bugün
- güne acı bir gerçek bırak3
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var5
- oyum ak partiye2
- sözlüğün manyak dolu olması5
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- evli bir adama aşık oldum sözlük19
- ona bir cümle bırak2
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- uzak durulması gereken insanlar2
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı16
- from gold from dust28
- yapay zeka moderatör tatlişliği2
- öbür sözlükten gelen yazarlar3
- sevgililer2
- recep tayyip erdoğan30
- fiziği güzel sözlük kızları56
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- birine aşık olup kafayı yemek9
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı9
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı8
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- fatma betül sayan kaya69
- senin aklini alirim9
- kadının en öpülesi yeri11
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita16
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- kuran da namazın olmaması12
- şampuan yerine saç kremi almak6
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- asrın soygunu10
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- sabahın köründe işe giden ezik13
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- sydney sweeney'in memeleri6
- memeleri kafam kadar kız24
- ups boobs ve diğer sözlük kızları5
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek5
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek5
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- uğurcan çakır8
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek12
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
1983 yapimi harika film. yonetmenligini francis ford cappola 'nın yaptigi matt dillon , nicolas cage , mickey rourke gibi asmis aktorlerin oynadigi mukemmel film.
(bkz: rusty james)
mickey rourke un sessiz konuşmaları ile süslü mükemmel finali olan harika bir filmdir.
--spoiler--
tren garında abinin geliş sahnesi bünyeyi fazlasıyla etkiler.
--spoiler--
--spoiler--
tren garında abinin geliş sahnesi bünyeyi fazlasıyla etkiler.
--spoiler--
rusty james in bazı sahnelerde acayip derecede ersan ilyasova ya benzediği, siyah beyaz ın en çok yakıştığı film.
filmin en etkileyici yönlerinden biride görselliğidir.
tüm film siyah beyazdır yalnızca siyam balıkları renklidir.
bu bakımdan schindler'in listesi ile (kırmızılı kız) benzerlik taşır.
tüm film siyah beyazdır yalnızca siyam balıkları renklidir.
bu bakımdan schindler'in listesi ile (kırmızılı kız) benzerlik taşır.
matt dillon' un asi ve yolunu kaybetmiş genç rolünde harikalar yarattığı film.
mickey rourke'un *mimikleri olmasa bu kadar etkileyici olmamasi muhtemel, matt dillon'un asi hareketleriyle kendine ve abisine* hayran biraktigi, siyah beyaz film. filmde renkli olan tek kare siyam baliklarinin gosterildigi karedir ayrica. bulunmasi cok zor, izlenmemis olmasi buyuk kayip olan filmlerden biridir.
(bkz: siyam baligi)
(bkz: siyam baligi)
(bkz: siyam baligi)
francis ford coppola'nın 1983 yılında düşük bir bütçeyle çektiği siyah beyaz şaheseridir.filmde renkli görülen tek şey balık hayvanlarıdır.coppola gibi bir sinema dehasının yönettiği bu filmin kadrosu da en az bu kadar iyidir.mickey rourke, nicolas cage** matt dillon, laurence fishburne gibi sağlam oyuncuların oynadığı filmde mickey rourke oynadığı the motorcycle boy rolü ile sinema tarihinin belkide en karizmatik kişiliğini ortaya çıkarmıştır.
bitirilip bitirilip izlenesi sağlam bir filmdir.filmde çete savaşları metaforunda aile kurumuna daha da özelde abi-kardeş ilişkilerine sert bir bakışla bakılmıştır.
bitirilip bitirilip izlenesi sağlam bir filmdir.filmde çete savaşları metaforunda aile kurumuna daha da özelde abi-kardeş ilişkilerine sert bir bakışla bakılmıştır.
matt dillon'ın genç bir yıldız olmasını sağlayan, muhteşem francis ford coppola filmi. en sevdiğim film. yansıttığı asi duygular, matt dillon ve mickey rourke'un belki de en iyi oyunculuklarını sergilemesi, diane lane'in, "bir kadın bir filme bu kadar yakışır" dedirtmesi.. herşeyiyle sinema tarihinin en iyi filmidir benim gözümde.. ayrıca (bkz: rusty james)
benny karakteriyle tom waits'e rastlıyoruz. üstad yine $arkılı.
affet beni mickey rourke diyoruz. adam pek afili, pek havalı.
film bitince bir sigara yakıyoruz. ev sarı-siyah, ortam dumanlı.
affet beni mickey rourke diyoruz. adam pek afili, pek havalı.
film bitince bir sigara yakıyoruz. ev sarı-siyah, ortam dumanlı.
bir çırpıda izlenilecek, tadı damağınızda kalacak yıldızlar geçidi.
nehrin yanlış yakasında, yanlış zamanda..
nehrin yanlış yakasında, yanlış zamanda..
mickey rourke un motocycle boy karakteriyle gönlümüze taht kurduğu,her izleyişte abi sevgisini doruklara ulaştıran francis ford coppola filmi..
tarihi bir film. mickey rourke her filmde olduğu gibi yine inanılmaz bir performans göstermiştir. o zamanda gençliğinin, karizmasının ve yakışıklılığının da yardımıyla efsanevi motorcyle boy'u kolaylıkla oynamıştır. bu arada motorcyle boy; zeki, yakışıklı ve eskilerde lider vasfı kudurmuş bir şekilde ortada olan fakat mahalleye yıllar sonra geri döndüğünde bu işlerden sıkılmış, artık immanual kantın kavramlarına hakim bir arkadaşımız olarak bizim karşımıza çıkıyor. kendisi hakkında asla çözümlenemeyen şey ise; deli olup olmadığıdır.
coppola nın ciddi anlamda eser verebileceğini gösterdiği yüksek kontrast siyah beyaz 1983 tarihli filmi. mickey rourke ve matt dillon lı kadrosuna amca torpili ile entegre edilen nicholas cage de mevcut. bol sisli ve dış dünyadan kopuk çizilmiş bir dünyada sci-fi ye kaçmadan, frank miller çizgi romanlarından fırlamış gibi çizilmiş etkileyici görüntüler.
---olası spoiler ibaresi---
genel çerçevesi itibariyle biraz rebel without a cause ortamına benzer ve mod türevi serseri stili bir açılış yapan film sonradan karakter olarak ağırlaşıyor. açılıştaki kavga bölümünde az kalsın beat it çalmaya başlayacak sandığımı söyleyeyim. zira bu teatral kavga bölümü beat it in klibi ile fazlası ile benzer. ikisi de bir yıl arayla yapıldığına göre hangisi sonra çekildiyse biraz intihal olabilir.
sürekli sislerin içinde ve renksiz bir dünya resmedilirken, bulutlar ile sık sık yer değiştiren zaman analojisi fazla vurgulanmış. burada özellikle devasa saatin olduğu sahne gibi çok etkileyici kadrajlar var. bu fotografik görüntü ve kadraj başarısı açısından coppola nın en beğendiğim filmi diyebilirim.
bunun dışında arada fazla ağırlaşan sin city benzeri çekimler ile film noir arasında gidip gelen eski usül gölgeler arasında (ki burada rusty james in kendi ölümü üzerine yaşanacaklara bir göz atması anlamında bi astral yapıp geleyim olayı biraz saçma gibiydi) motorcylcle boy un tüm filmin anahtarı bir üst insan olarak sunulmasının sebebi ise muğlak. her şeyi yapabilme kapasitesine sahip fakat yapmaya değer hiç bir şey bulamayan, toplumun biraz üzerinde seyreden anksiyetik yapısıyla sürgündeki kral, bu anlamsızlık ortasında yapılmaya değer bir şey olarak balıkları nehre atmaya karar veriyor.
tabi olay bu kadar sığ değil. küçük bir alanda sıkışmak yerine büyük bir nehirde kavga etmeden yaşayabilecek balıklar ile rusty james e verdiği denize kadar hiç durmadan gitmesi korelasyonu alenen göze batıyor. nehrin büyüklüğü ile bürbirlerinden koparak sonunda yaşayabilme özgürlüğü kazanan balıklar gibi, rusty james de kendi küçük, kavgacı ve karanlık ortamından koparak sonunda denize ulaşır. tüm filmin sissiz ve açık güneş altında ferahlayan tek karesi olan bu final bölümü karakterin arınma ve hesaplaşmayı göze aldığını gösterir. (annesinin deniz kenarında olması, california vb. de bu hesaplaşmanın içindedir.)
finaldeki çözülmenin ikinci katmanı ise renk körlüğü ile ilgili. film boyunca renk körü ya da tamamen siyah beyaz görme gibi grotesk bir rahatsızlıkla çizilmiş iki karakter film sonunda kısmen değişime uğruyor. tamamen renksiz gören ve kendi sonunu bilerek hayvanları serbest bırakarak hazırlayan motorcycle boy, kendi gibi dünyayı renksiz gören hayvanları özgürleştirerek kendini anlamsızlıktan ayırıyor. bu anlamda motorcylcle boy un film boyunca bir bebek gibi sürekli etrafa sakin, anlamlandırmaya çalışan bakışları, bu hayvani dürtüsel saflık ile birleşiyor.
yine bu noktada balıkları nehre döken rusty james polis arabasının camında kendi yansımasını renkli olarak görüyor. bu çözülmeye karşıt olarak kendi görüntüsünü yumruklaması, pet shop da balıkların ayna tutulduğunda kendilerine saldırmasının apaçık bir izdüşümü. bu kısıtlanmışlık içerisinde hapsolmuş olan rusty james sonunda denize varan bir nehir gibi dinginleşiyor. bunu da daha önce belirttiğim gibi sebepsel olarak anlamlandırılmayan motorcylcle boy bir aziz olarak kendini feda ederek ona veriyor.
---olası spoiler ibaresi bitti---
tüm filmin sonunda çözülmesi ve finaldeki sembolist anlatımları, grotesk mekan oluşumu ve tarkovsky benzeri fotografik yüksek kontrastlı harika çekimleri ile coppola filmografisinin apocalypse now ile birlikte en özgün ve başarılı işi. tabi yine de olayın kökensel illiyet bağını esnetmemekten mütevellit senaryonun biraz ortada kalması ve dahi nihayetinde diyalog ve script anlamında amerikan dekadansı ile masumane bir katharsisi birleştiren yapısının bipolar niteliğinin biraz heterojen durduğunu, yine de bunun kabul edilebilirliğini de belirtelim.
mahallenin pis üçlüsü (lucas-spielberg-coppola) bu kez iyi iş çıkarmış, hakkını yemeyelim..
---olası spoiler ibaresi---
genel çerçevesi itibariyle biraz rebel without a cause ortamına benzer ve mod türevi serseri stili bir açılış yapan film sonradan karakter olarak ağırlaşıyor. açılıştaki kavga bölümünde az kalsın beat it çalmaya başlayacak sandığımı söyleyeyim. zira bu teatral kavga bölümü beat it in klibi ile fazlası ile benzer. ikisi de bir yıl arayla yapıldığına göre hangisi sonra çekildiyse biraz intihal olabilir.
sürekli sislerin içinde ve renksiz bir dünya resmedilirken, bulutlar ile sık sık yer değiştiren zaman analojisi fazla vurgulanmış. burada özellikle devasa saatin olduğu sahne gibi çok etkileyici kadrajlar var. bu fotografik görüntü ve kadraj başarısı açısından coppola nın en beğendiğim filmi diyebilirim.
bunun dışında arada fazla ağırlaşan sin city benzeri çekimler ile film noir arasında gidip gelen eski usül gölgeler arasında (ki burada rusty james in kendi ölümü üzerine yaşanacaklara bir göz atması anlamında bi astral yapıp geleyim olayı biraz saçma gibiydi) motorcylcle boy un tüm filmin anahtarı bir üst insan olarak sunulmasının sebebi ise muğlak. her şeyi yapabilme kapasitesine sahip fakat yapmaya değer hiç bir şey bulamayan, toplumun biraz üzerinde seyreden anksiyetik yapısıyla sürgündeki kral, bu anlamsızlık ortasında yapılmaya değer bir şey olarak balıkları nehre atmaya karar veriyor.
tabi olay bu kadar sığ değil. küçük bir alanda sıkışmak yerine büyük bir nehirde kavga etmeden yaşayabilecek balıklar ile rusty james e verdiği denize kadar hiç durmadan gitmesi korelasyonu alenen göze batıyor. nehrin büyüklüğü ile bürbirlerinden koparak sonunda yaşayabilme özgürlüğü kazanan balıklar gibi, rusty james de kendi küçük, kavgacı ve karanlık ortamından koparak sonunda denize ulaşır. tüm filmin sissiz ve açık güneş altında ferahlayan tek karesi olan bu final bölümü karakterin arınma ve hesaplaşmayı göze aldığını gösterir. (annesinin deniz kenarında olması, california vb. de bu hesaplaşmanın içindedir.)
finaldeki çözülmenin ikinci katmanı ise renk körlüğü ile ilgili. film boyunca renk körü ya da tamamen siyah beyaz görme gibi grotesk bir rahatsızlıkla çizilmiş iki karakter film sonunda kısmen değişime uğruyor. tamamen renksiz gören ve kendi sonunu bilerek hayvanları serbest bırakarak hazırlayan motorcycle boy, kendi gibi dünyayı renksiz gören hayvanları özgürleştirerek kendini anlamsızlıktan ayırıyor. bu anlamda motorcylcle boy un film boyunca bir bebek gibi sürekli etrafa sakin, anlamlandırmaya çalışan bakışları, bu hayvani dürtüsel saflık ile birleşiyor.
yine bu noktada balıkları nehre döken rusty james polis arabasının camında kendi yansımasını renkli olarak görüyor. bu çözülmeye karşıt olarak kendi görüntüsünü yumruklaması, pet shop da balıkların ayna tutulduğunda kendilerine saldırmasının apaçık bir izdüşümü. bu kısıtlanmışlık içerisinde hapsolmuş olan rusty james sonunda denize varan bir nehir gibi dinginleşiyor. bunu da daha önce belirttiğim gibi sebepsel olarak anlamlandırılmayan motorcylcle boy bir aziz olarak kendini feda ederek ona veriyor.
---olası spoiler ibaresi bitti---
tüm filmin sonunda çözülmesi ve finaldeki sembolist anlatımları, grotesk mekan oluşumu ve tarkovsky benzeri fotografik yüksek kontrastlı harika çekimleri ile coppola filmografisinin apocalypse now ile birlikte en özgün ve başarılı işi. tabi yine de olayın kökensel illiyet bağını esnetmemekten mütevellit senaryonun biraz ortada kalması ve dahi nihayetinde diyalog ve script anlamında amerikan dekadansı ile masumane bir katharsisi birleştiren yapısının bipolar niteliğinin biraz heterojen durduğunu, yine de bunun kabul edilebilirliğini de belirtelim.
mahallenin pis üçlüsü (lucas-spielberg-coppola) bu kez iyi iş çıkarmış, hakkını yemeyelim..
american history x in bundan esinlenmiş olması muhtemel film.
modern erkeğin güç ve liderlik olgusuna olan özlemini ve bunun yol açabileceği kişilik travmalarını inceler.
--spoiler--
film siyah -beyaz siyam balıkları renklidir. siyam balıklarının üreme döneminde rekabetini ve iki erkek balığın asla yan yana konulamayacağını söylerler. insandaki ve özellikle erkekteki güç arayışı kendini kabul ettirme isteği, alfa erkeği olma heveslerini başarılı olarak yansıtan bir kült.
--spoiler--
modern erkeğin güç ve liderlik olgusuna olan özlemini ve bunun yol açabileceği kişilik travmalarını inceler.
--spoiler--
film siyah -beyaz siyam balıkları renklidir. siyam balıklarının üreme döneminde rekabetini ve iki erkek balığın asla yan yana konulamayacağını söylerler. insandaki ve özellikle erkekteki güç arayışı kendini kabul ettirme isteği, alfa erkeği olma heveslerini başarılı olarak yansıtan bir kült.
--spoiler--
--spoiler--
Renk körü Motorcycle boy siyam balıklarına tutkundur. Çünkü renkli görebildigi yegane objeler bunlardır.
Motorcycle boy öldüğünde o ana kadar siyam balıkları dışında siyah beyaz olan film renklenir.
Coppola'nın Renksizliği ya da Renkleri olay örgüsünün bir parçası haline getirmesi oldukca ilginçtir.
--spoiler--
Renk körü Motorcycle boy siyam balıklarına tutkundur. Çünkü renkli görebildigi yegane objeler bunlardır.
Motorcycle boy öldüğünde o ana kadar siyam balıkları dışında siyah beyaz olan film renklenir.
Coppola'nın Renksizliği ya da Renkleri olay örgüsünün bir parçası haline getirmesi oldukca ilginçtir.
--spoiler--
bohemliğin zirve yaptığı nihilizm filmi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar