bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- arkadaşlar ne yesek9
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- bu kalp seni unutur mu5
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- hayat yaşamaya değer mi5
- nöbetteyim sözlük3
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- adana lezzet festivali3
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- güzelsen koy resmini görelim6
- izmir tulum4
- sözlük kızlarının tantunici7
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- gocu'yu özlemek4
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- redbull3
- filistin37
- israil'i allah cezalandıracak9
- seksten önce dua etmek10
- fıstık vs fındık3
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek3
- manifest erkeği3
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- tarhana çorbası12
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- sözlük kızalarının takosu5
- gilded hoplatması3
- arkeler2
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- fon kurdum para yatırır mısınız5
- sözlük erkekleri ne zaman ilgi görecek3
- antipanik'e bir şey söyle22
- ayağı kesip camdan dışarı atmak2
- silvermist'e iki şey söyle20
- gece tek başına ışıksız odada dabbeyi izleyen kız3
- 19983
- red apple sigarası içen erkek2
- gerdekten önce kılınan namaz4
- yakışıklı olgun erkekler6
- sapık şarkı sözleri10
- özelden şeftalisini atan yazar14
- porno entelektüelliği8
- manifest5
- pala bıyıklı yazarlar5
- ucan tekme atan hipopotam47
bir zamanlar için kadının tanımı olan zevattır..
saygılar.
saygılar.
2001’de ölümden geri geldiğini iddia etmiş.
--spoiler--
ABD'li oyuncu Sharon Stone'un, 2001'de yaşadığı sıra dışı deneyimi magazin dergisi Closer kapak yaptı. 58 yaşındaki Stone, 15 yıl önce geçirdiği beyin kanamasının ardından kısa süreliğine öldüğünü ve daha sonra hayata geri döndüğünü iddia etti. Stone, "Eylül 2001'de beyin kanaması geçirmiştim. Bir anda bembeyaz bir ışık gördüm. Eski arkadaşlarım sıra sıra dizilmiş onların arasında yürüyordum. Öldüğümü hissettim. Ama aniden gözlerim açıldı. Ölümden korkmuyorum. Aslında bize bir hediye diye düşünüyorum. Bu yaşadıklarımdan sonra da hayatımdaki hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Beni çok etkilemişti" dedi.
--spoiler--
--spoiler--
ABD'li oyuncu Sharon Stone'un, 2001'de yaşadığı sıra dışı deneyimi magazin dergisi Closer kapak yaptı. 58 yaşındaki Stone, 15 yıl önce geçirdiği beyin kanamasının ardından kısa süreliğine öldüğünü ve daha sonra hayata geri döndüğünü iddia etti. Stone, "Eylül 2001'de beyin kanaması geçirmiştim. Bir anda bembeyaz bir ışık gördüm. Eski arkadaşlarım sıra sıra dizilmiş onların arasında yürüyordum. Öldüğümü hissettim. Ama aniden gözlerim açıldı. Ölümden korkmuyorum. Aslında bize bir hediye diye düşünüyorum. Bu yaşadıklarımdan sonra da hayatımdaki hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Beni çok etkilemişti" dedi.
--spoiler--
kurtlar vadisinde son bölümde dünya baronu amon'un karısı lisa'yı oynamış ve polatla öpüşmüştü. saygılar.
Gençliğinde bana göre Dünya'nın en güzel kadını. Total Recall'de Michael ironside ile öpüştüğü sahne de hastasıyımmmm bu kadar güzel olamaz bir kadın. https://www.youtube.com/watch?v=fhkEsG9kDQc Atacağım fotoğrafta ki halini gördükçe bitiyorum abi, bu nasıl varlıktır yarabbi?
Söz konusu hanım, biliyorsunuz, "heykel gibi" kadındır (yani geçmişte öyleydi, yaşlılık tabi, kim karşı koyabilmiş?). iyi de oyuncudur. "Diabolique" filminin yeniden çeviriminde, evvelce Simone Signoret'nin oynadığı rolde, evvelce Vera Clouzot'nun oynadığı roldeki Isabelle Adjani'yi katlamış, kenara koymuştu. ben kendisini hep o filmdeki müthiş performansı ile hatırlarım.
Daha ilk cümlede beş yabancı isim geçerse muhtemelen sizin eliniz bu entryi okumaz ama gerçi benim de hiç umurumda değil.
Mezkur hanımın katil bir yazarı canlandırdığı bir filmde de o akıllara ziyan ve de şeftali gibi kukusunu gösterip, LAPD personelinin, yani Los Angeles Emniyet Müdürlüğü kadrolarının ruhlarında ne derin yaralar açtığı da hatırlardadır... Filmin adını yazmadık ki yabancı isim sayısını azaltalım, yoksa google'a bakamayacak kadar keriz değiliz. (Tüh, fakat bir yabancı isim daha oldu.)
Bir süredir yeni film yapmıyor, yaşı da, bizim Hülya Avşar gibi azıcık geçmeye başladı.
Bir Türk'ün bu hanımla karşılaşması daima gündem oluşturur. sık sık Türkiye'ye gelip gider üstelik...
türk medyasında ne hikmetse bu hanıma karşı garip bir kompleks vardır. Halle Berry, Angelina Jolie, Jennifer Lopez gibi 'afet-i zaman' ortalığı yıksa aldırmazlar da, her geldiğinde bu hanım burnunu silse bizim matbuatta olay olur.
bir örnek vereyim, bundan 13-14 yıl öncesinin; Davos'ta, türkiye cumhuriyeti başbakanı, Sharone Stone'la "otelin koridorunda" karşılaşmış ve tokalaşmıştı. Başbakan ingilizce bilmediği için danışmanı da hanımla "bir süre görüşmüştü"... Ne konuştular acaba diye deli danalar gibi haber yapıyorlardı! Herhalde Türkiye'yi tanıtma görevini yerine getirmiş ve kendisini buraya davet etmiştir. Ya ne konuşacaklardı ki? kıbrıs meselesini mi?
Türk basını bunu da mal bulmuş Mağrıbi gibi yazmıştı, her zaman olduğu gibi...
hazır konu sharon teyzemizden açılmışken, Namahrem eli sıkmaktan günaha girip girmediğini ampul kafalılar tartışabilirler ama ben şu şehirlilerin "el sıkmak" dedikleri harekete köylülerin niçin "tokalaşmak" diye tabir ettiklerini merak ederim. "Boğazlarım ağrıyor" gibilerden bir laf yani. Ya da "iğne vurmak" gibi bir şey.
Abdülaziz efendimiz de imparatoriçe Eugenie'ye elini uzattığında "toka kokona" demişti de, Keçecizade Fuat Paşa'nın başından aşağı kaynar sular inmişti... (Kaynar su nereden çıktı? aberystwyth Türkçe bilmiyor, ya Yahudi, ya Ermeni, ya da Çerkes olmalı!)
Bir Türk bu hanımla karşılaştığında bu daima "tarihi bir karşılaşma" sayılıyor.
mesela Ertuğrul Özkök denilen iktidarsız bir abimiz çıktığı bir gezide bu hanıma otuz santimetre kadar yaklaşmayı başarmış ve kendisiyle röportaj yapmıştı, kendisini bu kadar yakından görebilmişti! Canlısını! Bu büyük bir mazhariyetti...
Yüzünü canım, başka yerini değil. Herkes o filmin ekibi kadar şanslı olamıyor.
kararım şu; bu Sharon Stone denilen hanım Türk medyasına pek yaramıyor... Kafa karıştırıyor... Kendisinde ağda tüyü olduğunu o filmde görmüştüm ama şeytan tüyü de var mıdır, bilemem.
Daha ilk cümlede beş yabancı isim geçerse muhtemelen sizin eliniz bu entryi okumaz ama gerçi benim de hiç umurumda değil.
Mezkur hanımın katil bir yazarı canlandırdığı bir filmde de o akıllara ziyan ve de şeftali gibi kukusunu gösterip, LAPD personelinin, yani Los Angeles Emniyet Müdürlüğü kadrolarının ruhlarında ne derin yaralar açtığı da hatırlardadır... Filmin adını yazmadık ki yabancı isim sayısını azaltalım, yoksa google'a bakamayacak kadar keriz değiliz. (Tüh, fakat bir yabancı isim daha oldu.)
Bir süredir yeni film yapmıyor, yaşı da, bizim Hülya Avşar gibi azıcık geçmeye başladı.
Bir Türk'ün bu hanımla karşılaşması daima gündem oluşturur. sık sık Türkiye'ye gelip gider üstelik...
türk medyasında ne hikmetse bu hanıma karşı garip bir kompleks vardır. Halle Berry, Angelina Jolie, Jennifer Lopez gibi 'afet-i zaman' ortalığı yıksa aldırmazlar da, her geldiğinde bu hanım burnunu silse bizim matbuatta olay olur.
bir örnek vereyim, bundan 13-14 yıl öncesinin; Davos'ta, türkiye cumhuriyeti başbakanı, Sharone Stone'la "otelin koridorunda" karşılaşmış ve tokalaşmıştı. Başbakan ingilizce bilmediği için danışmanı da hanımla "bir süre görüşmüştü"... Ne konuştular acaba diye deli danalar gibi haber yapıyorlardı! Herhalde Türkiye'yi tanıtma görevini yerine getirmiş ve kendisini buraya davet etmiştir. Ya ne konuşacaklardı ki? kıbrıs meselesini mi?
Türk basını bunu da mal bulmuş Mağrıbi gibi yazmıştı, her zaman olduğu gibi...
hazır konu sharon teyzemizden açılmışken, Namahrem eli sıkmaktan günaha girip girmediğini ampul kafalılar tartışabilirler ama ben şu şehirlilerin "el sıkmak" dedikleri harekete köylülerin niçin "tokalaşmak" diye tabir ettiklerini merak ederim. "Boğazlarım ağrıyor" gibilerden bir laf yani. Ya da "iğne vurmak" gibi bir şey.
Abdülaziz efendimiz de imparatoriçe Eugenie'ye elini uzattığında "toka kokona" demişti de, Keçecizade Fuat Paşa'nın başından aşağı kaynar sular inmişti... (Kaynar su nereden çıktı? aberystwyth Türkçe bilmiyor, ya Yahudi, ya Ermeni, ya da Çerkes olmalı!)
Bir Türk bu hanımla karşılaştığında bu daima "tarihi bir karşılaşma" sayılıyor.
mesela Ertuğrul Özkök denilen iktidarsız bir abimiz çıktığı bir gezide bu hanıma otuz santimetre kadar yaklaşmayı başarmış ve kendisiyle röportaj yapmıştı, kendisini bu kadar yakından görebilmişti! Canlısını! Bu büyük bir mazhariyetti...
Yüzünü canım, başka yerini değil. Herkes o filmin ekibi kadar şanslı olamıyor.
kararım şu; bu Sharon Stone denilen hanım Türk medyasına pek yaramıyor... Kafa karıştırıyor... Kendisinde ağda tüyü olduğunu o filmde görmüştüm ama şeytan tüyü de var mıdır, bilemem.
Nedendir bilinmez o meşhur şiirdeki kadına benzer, bir devrin en güzel değil en seksi kadınıydı.
Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye abla!
Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye abla!
Hayallerim deki güzel onunla aşkı nasıl yasardim be cinsellik yönünden demiyorum yüzü vücudu çok güzel dedim ya hayaller...
görsel
Sen iste ben ölürüm be gülüm.
Sen iste ben ölürüm be gülüm.
şu anda 360 tv'de uzman filmi gösteriliyor.
35 yaşındaki bir sharon stone'dan daha güzel ne olabilir ki ?
belki 2002 real madrid'i.
o kadar.
bak 2.sinden, 1.si kadar emin değilim.
35 yaşındaki bir sharon stone'dan daha güzel ne olabilir ki ?
belki 2002 real madrid'i.
o kadar.
bak 2.sinden, 1.si kadar emin değilim.
Şu kadına hasta olmayan erkek var mıdır ? Sliver (1993)...
Buna 7 yaşındaki moda dehası max Alexander gocuk dikmiştir.
zamanın acımadığı güzellik. şu sıralar türkiye'dedir. ertuğrul özkök'ün haberine göre golden globe-uluslararası ikon ödülü'nü bodrum'da teslim alacaktır.
kariyerindeki en büyük imza işleri 90'larda yapmış, sonrasında nispeten sinema kariyeri geride kalmış oyuncudur. sonraki süreçte aktivizm ve magazinsel olaylarla adını daha çok duyurdu.
kariyerindeki en büyük imza işleri 90'larda yapmış, sonrasında nispeten sinema kariyeri geride kalmış oyuncudur. sonraki süreçte aktivizm ve magazinsel olaylarla adını daha çok duyurdu.
sliver 1993 filmi ile beni kendisine hasta eden kadın...
Polat alemdar’la öpüşmesini unutamıyorum.
Ve tabii ki temel içgüdü’deki meşhur sahnesini.
Ve tabii ki temel içgüdü’deki meşhur sahnesini.
72.
Öldü sandım,
Diriymiş.
Ent.
Öldü sandım,
Diriymiş.
Ent.
görsel
En hasta olduğum kadındır... Şu kadına hasta olmayan erkek var mıdır ?
Kadınların bile hayranlıkla baktığı kadın oyunculardan...
En hasta olduğum kadındır... Şu kadına hasta olmayan erkek var mıdır ?
Kadınların bile hayranlıkla baktığı kadın oyunculardan...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar