bugün
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- ak partiyi savunan dayılar7
- motorun yatak sarması6
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- nervio11
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- üçler yediler kırklar11
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- kafkas çingeneleri3
- teomancalmasur5
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması2
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- patrick stewart4
- sherqiy turkistan3
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- kia rio3
- kadınların ayakkabısına göre meslek analizi2
- kim cha eon3
- balık yanına en yakışan çorba11
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- otelde yer yoksa bende kalabilirsin diyen granny2
- muşlettin amca2
- türk solu8
- kimsenin 10 dakkadır entry girmemesi5
- türkiyeliyim ve mutluyum10
- aleksey batrakov7
- elke sommer2
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa3
- yarınlar yokmuş gibi sallamak2
- turski respublika2
- mızıkçı3
- sözgür başkan teoman çalmaşur3
- başlık sıçıyorum başlık sıçıyorum popom hala kuru2
- kedi3
- arayan yaşlı akraba2
- ekşi sözlük toplu yazar alımı11
- sözgür3
- cedidacer tarzı entry girmek6
- insan doğuştan iyi midir16
- pazartesi görünümlü cuma5
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak11
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar8
- ismet'i aklınoksan efendi2
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma4
- kafede kış çayı içen erkek5
- nöbetçi teknik direktör2
- ölüm haberi almak3
- arabistan'ın sınava çarşafla girmeyi yasaklaması3
Teşekkür eder iyi bir seçim olduğunu söylerim.
ya rezil edecek yada vezir.
Şuana kadar hiçbir kıza söyleyemediğim söz. içten gelmesi lazım.
Senelerdir duyulmayan.
inanmak zor. hakkini verene ne mutlu.
ağızlarda sakız olan çok özel iki kelime.
her babayiğidin harcı olmayan iş.
her babayiğidin harcı olmayan iş.
seni seviyorum. ama asla seni sevemeyeceğim.
güzel ifade sevgi için.
seviyorum seni güzel kız umutsuz baksam bile ikimiz için yarınlara.
seviyorum seni güzel kız umutsuz baksam bile ikimiz için yarınlara.
seni seviyorum seni seviyorum, seni seviyorum diye
senden önce hiç kimseye, söylemedim dersem, yalan olur.
diye uzayıp giden kayahan şarkısıdır.
bu aralar duyulması özlenen söz..
senden önce hiç kimseye, söylemedim dersem, yalan olur.
diye uzayıp giden kayahan şarkısıdır.
bu aralar duyulması özlenen söz..
Zeliha.
cüzdanımda taşıdığım resmini çıkarıp masaya vuracak kadar...
Tartışmadan önce başlanan giriş cümlesi.
annesinden dayak yediği halde yine anne diye ağlayan çocuk gibi.
Söylenmesin, hissettirilsin.
Sözde değil, özde olsun.
Sözde değil, özde olsun.
Beni seviyor musun, sorusunun alternatif söylenişi olabiliyor bazen.
bn sni arkds olrk gryrm.s.s.
seviyordum.
şimdi sevmiyorum.
sevmemeliyim.
Artık seni sevmek,
aşk'a ihanet olur zira.
şimdi sevmiyorum.
sevmemeliyim.
Artık seni sevmek,
aşk'a ihanet olur zira.
- Seni seviyorum dedi mi sana?
- Demedi. Ama seviyor gibiydi. Bana öyle geliyordu yani. Tamam benim gibi sevmiyordu belki ama sevecekti. Beni sevmesi için gereken her şeyi yapıyordum. Tek istediğim umudumu kırmaması ve bana biraz güvenmesiydi.
- Öyle olur mu lan? Sevmek denilen şey böyle bir şey değil. Süs bitkisi gibi ışığı suyu sağlayınca yeşertip büyütemezsin onu. Sana karışık gibi görünen şey aslında çok basit. Birini seviyorsan seversin sevmiyorsan da sevmezsin. Bazen de ikisi birbirine karışır.
- Peki abi, sevip sevmediğini nasıl anlarsın?
- Bak o biraz karışık işte. Bir sevgilim vardı benim. Sürdü bir süre. Geçmiş zaman. Neyse bir hafta sonu beraberdik bununla. Gezdik, yedik, içtik falan. Sonra pazar akşamı trene bindirip uğurladım Ankara'ya. Trenden inince aradı hemen beni. Sanki az önce yanından ayrılmışım gibi değil de aylardır görüşmemişiz gibiydi. Bir ara peş peşe seni seviyorum dedi. Seni seviyorum seni seviyorum seni seviyorum… Çok hoşuma gitti elbet. Biraz daha konuşup kapattık.
- Ee, sonra?
- Salı günü ayrıldık, yine bir telefon konuşmasıyla. Eski sevgilisi aramış bunu, buluşmuşlar. Sonra aslında birbirlerini unutamadıklarını fark edip tekrar denemeye karar vermişler. Ne deniyorlarsa artık. Bozuldum haliyle. Ağladım, yalvardım, tehdit, küfür kıyamet… Ama faydası olmadı tabi.
- Yani yalan mı söylemiş? Sevmiyor muymuş seni?
- Bilmiyorum. Başta öyle zannettim tabi. Sonra zaman geçince şöyle düşünmeye başladım. Belki o ana kadar ve öncesinde gerçekten sevmiştir beni. Hatta belki insan aynı anda iki kişiyi bile sevebiliyordur. Yani belki yalan söylememiştir.
- Yani abi?
- Yanisi şu. Sen artık bir şey yapma. Bırak. Eğer seviyorsa seviyordur. Sevmiyorsa da sevmiyordur. Üzerine gitmenin, sıkıştırmanın hiçbir faydası olmaz. Bırak. Sevecekse seni, sever. Sevmeyecekse de ne yaparsan yap sevmez. O yüzden hezeyana kapılıp saçmalama.
- iyi de abi ben onu çok seviyorum.
- Biliyorum. Bakma inanmaz gibi durduğuna, bence o da biliyordur. Ama şunu unutma bu tek başına hiçbir işe yaramaz. Eğer birini seviyorsan ve o seni sevmiyorsa bundan çok güzel kaos çıkar. Bir sürü şiir, sağlam bir roman ve anlatacak bir sürü hikaye çıkar. Uykusuz geçen geceler, parklarda içilen şaraplar, yerli yersiz kıskançlık krizleri çıkar. Ama sevgine karşılık çıkar mı? O biraz zor işte…
- Demedi. Ama seviyor gibiydi. Bana öyle geliyordu yani. Tamam benim gibi sevmiyordu belki ama sevecekti. Beni sevmesi için gereken her şeyi yapıyordum. Tek istediğim umudumu kırmaması ve bana biraz güvenmesiydi.
- Öyle olur mu lan? Sevmek denilen şey böyle bir şey değil. Süs bitkisi gibi ışığı suyu sağlayınca yeşertip büyütemezsin onu. Sana karışık gibi görünen şey aslında çok basit. Birini seviyorsan seversin sevmiyorsan da sevmezsin. Bazen de ikisi birbirine karışır.
- Peki abi, sevip sevmediğini nasıl anlarsın?
- Bak o biraz karışık işte. Bir sevgilim vardı benim. Sürdü bir süre. Geçmiş zaman. Neyse bir hafta sonu beraberdik bununla. Gezdik, yedik, içtik falan. Sonra pazar akşamı trene bindirip uğurladım Ankara'ya. Trenden inince aradı hemen beni. Sanki az önce yanından ayrılmışım gibi değil de aylardır görüşmemişiz gibiydi. Bir ara peş peşe seni seviyorum dedi. Seni seviyorum seni seviyorum seni seviyorum… Çok hoşuma gitti elbet. Biraz daha konuşup kapattık.
- Ee, sonra?
- Salı günü ayrıldık, yine bir telefon konuşmasıyla. Eski sevgilisi aramış bunu, buluşmuşlar. Sonra aslında birbirlerini unutamadıklarını fark edip tekrar denemeye karar vermişler. Ne deniyorlarsa artık. Bozuldum haliyle. Ağladım, yalvardım, tehdit, küfür kıyamet… Ama faydası olmadı tabi.
- Yani yalan mı söylemiş? Sevmiyor muymuş seni?
- Bilmiyorum. Başta öyle zannettim tabi. Sonra zaman geçince şöyle düşünmeye başladım. Belki o ana kadar ve öncesinde gerçekten sevmiştir beni. Hatta belki insan aynı anda iki kişiyi bile sevebiliyordur. Yani belki yalan söylememiştir.
- Yani abi?
- Yanisi şu. Sen artık bir şey yapma. Bırak. Eğer seviyorsa seviyordur. Sevmiyorsa da sevmiyordur. Üzerine gitmenin, sıkıştırmanın hiçbir faydası olmaz. Bırak. Sevecekse seni, sever. Sevmeyecekse de ne yaparsan yap sevmez. O yüzden hezeyana kapılıp saçmalama.
- iyi de abi ben onu çok seviyorum.
- Biliyorum. Bakma inanmaz gibi durduğuna, bence o da biliyordur. Ama şunu unutma bu tek başına hiçbir işe yaramaz. Eğer birini seviyorsan ve o seni sevmiyorsa bundan çok güzel kaos çıkar. Bir sürü şiir, sağlam bir roman ve anlatacak bir sürü hikaye çıkar. Uykusuz geçen geceler, parklarda içilen şaraplar, yerli yersiz kıskançlık krizleri çıkar. Ama sevgine karşılık çıkar mı? O biraz zor işte…
Seni seviyorum demek ruhun ve bedenin bütün zerreleri zikre susamışken, söylenmezse ölmek demekti. Söylemem değildi mesele, söylemezsem ölmemdi. Biri, birisine seni seviyorum dediğinde fikrimce yer ile gök titrerdi.
daha nasıl anlatılabilir ki?
daha nasıl anlatılabilir ki?
Herkesin sevdiği kişiden duymak istediği iki kelime.
Dillere pelesenk olmuş, dürüstlüğüne inanılması güçleşmiş, iki kelime on üç harften oluşan cümle.
iki kelimeye, sayısız duyguyu sığdırabileceğiniz hede.
Samimiyetsizlerin ağzına yakışmayan, eninde sonunda ipliğini pazara çıkarabilecek güçte olan cümledir.
Samimiyetsizlerin ağzına yakışmayan, eninde sonunda ipliğini pazara çıkarabilecek güçte olan cümledir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar