bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- gemini3
- kader4
- hatay usulü soslu döner3
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- kuş5
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- at6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- gece gece sinirlenmek4
- aslan15
- medine2
- bileklik19
- mavi4
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- sevgili nedir7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- yogartiksen39
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- flamingo3
- z kusagi4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- rüzgar türbini2
- kötüyü alaşağı etmek4
- ankara8
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- galatasaray19
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- pıtı atma4
- kim kimi neden sevmiyor14
- anın görüntüsü22
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
olduğun yerde durursun, ama varlığından bir yer işgal ediyorsundur ve birilerini çeker bu, karşına dizilenler olur. onlara cevap verdiğin andan itibaren savaş başlamıştır. yenilmek isteyen karşıma geçer, zerre umurumda olamayacakken -| ölürler.
facebook'ta 30 milyon ölü insan varmış; bunları bilmek lazım.
tanım: gören için her yerdedir. chi dokunuşu (dokunan ölür) tears of ra (if i cry you will die). galiba başladı.
facebook'ta 30 milyon ölü insan varmış; bunları bilmek lazım.
tanım: gören için her yerdedir. chi dokunuşu (dokunan ölür) tears of ra (if i cry you will die). galiba başladı.
Aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar;
Ya ölmeli cellatlar,
ya da hiç doğmamalı çocuklar!
Ya ölmeli cellatlar,
ya da hiç doğmamalı çocuklar!
ölmenin, öldürmenin, yetim kalmanın, dul kalmanın, zulme uğramanın, talan edilmenin, yakılmanın ve yıkılmanın en kısa anlatım şeklidir.
savaşta yaşlılar konuşur, gençler ölür. (film repliği)
kimilerine göre politikanın uzantısıdır, normal kabul edilir, (anormal olan iç savaştır) buna rağmen son yıllarda, teknolojinin gelişiyle, (insanın biraz olsun bilinçlenebilmesi, artık sorgulama yetisini kullanması) savaşların çok maliyetli olduğunu fark edebilmiştir yönetilenleri yönetenler, maliyetten kasıt insan hayatıdır.
--spoiler--
Bize ihanet ettiler. Korkunç bir ihanete uğradık. Daha biz küçükken savaşıyorlardı. Ve büyüdüğümüzde savaşı anlattılar bize. Coşkuyla. Hep hayrandılar. Sonra, biraz daha büyüdüğümüzde bizler için de bir savaş tasarladılar. Ve bizi savaşa gönderdiler. Sevinç içindeydiler. Coşkundular. Ama kimse bize nereye gittiğimizi söylemedi. Kimse bize, siz cehenneme gidiyorsunuz demedi. Hayır, hiç kimse! Marşlar bestelediler, Langermarckın işgaliyle ilgili kutlama törenleri düzenlediler. Savaş haberleri, resmi geçit planları. Kahramanlık şarkıları ve kanlı madalyalar. Böylesine heyecanlı ve sevinçliydiler. Sonunda savaş gelip çattı. Bizi gönderdiler savaşa. Hiçbir şey söylemeden. Sadece, Bol şanslar gençler! diyerek. Bol şanslar gençler! Böylece kandırdılar bizi. Böyle uğradık korkunç bir ihanete. Şimdi ise onlar kapılarının ardında oturuyorlar. Eğitim müdürü, okul müdürü, mahkeme reisi, başhekim Şimdi bizi gönderenler sanki onlar değil. Hayır, onların hiçbiri değil. Şimdi hepsi de sıcak evlerinde oturuyorlar. Kapılarını da sıkıca kapatmışlar. Bizler de dışarıda kalmışız. Kürsülerinden ve koltuklarından parmakla gösteriyorlar bizi
--spoiler--
wolfgang borchert
Bize ihanet ettiler. Korkunç bir ihanete uğradık. Daha biz küçükken savaşıyorlardı. Ve büyüdüğümüzde savaşı anlattılar bize. Coşkuyla. Hep hayrandılar. Sonra, biraz daha büyüdüğümüzde bizler için de bir savaş tasarladılar. Ve bizi savaşa gönderdiler. Sevinç içindeydiler. Coşkundular. Ama kimse bize nereye gittiğimizi söylemedi. Kimse bize, siz cehenneme gidiyorsunuz demedi. Hayır, hiç kimse! Marşlar bestelediler, Langermarckın işgaliyle ilgili kutlama törenleri düzenlediler. Savaş haberleri, resmi geçit planları. Kahramanlık şarkıları ve kanlı madalyalar. Böylesine heyecanlı ve sevinçliydiler. Sonunda savaş gelip çattı. Bizi gönderdiler savaşa. Hiçbir şey söylemeden. Sadece, Bol şanslar gençler! diyerek. Bol şanslar gençler! Böylece kandırdılar bizi. Böyle uğradık korkunç bir ihanete. Şimdi ise onlar kapılarının ardında oturuyorlar. Eğitim müdürü, okul müdürü, mahkeme reisi, başhekim Şimdi bizi gönderenler sanki onlar değil. Hayır, onların hiçbiri değil. Şimdi hepsi de sıcak evlerinde oturuyorlar. Kapılarını da sıkıca kapatmışlar. Bizler de dışarıda kalmışız. Kürsülerinden ve koltuklarından parmakla gösteriyorlar bizi
--spoiler--
wolfgang borchert
savaşlar birbirine benzer, kazanan olmaz
kazandığını sanma, kayıplarına bak biraz
cebindekinin yarısını ödedin silahlara
şimdi de diyorsun ki yalnız barış adına
bana biraz umut ver *
kazandığını sanma, kayıplarına bak biraz
cebindekinin yarısını ödedin silahlara
şimdi de diyorsun ki yalnız barış adına
bana biraz umut ver *
tarih boyunca en etkili doğum kontrol yöntemi olarak boygöstermiştir.
insanın içindeki öldürme iç güdüsünü legalleştirme uğraşıdır...
bahanesi barış sağlamak olan, paranın esaretinde başlayan iğrençlik.
Yeşil bir sayfayı beyaz yapmak için, beyaz boya kullanılır. Siyaha boyayarak beyaz olması beklenemez.
Demokrasi silahla, tüfekle sağlanamaz.
Yeşil bir sayfayı beyaz yapmak için, beyaz boya kullanılır. Siyaha boyayarak beyaz olması beklenemez.
Demokrasi silahla, tüfekle sağlanamaz.
Barış Mançonun abisinin adıdır.
insanın yaradılışından beri içinde bulunan, sonuçları vahim olan ve insanın doğasında olmasına rağmen insanlık dışı olarak tabir edilen vahşet. kimi zaman silahlı, kimi zaman silahsız, kimi zaman da psikolojik. sonuç olarak iki türlüsü de ciddi boyutta zarara yol açar. savaşın ilk çıktığı zamandan bu zamana kadar gelen süreçte öldürülen insan sayısı, doğal yollarla ölen insan sayısına oranla daha fazladır. insanlık kendi kendini yok eder. savaşların çıkış sebebiyse yine insana özgü özelliklerden olan güce ve kontrol yetisine sahip olmaktır. günümüzde savaşların çıkış sebebi olarak bize farklı şeyler sunulsa da, özünde her zaman güç ve hırs vardır. gazete başlıklarında petrol için savaş, ticaret için savaş, özgürlük için savaş vb. yazar. yani para. yani güç. özgürlükse son 200 yıldır varolan bir kavram olarak sunuldu insanlara. oysa özgürlük denilen şey de yetmez insana. savaşın olduğu yerde barış; barışın olduğu yerde savaş vardır. garip.
"savaş, ölünce respawn olacağınız veya son kayıtlı oyuna quickload yapacağınız bir oyun değildir."
zengin terörü.
kazananı olmayan sadece daha az kaybedeni olan kısır döngü.
şimdiye kadar demokrasi getirdiği hiç görülmemiştir. Hep yeni katiller ve yeni zenginlikler üretir.
Eğer Vatan savunması için değilse her savaş bir cinayettir.
Atatürk
Atatürk
hayatında hiç kan kokusu duymamışların genzi yakan barut kokusunu içine çekmemişlerin savaşı sadece bilgisayar oyunlarından görmüşlerin hevesli olduğudur. evet.
çocuklarından biri askerlik yapmamış, diğeri üç gün bedelli yapmış olan kantin subayının aşkı.
TAKViMDE GÜN HENÜZ iŞARETLENMEMiŞ.
Her ay, her gün
açık durur hala.
Bu günlerden biri
işaretlenecek bir çarpıyla.
iŞÇiLER HAYKIRIRLAR EKMEK DiYE.
Tüccarlar bağırırlar pazar diye.
Eskiden işsizler açtı,
şimdi işi olanlar aç.
Artık yeniden başladı çalışmaya
kavuşmuş duran eller:
Yaptıkları gülle.
SOFRADAN ETi KALDIRANLAR
Öğretiyorlar kanaat etmeyi,
hep bana, hep bana, diyenler
bu kez istiyorlar özveri.
Tıka basa yiyenler
gelecek güzel günlerden
söz ediyorlar açlara.
Uçuruma götürenler ülkeyi
diyorlar, yönetmek çok zor,
sıradan insan yapamaz bu işi.
LiDERLER SÖZ EDiNCE BARIŞTAN
anlar halk
savaşın geldiğini.
Liderler lanetlediğinde savaşı
seferberlik emri yazılmıştır bile.
BAŞTAKiLER DER Ki : BARIŞ VE SAVAŞ
iki farklı şey.
Oysa rüzgarla fırtına gibidir
onların barışı ve savaşı.
Savaş doğar onların barışından
anasından doğan oğlan gibi,
taşır oğlan anasının
o korkunç yüz çizgilerini.
Öldürür onların savaşları
ne varsabarışlarından
arta kalan.
GECE,
evli çiftler
yatarlar yataklarında.
Bizim tazecikler
yetimler doğuracak.
BAŞTAKiLER DER Ki: ORDUDA
yoldaşlık hüküm sürer.
Bu işin doğrusu
mutfakta görülür
görülse görülse .
Yüreklerindeki cesaret
belki aynı.
Ama tabaklarındaki yemek
farklı.
Bertolt BRECHT
Her ay, her gün
açık durur hala.
Bu günlerden biri
işaretlenecek bir çarpıyla.
iŞÇiLER HAYKIRIRLAR EKMEK DiYE.
Tüccarlar bağırırlar pazar diye.
Eskiden işsizler açtı,
şimdi işi olanlar aç.
Artık yeniden başladı çalışmaya
kavuşmuş duran eller:
Yaptıkları gülle.
SOFRADAN ETi KALDIRANLAR
Öğretiyorlar kanaat etmeyi,
hep bana, hep bana, diyenler
bu kez istiyorlar özveri.
Tıka basa yiyenler
gelecek güzel günlerden
söz ediyorlar açlara.
Uçuruma götürenler ülkeyi
diyorlar, yönetmek çok zor,
sıradan insan yapamaz bu işi.
LiDERLER SÖZ EDiNCE BARIŞTAN
anlar halk
savaşın geldiğini.
Liderler lanetlediğinde savaşı
seferberlik emri yazılmıştır bile.
BAŞTAKiLER DER Ki : BARIŞ VE SAVAŞ
iki farklı şey.
Oysa rüzgarla fırtına gibidir
onların barışı ve savaşı.
Savaş doğar onların barışından
anasından doğan oğlan gibi,
taşır oğlan anasının
o korkunç yüz çizgilerini.
Öldürür onların savaşları
ne varsabarışlarından
arta kalan.
GECE,
evli çiftler
yatarlar yataklarında.
Bizim tazecikler
yetimler doğuracak.
BAŞTAKiLER DER Ki: ORDUDA
yoldaşlık hüküm sürer.
Bu işin doğrusu
mutfakta görülür
görülse görülse .
Yüreklerindeki cesaret
belki aynı.
Ama tabaklarındaki yemek
farklı.
Bertolt BRECHT
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar