bugün
- serhat kılıç16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- kurusıkı2
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tai lung42
- en sevmediğin insan tipleri8
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- ikinci defa askere gitmek7
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- bir kızla dalga geçmek6
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- claudian clouds22
- özbek kadınlar14
- mavi göz7
- gizli hesap6
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- sözlük whatsapp grupları13
- friedrich hegel la bi cay icek12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- sarapci koala47
- uludağ itiraf10
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- millet dediğin2
- islam'ın hak dini olması6
- melissa vargas7
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- namazın amacı6
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- anın görüntüsü25
- gece vardiyası yazarlar4
- enayimiknatisii32
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- kahverengi gözlü olmak4
- geceye bir mesaj birak2
- sabahları nefret edilen şeyler3
- deccal internetten çıkacak9
- akrep3
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
çözüm değildir. insanların öldürülmesi hiçbir zaman çözüm olamaz, olmamalıdır.
'savaş' adını duyduğumda bana insan demeye bin şahit lafını hatırlatan, psikolojik sorunları olduğunu düşündüğüm ve yecüc mecüc korkusuyla ırak a savaş açan bush un aklıma geldiği isimdir.
yıpratıcı etkilerinden değişim içinde bir topluma yol almak. alınabilirse şayet.
normal şartlarda oğulların babalarını gömdüğü bir hayat düzende, onu tersine çevirip, babaların oğullarını gömmesine sebebiyet veren hayatın en acı gerçeği.
bir erkek ismi.
baris degerli kılmaktan baska hiç. hosgoruslugun ve somurme ihtiyacının tavanı. bir gun biterse kıyamet kopmus demektir.
ancak iki devlet arasında olabilecek bir şey. pkk terörüne karşı yapılan bir savaş değildir; operasyondur.
avlanma içgüdüsünün kitlesele vurulmuş hali. "so bitter yet so natural" bir olay.*
rölativ olan aslına bakılırsa. tabi biz farkında olabilseydik savaş diye birşey olmazdı. farkındalık anlayacağınız, vuku bulması için iki tarafın olmasının gerekliliği. taraf olmasaydık...
öyle bir olgu savaş işte. tarafların savaşı! karşılıklı yani, sidik savaşı derler ya o hesap. paylaşamamazlık koca bir dünyayı, yetinememezlik verilenle, daha fazlasını isteme kaygısı insanoğlunun. açgözlüğünün, acizliğinin dışavurumu bir nevi. taraf diyorum. iki taraf lazım savaşmak için. bu mütemadiyen yerine getiriyoruz, hiç bıkmadan usanmadan. oysa ben şunu düşünüyorum. taraf olmasak, gelen düşman mıdır ne sikimdir her neyse '' buyur abigel otur desek'' silahlarımızı çevirmeden bütün siviliğimizle.hafif bir dumur hasıl olur bünyelerde galiba. ''ulan bu ne'' der en azından düşman. ortada bir direniş yok ki bir savaş olsun. o yüzden rölativ diyorum. etki ve tepkinin dengesi. arz talep mevzusu bir nevi. bu yüzden savaşın farkındalığı çok önemli. biz farkında olmasak mesela. gelenin neden geldiğine bakmadan buyur etsek, bu sıcaklarda mesela soğuk ayran ikram etsek. savaş olur mu? bilmem bana mümkün gelmiyor.
hep tarafız ama, biliyorum. anlatmaya çalışarak geçiriyoruz sayılı günlerimizi. silaha yatırarak bütün hayallerimizi. çünkü öyle öğretilmiş bize ''her türk asker doğar'' ne de olsa. bu savunmasızlık veya ''buyur abi bacımı karımı becer'' mantalitesi değil. iş ona kaçtıysa o zaman başlasın savaş ki işte o savaşı kazanırsın! haklı olduğun, egondan dolayı değil, ruhundan dolayı başlattığın savaşı kazanırsın.
bir düşünmek lazım, taraf olmamayı. savaş ın ne demek olduğunu önemsememeyi. ''bizim lugatımızada öyle birşey yok artık'' diyebilmeyi.karşıdakini şaşırtmayı öğrenmek lazım. belki böyle daha güzel olur dünya...
