bugün
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri11
- silvermist'e sataşıyorum öyleyse varım4
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- bana onu sormayin20
- bu aralar taktığınız şarkılar5
- akepenin istanbul da yüzde 39 59 oy alması3
- yarın lahmacun yiyecek olmak3
- izmirin büyük bir köyden büyük bir kente evrilmesi3
- s'i l v'e r m'i s t5
- ak partinin izmiri asla alamayacak olması4
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı15
- yumurta turşusu3
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak4
- hilafetin türklere faydası18
- montella'nın milli takım görevine son verilmesi2
- 9 ekim 2026 montella'nın gönderilmesi3
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- ürdün6
- sneijderın kaşar karısının nafaka talebinin reddi6
- mehdi'nin namaz kılmayıp sürekli dolaşması5
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir7
- kasımpaşa gs den puan alsın eşek gibi anırırım3
- navi pillay'e nobel barış ödülü verilmesi2
- kibarhergele14
- ben vahit2
- kız sanılan yazarlar11
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- yüksek enflasyon5
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- nervioya talip olmak5
- filistin5
- aykolik'in size istanbul'u gezdirmesi3
- futbol10
- ismet gurbuz'e tavsiyeler3
- almanya da yaşayan yazarlar3
- öleceğin günü bilmek4
- hangi yazarla çift olursunuz28
- sözlüğün kırbacı10
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- kayseri ceosu olan yazarlar4
- george washington7
- ucan tekme atan hipopotam45
- istanbul da cirit atmak5
- şarapçı bey birader2
- çerkezköy kapıkule tren hattı4
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- sorusormayin7
- ismet gürbüz ile almanya da sosisli yemek3
Tek tabanca olarak müzik yapan, tek başına bir gruba bedel olan adamın oluşturduğu "grup". Tarzına indie rock denebilir.. Lioness, Tigress, Coxcomb red en beğenilen parçalarından.. Huzur verici bir vokalle akustik olarak yapılan parçalar muazzam..
ciddi anlamda yaralayıcı parçaların sahibi kişi.
jason molina gitarı ile konuşuyor, anlatıyor da anlatıyor. kimi zaman gitarı konuşuyor, kendisi dinliyor.
arka taraflarda, siz tarafından tahribata uğramış bir beyin ile dinlenilmeye devam ediliyor.
mekân sigara dumanından görüş açısının düştüğü bir bar sûretine bürünüyor. ve siz bar koltuğunda, dirsekleriniz bara dayalı bir biçimde yere bakarak parçayı dinliyorsunuz. dinlemek ne kelime, hissediyorsunuz aslında.
herkes susmuş. akustik sayılabilecek müziğin hafifliğindeki ince ve rahatlatıcı ses dahilinde, yanınızdaki insanların sigaralarından bir nefes çektiklerindeki, tütünün çıtır çıtır yanan sesini de işitiyorsunuz.
arada jason, yüzünü gizleyen şapkasının altından hafifçe dinleyicilerini süzüyor. insanların gözleri kapalı. kimisinin açık ama bakar kör misali bir yere dalmış, orada değiller. arjantin bardakların içerisinde kaybolmuş zihinler.
parça bitiyor ve jason parçaya başlamadan önce yaktığı sigarasından ilk ve son nefesini alıyor. alkış yok, ses yok.
bir iki kafa kalkıyor sadece, "naaptın sen?" der gibi bakıyorlar. diğerleri ise bar kapanırken kendilerine geliyor zaten.
jason ise yaşanmışlıklarına yaşanmışlık eklemek adına terk-i diyar etmiş bir biçimde, bir sonraki ayine kadar ortadan yok oluyor. siz ise eller cepte ve kafa hala yerde, gecenin metalimsi soğukluğunda, cırcır böceklerinin ve köpek havlamalarının arasından evinize yürüyorsunuz.
jason molina gitarı ile konuşuyor, anlatıyor da anlatıyor. kimi zaman gitarı konuşuyor, kendisi dinliyor.
arka taraflarda, siz tarafından tahribata uğramış bir beyin ile dinlenilmeye devam ediliyor.
mekân sigara dumanından görüş açısının düştüğü bir bar sûretine bürünüyor. ve siz bar koltuğunda, dirsekleriniz bara dayalı bir biçimde yere bakarak parçayı dinliyorsunuz. dinlemek ne kelime, hissediyorsunuz aslında.
herkes susmuş. akustik sayılabilecek müziğin hafifliğindeki ince ve rahatlatıcı ses dahilinde, yanınızdaki insanların sigaralarından bir nefes çektiklerindeki, tütünün çıtır çıtır yanan sesini de işitiyorsunuz.
arada jason, yüzünü gizleyen şapkasının altından hafifçe dinleyicilerini süzüyor. insanların gözleri kapalı. kimisinin açık ama bakar kör misali bir yere dalmış, orada değiller. arjantin bardakların içerisinde kaybolmuş zihinler.
parça bitiyor ve jason parçaya başlamadan önce yaktığı sigarasından ilk ve son nefesini alıyor. alkış yok, ses yok.
bir iki kafa kalkıyor sadece, "naaptın sen?" der gibi bakıyorlar. diğerleri ise bar kapanırken kendilerine geliyor zaten.
jason ise yaşanmışlıklarına yaşanmışlık eklemek adına terk-i diyar etmiş bir biçimde, bir sonraki ayine kadar ortadan yok oluyor. siz ise eller cepte ve kafa hala yerde, gecenin metalimsi soğukluğunda, cırcır böceklerinin ve köpek havlamalarının arasından evinize yürüyorsunuz.
(bkz: coxcomb red)
iç daraltan grup. lakin genişleye genişleye ulaşamayacağı uçlara varmış olanlar için bir kendine geliş ya da kendinden geçiş.
(bkz: lioness)
Tesadüf eseri tanıştığım sonraları vazgeçemedeğim grup. Hele birde bir şarkıları var ki sormayın gitsin. (bkz: the body burned away)
(bkz: magnolia electric co)
sadece lioness albümünü dinlerseniz "intihara sürükleyebilecek" adam. the magnolia electric co. da katarsanız, biraz daha çeşitlenir. hayır, kesinlikle coşku bulmazsınız, dediğimle umutlanıp hayal kırıklığına uğrayıp sonra lioness'a sarılmayın. ama didn't it rain de katarsanız bilin ki, adam intihara sürüklemeden de ayrı bir tat alınabilir kendisinden..
bir de my morning jacket ile düet albümü vardır ki, o da bambaşka hâl çıkarır..
hı, ama hiç hazzetmem o ayrı mesele..*
bir de my morning jacket ile düet albümü vardır ki, o da bambaşka hâl çıkarır..
hı, ama hiç hazzetmem o ayrı mesele..*
1996- 2003 yılları arasında faaliyet gösteren grup. 2003 yılında çıkardıkları magnolia electric co. isimli albümle birlikte, kendilerine bu ismi vermişler ve yola bu isimle devam etmişlerdir.
arabeskin kralıdır, bende eskitilemeyendir, candır.
hoşlandığım kızın fizy listesi sayesinde varlığından haberdar olduğum, reddetmesiyle beraber beni coxcomb red le lioness la derin buhranlara sürükleyen darmadağın eden grup.
hayatım da dinlediğim en şahane gruplardan bir tanesi. Ve bu kafayla hep öyle kalacak. sabahın ilk ışıkları ile dinlenilen bir lioness, coxcomb red veyahut tigress in yerini hiç bir şarkı alamaz. Jason Molina ise fazlasıyla büyük bir kayıp ve üzücü.. bu da başarılı insanların ironisi olmalı.
Şu ana kadar dinlediğim, şarkılarıyla içimde başka pek kimsenin dokunamayacağı yerlere dokunan çok özel gruptur kendileri. Ölmeyeydin iyiydi be jason.
Genellikle şarkılar akustik, melankolik baladlardan* oluşur. zaman zaman, gitarın icra edilme şeklinden dolayı, country tarza yaklaşır.
Dinlemeyenler için;
captain badass - https://www.youtube.com/watch?v=_CmN9gTo3zU *
Dinlemeyenler için;
captain badass - https://www.youtube.com/watch?v=_CmN9gTo3zU *
(bkz: a little at a time)
Tigress ile cok acitan tek basina bir gruba bedel mukemmel adamdir. Tam da hava kararirken, yagmur yagacakken belki, pencere kenarinda saatlerce dinlenir tigress.
Nervous Bride gibi çok az kişinin bildiği müthiş bir parçası olan grup. Zaman ilerledikçe çok daha isminin duyulacağını düşünmüştüm tabi Jason 2013 yılında erken veda etmeseydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar