bugün
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl12
- en kibirli yuzır9
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- türklerden nefret etme nedenleri5
- kibirden kimse kaçamaz4
- velvet47
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- fahişelerin en fazla para kazandığı ülke4
- sabah bi kalktın kadınsın napardın2
- sabah uyndığında kemal kılıçdaroğlu olarak kalktın2
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması4
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- halkın arasında sadece chp dolaşabiliyor3
- sinemaya gitmek2
- chp seçmenindeki öğrenilmiş çaresizlik psikolojisi3
- merak ediyorsan yaz7
- türkiye2
- arjantin ve messi'ye yapılan linç kampanyası3
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- düşün ki o bunu okuyor7
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak5
- türk rock tarihinin kıymeti anlaşılamamış grupları4
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- iş arkadaşlarıyla muhabbetin sarmaması2
- ece erken2
- surilerin arap olmaması2
- kemalistlerin rakıyı çok sevmesi4
- ya sevgilisi varsa3
- friedrich hegel la bi cay icek5
- yeni parti25
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- faik öztrak2
- habire1239
- erkeklerin genç kadınlara ilgi duymasının sebebi6
- marc cucurella11
- tekneden denize balıklama atlamak4
- g'i l d'e d l'i l y16
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- rizeli bir gürcü denince ilk akla gelen isim2
- mehdiyet chp ile gelecek2
- haluk levent15
- puura10
- deve sidiği bitmiş şeriatçı davranışı3
- kemoş3
- uludağ sözlük gazozu8
- sivrisinekten şikayet etmek2
- cumhuriyet halk partisi12
- kürt devleti8
şu an itibariyle 02.48' dir.
faruk nafiz çamlıbel'e ait bir şiirdir. bu şiiriyle, şiirin de ses duygusuna sahip olduğunu anlatmak istemiştir.
yavaş yavaş gelir gece
her ev dalar bir uykuya,
o yatmıyor ve gizlice
diyor ki her horultuya:
trik trak ... trik trak ...
ayıp değil mi yatmamak?
yavaş yavaş gelir gece
her ev dalar bir uykuya,
o yatmıyor ve gizlice
diyor ki her horultuya:
trik trak ... trik trak ...
ayıp değil mi yatmamak?
bazen geçmek bilmesin istersin, sular seller gibi akar gider.
bazen sular seller gibi aksın istersin, geçmek bilmez.
şerefsizdir işte. şerefsiz!
bazen sular seller gibi aksın istersin, geçmek bilmez.
şerefsizdir işte. şerefsiz!
kimi zaman sevgiliyi beklerken kullanılan;
kimi zaman hayatınızın en önemli sınavına girerken kullanılan;
kimi zaman doğumhanede beklerken kullanılan;
kimi zaman uzatmaları saymak için kullanılan;
kimi zaman en kritik maçın süresine bakmak için kullanılan;
kimi zaman konserde sahne vaktinin gelip gelmediğine bakmak için kullanılan;
kimi zaman bir sigaranın süresini ölçmek için kullanılan;
kimi zaman hayalinizin ne kadar sürdüğünü görmek için kullanılan;
kimi zaman hiç bitmeyecekmiş gibi gelen toplantılarda kullanılan;
kimi zaman sahur ve iftar vakti için kullanılan;
kimi zaman ders bitimine ne kadar kaldığını öğrenmek için kullanılan;
kimi zaman yılbaşına girerken kullanılan;
kimi zaman yılbaşından çıkarken kullanılan;
kimi zaman stüdyoya girerken kullanılan;
kimi zaman stüdyodan çıkarken kullanılan;
kimi zaman ileri geri alırken kullanılan;
kimi zaman artistik yapmak için kullanılan;
kimi zaman uyanmak için kullanılan;
kimi zaman birine kızmak için kullanılan;
kimi zaman sevgilinizle geçireceğiniz sayılı anı bilmek için kullanılan;
kimi zaman mekana geç kalmamak veya erken gitmemek için kullanılan;
kimi zaman sigara yayınlarının tv' de yayınlanma anı için kullanılan;
kimi zaman dehşet, korku, cinsellik konularının yayınlanma anı için kullanılan;
kimi zaman kafelerde bilgisayar başında geçen vakti görmek için kullanılan...
ve daha bir çok gerekli-gereksiz şeyi belirlemek, kullanmak, anlamak için varolan alet. edevat. yerine göre soyut bir zaman kavramı...
kimine göre ise sadece bir saat...
kimi zaman hayatınızın en önemli sınavına girerken kullanılan;
kimi zaman doğumhanede beklerken kullanılan;
kimi zaman uzatmaları saymak için kullanılan;
kimi zaman en kritik maçın süresine bakmak için kullanılan;
kimi zaman konserde sahne vaktinin gelip gelmediğine bakmak için kullanılan;
kimi zaman bir sigaranın süresini ölçmek için kullanılan;
kimi zaman hayalinizin ne kadar sürdüğünü görmek için kullanılan;
kimi zaman hiç bitmeyecekmiş gibi gelen toplantılarda kullanılan;
kimi zaman sahur ve iftar vakti için kullanılan;
kimi zaman ders bitimine ne kadar kaldığını öğrenmek için kullanılan;
kimi zaman yılbaşına girerken kullanılan;
kimi zaman yılbaşından çıkarken kullanılan;
kimi zaman stüdyoya girerken kullanılan;
kimi zaman stüdyodan çıkarken kullanılan;
kimi zaman ileri geri alırken kullanılan;
kimi zaman artistik yapmak için kullanılan;
kimi zaman uyanmak için kullanılan;
kimi zaman birine kızmak için kullanılan;
kimi zaman sevgilinizle geçireceğiniz sayılı anı bilmek için kullanılan;
kimi zaman mekana geç kalmamak veya erken gitmemek için kullanılan;
kimi zaman sigara yayınlarının tv' de yayınlanma anı için kullanılan;
kimi zaman dehşet, korku, cinsellik konularının yayınlanma anı için kullanılan;
kimi zaman kafelerde bilgisayar başında geçen vakti görmek için kullanılan...
ve daha bir çok gerekli-gereksiz şeyi belirlemek, kullanmak, anlamak için varolan alet. edevat. yerine göre soyut bir zaman kavramı...
kimine göre ise sadece bir saat...
önce bozdum saati. sonra kurdum. sonra alarmı kurdum; o'na. nasıl bir çeyrekmiş ki bu, kala kala bakakaldı. sonra kudurdum. bozdum saati. kurmadım da. -o değil de bir ilhan irem vardı noldu ona klişesi vardı noldu ona?- diye düşündüm. yazlıklardan bir şeyler havalandı. harflerin beni götürdüğü yerden hoşnut kalmadım. hiç hem de...silmeyi düşündüm. imdat valfinin kolunu çektim. elimde kalakaldı.elimde kala kala, bir imdat valfi kalakaldığı için, bu akşamı hiç suçlamadım. saçmalamadım da. bir akşamı saçmalamanın bedelini ancak güneşli bir yaz akşamı ödeyebilirdi.onu ne duydum ne de uydurdum. bir saatin bozuk olmasının en güzel yanının, zamanı durdurmanın verdiği ince keyfe sonunda ermenin olduğuna kanaat getirdim. şimdilik dursun. böyle iyi...hiç fena değil en azından. abartmayalım.
zaman bildirgeci.
http://www.netnebulo.hu/loituma_clock.swf
saati muzik esliginde ogrenin. cok seker bi melodi. mudavimiyim her gun azicik dinlemesem olmuyor.
saati muzik esliginde ogrenin. cok seker bi melodi. mudavimiyim her gun azicik dinlemesem olmuyor.
kol saati, masa saati, duvar saati gibi cesitleri bulunan zamanı gösteren arac.
bozuğunun bile insanlardan daha dürüst olduğu zımbırtı.
(bkz: bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir)
(bkz: bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir)
özlem tekin'in öz albümünden güzel bir parça. sözleri ise:
Saat görünmüyor yattığım yerden
Gün ağardı biliyorum
Biri saati söylesin
Güneş görünmüyor yattığım yerden
Perdeler kapalı biliyorum
Yeter gölge etmesin
Ölmeye yattım, ecel gelmedi
Sevmeye kalktım, giden gelmedi
Neye el atsam eridi gitti
Neye el atsam...
Yaralandım, iyileşmedi
Kimse yardım etmedi
Kabus bitmek bilmedi, of
Gece gündüz değişmedi
Kimse benle sevişmedi
Kabus bitmek bilmedi, of
Saat görünmüyor yattığım yerden
Gün ağardı biliyorum
Biri saati söylesin
Güneş görünmüyor yattığım yerden
Perdeler kapalı biliyorum
Yeter gölge etmesin
Ölmeye yattım, ecel gelmedi
Sevmeye kalktım, giden gelmedi
Neye el atsam eridi gitti
Neye el atsam...
Yaralandım, iyileşmedi
Kimse yardım etmedi
Kabus bitmek bilmedi, of
Gece gündüz değişmedi
Kimse benle sevişmedi
Kabus bitmek bilmedi, of
eski türkçede kıyâmet anlamınada geliyor(muş).
küçükken oynadığımız otun ismiydi saat. en fazla 2 cm uzunluğunda, yaşı yeşil, kurusu sarıydı, toplu iğne kadardı. soyardık muz vari şekilde incecik gövdesini. ve başlardı dönmeye hemen, attığı tur kadardı saat, çocukça bir yarıştı hayat.
20 45'i göstermesi pek bir manidardır.
hiçbir şekilde kullanılmaması gereken mekanizmadır. insanın uydurduğu bir başbelası. bir insan ne denli az saate bakıyorsa o denli hayatta kazanmıştır.
Saati zaman birimi dışındaki anlamında kullanırsak zaman birimini ölçen makinedir. Şimdi bu anlam üzerinde saaitn nasıl mekanizması olduğunu yazmayacağım ama insanın kol aaatine gelinceye dek zaman ölçen bu aletin hangi aşamalardan geçerek bu noktaya geldiğini, kolumuza takılana kadar bu buluşun hangi zamanlara takıldığını, saatin icadını alıntılayacağım.
SAAT
insan tarihini inceleyenler, insanoğlunun zamanı ölçmek için ne denli ilginç buluşlar yaptığını öğrenmişlerdir. Gündüz ve gece olayı, güneşin doğuşu ve batışı, ay'ın küçülüp büyümesi, mevsimlerin değişimi, yıldızların görünümündeki hareketlilik insanlarda zaman kavramının doğuşunu sağlamıştı. Bunun için de; güneş saatı, kum saatı, su saatı gibi buluşlar gerçekleşmişti.
insanoğlunun zamanı ölçme tutkusu asırlar boyu gelişerek sürmüş , Ortaçağ'da yaşam düzeyi yükselen toplumlar için takvim ve saat, kavram olarak büyük önem kazanmıştı. Bu dönemde, Galile, Newton, gibi matematikçi ve fizikçiler zamanı ölçecek bir aracın icadı için önemli buluşlar gerçekleştirmişlerdi. Saatın icadında yuvarlak dişli'nin, sarkaç'ın ve yaylı spiral'in yaratılışı bu alanda atılan önemli adımlar olmuştu. Bunlar sayesinde kiliselere, görkemli yapılara, mekanik güçle çalışan gösterişli saatler yerleştirilmiş, sonraları zenginlerin evlerindeki şöminelerin üzerine daha küçük boyutlu saatleri koymak mümkün olmuştu. Gerçek anlamda saat'i günlük kullanıma sokan isim ingiliz Christian Huygens'tir. Bundan 327 yıl önce. 23 Ocak 1675'te C.Huygens zaman ayarını sağlayan yaylı balans'ı saatın içine sokmayı başarmıştı. Saatlerin doğal parçaları olarak kabul ettiğimiz akrep ve yelkovan'ın saate uygulanması ise ancak 1690 yılında gerçekleşmişti.
Doğu'da, Türkler, Araplar ve iranlılar, zamanı ölçümlemeye güneş, kum ve su saatleriyle yönelmişlerdi. Evlerde su ve kum saatleri, cami, medrese ve kitaplıklarda güneş saatleri kullanılıyordu.
Osmanlı dönemine gelince: Belgelerden öğrenildiğine göre ingiliz ve Fransız saat teknikleri kullanılarak 17. asrın başlarında istanbul'da saat üretimi gerçekleştirilmişti. O dönemde saat yapımında Abdurrahman ve Galatalı Şahin Usta bi-linmekteydi. 19. yüzyıl Türk saatçiliği için aşama yapılan bir dönem olmuştu. Mevlevi tekkelerinde yaşayan Ahmet Eflaki Dede gibi ustalar tarafından yapılan saatler mekanik incelikleri yanında estetik güzellikleriyle de ün kazanmışlardı.
1700 yılında isviçre'li Nicolas Fatio?nun buluşu sayesinde, hareketli parçaların sürtünmeden doğan yıpranmasını en aza indirgeyen yakut (rubis-saphir) gibi sert taşların minik dişlilerin pimlerine yataklık yapmalarıyla saat endüstrisinde bir devrim yaşanmıştı.
Saatin yelek cebinden kola geçişi 1810 yılında üretilen ilk kol saati ile gerçekleşmiş, kol saatlerinin kullanımı 1914-18 birinci Dünya Savaşı'na katılan askerler tarafından yaygınlaştırılmıştır. Bu akım sonunda, 1930'lu yıllarda, dünyada satılan her iki saaten biri kol saati olmuştur. Kol saatlerinde elde edilen en önemli gelişme ise, 1922 yılında, elle kurulma gereği olmayan otomatik kol saatlerinin üretilmesi ile gerçekleşmiştir. Saat sektöründe kısa zamanları ölçümleyen diğer bir ürün kronometre olarak tanımlanmaktadır. Bunlar, genelde saniyenin 1/5'ten 1/100 kadar olan değerlerini verirler. Elektronik kronometreler çok daha duyarlı ölçümler yaparlar. 1920 Olimpiyat oyunlarında kullanılmaya başlayan kronometreler bugün spor alanlarının ayrılmaz araçlarıdır. Kol saatlerinde, özelliklerine göre 200'den 800 adete kadar parça kullanılmaktadır. Saatın hareketli parçaları içine konan gövde ise, modeline ve markasına göre altın, platin, titan, litrium, çelik, krom, çeşitli alaşımlardan veya plastikten yapılmaktadır.
Saatlerini tamir etmeye kalkışan meraklılar, bir saati meydana getiren parçaları gördüklerinde, küçücük bir kutu içine sığdırılmış olan parçaların çokluğuna ve çeşitliliğine şaşırmaktan kendilerini alamaz-lar. Hatta bazı saat tamircilerinin, tamir ettikleri saati sahibine iade ederken; "Bunlar da artan parçalar!" diyerek küçük bir zarf verdikleri bilinen hikâyeler arasındadır!
Günümüzde teknolojik gelişmeler saat endüstrisinde olağanüstü yeniliklerin uygulaya konmasını sağlamışıtır. Bunların başında kuvarslı (Quarts) elektronik saatler gelmektedir. Ana maddesi silisyum dioksit (SiO2) olan kuvars'a pil enerjisiyle akım gönderilmekte, sağlanan 32768 Hz'lik sabit titreşim sayesinde zaman ölçümü hassas bir düzeyde sağlanmış olmaktadır. Bu buluşun 1881 yılında ünlü Pierre ve Marie Curie'ye ait oluşu konunun diğer ilginç bir yönüdür. Kuvarsın saat endüstrisinde kullanımı isviçre, Amerika ve Japonya'da aynı döneme rastlamaktadır. Kuvars kullanımı parça sayısını ve zedelenme riskini en aza indirgemektedir. 1968'de Japon Seiko firması ilk elektronik saati üretmiş, 1969'da Amerika'da Pulsar markasıyla elektronik saatler devreye girmiştir. 1982 yılında da, gene Seiko firması tarafından piyasaya video kayıt yapabilen saatler üretilerek teknolojinin sınır tanımadığı kanıtlanmış oluyordu. Bu gelişmelerin yanında 1982 yılında Swatch (Swiss watch) firmasının kuvars kullanımını ucuz saat üretimde başarıyla uygulaması pazarın yaygınlaşmasına öncülük yapmaktadır. Swach, kuvars'ın sağladığı olanaklar sayesinde yalnız 3.9 milimetre kalınlığında, 12.3 gram ağırlığında ve 100 Euro'ya satılabilen kol saati üretmeyi başarmıştır.
Bugün, 25 yıl pil değiştirmeden hayatta kalan, 2100 yılına kadar takvim günlerini kendi ayarlayan, ışık enerjisiyle çalışan, 11.100 metre derinlikte bile su almayan (Bu rekor Bell§Ross markasınındır) , internet?e bağlanabilen, dijital fotograf çeken, müzik ve konuşma kaydeden, tansiyon ölçen hatta konuşan saatler üretilmektedir. Böylesine şaşırtıcı gelişmelere sahne olan bir ortamda, uzmanlar , mekanik ve kuvars yarışmasının bütün hızıyla devam edeceği görüşündedirler.
Ayrıca, son yıllarda üretilen saatlerin bir bölümü pırlanta ve değerli ziynet taşlarıyla bezenerek moda dünyasına girmiştir. Bu saatlerin bazı modelleri yüzbin Euro'ya kadar yükselen fiyatlarla satılmaktadır.
Ayrıca yolunuz Fransa'da Besançon'dan geçerse 2002 Haziran ayında açılmış olan ve saat tarihini gözler önüne seren "Zaman Müzesi" ni ziyaret edebiliriz.
Saat dünyasından daha ayrıntılı ve markalı bilgilere ulaşmak istiyorsanız; http://www.watchvalley.ch
http://performans8.blogcu.com/2082127/
SAAT
insan tarihini inceleyenler, insanoğlunun zamanı ölçmek için ne denli ilginç buluşlar yaptığını öğrenmişlerdir. Gündüz ve gece olayı, güneşin doğuşu ve batışı, ay'ın küçülüp büyümesi, mevsimlerin değişimi, yıldızların görünümündeki hareketlilik insanlarda zaman kavramının doğuşunu sağlamıştı. Bunun için de; güneş saatı, kum saatı, su saatı gibi buluşlar gerçekleşmişti.
insanoğlunun zamanı ölçme tutkusu asırlar boyu gelişerek sürmüş , Ortaçağ'da yaşam düzeyi yükselen toplumlar için takvim ve saat, kavram olarak büyük önem kazanmıştı. Bu dönemde, Galile, Newton, gibi matematikçi ve fizikçiler zamanı ölçecek bir aracın icadı için önemli buluşlar gerçekleştirmişlerdi. Saatın icadında yuvarlak dişli'nin, sarkaç'ın ve yaylı spiral'in yaratılışı bu alanda atılan önemli adımlar olmuştu. Bunlar sayesinde kiliselere, görkemli yapılara, mekanik güçle çalışan gösterişli saatler yerleştirilmiş, sonraları zenginlerin evlerindeki şöminelerin üzerine daha küçük boyutlu saatleri koymak mümkün olmuştu. Gerçek anlamda saat'i günlük kullanıma sokan isim ingiliz Christian Huygens'tir. Bundan 327 yıl önce. 23 Ocak 1675'te C.Huygens zaman ayarını sağlayan yaylı balans'ı saatın içine sokmayı başarmıştı. Saatlerin doğal parçaları olarak kabul ettiğimiz akrep ve yelkovan'ın saate uygulanması ise ancak 1690 yılında gerçekleşmişti.
Doğu'da, Türkler, Araplar ve iranlılar, zamanı ölçümlemeye güneş, kum ve su saatleriyle yönelmişlerdi. Evlerde su ve kum saatleri, cami, medrese ve kitaplıklarda güneş saatleri kullanılıyordu.
Osmanlı dönemine gelince: Belgelerden öğrenildiğine göre ingiliz ve Fransız saat teknikleri kullanılarak 17. asrın başlarında istanbul'da saat üretimi gerçekleştirilmişti. O dönemde saat yapımında Abdurrahman ve Galatalı Şahin Usta bi-linmekteydi. 19. yüzyıl Türk saatçiliği için aşama yapılan bir dönem olmuştu. Mevlevi tekkelerinde yaşayan Ahmet Eflaki Dede gibi ustalar tarafından yapılan saatler mekanik incelikleri yanında estetik güzellikleriyle de ün kazanmışlardı.
1700 yılında isviçre'li Nicolas Fatio?nun buluşu sayesinde, hareketli parçaların sürtünmeden doğan yıpranmasını en aza indirgeyen yakut (rubis-saphir) gibi sert taşların minik dişlilerin pimlerine yataklık yapmalarıyla saat endüstrisinde bir devrim yaşanmıştı.
Saatin yelek cebinden kola geçişi 1810 yılında üretilen ilk kol saati ile gerçekleşmiş, kol saatlerinin kullanımı 1914-18 birinci Dünya Savaşı'na katılan askerler tarafından yaygınlaştırılmıştır. Bu akım sonunda, 1930'lu yıllarda, dünyada satılan her iki saaten biri kol saati olmuştur. Kol saatlerinde elde edilen en önemli gelişme ise, 1922 yılında, elle kurulma gereği olmayan otomatik kol saatlerinin üretilmesi ile gerçekleşmiştir. Saat sektöründe kısa zamanları ölçümleyen diğer bir ürün kronometre olarak tanımlanmaktadır. Bunlar, genelde saniyenin 1/5'ten 1/100 kadar olan değerlerini verirler. Elektronik kronometreler çok daha duyarlı ölçümler yaparlar. 1920 Olimpiyat oyunlarında kullanılmaya başlayan kronometreler bugün spor alanlarının ayrılmaz araçlarıdır. Kol saatlerinde, özelliklerine göre 200'den 800 adete kadar parça kullanılmaktadır. Saatın hareketli parçaları içine konan gövde ise, modeline ve markasına göre altın, platin, titan, litrium, çelik, krom, çeşitli alaşımlardan veya plastikten yapılmaktadır.
Saatlerini tamir etmeye kalkışan meraklılar, bir saati meydana getiren parçaları gördüklerinde, küçücük bir kutu içine sığdırılmış olan parçaların çokluğuna ve çeşitliliğine şaşırmaktan kendilerini alamaz-lar. Hatta bazı saat tamircilerinin, tamir ettikleri saati sahibine iade ederken; "Bunlar da artan parçalar!" diyerek küçük bir zarf verdikleri bilinen hikâyeler arasındadır!
Günümüzde teknolojik gelişmeler saat endüstrisinde olağanüstü yeniliklerin uygulaya konmasını sağlamışıtır. Bunların başında kuvarslı (Quarts) elektronik saatler gelmektedir. Ana maddesi silisyum dioksit (SiO2) olan kuvars'a pil enerjisiyle akım gönderilmekte, sağlanan 32768 Hz'lik sabit titreşim sayesinde zaman ölçümü hassas bir düzeyde sağlanmış olmaktadır. Bu buluşun 1881 yılında ünlü Pierre ve Marie Curie'ye ait oluşu konunun diğer ilginç bir yönüdür. Kuvarsın saat endüstrisinde kullanımı isviçre, Amerika ve Japonya'da aynı döneme rastlamaktadır. Kuvars kullanımı parça sayısını ve zedelenme riskini en aza indirgemektedir. 1968'de Japon Seiko firması ilk elektronik saati üretmiş, 1969'da Amerika'da Pulsar markasıyla elektronik saatler devreye girmiştir. 1982 yılında da, gene Seiko firması tarafından piyasaya video kayıt yapabilen saatler üretilerek teknolojinin sınır tanımadığı kanıtlanmış oluyordu. Bu gelişmelerin yanında 1982 yılında Swatch (Swiss watch) firmasının kuvars kullanımını ucuz saat üretimde başarıyla uygulaması pazarın yaygınlaşmasına öncülük yapmaktadır. Swach, kuvars'ın sağladığı olanaklar sayesinde yalnız 3.9 milimetre kalınlığında, 12.3 gram ağırlığında ve 100 Euro'ya satılabilen kol saati üretmeyi başarmıştır.
Bugün, 25 yıl pil değiştirmeden hayatta kalan, 2100 yılına kadar takvim günlerini kendi ayarlayan, ışık enerjisiyle çalışan, 11.100 metre derinlikte bile su almayan (Bu rekor Bell§Ross markasınındır) , internet?e bağlanabilen, dijital fotograf çeken, müzik ve konuşma kaydeden, tansiyon ölçen hatta konuşan saatler üretilmektedir. Böylesine şaşırtıcı gelişmelere sahne olan bir ortamda, uzmanlar , mekanik ve kuvars yarışmasının bütün hızıyla devam edeceği görüşündedirler.
Ayrıca, son yıllarda üretilen saatlerin bir bölümü pırlanta ve değerli ziynet taşlarıyla bezenerek moda dünyasına girmiştir. Bu saatlerin bazı modelleri yüzbin Euro'ya kadar yükselen fiyatlarla satılmaktadır.
Ayrıca yolunuz Fransa'da Besançon'dan geçerse 2002 Haziran ayında açılmış olan ve saat tarihini gözler önüne seren "Zaman Müzesi" ni ziyaret edebiliriz.
Saat dünyasından daha ayrıntılı ve markalı bilgilere ulaşmak istiyorsanız; http://www.watchvalley.ch
http://performans8.blogcu.com/2082127/
Beni kendine saat yaptı
Düşüncelerim dakika ve ahlarım sarkacın tıkırdaması,
Parmağım ise yelkovan,
hep gözümü gösterip gözyaşımı siliyor.
Ve bayım,
saat başlarını çan yerine inlemelerim vuruyor.
iç çekmeleri,göz yaşları,iniltiler
Dakikalar,çeyrekleri ve saatleri gösteriyor.
ah (bkz: shakespeare),vah (bkz: shakespeare)
Düşüncelerim dakika ve ahlarım sarkacın tıkırdaması,
Parmağım ise yelkovan,
hep gözümü gösterip gözyaşımı siliyor.
Ve bayım,
saat başlarını çan yerine inlemelerim vuruyor.
iç çekmeleri,göz yaşları,iniltiler
Dakikalar,çeyrekleri ve saatleri gösteriyor.
ah (bkz: shakespeare),vah (bkz: shakespeare)
(bkz: casio)
Muhammed bin Ali ibni Saati saat imalinde pek mahir imiş.
ismi oradan mı kalmış acep.
ismi oradan mı kalmış acep.
günlerin, ayların, yılların kısacası hayatın hızlı geçtiğini gösteren zaman kavramı.
(bkz: kum saati)
ya sözlükte ya bende şu anda bir farklı olan.
hemen hemen tüm reklamlar da ve vitrinlerde 10:10 ayarlanmıştır ki bunun da nedeni saatin en güzel göründüğü zamanmış...
işi gücü sadece ilerlemek olan nesne ya da kavram.
(bkz: saatleri ayarlama enstitusu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar