bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- gizli hesap6
- en sevmediğin insan tipleri7
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- tai lung42
- bir kızla dalga geçmek3
- mavi göz7
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- gece vardiyası yazarlar4
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- tupac amaru shakur2
- çok zeki olmayan çok düşünmeyen güzel kız2
- iyi geceler6
- claudian clouds22
- askerliğin gençler için faydalı olması5
- eva murati3
- ikinci defa askere gitmek5
- kahverengi gözlü olmak4
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- pazar gecesi3
- herkesin tavsiye verdiği insan3
- deneme entry si2
- yalnız ölmek4
- islam'ın hak dini olması6
- gece geç saatte ışığı yanan evler4
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- kitap kapakları3
- namazın amacı6
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- anın görüntüsü25
- özbek kadınlar14
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- uludağ itiraf10
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması3
- friedrich hegel la bi cay icek12
- sözlük whatsapp grupları13
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- melissa vargas7
- beypazarı maden suyu2
- entrylerimin hala beğenilmesi3
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- sarapci koala47
farkındayım sözlük, fazla akademik kaçtı. millet formata uyacağım diye entry sıçarken, roman yazmak ne lan? her neyse. 300-500 sayfalık, upuzun, akıl dolu bir öykü yazma eylemi; yazarların işi.
kendisi büyük bir birikim gerektirmekle beraber 15 yaşında dahi gerçekleştirilebilir. roman yazacak insanın öncelikle kompozisyonlarında, anlatımlarında başarılı olması gerekir. konuşma özürlü dahi olsa roman yazabilecek kadar yetenekli bir insan kelimeleri toparlayıp mantıklı cümleler kurabilir. mesela 18 saat bilgisayar oynayıp 1 saat sıçıp 5 saat uyuduğum günlerde edebi kişiliğim sayesinde insanlarla iletişim kurabilmekteydim ben, bak nereden belli yazar olduğum. her neyse.
iyi gözlem yapabilmeyi gerektirir. roman yazacak insanın diğerlerinden farklı olması gerekir ki çoğu romancının hayatı incelendiğinde bu fark edilebilir. romancı herkes eğlenirken kenarda gözlükleriyle kitap okumak zorunda değildir illa ki, okullardaki şu minik gözlüklülerin hiçbiri yazar olamaz, istedikleri kadar okusunlar. birikim ve zeka gerektirir; çünkü gözlemleyebimek için zehir gibi bir beyin gerekir. bu gözlemlemek "dün tersine havaifişek, bugün hilal şeklinde sıçtım" değildir; yazılacak konu hakkında, kitaba dökülse milyonlarca sayfa çıkaracak bir gözlemdir beyinde. mesela dostoyevski insanın ruh yapısını anlatmıştır, bunu yapabilmesi için insan ruhunu müthiş bir gözlemle irdelemesi gerekir, bunu yapabilmek için de herkes eğlenirken bir yandan düşünmeli, "ne yapıyor lan bunlar?" demelidir. kafasının içinde saniyede 11 bin kilometre hız yapmalıdır farklı düşünceleri, hepsini uç uca bağlasan bağlanmayacak, uçuk, farklı düşüncelerdir hepsi; o yüzden bir romancı için 15-20 kitap yazmak zor değildir, beynindekilerin en fazla %1'lik bir kısmını dışarı atabilmiştir aslında. yani aslında roman yazmak beyindekileri yazıya dökmektir, sadece bu. beyindekini yazıya dökebilmek ise apayrı bri yetenek gerektirir; işte bu yeteneklerin tümü yukarda saydığım, roman yazmanın gereklilikleridir. mesela roman yazmak konusunda bile bir roman yazabilirim şuan, ama yanılmıyorsam 10 bin karakter sınırı var, göt gibi kalmak istemiyorum sözlük. neyse,
kişiyi en mutsuz zamanında mutlu edebilen, farklı dünyalara alıp götürebilen bir iştir. tüm bu mutluluk, heves, heyecan "basılır mı bu kardeşim?" diyen yayınevi tarafından sömürülür orası ayrı. yine de değerdir, kendi yarattığın karakterle dost olmak, gece uyurken "yarın ne yapacak lan bu ibne?" diye düşünmek, bir taraftan beyindekileri yazıya aktarmaya çalışırken diğer taraftan zamanla yarışmak, unutmamaya; yazabilmeye çalışmak ve fazlası...
güzel iştir vesselam.
kendisi büyük bir birikim gerektirmekle beraber 15 yaşında dahi gerçekleştirilebilir. roman yazacak insanın öncelikle kompozisyonlarında, anlatımlarında başarılı olması gerekir. konuşma özürlü dahi olsa roman yazabilecek kadar yetenekli bir insan kelimeleri toparlayıp mantıklı cümleler kurabilir. mesela 18 saat bilgisayar oynayıp 1 saat sıçıp 5 saat uyuduğum günlerde edebi kişiliğim sayesinde insanlarla iletişim kurabilmekteydim ben, bak nereden belli yazar olduğum. her neyse.
iyi gözlem yapabilmeyi gerektirir. roman yazacak insanın diğerlerinden farklı olması gerekir ki çoğu romancının hayatı incelendiğinde bu fark edilebilir. romancı herkes eğlenirken kenarda gözlükleriyle kitap okumak zorunda değildir illa ki, okullardaki şu minik gözlüklülerin hiçbiri yazar olamaz, istedikleri kadar okusunlar. birikim ve zeka gerektirir; çünkü gözlemleyebimek için zehir gibi bir beyin gerekir. bu gözlemlemek "dün tersine havaifişek, bugün hilal şeklinde sıçtım" değildir; yazılacak konu hakkında, kitaba dökülse milyonlarca sayfa çıkaracak bir gözlemdir beyinde. mesela dostoyevski insanın ruh yapısını anlatmıştır, bunu yapabilmesi için insan ruhunu müthiş bir gözlemle irdelemesi gerekir, bunu yapabilmek için de herkes eğlenirken bir yandan düşünmeli, "ne yapıyor lan bunlar?" demelidir. kafasının içinde saniyede 11 bin kilometre hız yapmalıdır farklı düşünceleri, hepsini uç uca bağlasan bağlanmayacak, uçuk, farklı düşüncelerdir hepsi; o yüzden bir romancı için 15-20 kitap yazmak zor değildir, beynindekilerin en fazla %1'lik bir kısmını dışarı atabilmiştir aslında. yani aslında roman yazmak beyindekileri yazıya dökmektir, sadece bu. beyindekini yazıya dökebilmek ise apayrı bri yetenek gerektirir; işte bu yeteneklerin tümü yukarda saydığım, roman yazmanın gereklilikleridir. mesela roman yazmak konusunda bile bir roman yazabilirim şuan, ama yanılmıyorsam 10 bin karakter sınırı var, göt gibi kalmak istemiyorum sözlük. neyse,
kişiyi en mutsuz zamanında mutlu edebilen, farklı dünyalara alıp götürebilen bir iştir. tüm bu mutluluk, heves, heyecan "basılır mı bu kardeşim?" diyen yayınevi tarafından sömürülür orası ayrı. yine de değerdir, kendi yarattığın karakterle dost olmak, gece uyurken "yarın ne yapacak lan bu ibne?" diye düşünmek, bir taraftan beyindekileri yazıya aktarmaya çalışırken diğer taraftan zamanla yarışmak, unutmamaya; yazabilmeye çalışmak ve fazlası...
güzel iştir vesselam.
çok zor iş, emek, disiplin, fedakarlık gerektiren. kesinlikle planlı ve programlı yazmak gerekiyor. kurguyu gece yapıp, yazıya sabahın erken saatlerinde aktarmak, kafa dinlenmişken. fakat kişiye göre de değişir bu. yani belki adam gecenin köründe daha iyi yazıyor da olabilir.
dil bilgisi yeteneğiniz, cümleleriniz, olay örgünüz, üslûbunuz... hayal gücü olmadan hepsi birer hiç.
en sancılı dönemi başlangıcıdır bir roman yazmanın.
çocuk doğurmaya benzer.
en sancılı dönemi başlangıcıdır bir roman yazmanın.
çocuk doğurmaya benzer.
kesinlikle ara verilmemesi gerekilen eylem. zira sonra ahmet ali gibi davranmaya başlıyor, ali mehmet gibi. fakat güzel şey. gündelik telaşlardan arınıp alabildiğine yazmalı insan, diye düşünyorum. yazdıkça gençleşiyor, daha da yakışıklı oluyorum. masa konuşuyor benimle, ben doludizgin anlatıyorum on kw elektirik parasına bütün hikayemi.
ilham geldiği anda akla bir konunun gelmesi üzerine yapılabilecek eylemdir. zaman zaman aklıma alternatif bir roman konusu geliyor. o sırada deli gibi bir yazma isteği oluşuyor içimde. her şeyini kurguluyorum kitabın. ama sonra ilham kaçıveriyor, benim de yazma isteğim gidiyor haliyle. bu ilham tuvalette sıçarken de gelebilir. ve ilginç olanı, tuvaletten çıktığınız anda kaçmasıdır.
geçen gece empati'yi okumuş, yatağa uzanmış uyumaya çalışıyordum. saat 4:30 falan olmasına ve deli gibi uykumun olmasına rağmen beynimi kemiren bir yazma isteği var. bilgisayar başına geçip yazacağım ama zaten en ufak tıkırtıya uyanan annemin klavyeden çıkacak seslere uyanacağını bildiğimden yapamıyorum.
içimde kaldı be sözlük o fikir. eridi gitti aklımda. şimdi de yazmak istemiyorum. o ana geri dönebilsem keşke...
olsun, ilerideki en büyük hayalim yine de. şöyle başarılı bir yazar olursam her fikrimi değerlendireceğim.
geçen gece empati'yi okumuş, yatağa uzanmış uyumaya çalışıyordum. saat 4:30 falan olmasına ve deli gibi uykumun olmasına rağmen beynimi kemiren bir yazma isteği var. bilgisayar başına geçip yazacağım ama zaten en ufak tıkırtıya uyanan annemin klavyeden çıkacak seslere uyanacağını bildiğimden yapamıyorum.
içimde kaldı be sözlük o fikir. eridi gitti aklımda. şimdi de yazmak istemiyorum. o ana geri dönebilsem keşke...
olsun, ilerideki en büyük hayalim yine de. şöyle başarılı bir yazar olursam her fikrimi değerlendireceğim.
artık bir hayalden ibaret olmak üzere olan eylemdir.
emek sabır az tutamda hayal gücünün birlikte kokteyl yapıldıktan sonra ortaya çıkan görsel şölendir roman.
Okulu yoktur. edebiyat üzerine bir fakülte mezunu olmanızı gerektirmez. herkes yazabilir ve hiç kimse yazamaz. yazmak için çok okumak gereklidir. ilham gelir ve gerçekten isterseniz yazarsınız. kitabınız basılmaya layık görülürse, inanılmaz bir mutluluk verir insana. abartmıyorum seks yapmaktan daha çok haz verir.
zordur. zamanı iyi ayarlamak, karakterleri iyi betilmlemek, anlatım bozukluğu yapmamak ve gerçekten olayı biraz yaşamak gerekir. hakikaten kasar, biraz psikopat işidir.
Derin bir kültürel birikim veyahutta kültürel birikimin içselleştirileceği kıvrak bir zekayı gerektirir. Disiplin ise daha sonraki aşamadır.
joseph conradın dediği gibi "her satırında haklı çıkmak" gibi zor bir amaca yönelmektir.
yazmam için tek bir engelimin olduğudur...
fantastik roman yazmayı düşünüyorum. kurgu olaylar hatta bazı diyaloglar bile hazır fakat kahramanların isimleri, bilhassa ana kahramanın ismi konusunda çıkmaza girdim. lan fantastik bir olayı anlatıcam ama ana kahramanımın adı mahmut olsun istemiyorum. yabancı isim koyarsam da yabancı özentisi durumuna düşücem. lan napıcam ben bi yardım fena olmaz.
fantastik roman yazmayı düşünüyorum. kurgu olaylar hatta bazı diyaloglar bile hazır fakat kahramanların isimleri, bilhassa ana kahramanın ismi konusunda çıkmaza girdim. lan fantastik bir olayı anlatıcam ama ana kahramanımın adı mahmut olsun istemiyorum. yabancı isim koyarsam da yabancı özentisi durumuna düşücem. lan napıcam ben bi yardım fena olmaz.
aynı sekilde bende bir roman yazıyorum fantastik karakterlerde belli olayda lan bir türlü zaman bulamıyorum 2 senedir. 63. Sayfadayım
kafa ve göt ister.
ansiklopedi yazmaktan daha kolay olan.
çok basit bak önce e ve t nin yanındaki f nin üstündeki r yi bulun. buldunuz mu? bulanlarla devam edelim. şimdi ı ve p nin yanındaki, l nin üzerindeki o yu bulmak, lazım.
of ya sahiden zormuş. o dedim de aklıma o geldi. harbiden o...'ymuş ya o da. bak kaçtı keyfim yine man yazamıycam şimdi. man'ı da başkası anlatsın.
çok basit bak önce e ve t nin yanındaki f nin üstündeki r yi bulun. buldunuz mu? bulanlarla devam edelim. şimdi ı ve p nin yanındaki, l nin üzerindeki o yu bulmak, lazım.
of ya sahiden zormuş. o dedim de aklıma o geldi. harbiden o...'ymuş ya o da. bak kaçtı keyfim yine man yazamıycam şimdi. man'ı da başkası anlatsın.
ilginç bir durum halidir bence. bazı amatör deneyimlerimden kasıtla söylediğim bir ilginçlik bu. kurgu sistematiğinin içindeyken duyularınız açılır iyice. ilginç şeyler yaşarsınız, çok ilginç ayrıntılar yakalarsınız. bol hayal kurmanın da meyvesidir. şimdilerde sevgilimle yazacağım romanı düşünüyorum mesela. ilginç. evliliğimizde mutfakta yazılacak birçok sayfası.kahramanlar bekliyor. zihnimin çeperinde de sevgilim bekliyor. ismi ne olsa acaba?*
balzac'a göre roman yazmak:
Cemiyet hayatına girmeyen roman yazamaz, cemiyete giren de, roman yazmaya vakit bulamaz.
Cemiyet hayatına girmeyen roman yazamaz, cemiyete giren de, roman yazmaya vakit bulamaz.
zor iştir.
henüz karar verme aşamasında bile yoruldum.
henüz karar verme aşamasında bile yoruldum.
Roman yazmak bir bina yapmak gibidir. Bina yapmak için önce bir yer tespit edilir, sonra proje hazırlanır ve inşaat başlar. Binada ki proje romandaki kurguyu anlatır. Binanın sağlam olması için projeye uyulması gerekir. Aynı bunun gibi romanda da kurguya sadık kalmak şarttır.
Binada kum, çimento, tuğla neyse romanda da gözlem odur. Yani gözlem yapmadan roman yazmak imkansızdır.
Tıpkı bir binanın boya ve işlemelerle süslenmesi gibi roman da dil ve anlatımla süslenir.
Binada kum, çimento, tuğla neyse romanda da gözlem odur. Yani gözlem yapmadan roman yazmak imkansızdır.
Tıpkı bir binanın boya ve işlemelerle süslenmesi gibi roman da dil ve anlatımla süslenir.
Sessiz ve sakin ortamlarda yapılacak aktivite.
Bir süredir uğraştığım şey, insan okurken okuyup geçiyor ama çok zormuş, tırı vırı bir hikaye yazmak bile zor, adamlar 500 sayfayı Nasıl yazıyor helal olsun.
hikaye yazmak gibi değildir. bir yazar romanı günlük gibi tutar. roman bitene kadar karakteri yaşattığı gibi kendi de yaşar.
Kafa isteyen iş. Evet.
Bitirmenin mutluluğu tarif edilemez
Özellikle okundukça gelen güzel yorumlar..
Özellikle okundukça gelen güzel yorumlar..
bir süredir yazıyorum. 1936 senesinden başlayıp günümüze kadar gelen ve balattaki bir sokakta geçen romanı yazarken şunu farkettim, insan yazdıkça açılıyor. şuan iyi gittiğini düşünüyorum. inşallah bir gün raflarda "süslü selamet sokağı" adlı eserimi görmek nasip olur. amin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar