bugün
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı17
- yeni insanlarla tanışmak istememek10
- cehaletln cazibesi7
- kilo verdiren gıda7
- kafakoparan dede3
- cemil tugay2
- bir şair bir şiir2
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak8
- tatil bittikten sonra2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- istanbul merkezli usulsüz iskan operasyonunda 12 t2
- ankara4
- yürüyüşe çıkmak3
- yunan kültürü vs türk kültürü7
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek17
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak5
- yalnızlıktan keyif almak3
- minik kurbaga4
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- zeki biriyle sohbet etmek4
- akp2
- baba ile içki içmek4
- iki gözlüğü üst üste takmak2
- her şey farklı olabilirdi hissi2
- susam sokağı sakinleri2
- evrene bir mesaj bırak8
- kendini zeki sanan biriyle sohbet etmek3
- susam sokağı2
- ismail kartal vs okan buruk2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı9
- kamyoncuların durduğu mola yeri iyidir goygoyu4
- prof dr yılmaz önal2
- hoşlanılan kızın çiğköfte yoğurdum gelsene demesi4
- deliler3
- koala akıllı olsun akıllı3
- dinlerle geçen dört beş bin yıl3
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu5
- ismail kartal12
- daredevil2
- asansörde kalmak5
- rusya ukrayna savaşı3
- konuşuyorsun bu yalanı2
- alışverişe gidiyorum siz entry girin2
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü8
- düşün ki o bunu okuyor2
- evrenin simülasyon olduğunun kanıtı3
- barbarlık temeline cila çekmek2
- anın görüntüsü14
- milli takım'ın paraguay maçı hazırlığı3
birinci dünya savaşı'nın başlamasının gerçek nedeni, bir sırp delikanlısının sarajevo'da avusturya veliahtını kurşunlaması değildir. ama o kurşunun savaş için bahane edilmesi, olayı, bir kovboy filmine benzetmiştir. kovboyun biri barda birine yumruk atar, bunu gören başka biri onu yumruklar... derken bütün meyhane birbirine girer, her şey tuzla buz olur. derinine gitmeden bakılırsa, birinci dünya savaşı'nın görünümü bu değil midir? derinine dedim ya, onun da üzerinde duralım; birtakım derin ekonomik nedenleri var diye, o korkunç savaşı olağan görmek zorunda mıyız? kapitalin büyümesi, yeni pazarlar gereksemesi bir ekonomik yasadır diye, doğa afetlerinin kaçınılmazlığını toplum bunalımlarına da tanımak, insanı ilkelleştirir. değiştirirsiniz o toplumun yapısını, dünyayı kovboy meyhanesi olmaktan kurtarırsınız.
savaşı toplumsal yasaların ürünü sayıp, olağan görmekteki o sözüm ona bilim saygısını bir yana bıraksak da, bütün savaşların, savaş alanı dışında yol açtıkları zulme ne demeli? jean paul sartre, "zulüm makinesi bir kez kurulmasın, zalimler nasıl olsa çıkar" demişti cezayir olayları sırasında. "büyük yunanistan" diye adlandırdıkları ideal uğruna, yunanlıların anadolu'da suçsuz halka zulüm etmeleri de bilim saygısı ile karşılanamaz ya! ben, kendimi bu türlü bilimsel açıklamalara kaptırmayıp, olayları basit bir gözle görmeyi tercih ediyorum.
savaşın yaşam için vazgeçilmez sayılması, insanı hayvan yerine koymaktan başka anlama gelmez; "hayvan" sözcüğünü aşağılatıcı anlamda kullanmıyorum, savaş hayvanlar için tek yaşama yoludur. oysa, uygarlıklar kuran insanda, onsuz olunamayacağı düşüncesi umut kırıcıdır, karamsarlık vericidir.
savaşın bir gün yeryüzünden kalkacağı umudunu silerseniz, yarın için, yarınki kuşaklar, insanlık için bir şeyler bırakmak hevesi de söner. gerçekten, savaşın sürekli sayıldığı, sürekli kılındığı çağlarda sanat ve bilim duraklamıştır. sözgelişi, ikinci dünya savaşı'nın birtakım bilimsel buluşlara yol açtığını ileri sürenler tümden yanılmaktadırlar, bütün çağdaş bilim adamlarının söyledikleri bunun tam tersidir.
savaş bir kez yerleşti mi, ona alışanlar, onu sevenler, onsuz olunamayacağını düşünenler çıkar, artık yaşamak küçümsenir, giderek ayıplanır, bireyin canı hiçe sayılır. korkulu yaşam unutturur aşkı, türküyü.
(bkz: savaşa hayır)
savaşı toplumsal yasaların ürünü sayıp, olağan görmekteki o sözüm ona bilim saygısını bir yana bıraksak da, bütün savaşların, savaş alanı dışında yol açtıkları zulme ne demeli? jean paul sartre, "zulüm makinesi bir kez kurulmasın, zalimler nasıl olsa çıkar" demişti cezayir olayları sırasında. "büyük yunanistan" diye adlandırdıkları ideal uğruna, yunanlıların anadolu'da suçsuz halka zulüm etmeleri de bilim saygısı ile karşılanamaz ya! ben, kendimi bu türlü bilimsel açıklamalara kaptırmayıp, olayları basit bir gözle görmeyi tercih ediyorum.
savaşın yaşam için vazgeçilmez sayılması, insanı hayvan yerine koymaktan başka anlama gelmez; "hayvan" sözcüğünü aşağılatıcı anlamda kullanmıyorum, savaş hayvanlar için tek yaşama yoludur. oysa, uygarlıklar kuran insanda, onsuz olunamayacağı düşüncesi umut kırıcıdır, karamsarlık vericidir.
savaşın bir gün yeryüzünden kalkacağı umudunu silerseniz, yarın için, yarınki kuşaklar, insanlık için bir şeyler bırakmak hevesi de söner. gerçekten, savaşın sürekli sayıldığı, sürekli kılındığı çağlarda sanat ve bilim duraklamıştır. sözgelişi, ikinci dünya savaşı'nın birtakım bilimsel buluşlara yol açtığını ileri sürenler tümden yanılmaktadırlar, bütün çağdaş bilim adamlarının söyledikleri bunun tam tersidir.
savaş bir kez yerleşti mi, ona alışanlar, onu sevenler, onsuz olunamayacağını düşünenler çıkar, artık yaşamak küçümsenir, giderek ayıplanır, bireyin canı hiçe sayılır. korkulu yaşam unutturur aşkı, türküyü.
(bkz: savaşa hayır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar