bugün
- bir adaya düşsek6
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek5
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız4
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- anın görüntüsü14
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması5
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi4
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
- katalonya özerk bölgesi4
- zengin çocukları niye askerlik yapmıyor2
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi2
- eski fotoğraflara bakmak2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak8
- dersimli kızlar6
- sözlüğün ölü gibi olması4
- sinem dedetaş8
- yaşasın cumhuriyet7
- revizyon ameliyatı2
- sözlük çok güzel ya5
- türkiye cumhuriyeti5
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi3
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- katalanlar2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı14
- istanbul12
- arkadaşlar nerdesiniz4
- escort taş mı yesin11
- amedspor10
- cumhuriyet 103 yaşında3
- sigara içelim mi4
- gecenin şarkısı10
- iklim2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- cumhuriyet bayramı14
- ekşi sözlük toplu yazar alımı5
- türkiye12
- bizi küçümsediler3
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- gocu uzun süre çaylak mı kaldı3
- seni sevmediğim yalan2
- gocu yu bulup getirene tam 100 lira veriyorum3
- 29 ekim 2026 bitlisspor kayserispor maçı4
- ısparta nokulu6
- muğla vs uşak afyon denizli aydın kütahya manisa4
- demokratikleşme paketi için ne dediler3
- alzheimer günlüğü6
- imbat madencilik işçilerinin ankara yürüyüşü3
insanın zaman zaman özleyebildiği şehir. o kadar ki yazı bile yazdırıyor bunun için.
katedral meydanında bir yabancı
Arnavut kaldırımı kaplı meydanın orta yerine uzanmışsın.Etrafında hiç tanımadığın bambaşka şehirlerden bambaşka kültürlerden bir sürü insan. Başın çantanın üzerinde, karşındaki devasa yapıya bakıyorsun.Yapımı 1176 'dan 1439 'a kadar süren , heybetiyle gotik mimari tarzın Avrupa’daki en önemli temsilcilerinden biri olan katedral ışıklar altında nasıl da değişiyor , nasıl da farklı görünüyor her seferinde . Fonda insanın ruhunu dinlendiren klasik müzik eserleri , yanında sevdiklerin . Kendi ülkende hiç bir zaman yapmayacağın şeyler yapmanın dayanılmaz hafifliği , meydanın ortasına uzanmışsın , elinde straciatella yüzünde anlamsız bir tebessüm.
Konuşmadan da anlaşıyorsun karşındaki devasa şaheserle , binlerce kilometre öteden gelmiş bir yabancı olmana aldırmadan bütün yüzlerini sergiliyor renkli spotların altında. Kulaklarına şehrin hikayelerini fısıldamaya başlıyor : Alsacelı'ların hikayelerinden giriyor söze önce , dillerini nasıl da koruyup her sokağın başına yazdıklarını anlatıyor , kendilerine has muhafazakarlıklarından dem vuruyor sonra , türlü şaraplarından ,peynirlerinden bahsediyor. Savaşları anlatıyor sonra Almanlarla Fransızların paylaşamadığı yerler burasıydı işte diyor iki dünya savaşını da gördüm en başından.
Karşıdaki Hotel Cathédrale'in duvarına patlamadan saplanıp kalmış top mermisini gösteriyor . Binalarda bir sürü çatı katı olmasını Almanların mimari anlayışına bağlıyor. Bizi soruyorsun ona ne biliyorsun hakkımızda diye. Göçleri başlıyor anlatmaya , meydana ilk gelen göçmen işçilerin şaşkın bakışlarını dün gibi hatırladığını söylüyor. Birer birer açılan ve sonunda her köşe başında bekleyen dönercileri anlatıyor. Il Pinocchio'daki şef garsona bir selam veriyor bu arada o da sizden diyor . Şehrin her yerinde tanıdık bir şeyler var , bir yerde Türkçe şarkılar çalıyor , bir yerde Türkçe diyaloglar çınlıyor kulaklarda. Saygıyla selamlıyorsun katedrali gecenin sonunda . Yollara koyuluyorsun , tramvay raylarının izinde yanında magripli arkadaşlarınla Laiterie'ye yürüyorsun şehrin sessiz sokaklarında.
Strasbourg , 2006 queraimo
katedral meydanında bir yabancı
Arnavut kaldırımı kaplı meydanın orta yerine uzanmışsın.Etrafında hiç tanımadığın bambaşka şehirlerden bambaşka kültürlerden bir sürü insan. Başın çantanın üzerinde, karşındaki devasa yapıya bakıyorsun.Yapımı 1176 'dan 1439 'a kadar süren , heybetiyle gotik mimari tarzın Avrupa’daki en önemli temsilcilerinden biri olan katedral ışıklar altında nasıl da değişiyor , nasıl da farklı görünüyor her seferinde . Fonda insanın ruhunu dinlendiren klasik müzik eserleri , yanında sevdiklerin . Kendi ülkende hiç bir zaman yapmayacağın şeyler yapmanın dayanılmaz hafifliği , meydanın ortasına uzanmışsın , elinde straciatella yüzünde anlamsız bir tebessüm.
Konuşmadan da anlaşıyorsun karşındaki devasa şaheserle , binlerce kilometre öteden gelmiş bir yabancı olmana aldırmadan bütün yüzlerini sergiliyor renkli spotların altında. Kulaklarına şehrin hikayelerini fısıldamaya başlıyor : Alsacelı'ların hikayelerinden giriyor söze önce , dillerini nasıl da koruyup her sokağın başına yazdıklarını anlatıyor , kendilerine has muhafazakarlıklarından dem vuruyor sonra , türlü şaraplarından ,peynirlerinden bahsediyor. Savaşları anlatıyor sonra Almanlarla Fransızların paylaşamadığı yerler burasıydı işte diyor iki dünya savaşını da gördüm en başından.
Karşıdaki Hotel Cathédrale'in duvarına patlamadan saplanıp kalmış top mermisini gösteriyor . Binalarda bir sürü çatı katı olmasını Almanların mimari anlayışına bağlıyor. Bizi soruyorsun ona ne biliyorsun hakkımızda diye. Göçleri başlıyor anlatmaya , meydana ilk gelen göçmen işçilerin şaşkın bakışlarını dün gibi hatırladığını söylüyor. Birer birer açılan ve sonunda her köşe başında bekleyen dönercileri anlatıyor. Il Pinocchio'daki şef garsona bir selam veriyor bu arada o da sizden diyor . Şehrin her yerinde tanıdık bir şeyler var , bir yerde Türkçe şarkılar çalıyor , bir yerde Türkçe diyaloglar çınlıyor kulaklarda. Saygıyla selamlıyorsun katedrali gecenin sonunda . Yollara koyuluyorsun , tramvay raylarının izinde yanında magripli arkadaşlarınla Laiterie'ye yürüyorsun şehrin sessiz sokaklarında.
Strasbourg , 2006 queraimo
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar