bugün

entry'ler (587)

17 mart 2016 sporting braga fenerbahçe maçı

alper potuk'un ibretlik bir kırmızı kart gördüğü maçtır. şöyle ki;

nasıl bir maçta, nasıl bir kırmızı kart gösterilmemelidirin,
nasıl maç yönetilmemelidirin,
isabetsiz bir faul girişiminin ardından nasıl sakatlanmış numarası yapılmamalıdırın,
orta sahada, geride adam varken, takım eksik ve süre uzunken, nasıl ve neden faul yapılmaması gerektiğinin,

kısa bir özetidir. alper potuk'tan ziyade eyyamın kralını yapan hakeme de yuh olsun diyorum. bu tip skora sahip maçlarda, ancak bu kadar kötü bir refleks ile maç yönetilebilir. ben daha önce benzer bir durumda bu kadar çok kırmızı çıkaran bir hakem neredeyse hatırlamıyor gibiyim. olan fenerbahçe'ye oldu. galatasaraylı bir türk olarak derin üzüntü içerisindeyim.

4 5g

hız anlamında yenilikler getirdiği söylenen altyapı segmenti. ancak şöyle bir örnek ile açıklarsak, durumun aslında çok da büyük bir değişimi, şimdilik yaratmayacağı anlaşılabilir:

diyelim ki 100 kilometrelik bir hedef mesafe için, saatte 10 km/saat hız ile ileriyorsunuz. bir anda arabanız canlanıyor ve hızınız 100 km/saat olarak güncelleniyor (sakın duyurulan hızlara-1 filmi 10 saniyede indireceksiniz gibi-inanmayın. bu örnekte de, oldukça afaki bir sayı verilmiştir.)

güncellenen 100 km/saat hızınız ile katedilmesi gereken mesafeyi 10 kat daha hızlı alıyorsunuz. ancak bir şeyi atlıyoruz. bu yolda trafik yok mu? var. o zaman trafiğe, 10 km/saat olan araca nazaran 10 kat daha hızlı gireceksiniz anlamına geliyor bu. ve o da ne? trafikte şöyle bir kural var. trafik ışıkları tam 1 aylık sürelerle renk değiştiriyor. en nihayetinde trafiği açıcı ara ve ana hat bağlantısı yollar yapılmadıkça, o trafik 10 km/saat hızındaki araca kadar uzayabilir. böylece yavaş veya hızlı gitmenin hiçbir manası kalmayacaktır. sözün özü, yolda hızlı gitmek değil, yoldaki engel ve sistematiğin çözülmüş olması gerekmektedir. isterseniz hız sınırını 500 km/saat yapın. alınacak tepki şu olacaktır: "yol kalmadı ki gidecek, ne yapayım ben kaç milyonluk arabayı".

not: belirtmekte fayda var. altyapı hizmetlerinde ilgili yapılanma tamamlanmadan, "tamamlandığı" algısı yaratıldığına dair oluşturulan iddialar ve bu iddialara ilişkin uyarılar yerini bulmuş. başta vodafone olmak üzere, bütün operatörler, reklamlarında siyah bant üzerine beyaz puntolar ile "4.5 g teknolojisi 1 nisan 2016 itibarıyla kullanılabilecektir." benzeri ifadeleri kullanmaya başladılar. aslında bu değişimin çıkış noktası için önemle şu girdimdeki linkleri inceleyebilirsiniz: #31570737

edit: imla(eksik harf ve virgül).

4 5g hız gelmeden gelmiş gibi reklam yapmak

hakkında yaklaşık bir ay evvel "durdurma kararı" alınmış reklamcılık faaliyeti. ancak çok televizyon izleyemediğimden ötürü doğruluğu hakkında kesin yorum yapamayacağım.

http://www.tamindir.com/f...rma-karari-cikti_h-14108/
http://shiftdelete.net/tu...eklami-durduruluyor-68526

2 mart 2016 galatasaray akhisar belediyespor maçı

Douglao'nun kendi kalesine 10. dakikada attığı gol ile, galatasaray'ın 1-0 öne geçtiği karşılaşma.

ayrıca, akhisar belediyespor'un niye böyle bir forma ile mücadele ettiğini inanın anlamak mümkün değil.

orphan

nihayet izleme fırsatı bulduğum, vera farmiga'nın her zamanki gibi şahane oyunculuğuna bayıldığım, 2009 yapımı film.

not olarak düşmemi gerektiren ilginç bir deneyim de yaşattı. bunu ne olur ne olmaz, spoiler ile verelim:

--spoiler--

"filmin son sahnesi ve cümlesini yahu şöyle bir şey yapsalar süper olur" dememin ardından aynen yapıldığını görünce hayran kaldım.

2005 yapımı the ring 2'de, naomi watts tarafından samara karakterine fimin sonunda söylenmiş olan; "i'm not your f... mommy", bu filmde de kendini benzer bir sahne ile tekrarlamış. gerilim ve korku sinemasına ilgi duyanların çok beğeneceğini tahmin ediyorum.

edit: the ring 2 için, 2002 tarihli yazmışım. tekrar okuyunca fark ettim. "the ring" 2002 yapımıdır. "the ring 2" ise 2005 yapımıdır.

--spoiler--

separated at birth

özellikle nba maçlarında ve bazı eğlence programlarında sıklıkla karşılaşılan esprili soru, gönderme. tam böyle olmasa da farklı tipte sorulduğuna da rastlanılmıştır.

bu gece, tv8 ekranlarında da yayınlanan golden state warriors ve oklahoma city thunder maçı'nın canlı yayını esnasında, seyircilerden bir hanımefendiyi seçerek sordular yine.

anlamı, "doğumda mı ayrıldınız? bu nasıl bir benzerlik" şeklindedir. ilgili kişiye, "kayıp kardeşini bulduk" göndermesi yapılarak esprili bir soru yöneltilmesinden ibarettir. benzer eğlence programlarında kiss cam isimli ve yine seyircilerin seçilerek, ekrana yansıtıldığı bir başka uygulama da vardır. içerikleri farklı olsa da sistem ve uygulamaları itibarıyla aynıdırlar.

22 ekim 2015 fenerbahçe afc ajax maçı

yayının sahibi trt'nin neden fenerbahçe'nin ismini "fb" yerine, "fen" olarak yazdığını bir türlü anlayamadığım maç olmaktadır. umarım, ajax'a atfen kullanılan kısaltma olan "ajx" ile eş dursun diye yapılmamıştır.

not: bir galatasaraylı olarak fenerbahçe'ye başarılar dilerim.

türk işçisi

osmanoğlu hanedanı süresince, türk işçisinin sanatsal özellik gerektiren işlerden ve yapıtlardan mahrum kalması kabul edilebilir bir olgu değildir. Ancak ne yazık ki, bu gerçek göz ardı edilemez. türk işçileri, hanedanın siyasi kararları dolayısıyla, tarım ve hayvancılıkta uzman hale getirilmiş; ne yazıktır ki mimari, maden işleme ve benzeri sanatsal tasarımdan uzak kalmıştır. bunu doğrudan osmanlı imparatorluğu'nun kendisine bağlamak pek doğru olmasa da, cumhuriyetin kuruluş dönemi incelendiğinde, yurda dönen türk evlatlarının niteliksiz işçiler olduğu görülmektedir. tarlada sıcağın tam ortasında çalışan binlerce türk işçisi, yurda geldiğinde sanatsal hiçbir işlemi yerine getiremeyeceğini gördüğü gibi, aynı zamanda alım-satıma dayalı ticari faaliyetlerin de gayrimüslim tebaanın elinde olmasıyla şaşkına dönmüştür. pek tabi anadolu coğrafyasında zenginleşmiş türk ticaret ehilleri de mevcuttur. ancak oransal açıdan bakıldığında sanatsal iş ve tasarıma dayalı türk çalışmaları görememekteyiz. görülenleri de az olarak pekala niteyelebiliriz.

yıllar boyunca bir imparatorluğun tüm yükünü çekmiş bu aziz milletin, bu işçi ve haklı milletin neden hiç özgün mimarisi yok veya neden kendi öz tasarım duygusu yoktur şeklinde hayıflanılmamalıdır. zira türk işçileri, imparatorluğun rahat etmesi adına tarlasını ekip biçmiştir. askere gitmiştir. onyıllarca devletine hizmet etmiştir türk işçisi.

türk bağımsızlığının en önemli temellerinden biridir türk işçisi. vatanı, namusu, kardeşi, babası, annesi için durmadan çalışır, çalışır, çalışır... millet sağolsun, vatan sağolsun der. çok zorluklar çekmiştir, hudut boylarında. düşmanla burun buruna gelmiştir.

açlık, savaş, borç...

tüm işçiler cefakardır ama, işte bu yüzden, türk işçisi daha bir acı doludur bana göre.

türk gençliği

rakiplerinin hızlı ve zengin şartlarda ilgili teknolojik ve sosyolojik gelişmeleri kaydettiğini unutmaması gereken aydınlık nesildir. kullandıkları materyallerin yerine hızlı biçimde yeni ve özgün araçlar eklemeli ve gelişimini ilerletmelidir. zira, yıllar sonra günümüzün teknolojik açıdan ilerlemiş ve sağlam enformasyona sahip gençlerinin önüne üretken olmayan bir başka nesil daha çıkacaktır.

birçok milletin bilinen mevcut tarihinden daha eski bir tarihe dayanan atalarının izinden gitmeli, yenilikçi olmalı, üretken olmalı, başkasının değil kendi sisteminin çalışanı olmalıdır.

eleştirileri mevcut sisteme değil kendi akıllarına yöneltmelidir. zira eleştirilen sistem dahi ne kadar acıdır ki, kendi kurduğu sistem değildir. bu gençliğin ömrü uzun olsun. ömrü uzun olsun ki, milletinin yıllar sonraki teknolojik ve sosyolojik gelişmeler dolayısıyla olumsuz etkilenebileceği durumların önüne geçsin.

türk genci bilgisayar üretsin. telefon üretsin. fotoğraf makinesi üretsin. televizyon üretsin. ama sıfırdan üretsin. ana sanayisiyle, yan sanayisiyle, küçük ve büyük tüm işletmeleriyle, ama öncelikle birlik ve beraberliğiyle, çalışarak üretsin. bu topraklar en iyisini hakediyor.

mustafa kemal atatürk

türkler, tarih boyunca yaşadıkları zorlu dönemlerin üstesinden, yine kendi içlerinden çıkardıkları öz evlatları vasıtasıyla gelmeyi bilmişlerdir. işte bu öz evlatlardan biridir atatürk. esarete karşı, bağımsızlık mücadelesini yüzyıllar boyunca sürdürmüş bir milletin en net örneğidir atatürk. öğretmeni, işçisi, avukatı, doktoru, askeri ve tüm ulusuyla birlikte, bir milletin tarih önünde emperyalizme karşı duruşunun adıdır atatürk. devrimdir. emperyalist işgalindeki müslüman ülkelerine bir ışıktır. rabbimin, türk milletini karanlığa terk etmeyişinin kanıtıdır. en zor zamanda, bir halkın çığlığının dinmesi için, rabbim tarafından vesile edilendir.

area 407

dün izlediğim ve aslıda konu ile ilgili bağlantılı filmler arasında iyi olarak da adlandırabildiğim bir film. filmin konusu itibariyle ne söylenirse, hangi benzer film örnek olarak verilirse(kaldı ki bu konuya çok güzel örnekleri var) spoiler kıvamına geçeceğini düşünüyorum. film içerik itibariyle, konunun dışında bulunan aksiyon sahneleriyle geçmekte. anlatılması gereken hikayenin ne olduğunu son 20 dakikada çok net anlayabiliyorsunuz. ya da diğer bir deyişle, başka bir hikaye beklentisi içindeyken aslında çok basit ve düz bir sonuç bizi bekliyor.

bir iki oyuncu dışında, tamamen gerçek izlenimini yaratan oyunculuk kurgusu da fena değil. oyuncular, bütçe-senaryo ikilisi açısından bakıldığında gayet başarılı iş çıkarmışlar. imdb puanı, şahsi görüşüm olarak olması gerektiğinden düşük.

özetle found footage türünü sevenler için izlenebilir bir filmdir.

http://www.imdb.com/title/tt2062661/

found footage

sinemada son 5 senelik süre içerisinde özellikle kendisine yer edinmiş bir tür. kelime manasıyla bulunmuş kayıt anlamına gelen bu türde, karakterler başlarından geçen olayları kaydederler ve daha sonra başka bir ekip bu kayıtları bulur. genel itibariyle bu filmler birbirleriyle bağlantısız kayıtlar ile sergilenebileceği gibi aynı zamanda belirli bir süreyi temsilen bir sıra da oluşturabilirler.

bazı iyi bilinen örnekleri olarak aşağıdakileri sıralayabiliriz:

(bkz: paranormal activity)
(bkz: v/h/s)
(bkz: area 407)
(bkz: the blair witch)
(bkz: cloverfield)
(bkz: rec)
(bkz: quarantine)

manchester united ı ilk defa yenen türk takımı

kendi evinde 40 yıl yenilmeyen manchester united'ı yenen ilk takım fenerbahçe'dir.

ama sorarsanız ki manchester'ı eleyen tek türk takım kimdir diye cevap galatasaray'dır.

galatasaray

şampiyonlar ligi'ne güzel bir kura ile başlangıç yapan takımım.

geçen gün televizyon kanallarının birinde borussia dortmund çıkarsa işimiz zor tarzı yorumlar yapıldı. şüphesiz ki ben de buna katılıyorum. manchester united ile birlikte dortmund'un olması işi son derece zora sokacaktı. son takım çekilirken; cannovaro'nun uğuru sayesinde cluj'un çıktığı sırada geriye kalan takımın borussia dortmund olduğunu görmemle birlikte derin bir nefes aldım.

umarım, avrupa'da kalan tek türk takımı olan galatasarayımız, şampiyonada başarıyı yakalar.

7 ocak 2012 samsunspor galatasaray maçı

selçuk'un golüyle galatasaray 2-2 yi yakaladı. dk 70

7 ocak 2012 samsunspor galatasaray maçı

an itibariyle trt'den dinlediğim spor toto süper lig 19. hafta maçıdır. fakat galatasaray'ın attığı golü anlamam tamamen kendi çabalarımla olmuştur. spiker öyle bir gol yorumu yaptı ki sanki top taca gitmiştir. anlayamadım.

not1: spikerden detaylar: " tuncer, tuncere çarpan... yenal... yenal alıyor... yenal tuncer alıyor..."

not2: hürriyet'in canlı maç anlatım sayfası skoru 3-0 olarak vermekte. adem'in kendi kalesine attığı golü samsun'a yazmışlar. *

beyond magnetic

hate train merak edilen mission metallica videolarının başında çalan intronun müthiş son halidir. kanımca birçok metallica videosunda geçen ara ve giriş şarkılarına burada cevap olarak görülebilir.

keşke albüme de konsaymış dedirten şarkılar bütünüdür aynı zamanda.

edit: küçük bir ekleme yapalım. hell and black piyasada daha önce hellbound adıyla bulunmaktaydı. youtube takipçileri bilirler.

edit2: Just A Bullet Away ise holy revolver adıyla bir kısmı biliniyordu. yine nefis bir düzenlemeyle sunulmuş.

little dog

lou reed ve metallica'nın ortak albümleri lulu'nun 8. parçasıdır.

sözleri:

Little dog who cant get in
Moaning at the bed side
Moaning from each limb

Little dog who cant get in
Can only cry but
Can not swim

Pony legs, little trot
Little dog has to wait a lot

The bigger dog has got his spot
And elbowed him away

Listen to him barking
Listen to him call
Little dog dont have much at all

A puny body and a tiny dick
A little dog can make you sick

If you got the money you can go to the top
The female dog dont care what you got
As long as you can raise that
Little doggie face to a cold hearted pussy
You could have a taste

A taste of what the big dog got
A taste of what the big dog got
The little dog with the one hundred dollar spot
Can run his tongue over the hot in trot
Hot in trot
Run his tongue over the hot in trot

Money can do anything
Money can do anything
Money can do anything
Tell me what you want

My small dog, he want what I got

Wants to run his tongue over my hot spot

Pathetic little dog

Pathetic little dog
The little man follows his nose
Counts his fingers and his toes
He still got those
Pathetic little dog
Pathetic little dog
Following his nose
But it needs my money to buy

Im an up while youre a down
I am an up while youre a down
The spring and the will follow me around
While you sniff your shit in the wind
Sniff your shit in the wind
Money can do anything
Money can do anything
Tell me what it is you want
Just tell me what it is you want
Im an up while youre a down
The spring and the will follow me around

Tell me what it is you want
Tell me what it is you want

You sniff your shit in the wind
Follow me around

Pathetic little dog
Pathetic little dog
Pathetic little dog

junior dad

lou reed ve metallica'nın ortak albümleri lulu'nun 10. parçasıdır.

albümün en uzun(19:29) şarkısıdır.

sözleri:

Would you come to me
If I was half drowning
An arm above the last wave

Would you come to me
Would you pull me up
Would the effort really hurt you
Is it unfair to ask you
To help pull me up

The window broke the silence of the matches
The smoke effortlessly floating

Pull me up
Would you be my lord and savior
Pull me up by my hair
Now would you kiss me, on my lips

Burning fever burning on my forehead
The brain that once was listening now
Shoots out its tiresome message

Wont you pull me up
Scalding, my dead father
Has the motor and hes driving towards
An island of lost souls

Sunny, a monkey then to monkey
I will teach you meanness, fear and blindness
No social redeeming kindness
Or oh, state of grace

Would you pull me up
Would you drop the mental bullet
Would you pull me by the arm up
Would you still kiss my lips
Hiccup, the dream is over
Get the coffee, turn the lights on
Say hello to junior dad
The greatest disappointment
Age withered him and changed him
Into junior dad
Psychic savagery

The greatest disappointment
The greatest disappointment
Age withered him and changed him
Into junior dad

frustration

lou reed ve metallica'nın ortak albümleri lulu'nun 7. parçasıdır.

sözleri:

Frustration
In my lexicon of hate
I see you with your portraiture
Does he love you?
Does he love you too?

The brush strokes
Kiss your breasts and toes
I cry icicles in my stein
The heartbeats flutter
With an abnormal rhythm

The pain shoots through my body
A sword between my thighs
I wish that I could kill you
But I too love your eyes

Youre feeling less whore but you stimulate
The hatred smolders in your eyes
Id drop to my knees in a second
To salivate in your thighs

But all I do is fall over
I dont have the strength I once had
In you and your prickless lover
And his easel in his eyes

I feel the pain creep up my leg
Blood runs from my nose
I puke my guts out at your feet
Youre more man than I
To be dead to have no feeling
To be dry and spermless like a girl

I want so much to hurt you
I want so much to hurt you
I want so much to hurt you
Marry me
I want you as my wife

Spermless like a girl
More man than I
More man than I

Frustration
In my lexicon of hate
Youre feeling less like a whore but you
Stimulate

All I do is fall over
I dont have the strength I once had
All I do is fall over
I dont have the strength I once had

I want you so much to hurt you
I want so much to hurt you
I want so much to hurt you
I want you as a wife

Frustration is my lexicon of hate
Frustration is my lexicon of hate
Fru fru frustration, my lexicon of hate

I cry icicles
Heartbeats flutter
Abnormal rhythm

I wish that I could kill you
But I too love your eyes
I want you as my wife
I want you as my wife
Spermless like a girl

Lucky in feeling
More man than I
Marry me, marry me, marry me
I want you as a wife
Spermless like a girl
Puking my guts at your feet
More man than I
Fru fru fru frustration
Frustration
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.