bugün
- kabak yemeği vs hamburger9
- 186 boyundaki erkek17
- bursalı erkekler9
- istanbullu erkekler5
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip3
- kürt erkek5
- cezayir erkekği4
- alevi erkek5
- sivaslı yiğidolar6
- erzincanlı erkekler5
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- 32 yaşına girmek12
- din tartışması7
- izmirli kızlar4
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- antalyalı erkekler4
- nervio'ya aşık olmak5
- gocu27
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- g'i l d'e d l'i l y20
- ben uyuyorum arkadaşlar sevdiğim yazar uyudu da2
- geceye bir tavsiye bırak3
- zengin olsanız ne yapardınız9
- kadının kadından hoşlanması3
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- nervionun merak ettiği yazar19
- terlik giyen erkek5
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- abla deme lazım olur3
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- en büyük korkunuz4
- norveçte bok olsam9
- tek celsede 40 midye dolma yiyemeyen kız2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- doların düşmesi3
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- avrupalıları sevmemek2
- hayatın öğrettiği şeyler2
- ölüm2
- seat leon fr2
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- rte'nin fethettiği topraklar6
- nevriye binti gammaz3
placebo'nun meds albümünün 4. sırasında bulunan parçası;
space monkey in the place to be,
riding in a rocket to a planet of sound,
shooting the moon, playing dominoes in drag,
an increase in population of a hundred percent.
space monkey in the place to be,
with a chemical peel and a picture of mary,
out on a limb in the carnival of me,
raising the temperature one hundred degrees.
we're sown together, she's born to mesmer,
beside astride her, i die inside her,
space monkey in the place to be,
a mass of contradictions in a golden frame,
raising the roof in a calamity way,
completely meretricious of a poke in the eye.
space monkey in the place to be,
talk of the town, with a colombian rock,
out on a limb in the carnival of me,
raising the temperature one hundred degrees.
we're sown together, she's born to mesmer,
beside astride her, i die inside her,
it's far too sacred, don't ever fake it,
and don't, and don't, and don't let me down,
like you let me down before,
space monkey in the place to be,
with some free-association and a hole in her head,
out on a in the carnival of me,
raising the temperature one hundred degrees.
we're sown together, she's born to mesmer,
beside astride her, i die inside her,
it's far too sacred, don't ever fake it,
and don't, and don't, and don't let me down,
like you let me down before,
space monkey in the place to be,
riding in a rocket to a planet of sound,
shooting the moon, playing dominoes in drag,
an increase in population of a hundred percent.
space monkey in the place to be,
with a chemical peel and a picture of mary,
out on a limb in the carnival of me,
raising the temperature one hundred degrees.
we're sown together, she's born to mesmer,
beside astride her, i die inside her,
space monkey in the place to be,
a mass of contradictions in a golden frame,
raising the roof in a calamity way,
completely meretricious of a poke in the eye.
space monkey in the place to be,
talk of the town, with a colombian rock,
out on a limb in the carnival of me,
raising the temperature one hundred degrees.
we're sown together, she's born to mesmer,
beside astride her, i die inside her,
it's far too sacred, don't ever fake it,
and don't, and don't, and don't let me down,
like you let me down before,
space monkey in the place to be,
with some free-association and a hole in her head,
out on a in the carnival of me,
raising the temperature one hundred degrees.
we're sown together, she's born to mesmer,
beside astride her, i die inside her,
it's far too sacred, don't ever fake it,
and don't, and don't, and don't let me down,
like you let me down before,
albumun en guzel sarkilarindan biri
placebo nun meds olbumunun kanimca en guzel sarkisidir.
kürtaj ya da çocuğun annenin içinde ölmesini düşündüren placebo şarkısı....en iyilerden biri ayrıca
kimileri bu şarkıyı endüstriyel tarzda bir parça olarak kabul edip burun kıvırsa da, özellikle nakarat kısmıyla placebo'nun bugüne değin yaptığı ve yapmak istediği her şeyi anlatır sözler. molko'nun kelimeler içinde adeta burkularak ve sünerek sızlanması ise eşsiz bir lezzetir. bunların dışında space monkey lafı ile beraber fight club'a da küçük bir gönderme yapılmaktadır. leş gibi yağmur sinmiş sabahlarda uyanmak için birebir.
placebo'nun meds albümündeki en akılda kalıcı en vurucu en etkileyici en mükemmel yoruma sahip en can alıcı nakarata sahip parça...
gelişme için kurban verilmesi gereken kişi.
placebo nun en vuran, yakan, yıkan yerle bir eden şarkısı. brian molko nun vokalleri sizi apayrı bi dünyaya taşır. bir de " dont..dont...dont let me down! like you let me down before"
meds albümünün en eşlik edilesi ve insanın ağlayasını getiren şarkılarından biri.
fight club'tan bir terim. project mayhem için kullanılan sembol gibi bir şeydir.
bi imralı maymunu bilirim, gerisi hava civa.
placebo'nun en güzel şeylerinden biri.
choking game (bayıltma oyunu) olarak da bilinen tehlikeli bir oyun.
Başta ingiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinde yeni fenomen haline gelmiş ve özellikle gençlerin arasında popüler olan bir oyundur. insanlar bayılma noktasına gelene kadar birbirlerinin gırtlaklarını sıkıyor ve sonra da çektikleri videoyu internet aracılığıyla dağıtıyorlarmış. Bu oyun sayesinde sadece ingiltere de şu ana kadar 86 kişi hayatını kaybetmiş.
ya sen ne güzel şarkısın. o ses ne güzel bi ses.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar