bugün
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey8
- velvet25
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- her şeye sahip insan mutsuzluğu12
- mor semsiyeli yabanci8
- dünyanın en değerli şeyi5
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- herkese pas veren kız barselonada oynasın10
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- evliliğin anlamı13
- bana onu sormayin7
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- kürtsüz türkiye11
- evde yoğurt yapmak5
- sözlük yetkilisi2
- nude var mı2
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- eskiden hayalini kurduğunuz2
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- unfollow2
- peugeot 404 ile total benzinliğine girmek2
- arabaları yan yana park edip öpüşmek2
- mehdi cennet vatanda3
- 2000 yıl önce doğsan ne olurdun2
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- tarım teknolojisinin gerekliliği2
- halife olacağım7
- ismet gürbüz8
- selahattin eyyubi türktü4
- her şeyden anlayan adam edası5
- 0 0 72
- tarım teknolojisi2
- anın görüntüsü33
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- hilafet gelsin mi6
- fenerbahçe15
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- ne boş insanlarsınız2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- sevilen insanın arkadan vurması2
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
- nervio hamferdi9
- ben camiye gidiyorum3
- süt kardeşler filmindeki zenci kadın3
- windows 983
birinci dünya savaşı'nın başlamasının gerçek nedeni, bir sırp delikanlısının sarajevo'da avusturya veliahtını kurşunlaması değildir. ama o kurşunun savaş için bahane edilmesi, olayı, bir kovboy filmine benzetmiştir. kovboyun biri barda birine yumruk atar, bunu gören başka biri onu yumruklar... derken bütün meyhane birbirine girer, her şey tuzla buz olur. derinine gitmeden bakılırsa, birinci dünya savaşı'nın görünümü bu değil midir? derinine dedim ya, onun da üzerinde duralım; birtakım derin ekonomik nedenleri var diye, o korkunç savaşı olağan görmek zorunda mıyız? kapitalin büyümesi, yeni pazarlar gereksemesi bir ekonomik yasadır diye, doğa afetlerinin kaçınılmazlığını toplum bunalımlarına da tanımak, insanı ilkelleştirir. değiştirirsiniz o toplumun yapısını, dünyayı kovboy meyhanesi olmaktan kurtarırsınız.
savaşı toplumsal yasaların ürünü sayıp, olağan görmekteki o sözüm ona bilim saygısını bir yana bıraksak da, bütün savaşların, savaş alanı dışında yol açtıkları zulme ne demeli? jean paul sartre, "zulüm makinesi bir kez kurulmasın, zalimler nasıl olsa çıkar" demişti cezayir olayları sırasında. "büyük yunanistan" diye adlandırdıkları ideal uğruna, yunanlıların anadolu'da suçsuz halka zulüm etmeleri de bilim saygısı ile karşılanamaz ya! ben, kendimi bu türlü bilimsel açıklamalara kaptırmayıp, olayları basit bir gözle görmeyi tercih ediyorum.
savaşın yaşam için vazgeçilmez sayılması, insanı hayvan yerine koymaktan başka anlama gelmez; "hayvan" sözcüğünü aşağılatıcı anlamda kullanmıyorum, savaş hayvanlar için tek yaşama yoludur. oysa, uygarlıklar kuran insanda, onsuz olunamayacağı düşüncesi umut kırıcıdır, karamsarlık vericidir.
savaşın bir gün yeryüzünden kalkacağı umudunu silerseniz, yarın için, yarınki kuşaklar, insanlık için bir şeyler bırakmak hevesi de söner. gerçekten, savaşın sürekli sayıldığı, sürekli kılındığı çağlarda sanat ve bilim duraklamıştır. sözgelişi, ikinci dünya savaşı'nın birtakım bilimsel buluşlara yol açtığını ileri sürenler tümden yanılmaktadırlar, bütün çağdaş bilim adamlarının söyledikleri bunun tam tersidir.
savaş bir kez yerleşti mi, ona alışanlar, onu sevenler, onsuz olunamayacağını düşünenler çıkar, artık yaşamak küçümsenir, giderek ayıplanır, bireyin canı hiçe sayılır. korkulu yaşam unutturur aşkı, türküyü.
(bkz: savaşa hayır)
savaşı toplumsal yasaların ürünü sayıp, olağan görmekteki o sözüm ona bilim saygısını bir yana bıraksak da, bütün savaşların, savaş alanı dışında yol açtıkları zulme ne demeli? jean paul sartre, "zulüm makinesi bir kez kurulmasın, zalimler nasıl olsa çıkar" demişti cezayir olayları sırasında. "büyük yunanistan" diye adlandırdıkları ideal uğruna, yunanlıların anadolu'da suçsuz halka zulüm etmeleri de bilim saygısı ile karşılanamaz ya! ben, kendimi bu türlü bilimsel açıklamalara kaptırmayıp, olayları basit bir gözle görmeyi tercih ediyorum.
savaşın yaşam için vazgeçilmez sayılması, insanı hayvan yerine koymaktan başka anlama gelmez; "hayvan" sözcüğünü aşağılatıcı anlamda kullanmıyorum, savaş hayvanlar için tek yaşama yoludur. oysa, uygarlıklar kuran insanda, onsuz olunamayacağı düşüncesi umut kırıcıdır, karamsarlık vericidir.
savaşın bir gün yeryüzünden kalkacağı umudunu silerseniz, yarın için, yarınki kuşaklar, insanlık için bir şeyler bırakmak hevesi de söner. gerçekten, savaşın sürekli sayıldığı, sürekli kılındığı çağlarda sanat ve bilim duraklamıştır. sözgelişi, ikinci dünya savaşı'nın birtakım bilimsel buluşlara yol açtığını ileri sürenler tümden yanılmaktadırlar, bütün çağdaş bilim adamlarının söyledikleri bunun tam tersidir.
savaş bir kez yerleşti mi, ona alışanlar, onu sevenler, onsuz olunamayacağını düşünenler çıkar, artık yaşamak küçümsenir, giderek ayıplanır, bireyin canı hiçe sayılır. korkulu yaşam unutturur aşkı, türküyü.
(bkz: savaşa hayır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar