bugün
- en merak ettiğin ulu yazarı27
- nervionun merak ettiği yazar18
- yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri7
- sapıkça başlık açan yazarlar7
- bugün açılacağım sözlük kızı9
- sevilen kızın ağzımıza vermesi6
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar7
- ton balığını kim yiyor sorunsalı10
- bana kezban dediler4
- starbucks vs kahve dünyası3
- sevgilinin giyimine karışmak7
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- dikkatleri çeken sözlük kızı7
- merak edilen erkeğin patates çıkması7
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler11
- yeni seçimde akp halka ne vaadedebilir sorunsalı12
- ta ki seni görene kadar3
- royall stars3
- sinirli kadını sakinleştirmek13
- sözlükte en çok güldüğünüz yazarlar2
- yalnizca deli yalnizca sair21
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der10
- merak edilen sözlük erkeği6
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek18
- bu sözlükte beni herkes tanır7
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- şımarık yazarlar5
- sözlük kızlarından hiç astronot çıkmaması8
- bir idam mahkumunun son günü4
- tanga giyen kızın namusu4
- otobüste yaşlıya yer verme zorunluluğu4
- arkadaşlar bakar mısınız21
- ulaşamadığı kadına mundar demek8
- komşuları itici yapan detaylar4
- katatespizartmasi17
- ciguli vs velvet7
- gaylik alametleri9
- ağzında sakızı şişirip arsız arsız patlatan kız4
- hapishanede yatmak karıyla yatmaya benzemez5
- evlenip boşanmış erkeklerin değerinin düşmesi10
- sapık entryler giren insanımsılar5
- profiline bakılan yazara bildirim gelmesi4
- profil fotoğrafı koymayan erkek4
- şimdi herkes su içsin11
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi4
- şehre inen domuzları besleyen kadın7
- ellerim bomboş3
- keko saç tıraşı4
- üsküdar da martıya eziyet7
Saati zaman birimi dışındaki anlamında kullanırsak zaman birimini ölçen makinedir. Şimdi bu anlam üzerinde saaitn nasıl mekanizması olduğunu yazmayacağım ama insanın kol aaatine gelinceye dek zaman ölçen bu aletin hangi aşamalardan geçerek bu noktaya geldiğini, kolumuza takılana kadar bu buluşun hangi zamanlara takıldığını, saatin icadını alıntılayacağım.
SAAT
insan tarihini inceleyenler, insanoğlunun zamanı ölçmek için ne denli ilginç buluşlar yaptığını öğrenmişlerdir. Gündüz ve gece olayı, güneşin doğuşu ve batışı, ay'ın küçülüp büyümesi, mevsimlerin değişimi, yıldızların görünümündeki hareketlilik insanlarda zaman kavramının doğuşunu sağlamıştı. Bunun için de; güneş saatı, kum saatı, su saatı gibi buluşlar gerçekleşmişti.
insanoğlunun zamanı ölçme tutkusu asırlar boyu gelişerek sürmüş , Ortaçağ'da yaşam düzeyi yükselen toplumlar için takvim ve saat, kavram olarak büyük önem kazanmıştı. Bu dönemde, Galile, Newton, gibi matematikçi ve fizikçiler zamanı ölçecek bir aracın icadı için önemli buluşlar gerçekleştirmişlerdi. Saatın icadında yuvarlak dişli'nin, sarkaç'ın ve yaylı spiral'in yaratılışı bu alanda atılan önemli adımlar olmuştu. Bunlar sayesinde kiliselere, görkemli yapılara, mekanik güçle çalışan gösterişli saatler yerleştirilmiş, sonraları zenginlerin evlerindeki şöminelerin üzerine daha küçük boyutlu saatleri koymak mümkün olmuştu. Gerçek anlamda saat'i günlük kullanıma sokan isim ingiliz Christian Huygens'tir. Bundan 327 yıl önce. 23 Ocak 1675'te C.Huygens zaman ayarını sağlayan yaylı balans'ı saatın içine sokmayı başarmıştı. Saatlerin doğal parçaları olarak kabul ettiğimiz akrep ve yelkovan'ın saate uygulanması ise ancak 1690 yılında gerçekleşmişti.
Doğu'da, Türkler, Araplar ve iranlılar, zamanı ölçümlemeye güneş, kum ve su saatleriyle yönelmişlerdi. Evlerde su ve kum saatleri, cami, medrese ve kitaplıklarda güneş saatleri kullanılıyordu.
Osmanlı dönemine gelince: Belgelerden öğrenildiğine göre ingiliz ve Fransız saat teknikleri kullanılarak 17. asrın başlarında istanbul'da saat üretimi gerçekleştirilmişti. O dönemde saat yapımında Abdurrahman ve Galatalı Şahin Usta bi-linmekteydi. 19. yüzyıl Türk saatçiliği için aşama yapılan bir dönem olmuştu. Mevlevi tekkelerinde yaşayan Ahmet Eflaki Dede gibi ustalar tarafından yapılan saatler mekanik incelikleri yanında estetik güzellikleriyle de ün kazanmışlardı.
1700 yılında isviçre'li Nicolas Fatio?nun buluşu sayesinde, hareketli parçaların sürtünmeden doğan yıpranmasını en aza indirgeyen yakut (rubis-saphir) gibi sert taşların minik dişlilerin pimlerine yataklık yapmalarıyla saat endüstrisinde bir devrim yaşanmıştı.
Saatin yelek cebinden kola geçişi 1810 yılında üretilen ilk kol saati ile gerçekleşmiş, kol saatlerinin kullanımı 1914-18 birinci Dünya Savaşı'na katılan askerler tarafından yaygınlaştırılmıştır. Bu akım sonunda, 1930'lu yıllarda, dünyada satılan her iki saaten biri kol saati olmuştur. Kol saatlerinde elde edilen en önemli gelişme ise, 1922 yılında, elle kurulma gereği olmayan otomatik kol saatlerinin üretilmesi ile gerçekleşmiştir. Saat sektöründe kısa zamanları ölçümleyen diğer bir ürün kronometre olarak tanımlanmaktadır. Bunlar, genelde saniyenin 1/5'ten 1/100 kadar olan değerlerini verirler. Elektronik kronometreler çok daha duyarlı ölçümler yaparlar. 1920 Olimpiyat oyunlarında kullanılmaya başlayan kronometreler bugün spor alanlarının ayrılmaz araçlarıdır. Kol saatlerinde, özelliklerine göre 200'den 800 adete kadar parça kullanılmaktadır. Saatın hareketli parçaları içine konan gövde ise, modeline ve markasına göre altın, platin, titan, litrium, çelik, krom, çeşitli alaşımlardan veya plastikten yapılmaktadır.
Saatlerini tamir etmeye kalkışan meraklılar, bir saati meydana getiren parçaları gördüklerinde, küçücük bir kutu içine sığdırılmış olan parçaların çokluğuna ve çeşitliliğine şaşırmaktan kendilerini alamaz-lar. Hatta bazı saat tamircilerinin, tamir ettikleri saati sahibine iade ederken; "Bunlar da artan parçalar!" diyerek küçük bir zarf verdikleri bilinen hikâyeler arasındadır!
Günümüzde teknolojik gelişmeler saat endüstrisinde olağanüstü yeniliklerin uygulaya konmasını sağlamışıtır. Bunların başında kuvarslı (Quarts) elektronik saatler gelmektedir. Ana maddesi silisyum dioksit (SiO2) olan kuvars'a pil enerjisiyle akım gönderilmekte, sağlanan 32768 Hz'lik sabit titreşim sayesinde zaman ölçümü hassas bir düzeyde sağlanmış olmaktadır. Bu buluşun 1881 yılında ünlü Pierre ve Marie Curie'ye ait oluşu konunun diğer ilginç bir yönüdür. Kuvarsın saat endüstrisinde kullanımı isviçre, Amerika ve Japonya'da aynı döneme rastlamaktadır. Kuvars kullanımı parça sayısını ve zedelenme riskini en aza indirgemektedir. 1968'de Japon Seiko firması ilk elektronik saati üretmiş, 1969'da Amerika'da Pulsar markasıyla elektronik saatler devreye girmiştir. 1982 yılında da, gene Seiko firması tarafından piyasaya video kayıt yapabilen saatler üretilerek teknolojinin sınır tanımadığı kanıtlanmış oluyordu. Bu gelişmelerin yanında 1982 yılında Swatch (Swiss watch) firmasının kuvars kullanımını ucuz saat üretimde başarıyla uygulaması pazarın yaygınlaşmasına öncülük yapmaktadır. Swach, kuvars'ın sağladığı olanaklar sayesinde yalnız 3.9 milimetre kalınlığında, 12.3 gram ağırlığında ve 100 Euro'ya satılabilen kol saati üretmeyi başarmıştır.
Bugün, 25 yıl pil değiştirmeden hayatta kalan, 2100 yılına kadar takvim günlerini kendi ayarlayan, ışık enerjisiyle çalışan, 11.100 metre derinlikte bile su almayan (Bu rekor Bell§Ross markasınındır) , internet?e bağlanabilen, dijital fotograf çeken, müzik ve konuşma kaydeden, tansiyon ölçen hatta konuşan saatler üretilmektedir. Böylesine şaşırtıcı gelişmelere sahne olan bir ortamda, uzmanlar , mekanik ve kuvars yarışmasının bütün hızıyla devam edeceği görüşündedirler.
Ayrıca, son yıllarda üretilen saatlerin bir bölümü pırlanta ve değerli ziynet taşlarıyla bezenerek moda dünyasına girmiştir. Bu saatlerin bazı modelleri yüzbin Euro'ya kadar yükselen fiyatlarla satılmaktadır.
Ayrıca yolunuz Fransa'da Besançon'dan geçerse 2002 Haziran ayında açılmış olan ve saat tarihini gözler önüne seren "Zaman Müzesi" ni ziyaret edebiliriz.
Saat dünyasından daha ayrıntılı ve markalı bilgilere ulaşmak istiyorsanız; http://www.watchvalley.ch
http://performans8.blogcu.com/2082127/
SAAT
insan tarihini inceleyenler, insanoğlunun zamanı ölçmek için ne denli ilginç buluşlar yaptığını öğrenmişlerdir. Gündüz ve gece olayı, güneşin doğuşu ve batışı, ay'ın küçülüp büyümesi, mevsimlerin değişimi, yıldızların görünümündeki hareketlilik insanlarda zaman kavramının doğuşunu sağlamıştı. Bunun için de; güneş saatı, kum saatı, su saatı gibi buluşlar gerçekleşmişti.
insanoğlunun zamanı ölçme tutkusu asırlar boyu gelişerek sürmüş , Ortaçağ'da yaşam düzeyi yükselen toplumlar için takvim ve saat, kavram olarak büyük önem kazanmıştı. Bu dönemde, Galile, Newton, gibi matematikçi ve fizikçiler zamanı ölçecek bir aracın icadı için önemli buluşlar gerçekleştirmişlerdi. Saatın icadında yuvarlak dişli'nin, sarkaç'ın ve yaylı spiral'in yaratılışı bu alanda atılan önemli adımlar olmuştu. Bunlar sayesinde kiliselere, görkemli yapılara, mekanik güçle çalışan gösterişli saatler yerleştirilmiş, sonraları zenginlerin evlerindeki şöminelerin üzerine daha küçük boyutlu saatleri koymak mümkün olmuştu. Gerçek anlamda saat'i günlük kullanıma sokan isim ingiliz Christian Huygens'tir. Bundan 327 yıl önce. 23 Ocak 1675'te C.Huygens zaman ayarını sağlayan yaylı balans'ı saatın içine sokmayı başarmıştı. Saatlerin doğal parçaları olarak kabul ettiğimiz akrep ve yelkovan'ın saate uygulanması ise ancak 1690 yılında gerçekleşmişti.
Doğu'da, Türkler, Araplar ve iranlılar, zamanı ölçümlemeye güneş, kum ve su saatleriyle yönelmişlerdi. Evlerde su ve kum saatleri, cami, medrese ve kitaplıklarda güneş saatleri kullanılıyordu.
Osmanlı dönemine gelince: Belgelerden öğrenildiğine göre ingiliz ve Fransız saat teknikleri kullanılarak 17. asrın başlarında istanbul'da saat üretimi gerçekleştirilmişti. O dönemde saat yapımında Abdurrahman ve Galatalı Şahin Usta bi-linmekteydi. 19. yüzyıl Türk saatçiliği için aşama yapılan bir dönem olmuştu. Mevlevi tekkelerinde yaşayan Ahmet Eflaki Dede gibi ustalar tarafından yapılan saatler mekanik incelikleri yanında estetik güzellikleriyle de ün kazanmışlardı.
1700 yılında isviçre'li Nicolas Fatio?nun buluşu sayesinde, hareketli parçaların sürtünmeden doğan yıpranmasını en aza indirgeyen yakut (rubis-saphir) gibi sert taşların minik dişlilerin pimlerine yataklık yapmalarıyla saat endüstrisinde bir devrim yaşanmıştı.
Saatin yelek cebinden kola geçişi 1810 yılında üretilen ilk kol saati ile gerçekleşmiş, kol saatlerinin kullanımı 1914-18 birinci Dünya Savaşı'na katılan askerler tarafından yaygınlaştırılmıştır. Bu akım sonunda, 1930'lu yıllarda, dünyada satılan her iki saaten biri kol saati olmuştur. Kol saatlerinde elde edilen en önemli gelişme ise, 1922 yılında, elle kurulma gereği olmayan otomatik kol saatlerinin üretilmesi ile gerçekleşmiştir. Saat sektöründe kısa zamanları ölçümleyen diğer bir ürün kronometre olarak tanımlanmaktadır. Bunlar, genelde saniyenin 1/5'ten 1/100 kadar olan değerlerini verirler. Elektronik kronometreler çok daha duyarlı ölçümler yaparlar. 1920 Olimpiyat oyunlarında kullanılmaya başlayan kronometreler bugün spor alanlarının ayrılmaz araçlarıdır. Kol saatlerinde, özelliklerine göre 200'den 800 adete kadar parça kullanılmaktadır. Saatın hareketli parçaları içine konan gövde ise, modeline ve markasına göre altın, platin, titan, litrium, çelik, krom, çeşitli alaşımlardan veya plastikten yapılmaktadır.
Saatlerini tamir etmeye kalkışan meraklılar, bir saati meydana getiren parçaları gördüklerinde, küçücük bir kutu içine sığdırılmış olan parçaların çokluğuna ve çeşitliliğine şaşırmaktan kendilerini alamaz-lar. Hatta bazı saat tamircilerinin, tamir ettikleri saati sahibine iade ederken; "Bunlar da artan parçalar!" diyerek küçük bir zarf verdikleri bilinen hikâyeler arasındadır!
Günümüzde teknolojik gelişmeler saat endüstrisinde olağanüstü yeniliklerin uygulaya konmasını sağlamışıtır. Bunların başında kuvarslı (Quarts) elektronik saatler gelmektedir. Ana maddesi silisyum dioksit (SiO2) olan kuvars'a pil enerjisiyle akım gönderilmekte, sağlanan 32768 Hz'lik sabit titreşim sayesinde zaman ölçümü hassas bir düzeyde sağlanmış olmaktadır. Bu buluşun 1881 yılında ünlü Pierre ve Marie Curie'ye ait oluşu konunun diğer ilginç bir yönüdür. Kuvarsın saat endüstrisinde kullanımı isviçre, Amerika ve Japonya'da aynı döneme rastlamaktadır. Kuvars kullanımı parça sayısını ve zedelenme riskini en aza indirgemektedir. 1968'de Japon Seiko firması ilk elektronik saati üretmiş, 1969'da Amerika'da Pulsar markasıyla elektronik saatler devreye girmiştir. 1982 yılında da, gene Seiko firması tarafından piyasaya video kayıt yapabilen saatler üretilerek teknolojinin sınır tanımadığı kanıtlanmış oluyordu. Bu gelişmelerin yanında 1982 yılında Swatch (Swiss watch) firmasının kuvars kullanımını ucuz saat üretimde başarıyla uygulaması pazarın yaygınlaşmasına öncülük yapmaktadır. Swach, kuvars'ın sağladığı olanaklar sayesinde yalnız 3.9 milimetre kalınlığında, 12.3 gram ağırlığında ve 100 Euro'ya satılabilen kol saati üretmeyi başarmıştır.
Bugün, 25 yıl pil değiştirmeden hayatta kalan, 2100 yılına kadar takvim günlerini kendi ayarlayan, ışık enerjisiyle çalışan, 11.100 metre derinlikte bile su almayan (Bu rekor Bell§Ross markasınındır) , internet?e bağlanabilen, dijital fotograf çeken, müzik ve konuşma kaydeden, tansiyon ölçen hatta konuşan saatler üretilmektedir. Böylesine şaşırtıcı gelişmelere sahne olan bir ortamda, uzmanlar , mekanik ve kuvars yarışmasının bütün hızıyla devam edeceği görüşündedirler.
Ayrıca, son yıllarda üretilen saatlerin bir bölümü pırlanta ve değerli ziynet taşlarıyla bezenerek moda dünyasına girmiştir. Bu saatlerin bazı modelleri yüzbin Euro'ya kadar yükselen fiyatlarla satılmaktadır.
Ayrıca yolunuz Fransa'da Besançon'dan geçerse 2002 Haziran ayında açılmış olan ve saat tarihini gözler önüne seren "Zaman Müzesi" ni ziyaret edebiliriz.
Saat dünyasından daha ayrıntılı ve markalı bilgilere ulaşmak istiyorsanız; http://www.watchvalley.ch
http://performans8.blogcu.com/2082127/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar