahkemesi bu şehirde bulunur.
Gitme şansını yakaladım ve iyiki gitmişim dedim. Estetik bir yapısı olan binalar cidden gözlerimin doymasını sağladı.
isviçre ve Almanya sınırına yakın, Fransa' nın doğusunda, dünyanın en romantik şehirleri arasında yer alan kent.
Mimari ve tarihsel doku o denli başarıyla korunmuştur ki, kent bir komposizyon şeklinde önünüze serilir hem de şahane bir tablo kıvamında...
içinde, sayısız detayı barındıran, bakmaya doyamadığınız kocaman bir tablo...
Mevsiminde gidildiğin de, nerdeyse her çatının üzerine konumlanmış leylekleri görebilirsiniz. Bu yüzdendir ki leylek figürü, Strasbourg' un kentsel simgesidir. Tüm hediyelik eşyacılar da bol bol leylek bibloları, peluşları..vs bulabilirsiniz.
Dokuya uygun, minik ve özenli cafelerinde, " petite france" denen bölgede, kanal ve eski fransız evleri manzarasına karşı nefis kahveler içip, kendinizden geçebilirsiniz.
Tarte flamme denen, incecik hamura döşenmiş peynir ve çeşitli sebzelerden oluşan, lahmacun benzeri yemeği yemeden dönmeyin tabii ki yanında şarapla...
Fırsat yaratın, para biriktirin, ne yapıp edin, mutlaka gidin...
Rüya gibi....
Mimari ve tarihsel doku o denli başarıyla korunmuştur ki, kent bir komposizyon şeklinde önünüze serilir hem de şahane bir tablo kıvamında...
içinde, sayısız detayı barındıran, bakmaya doyamadığınız kocaman bir tablo...
Mevsiminde gidildiğin de, nerdeyse her çatının üzerine konumlanmış leylekleri görebilirsiniz. Bu yüzdendir ki leylek figürü, Strasbourg' un kentsel simgesidir. Tüm hediyelik eşyacılar da bol bol leylek bibloları, peluşları..vs bulabilirsiniz.
Dokuya uygun, minik ve özenli cafelerinde, " petite france" denen bölgede, kanal ve eski fransız evleri manzarasına karşı nefis kahveler içip, kendinizden geçebilirsiniz.
Tarte flamme denen, incecik hamura döşenmiş peynir ve çeşitli sebzelerden oluşan, lahmacun benzeri yemeği yemeden dönmeyin tabii ki yanında şarapla...
Fırsat yaratın, para biriktirin, ne yapıp edin, mutlaka gidin...
Rüya gibi....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar