bugün

ses insanın kimliğidir, derler..

üç sesle varolabilirmiş bir insan..
önce duyulmadan canlandırılan, sonra dolaylı şekilde duyulunca şekillenen, en sonunda da doğrudan işitilince aslı ortaya koyan..

işitilmediği dakikalarda oluşan hemen her türlü hissi yerle bir edebilirmiş sesi ile insan.. tabii bu gücü de işitilmesindeki engellere bağlıymış..

"sesini duydum, içim ısındı" varmış, gerçekmiş..
hem de öyle gerçekmiş ki, "erol taş o" sezisinin yanlışlığını -tam düşünülmese de- en net gösteren ispatmış..

yazıların insanı anlatması yetersizmiş, başka her türlü iletişimin de.. dokunmaktan da daha başka şekilde bağlayanmış ses, en hızlı etki gösteren..

şarkı söylerken olan sesin herkese anlamı olabilirmiş de, konuşma sesi bambaşkaymış.. el tutma isteği uyandıranmış sanki, sanki sokulmaya iten..

ayrılmalarda çok şeyden kopmamak istenir de.. "merhaba"yı öylece doğaldan duymama düşüncesi en içte kem kıpırtıları başlatanlardanmış..
diğer kopulacakların da varlığıyla bağlayanmış..
(bkz: trt 6)
bazı anlarda bazı tonları tabiri caizse adamın amına koyar.
hızı suda- 1300 metre/saniye, çam ağcı tahtasında da- 1700 metre/saniye olan, işitebilinir titreşimlerdir.
sağlık emekçileri sendikasının kısaltılmış şeklidir.içerisinde az da olsa doktorlar da örgütlüdür.
varlığın habercisidir.

"hava buz, hava soğuk ve içimi ısıtan tek şey sesin. ama yok. hani şarkı var ya alışmak sevmekten ağır geliyor alışmak bu kadar dokunmamalı, alıştım ağzında şeker varmışcasına konuşmana.

istiyorum düşe vurmadan önce yüzümü son ses sen ol kulaklarımda biliyorsun sen.

Sesini bırak ruhuma seni duymak istiyorum tüm fısıltılarda..."
msn de veya başka konuşma platformlarında karşıdaki kişinin orada olup olmadığını anlamak için kullanılan alternatif kelime. bir nevi "orda mısın", "ses ver" manasında.

-ses?
+ok geldim

gibi.
kimi zaman bir nefestir nefesini adadığın bir ömrü bir ana sığdırdığın.

"yıllarca sesini duymadığım oldu. yıllarca yüzünü görmediğim hem de hiç. bazen günlerce aklıma gelmezdin bile. severdim ama seni. bu nasıl bir sevgiydi sensiz yaşıyordum. hatta senin varlığına rağmen seviyordum da, öyle sanıyordum şimdi anladım sevmiyormuşum. sesini duymak istemiyordum bazen. sesin acıtıyordu çünkü, sesin hiç gelmeyecek şafak vaktini hatırlatıyordu. sen yoktun.

bir tek sesin var bende senden kalan senden yadigar
bir tek sesin var bende ondan vazgeçer miyim kendimden geçer miyim?
özledim çok özledim
bakışının bittiği noktada ölmez miyim?
gel desen gelmez miyim ?

seni seviyorum

elleri hiç dinlemedim
bitecek olsa biterdi bitmedi benimle kaldı
16 baharı sattım 17. bahardayım

sesin kaç bahar eskitti benim sessizliğim senin yokluğun
ayrı çoğrafyalar ayrı insanlar ayrı diller

hep bir kumral ten üstünde ezildim

ben bir hayali bekledim sen o kişiysen

gelecek misin ?

sesimsin sessizliğim "
kavramların en garibidir. içinizde öyle sesler yükselir ki dışarıya ise hiç bir ses çıkmaz. sesleri duymassınız ama duysanız bukadar iyi anlayamassınız. bazen bu ses dediğimiz kavramları duymadanda anlarız.
yaşama sebebidir.

kristal su değirmeni gözlerin
nereye baksan öğütür
mengenesidir sesin huzursuz kalplerin
yıkar arıtır hazan rengine savurur

sen söyle sussun herkes
huzur versin sesin
parantez arası sessizliklerin

her mevsimi temize çekmektir seni dinlemek
karın beyazından yağmurun çiğine
sesini duyup imkansızı istemek...
kişiliktir.

önce sesini sevdim sonra seni
usulca aktı sesin ve önce kim bu dedim kim
sonra gözlerine kilitlendim en son dudaklarında kaybolduğumu anımsıyorum.

tonlamaların içinde bir benim rengimi tonlamasanda hiç kızmadın ben sana.
rengini tüm alacalı renklere çevirsende ben bekledim tek renge dönmeni.

kimi geceler sesini yastık altında sakladığımda kokunda olsa derdim
hem sesin hem kokun ama anca biri benimdi. bekledim.

hep bekliyorum zaten kurmalı saate döndüm hani şu ortasında yerden yem yiyen turuncu tavuklu saat var ya o gibiyim şimdi. bekliyorum.

sesini gönder bana bir mektuba saklasam bir ömür benle kalsa
nefesini gönder bana dudaklarıma sürsem senin tadını alsam
fikrini gönder bana aklında olayım bu bana huzur versin.

sen yine susma konuş sesini ver bana çok yalnızım bildiğin gibi değil.

yüzlerce cümle kuruyorum belki ama çok ihtiyacım var sana. duy!
basrollerinde tarik akan, nur sürer ve yavuz cetinkaya'nin yer aldigi, 1986 yapimi bir zeki ökten filmi.
ilerleyişi maddenin yoğunluğuyla doğru orantılıdır. aynı zamanda içinden geçtikleri maddenin yoğunluna ters orantılı olarak güç kaybederler.

bu nedenle aslında ses dalgaları en yavaş havada ilerlerler. Suda daha kuvvetlidirler, katı maddeler ise süper ses geçirgenleridir.

duvarın içindeki en ufak tıkırtıyı duymamız, ama odanın içinde uçan sineği duymamamız bu yüzdendir.
ks. sosyo-ekonomik statü.
ah!

ah yani..

bilmeden, görmeden, duymadan hem...

ses ne kadarını anlatırsa, o kadar işte...es derken, ses derken, sen derken, ah!
rahat ve samimi bir ses en güzeli...
(bkz: kelimelerin efendisi).
hızı saniyede 340 metredir.
bilimum sayısının kapağını eski türk filmlerinde görülen bayanların değişik pozisyonlardaki fotoğrafları süsleyen, buram buram eskilik kokan, o zamanların %60 magazinsel %30bilgisel %10 da görsel dergisi.
60'lı ve 70'li yıllar süresince türk dergiciliğinin önde gelen isimlerinden biri olmayı başarmış yayın.

ayrıca (bkz: ses dergisi)
devamın da;
1 2 3 deneme deneme
kelimelerinin duyulması muhtemel dügün geyigi.
çağ bozumu.
açılımı kesk e bağlı sağlık emekçileri sendikası dır.

(bkz: disk)
ayrıca bir nazım hikmet ran siiridir;

ceneni avuclarının icine alıp,
duvara dalıp,
kalma!

ceneni avuclarının icine alma!
kalk!
pencereye gel!
bak!
dısarda gece bir cenup denizi gibi guzel,
carpıyor pencerene dalgaları...
gel!
dinle havaları:
havalar seslerin yoludur,
havalar seslerle doludur:
topragın, suyun, yıldızların
ve bizim seslerimizle...

pencereye gel!
havaları dinle bir:
sesimiz yanındadır,
sesimiz seninledir...
Ses, cisimlerin titreşimi sonucunda meydana gelir. X – ray ışınlarının tersine ses elektromanyetik değildir. Ultrases akustik bir dalgadır. (Başka bir deyişle gaz, sıvı veya katı ortamdaki mekanik bir dalgadır). Sesin iletilebilmesi için bir ortam (madde) gereklidir. Sesin yayılımı bir yerden bir yerden başka bir yere enerji taşınımı şeklindedir. Ses dalgalarının yayılma hızı, ortamın yoğunluğuna bağlıdır.

Ses dalgaları 3’e ayrılır.

Infrasound (sesötesi) ; frekansı 20 hertz veya altındaki sestir.
işitilebilir ses ; frekansı 20-20 000 hertz arasında olan işitilebilir sestir.
Ultrases ; 20 000 hertz üzerinde (2 – 15 MHz) frekansa sahip işitilemeyen sestir.
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026