öyle bir olgu savaş işte. tarafların savaşı! karşılıklı yani, sidik savaşı derler ya o hesap. paylaşamamazlık koca bir dünyayı, yetinememezlik verilenle, daha fazlasını isteme kaygısı insanoğlunun. açgözlüğünün, acizliğinin dışavurumu bir nevi. taraf diyorum. iki taraf lazım savaşmak için. bu mütemadiyen yerine getiriyoruz, hiç bıkmadan usanmadan. oysa ben şunu düşünüyorum. taraf olmasak, gelen düşman mıdır ne sikimdir her neyse '' buyur abigel otur desek'' silahlarımızı çevirmeden bütün siviliğimizle.hafif bir dumur hasıl olur bünyelerde galiba. ''ulan bu ne'' der en azından düşman. ortada bir direniş yok ki bir savaş olsun. o yüzden rölativ diyorum. etki ve tepkinin dengesi. arz talep mevzusu bir nevi. bu yüzden savaşın farkındalığı çok önemli. biz farkında olmasak mesela. gelenin neden geldiğine bakmadan buyur etsek, bu sıcaklarda mesela soğuk ayran ikram etsek. savaş olur mu? bilmem bana mümkün gelmiyor.
hep tarafız ama, biliyorum. anlatmaya çalışarak geçiriyoruz sayılı günlerimizi. silaha yatırarak bütün hayallerimizi. çünkü öyle öğretilmiş bize ''her türk asker doğar'' ne de olsa. bu savunmasızlık veya ''buyur abi bacımı karımı becer'' mantalitesi değil. iş ona kaçtıysa o zaman başlasın savaş ki işte o savaşı kazanırsın! haklı olduğun, egondan dolayı değil, ruhundan dolayı başlattığın savaşı kazanırsın.
bir düşünmek lazım, taraf olmamayı. savaş ın ne demek olduğunu önemsememeyi. ''bizim lugatımızada öyle birşey yok artık'' diyebilmeyi.karşıdakini şaşırtmayı öğrenmek lazım. belki böyle daha güzel olur dünya...
barış isteniyorsa olması gereken eylem.
'kendini savunma hakkıyla veya zararlı bir sistemi yok etme kaygısıyla haklı çıkartılır; sözgelimi çağımızda hitler ile nazizm'e karşı savaşmaktan başka çare var mıydı?' (bkz: bu çocuk okumaz)
'bir ekonomik gelişimin zorunlu sonudur.' (bkz: karl marx)
'despotların hırsının bir sonucudur' (bkz: alain)
'siyasetin başka eylem biçimleriyle yürütülmesi demektir.' (bkz: clausewitz)
(bkz: çocuklar öldürülmesin)
savaş, hepimizi yalnızlığa mahkum etti ve birlikte mücadele etmek bile bu acıyı hafifletmiyor. *
(bkz: hermann hesse)
(bkz: hermann hesse)
sava$; du$mandaki isigin niteligini bozmaktir! *
üç dilde tanımını yapayım da tam olsun;
war...
a game played with stolen freedom.
-
savas...
calinan ozgurluklerle oynanan bir oyun.
-
la guerre...
un jeu joué avec la liberté volée.
hatta bir de şekil şemal vereyim de cuk otursun;
http://www.deviantart.com/deviation/51973022/
war...
a game played with stolen freedom.
-
savas...
calinan ozgurluklerle oynanan bir oyun.
-
la guerre...
un jeu joué avec la liberté volée.
hatta bir de şekil şemal vereyim de cuk otursun;
http://www.deviantart.com/deviation/51973022/
galibi aptallaştıran yenileni ise kindar hale getirendir. sonuçların her ikisi de insanları daha barbar ve böylece doğal hale getirir, savaş kültür için bir uyku zamanı ya da kış mevsimidir ki, insanlık bu uykudan iyi ve kötü için daha da güçlenmiş olarak uyanır.
(bkz: friedrich wilhelm nietzsche)
(bkz: menschliches allzum menschliches)
(bkz: friedrich wilhelm nietzsche)
(bkz: menschliches allzum menschliches)
birinci dünya savaşı'nın başlamasının gerçek nedeni, bir sırp delikanlısının sarajevo'da avusturya veliahtını kurşunlaması değildir. ama o kurşunun savaş için bahane edilmesi, olayı, bir kovboy filmine benzetmiştir. kovboyun biri barda birine yumruk atar, bunu gören başka biri onu yumruklar... derken bütün meyhane birbirine girer, her şey tuzla buz olur. derinine gitmeden bakılırsa, birinci dünya savaşı'nın görünümü bu değil midir? derinine dedim ya, onun da üzerinde duralım; birtakım derin ekonomik nedenleri var diye, o korkunç savaşı olağan görmek zorunda mıyız? kapitalin büyümesi, yeni pazarlar gereksemesi bir ekonomik yasadır diye, doğa afetlerinin kaçınılmazlığını toplum bunalımlarına da tanımak, insanı ilkelleştirir. değiştirirsiniz o toplumun yapısını, dünyayı kovboy meyhanesi olmaktan kurtarırsınız.
savaşı toplumsal yasaların ürünü sayıp, olağan görmekteki o sözüm ona bilim saygısını bir yana bıraksak da, bütün savaşların, savaş alanı dışında yol açtıkları zulme ne demeli? jean paul sartre, "zulüm makinesi bir kez kurulmasın, zalimler nasıl olsa çıkar" demişti cezayir olayları sırasında. "büyük yunanistan" diye adlandırdıkları ideal uğruna, yunanlıların anadolu'da suçsuz halka zulüm etmeleri de bilim saygısı ile karşılanamaz ya! ben, kendimi bu türlü bilimsel açıklamalara kaptırmayıp, olayları basit bir gözle görmeyi tercih ediyorum.
