bugün
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi12
- yazarların en sevdiği sözler6
- 10 temmuz 20265
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle18
- mantra grubu6
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi10
- kiraz cicegi kolonyasi34
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- corona sonrası dünya düzeni4
- kürdistan5
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı17
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- gram altın3
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- 1000 liralık boxer giymek4
- woke kültürü terörü2
- ayakseverlik5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- menemen4
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- futbol21
- söylemek istenilenler3
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak2
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- oğlum donat şu masayı4
- tabağında yemek bırakan erkek5
- yazarların en sevdiği meyve3
- johnny sinsin araba vurdurması3
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- erkekte ideal omuz ölçüsü2
- velvet38
- karıştığı her yiyeceğe lezzet katan gıdalar2
- arapça da ben ene diye mi ana diye mi okunur3
- fiat 131 vs peugeot 5042
- düşün ki o bunu okuyor6
- kadın yazarların kavga etmesi11
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- 2026 dünya kupası23
- corona3
- fetöhan pamukçuk2
- fas9
- kokoreç3
- kuran da namazın olmaması21
- fransa6
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
kıyamete kadar sürecek aşk şeklidir.
bir insan hayatında sonsuzluk nasıl imkansız ise sonsuz bir aşkın varlığına inanmak bir o kadar saçma cocuksudur.güzeldir evet hayal etmesi bile güzeldir ancak heves edilmemesi gerekir
"tek aşk sevgiliye duyulan aşk mıdır?yoksa bambaşka birşey midir bu aşk insanın hiç ama hiç bulmaya uğraşmadığı.Yar mıdır tek aşkı hak eden ya da bizler değil miyiz en büyük ve en kutsal aşkları kendi ellerimizle yerle bir eden.Ve sen dostum şunu bil ki yoktur sonu olmayan hiç bir şey sadece O'ndan başka" gibi bir açıklamasıda olabilecek sözcük öbeği
(bkz: Her sevginin bir aşk kadar yoğun ve bir o kadar da boş olabilme ihtimalini sevmek)
(bkz: Her sevginin bir aşk kadar yoğun ve bir o kadar da boş olabilme ihtimalini sevmek)
sonsuzluk kavramınız ölene kadar ise olabilecek aşktır .
CANDAN ERÇETiNSÖZLÜKTE OLSAYDI UMARIM VERECEGi YANIT ŞU OLURDU;
`HER AŞK BiTERMiŞ BiR GÜN BiLDiM
HER AŞK BiTERMiŞ ÖGRETiLDiM...`
`HER AŞK BiTERMiŞ BiR GÜN BiLDiM
HER AŞK BiTERMiŞ ÖGRETiLDiM...`
Sonsuz birşeye duyulan aşktır.
birkaç başarısız denemeden sonra karşılaşılan acı gerçek şudur ki sonsuz aşk diye bir şey yoktur. olması da imkansıza yakındır. çünkü ikili ilişkiler sadece aşka dayalı olarak yürümez, yürümüyor da malesef. ilişkideki diğer etkenler birbirlerinden ne kadar uzak ve alakasız olsalar da hepsinin buluştuğu ortak payda aşka zarar vermek oluyor her zaman.
evet sonsuz aşk imkansız olabilir ama belki de imkansız olduğundandır her defasında "bu sefer..." deyişlerimiz, kendimizi kandırışlarımız...
evet sonsuz aşk imkansız olabilir ama belki de imkansız olduğundandır her defasında "bu sefer..." deyişlerimiz, kendimizi kandırışlarımız...
kanal d'de sabaha karşı yayınlanan kore yapımı,konusu başkent seul'de geçen,iki erkek arasında bocalayan ve bulduğu gerçek aşkına bir türlü kavuşamayan genç kızın hikayesini anlatan,muhtemelen 1994 yapımlı pembe dizi
(bkz: güzel hayal)
(bkz: bitmeyen ask) sözüylede anlatabiliriz.
Hayatın en iffetsiz yüzüyle üstünüze abandırdığı tüm acılara rağmen,sadece varlığıyla tüm sıkıntıları unutturan insan ne yücedir. Bu tarifsiz ruh halinin temizliği, en bakir düşünceleri bile gıptaya düşüren kudretiyle hüküm sürer duygular aleminde. Ne tür bir güçtür ki bu,bütün evren sırtında keder olarak bir çuvalın içine girse bile,bu yükü sefil bir karıncanın devasa fındığı kaldırmaya çalıştığı gibi değil de özgürlüğünü kazanmış çılgın bir rüzgarın bir ilkbahar polenini alay edercesine kaldırdığı gibi bir kolaylık verir kalbe. Tanrı'nın insanoğluna bahşettiği başka hangi güç böylesine bir sonsuzluğu içerir ki?Bu aşk denilen şeyin tüm duyguların efendisi olduğuna kim itiraz edebilir ki?Ve de varlıklar içinde en mutluları bütün mutsuzluklara rağmen onlara aşkın gücüyle kafa tutabilme dirayetindeki gerçek aşıklar değil midir?Başka hangi duygu için acı çekmek insana bu kadar cazip gelebilir ki?Düz bakışta delilik gibi görülen bu his aslında aklın en büyük hüneri değil midir?
Beni bu kadar kesin ve emin konuşturan şey de çok bariz anlaşılacağı gibi yaşadığım büyük aşkın ta kendisidir. Düz bakışın delisi olmanın gururunu taşıyarak ve de deli damgası yemenin getirdiği özgürlüğün memnuniyetiyle sonsuz güce ulaşmış ve yüce aşkı tarafından yüceltilmiş her yüce aşık gibi mutluluk turnasının sıcak ve güvenilir kanatlarında semayı fethediyorum. Hayat önüme belirli belirsiz ya da zamanlı zamansız binlerce zorlu imtihan ve sıkıntı çıkardığında,ruhunda birçok sır taşıyan bu yüce varlığın aşkıyla,beni hiçbir engelin dize getiremeyeceğini biliyor ve bu güvenle oluşan gücümü yine aşkıma kullanarak hayatımı anlamlı kılan bir devridaimi diri tutuyorum. Dünyaya ait belki keder dolu bin bir düşünceyle sevdiğimin yanına gittiğim tüm zamanlarda bu düşüncelerimin tümü anlamadığım bir şekilde ve çok da umursamadığım bir usülle her seferinde kayboluveriyor. Yeşil gözlerine -elimde olmadan- kapılıp gidişimle birlikte aslında yaşadığım hayattan soyutlanıyor ve benim için asıl hayatın bu büyüleyici yeşillik olduğunu anlıyorum. içinde kaybolmaya doyamadığım bu eşsiz yeşilliğin aslında en güzel cennet bahçeleri olduğunu hissettiğim o karşı konulmaz kapılma anlarında,sevgilimin melekleri bile kıskandıracak temizlikteki altın kalbinden gelip gözlerine yansıyan bu büyüleyici yeşil ışık karşısında bir kez daha aşkı tadıyor ve ona her an her seferinde yeniden ve yeniden aşık oluyorum. O'na dair yaşadığım her an ve O'nun için yaptığım her şey belki de bana Tanrı'ya ibadetini layığıyla yapan peygamberinin duyduğu huzur ve haz cinsinden bir huzur ve haz vererek ruhumda genişliyor,sonsuz bir enginlikte gözü kara bir duygu yükü olarak kalbimden fışkırıyor. Yani nasıl ki peygamberinin Tanrı'ya olan o tüm içten gelen ibadetleri aşığın maşuğuna olan sevdasının kutsal bir yakarmasıysa,işte benim ruhunda bir çok sır taşıyan bu güzelliğe olan eylemlerim de aynı kökenden doğmuş bir sır olarak hayata gülümsüyor.
O'nu sevmeyi sevdiğimi bilen,benden yana olan düşüncelerimi hayatıma fener olarak tuttuğumdan beri,beni mutlu edenin O'nun mutluluğu olduğunu keşfettim aslında. Bu keşfin lezzetiyle belki O'nun temizliğine karışan kirlenmeye yüz tutmuş paslı hislerim de günah çıkarırcasına temizlenerek,beni doğru dürüst,düzgün karakterli bir delikanlı kıldı. Karanlıktan aydınlığa çıkan her canlının yaşadığı gibi gözlerim delicesine kamaştı aslında O'nunla ve meleğimin tıpkı ilk andaki kamaşma gibi sonsuza kadar gözlerimi kamaştıracağını biliyorum. Evet, O'nun sevdası elimden tutmadan önce apaçık bir karanlığın mahkumuydum ben .Karanlıkta olduğunu bilmeden karanlıkta çarpan her zavallı yürek gibi,benim yüreğim de umutsuzluğun serptiği ölü toprağıyla manasızca çarptı yirmi bir sene boyunca. Hayatın anlamsızlığı benliğime işlemişken ne tadı vardı ki hayatın içinde olmanın. Bütün bunları aydınlık tepelerden karanlık çukurlara bakarken çok daha iyi görebiliyorum.
Bir çeşit krizalit asında benim durumum...Sürünen bir böceğin miskinleşmiş günlerinin üstüne geçirdiği başkalaşımla kırların en güzel canlısı olan kelebeğe dönüşmesi...Nasıl ki burada tanrının o göz kamaştırıcı mucizesi , bakınca mide kabartan bir basit böceği gözlerin bakmakla doyamayacağı büyülü bir yaratığa çeviriyorsa işte benim anlamlarımda da sevgilimin buna benzer bir hüneri gizli .Tanrı'dan aldığı bu hüneri benim karanlıklardaki toz tutmuş ruhuma kullandığını bildikçe O'na duyduğum aşkın ebedileşmemesi mümkün olamazdı zaten. Ebedi aşkın lezzetlerini ruhuma tattırdığı için yeryüzünü ve gökyüzünü,doğuyu ve batıyı,bilinen bilinmeyen tüm güzellikleri ve melekleri kıskandıracak karakteri,kalbi,ruhu ve güzelliğiyle beni hayata bağlayan canım sevdiğimi yaratan tanrıma hamd olsun. Tanrım; ben hayatımda bir kere gerçek aşkı tattım,bu aşkın içimde doğmasına izin verdiğin için sonsuz şükürler olsun sana...Ve ben sana belki bir idam mahkumunun son isteğindeki çaresizliğiyle yalvarıyorum;hayatımda sadece bu aşka bağlı kalarak sadık bir şekilde bir tek O'nu severek ölmek istiyorum .Ben ruhumu tek bir kişiye ait olarak sana teslim etmek istiyorum. Lütfen içimden kopan bu duayı tüm günahkarlığıma rağmen kabul et...
Amin
Beni bu kadar kesin ve emin konuşturan şey de çok bariz anlaşılacağı gibi yaşadığım büyük aşkın ta kendisidir. Düz bakışın delisi olmanın gururunu taşıyarak ve de deli damgası yemenin getirdiği özgürlüğün memnuniyetiyle sonsuz güce ulaşmış ve yüce aşkı tarafından yüceltilmiş her yüce aşık gibi mutluluk turnasının sıcak ve güvenilir kanatlarında semayı fethediyorum. Hayat önüme belirli belirsiz ya da zamanlı zamansız binlerce zorlu imtihan ve sıkıntı çıkardığında,ruhunda birçok sır taşıyan bu yüce varlığın aşkıyla,beni hiçbir engelin dize getiremeyeceğini biliyor ve bu güvenle oluşan gücümü yine aşkıma kullanarak hayatımı anlamlı kılan bir devridaimi diri tutuyorum. Dünyaya ait belki keder dolu bin bir düşünceyle sevdiğimin yanına gittiğim tüm zamanlarda bu düşüncelerimin tümü anlamadığım bir şekilde ve çok da umursamadığım bir usülle her seferinde kayboluveriyor. Yeşil gözlerine -elimde olmadan- kapılıp gidişimle birlikte aslında yaşadığım hayattan soyutlanıyor ve benim için asıl hayatın bu büyüleyici yeşillik olduğunu anlıyorum. içinde kaybolmaya doyamadığım bu eşsiz yeşilliğin aslında en güzel cennet bahçeleri olduğunu hissettiğim o karşı konulmaz kapılma anlarında,sevgilimin melekleri bile kıskandıracak temizlikteki altın kalbinden gelip gözlerine yansıyan bu büyüleyici yeşil ışık karşısında bir kez daha aşkı tadıyor ve ona her an her seferinde yeniden ve yeniden aşık oluyorum. O'na dair yaşadığım her an ve O'nun için yaptığım her şey belki de bana Tanrı'ya ibadetini layığıyla yapan peygamberinin duyduğu huzur ve haz cinsinden bir huzur ve haz vererek ruhumda genişliyor,sonsuz bir enginlikte gözü kara bir duygu yükü olarak kalbimden fışkırıyor. Yani nasıl ki peygamberinin Tanrı'ya olan o tüm içten gelen ibadetleri aşığın maşuğuna olan sevdasının kutsal bir yakarmasıysa,işte benim ruhunda bir çok sır taşıyan bu güzelliğe olan eylemlerim de aynı kökenden doğmuş bir sır olarak hayata gülümsüyor.
O'nu sevmeyi sevdiğimi bilen,benden yana olan düşüncelerimi hayatıma fener olarak tuttuğumdan beri,beni mutlu edenin O'nun mutluluğu olduğunu keşfettim aslında. Bu keşfin lezzetiyle belki O'nun temizliğine karışan kirlenmeye yüz tutmuş paslı hislerim de günah çıkarırcasına temizlenerek,beni doğru dürüst,düzgün karakterli bir delikanlı kıldı. Karanlıktan aydınlığa çıkan her canlının yaşadığı gibi gözlerim delicesine kamaştı aslında O'nunla ve meleğimin tıpkı ilk andaki kamaşma gibi sonsuza kadar gözlerimi kamaştıracağını biliyorum. Evet, O'nun sevdası elimden tutmadan önce apaçık bir karanlığın mahkumuydum ben .Karanlıkta olduğunu bilmeden karanlıkta çarpan her zavallı yürek gibi,benim yüreğim de umutsuzluğun serptiği ölü toprağıyla manasızca çarptı yirmi bir sene boyunca. Hayatın anlamsızlığı benliğime işlemişken ne tadı vardı ki hayatın içinde olmanın. Bütün bunları aydınlık tepelerden karanlık çukurlara bakarken çok daha iyi görebiliyorum.
Bir çeşit krizalit asında benim durumum...Sürünen bir böceğin miskinleşmiş günlerinin üstüne geçirdiği başkalaşımla kırların en güzel canlısı olan kelebeğe dönüşmesi...Nasıl ki burada tanrının o göz kamaştırıcı mucizesi , bakınca mide kabartan bir basit böceği gözlerin bakmakla doyamayacağı büyülü bir yaratığa çeviriyorsa işte benim anlamlarımda da sevgilimin buna benzer bir hüneri gizli .Tanrı'dan aldığı bu hüneri benim karanlıklardaki toz tutmuş ruhuma kullandığını bildikçe O'na duyduğum aşkın ebedileşmemesi mümkün olamazdı zaten. Ebedi aşkın lezzetlerini ruhuma tattırdığı için yeryüzünü ve gökyüzünü,doğuyu ve batıyı,bilinen bilinmeyen tüm güzellikleri ve melekleri kıskandıracak karakteri,kalbi,ruhu ve güzelliğiyle beni hayata bağlayan canım sevdiğimi yaratan tanrıma hamd olsun. Tanrım; ben hayatımda bir kere gerçek aşkı tattım,bu aşkın içimde doğmasına izin verdiğin için sonsuz şükürler olsun sana...Ve ben sana belki bir idam mahkumunun son isteğindeki çaresizliğiyle yalvarıyorum;hayatımda sadece bu aşka bağlı kalarak sadık bir şekilde bir tek O'nu severek ölmek istiyorum .Ben ruhumu tek bir kişiye ait olarak sana teslim etmek istiyorum. Lütfen içimden kopan bu duayı tüm günahkarlığıma rağmen kabul et...
Amin
platonik olandır. bir şeyler bitsede bir yerlerde hep sızısı kalır çünkü.
kişiyi hidayete ulaştıran bir varoluş biçimidir.
insanın kendini varetmesini sağlayan birincil unsurdur hayatta.
varılmak istenen hedef, ulaşılmak istenen vuslattır.
yaşayan bir organizmadır ve yek vücut olmaktır ruhla işbirliği yapıp.
gelişendir, büyüyendir.
değişir, dönüşür.
maşuk değişir ama aşk değişmez.
bitmez, ölmez.
sonsuzluğa yapılan bir tapınma, bir ibadettir.
(bkz: aşk ölmez biz ölürüz)
insanın kendini varetmesini sağlayan birincil unsurdur hayatta.
varılmak istenen hedef, ulaşılmak istenen vuslattır.
yaşayan bir organizmadır ve yek vücut olmaktır ruhla işbirliği yapıp.
gelişendir, büyüyendir.
değişir, dönüşür.
maşuk değişir ama aşk değişmez.
bitmez, ölmez.
sonsuzluğa yapılan bir tapınma, bir ibadettir.
(bkz: aşk ölmez biz ölürüz)
gunumuz gencliginin yanından gecemedigi olgudur.
(bkz: piatonik a$k)'tır.. gerisi zaten sözlerinde.
(bkz: leyladan geçme faslındayım,mevlayı bulma yollarında...)
(bkz: nikotin i aşk)tır...başı da yoktur sonu da. faili malum cin^ayetlere gebe...
ya o aşkın sonsuzu çabuk gelir yada o aşkın sozsuzluğunu getirtirler.
olsa olsa içinde -e kadar diye bir mefhum bulunmaması gereken aşk çeşidi, yalan. "kıyamete kadar" da sonludur belirtmek gerek.
aşk+güven+tutku=sonsuz aşk
(bkz: imkansıza inanmak)
(bkz: imkansıza inanmak)
bir bölü sonsuz aşk.
bir film adıdır.
tek bir kişi olamadıkca gercekleşmesi muhtemel duyguseli.
artık varolduğu pek düşünülmüyor..
Gündemdeki Haberler