savaşın yaşam için vazgeçilmez sayılması, insanı hayvan yerine koymaktan başka anlama gelmez; "hayvan" sözcüğünü aşağılatıcı anlamda kullanmıyorum, savaş hayvanlar için tek yaşama yoludur. oysa, uygarlıklar kuran insanda, onsuz olunamayacağı düşüncesi umut kırıcıdır, karamsarlık vericidir.
savaşın bir gün yeryüzünden kalkacağı umudunu silerseniz, yarın için, yarınki kuşaklar, insanlık için bir şeyler bırakmak hevesi de söner. gerçekten, savaşın sürekli sayıldığı, sürekli kılındığı çağlarda sanat ve bilim duraklamıştır. sözgelişi, ikinci dünya savaşı'nın birtakım bilimsel buluşlara yol açtığını ileri sürenler tümden yanılmaktadırlar, bütün çağdaş bilim adamlarının söyledikleri bunun tam tersidir.
savaş bir kez yerleşti mi, ona alışanlar, onu sevenler, onsuz olunamayacağını düşünenler çıkar, artık yaşamak küçümsenir, giderek ayıplanır, bireyin canı hiçe sayılır. korkulu yaşam unutturur aşkı, türküyü.
(bkz: savaşa hayır)
savaşı toplumsal yasaların ürünü sayıp, olağan görmekteki o sözüm ona bilim saygısını bir yana bıraksak da, bütün savaşların, savaş alanı dışında yol açtıkları zulme ne demeli? jean paul sartre, "zulüm makinesi bir kez kurulmasın, zalimler nasıl olsa çıkar" demişti cezayir olayları sırasında. "büyük yunanistan" diye adlandırdıkları ideal uğruna, yunanlıların anadolu'da suçsuz halka zulüm etmeleri de bilim saygısı ile karşılanamaz ya! ben, kendimi bu türlü bilimsel açıklamalara kaptırmayıp, olayları basit bir gözle görmeyi tercih ediyorum.
savaşın yaşam için vazgeçilmez sayılması, insanı hayvan yerine koymaktan başka anlama gelmez; "hayvan" sözcüğünü aşağılatıcı anlamda kullanmıyorum, savaş hayvanlar için tek yaşama yoludur. oysa, uygarlıklar kuran insanda, onsuz olunamayacağı düşüncesi umut kırıcıdır, karamsarlık vericidir.
savaşın bir gün yeryüzünden kalkacağı umudunu silerseniz, yarın için, yarınki kuşaklar, insanlık için bir şeyler bırakmak hevesi de söner. gerçekten, savaşın sürekli sayıldığı, sürekli kılındığı çağlarda sanat ve bilim duraklamıştır. sözgelişi, ikinci dünya savaşı'nın birtakım bilimsel buluşlara yol açtığını ileri sürenler tümden yanılmaktadırlar, bütün çağdaş bilim adamlarının söyledikleri bunun tam tersidir.
savaş bir kez yerleşti mi, ona alışanlar, onu sevenler, onsuz olunamayacağını düşünenler çıkar, artık yaşamak küçümsenir, giderek ayıplanır, bireyin canı hiçe sayılır. korkulu yaşam unutturur aşkı, türküyü.
(bkz: savaşa hayır)
iyi niyetli insanların sürü sürü kurban edildiği bir eski çağ töreni, bir suçsuzlar katliamı. * *
--spoiler--
daniel ve marcelle patikada ilerliyordu. daniel düşündü: ' bu saf, berrak gökyüzünü kendi elleriyle yırtacak, parçalayacaklar! birbirlerinden nasıl da nefret edecekler! nasıl da korkacaklar! ve ben bu kin denizinde dalgalanacağım.
--spoiler-- *
--spoiler--
daniel ve marcelle patikada ilerliyordu. daniel düşündü: ' bu saf, berrak gökyüzünü kendi elleriyle yırtacak, parçalayacaklar! birbirlerinden nasıl da nefret edecekler! nasıl da korkacaklar! ve ben bu kin denizinde dalgalanacağım.
--spoiler-- *
içimizde var. hepimizde ayrı ayrı... şimdi hesapla kaçıncı içdünya savaşında olduğunu ve kendine böl...
heraklietos'a göre "savaş her şeyin babasıdır"."var olmaktan var oluşa kendini dönüştürebilir,savaşmaksa bunun ön koşuludur."
insanlığın özü ve normal yaşam sürecinin işlemesi ile zıtlaşan olgu.
"barış zamanı oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömer" (herodot). herhalde, bu söz tanım cümlesini daha fazla somutlaştırmıştır.
"barış zamanı oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömer" (herodot). herhalde, bu söz tanım cümlesini daha fazla somutlaştırmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar