bugün
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak16
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz2
- ismail kartal20
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır7
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- görükle den moskova'ya yürümek3
- mutlu günleri beklemek15
- en lezzetli balık12
- sabahları sevilen şeyler5
- ahmet kaya3
- yeni evli çift aktiviteleri12
- vajinaya dil atmak16
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- nervio abla15
- sözlük kızlarının çorapları11
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- yerde para bulmak8
- güney kore34
- gece uyanıkları3
- kimsenin sizi sevmemesi16
- kedimin yatağıma kusması6
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- motorsiklet5
- ıspartalıları sevmemek8
- ümit kocasakal19
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- from gold from dust36
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- en son ne aldınız13
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- para kazanmak6
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- nervio tarzı entry girmek24
- mersin10
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz6
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- instagram da artan erotizm sebebi10
- porsche4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- sinemada yiyişen sevgililer9
- ayağa boşmalmak10
- kuru amlı10
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı9
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması4
sağlık bakanıdır.
karantinaya alınan kişinin durumunun iyi olduğunu söyleyen zaten domuz gribinden ölenlerin sayısının çok az olduğunu da ekleyen sağlık bakanı. bu olaylardan önceki açıklamalarında ''domuz gribi türkiye'ye gelmez korkmaya gerek yok'' tadında açıklamalar yapmıştı.
19 haziran 2009 bilkent üniversitesi mezuniyet töreninde , siyaset bilimi öğrencilerinin atatürk posterleri açarak yuhaladığı ve tüm öğrenci , veli ve hatta bazı öğretim üyelerinin katıldığı bir protestoya maruz kalan bakan.
http://www.facebook.com/....?v=98939942329&ref=nf
ha bir de ;
(bkz: mustafa kemal in askerleriyiz)
http://www.facebook.com/....?v=98939942329&ref=nf
ha bir de ;
(bkz: mustafa kemal in askerleriyiz)
sağlık sistemimizin başında olmaması gereken şahsiyet.
bilkent üniversitesi'nde asrın ayarını almış islamcı politikacı. hükümetine biat etmeyen gençler ve aileleri atatürk posterlerini kaldırıp yuhalamışlar. belki de bilkent üniversitesi'ni ergenekon kapsamında toptan içeri tıkmalı. kampüsünde de kazı yapılabilir.
bilkentlilere,yani ülkenin en zengin veletlerine 3.dünya insanı muamelesi yapmış insan. (bkz: cami duvarına işemek)
(bkz: 1 ayar alındı)
Bilkent üniversitesindeki konuşması sırasında ayar yemiş sağlık bakanı
+Ben bugün bilkent üniversitesine ...
-yuuuuuhhhh
+Ben şu anda bilkent üniversitesinde miyim,üçüncü dünya üniversitesindeyim anlama...
-yuuuuuuhhhhhhhhhhhhhhhhhh
+aranızda beni isteyenler var
-hönk
+Ben bugün bilkent üniversitesine ...
-yuuuuuhhhh
+Ben şu anda bilkent üniversitesinde miyim,üçüncü dünya üniversitesindeyim anlama...
-yuuuuuuhhhhhhhhhhhhhhhhhh
+aranızda beni isteyenler var
-hönk
bilkent üniversitesi'nde karşılaştığı tepkiden sonra "şu anda biljkent üniversitesi'nde miyim, yoksa 3. dünya ülkesinde bir üniversitede miyim bilmiyorum" sözleri ile sözümona ders vermiş olan sağlık bakanı.
şakşaklansan, alkışlansan 3. dünya ülkesi olmayacaktı değil mi?
ondan sonra bu adamlar demokrasi yıldızı, demokrasinin yılmaz bekçisi oluyorlar.
demokrasi meteorları sizi.
şakşaklansan, alkışlansan 3. dünya ülkesi olmayacaktı değil mi?
ondan sonra bu adamlar demokrasi yıldızı, demokrasinin yılmaz bekçisi oluyorlar.
demokrasi meteorları sizi.
bilkent öğrencilerinin mezuniyet töreninde protesto edilmiş olan bakandır. hassas laiklik taraftarlarından uzak durmalı, türkiye'de demokrasi işte böyle işliyor.
bilkent öğrencileri hakettiğini dalıyla vermişler kendisine.
zoruna gitmiş bi de.
yürü git diyoruz sayın bakan.
zoruna gitmiş bi de.
yürü git diyoruz sayın bakan.
sigarayı bırakmasının ardında yatan erotik gerçeği açıklayan, hayatı belden aşağı yaşayan erotizm ve kokudan sorumlu bakan.
haziran ayında personel alımınaa çıkacağız deyip hiç bir şekilde alım yapmayan, beş aydır atama bekleyen insanları adeta dalga geçercesine bekleten bakandır.
kendisine sigara yasağı ile ilgili sorular geldiğinde bunu halkın sağlığı için yaptık diyor kendisi. fakat haksız rekabete yol açtığını da görmezden geliyor. madem sağlık için içtirmiyorsun sigarayı, neden bahçesi ve terası olan yerlerde içtiriyorsun diye sorarlar adama. tamam şimdi bu işin içinde olmayan kişiler bırakın bari orada içelim diyecekler ama bahçesi terası olmayan cafeler barlar ne yapacak bu durumda? haksızlık burada başlıyor işte. sağlık işin bahanesi oluyor.
yarın kameralar karşısında domuz aşısı olacak olan sağlık bakanıdır. manterite senelerdir hep aynı aslında. çernobil faciasında kamera önünde çay içen tarım bakanı, kuş gribi vakasında tüm protokolün tavuk yemesi gibi. ne zaman değişecek bu kafa yapıları.
o aşının ağrı kesici olmayacağı ne malum. üzerine yazın domuz aşısı diye bende vurulurum kamera karşısında. yazık bu millete, insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.
o aşının ağrı kesici olmayacağı ne malum. üzerine yazın domuz aşısı diye bende vurulurum kamera karşısında. yazık bu millete, insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.
bugün rte'den yediği ayardan sonra bile "benim başbakanım en iyisini bilir" temalı konuşma yapan bakan. an itibariyle kanal d'de saçmalıyor.
(bkz: http://www.hurriyet.com.t...ndem/12847884.asp?gid=229)
(bkz: http://www.hurriyet.com.t...ndem/12847884.asp?gid=229)
akp'ye yakışmayan başarılı adam. keşke siyasete hiç bulaşmasaydı. siyasete bulaşınca işte böyle on paralık adamlardan fırça yiyor.
bugün itibariyle hani eğer birinin gözünde saygınlığı varsa kesinlikle en fanatik taraftarının bile gözünden düşmüştür. (bkz: biz recep akdağ fanıyız) başbakanın hakkında katılmıyorum aşı olmayacağım demesinden sonra aslında aynı şeyi düşünüyorduk biz aynıyız aynı vallaha ayrı gayrımız yok diye televizyonlara çıktığında 1 gün önce aşı olurken milletvekilleri hergün 300 kişiyle tokalaşıyor aşı olmaları gerekli derken ertesi gün başbakan yaş itibariyle gruba dahil değil ki gerek yok ki ben de zaten öyle dedim diye durumu kurtarmaya çalışırken çok feci çuvallamıştır.
yahu sağlık bakanısın sen. bu işten anlıyorsan dersin ki yok başbakanım aşı gerekli. siz hiçbir şeyi başbakanınızdan iyi bilmiyorsanız eğer neden bakanlık koltuğu var ki? hepsini bırakın başbakan biliyor nasılsa sizden iyi o halletsin.
yahu sağlık bakanısın sen. bu işten anlıyorsan dersin ki yok başbakanım aşı gerekli. siz hiçbir şeyi başbakanınızdan iyi bilmiyorsanız eğer neden bakanlık koltuğu var ki? hepsini bırakın başbakan biliyor nasılsa sizden iyi o halletsin.
akp'yi oluşturan biat kültürünün vücut bulmuş halidir. sizden üstteki kişi size ne derse desin, nasıl eleştirirse eleştirsin kabaca "emredersin sahip" diye cevaplandırmayı buyuran bu anlayışa uygun davranan recep akdağ herkesin içinde yediği fırçadan sonra bir de utanmadan yarabbi şükür demiş ve başbakanın kendisi ile aynı yönde düşündüğünü sıkılmadan iddia edebilmiştir. takip edip göreceğiz, bakalım başbakanı da dava edecek yüreği var mı?
59. ve 60. T.C hükûmetlerinin başarılı bulduğum Sağlık bakanıdır.
Zira sağlıkta reform yapmayı deneyen ender bakanlarımızdandır. biz, osman durmuş görenler belki ne dediğimi daha iyi anlarlar.
kendi döneminde yeşil kart uygulamasına geçilmiştir. hani şu avrupada var a.q bizde niye yok diye yıllarca hayıflandığımız sistem. solculara nisbet yapar gibi akp sanki sosyal devlet dersi vermiştir bu sistemi hayata geçirerek. buna rağmen sosyal sigortası olanların topluma oranı ancak %70'lerde kalmıştır. şimdi uzun uzadıya neden olduğunu yazmayacağım ama bunun fakirlikle direkt bir alakası olmadığını; şimdilik toprak sahibi taşra nüfusunun fazla olması, mevsimlik işçilerin çokluğu, krizler nedeniyle bağ-kur'dan çıkanlar falan fistanlar yüzünden %70'lik bir katılım söz konusu olduğunu söyleyeyim. yani bunda recep akdağ'ın yapacak bir şeyi yok.
gelelim hastanelerdeki büroktarik işlemlerin azaltılmasına. eskiden bir öğretmen hastaneye gitmek istediğinde okulundan sevk kâğıdıydı, şuydu buydu. ordan sağlık ocağıydı. ordan hastahaneydi. şimdi dosdoğru hiçbir işleme tabi tutulmadan doktorla muhattap olabilmekteyiz.
sonra sağlıkta e dönüşüm de akdağ döneminde olmuştur. şimdi bunu da uzun uzadıya anlatmak istemem. isteyenler sağlık bakanlığının sitesinden bunları edinebilirler.
yakında aile hekimliği uygulamasına geçilecektir. uygulama pilot olarak da başlamış bulunmakta. ancak 1000 kişiye yalnızca 1.5 doktorun düştüğü türkiye'de bu sistem işler mi bilmem. batıda işleyeceğinden kuşkum yok ama doktor sayısının az olduğu doğuda bu iş nasıl yürür, bu şimdilik soru işareti. çoğu avrupa devleti bunu başarıyla uygulamıştır ama adamlarda 1000 kişiye 3 doktor düşmektedir. hem de bölgelere eşit şekilde değılmıştır bu.
sağlık çalışanları hakkında ne yaptı, içinde olmadığım için bilemeyecceğim.
şimdi bunları mı değerlendirelim adamı eleştirirken, yoksa lan azar yedi kendi başbakanından bile diye görmezden mi gelelim bunca şeyi.
politikada medya önemli bir ideoloji silahıdır. verirsin misal starla alttan alttan milliyetçiliği (lan ne alttanı aslında apaçık, yakında estergon marşıyla girerse habere bizim uğur dündar şaşmam valla) , veriştirirsin küresel domuz gribine önlem almayanlara, olur biter.
yalnız anlık duygusal tepkiler vermek yerine, verilere dayanarak akılcı düşünmek daha olgun bir yaklaşım olmaz mı? ha siz başarısız olduğunu mu düşünüyorsunuz. nedenlerini, medyadaki bir kaç ucuz ve yanlı haber hariç, tek tek sayarsınız olur biter.
Zira sağlıkta reform yapmayı deneyen ender bakanlarımızdandır. biz, osman durmuş görenler belki ne dediğimi daha iyi anlarlar.
kendi döneminde yeşil kart uygulamasına geçilmiştir. hani şu avrupada var a.q bizde niye yok diye yıllarca hayıflandığımız sistem. solculara nisbet yapar gibi akp sanki sosyal devlet dersi vermiştir bu sistemi hayata geçirerek. buna rağmen sosyal sigortası olanların topluma oranı ancak %70'lerde kalmıştır. şimdi uzun uzadıya neden olduğunu yazmayacağım ama bunun fakirlikle direkt bir alakası olmadığını; şimdilik toprak sahibi taşra nüfusunun fazla olması, mevsimlik işçilerin çokluğu, krizler nedeniyle bağ-kur'dan çıkanlar falan fistanlar yüzünden %70'lik bir katılım söz konusu olduğunu söyleyeyim. yani bunda recep akdağ'ın yapacak bir şeyi yok.
gelelim hastanelerdeki büroktarik işlemlerin azaltılmasına. eskiden bir öğretmen hastaneye gitmek istediğinde okulundan sevk kâğıdıydı, şuydu buydu. ordan sağlık ocağıydı. ordan hastahaneydi. şimdi dosdoğru hiçbir işleme tabi tutulmadan doktorla muhattap olabilmekteyiz.
sonra sağlıkta e dönüşüm de akdağ döneminde olmuştur. şimdi bunu da uzun uzadıya anlatmak istemem. isteyenler sağlık bakanlığının sitesinden bunları edinebilirler.
yakında aile hekimliği uygulamasına geçilecektir. uygulama pilot olarak da başlamış bulunmakta. ancak 1000 kişiye yalnızca 1.5 doktorun düştüğü türkiye'de bu sistem işler mi bilmem. batıda işleyeceğinden kuşkum yok ama doktor sayısının az olduğu doğuda bu iş nasıl yürür, bu şimdilik soru işareti. çoğu avrupa devleti bunu başarıyla uygulamıştır ama adamlarda 1000 kişiye 3 doktor düşmektedir. hem de bölgelere eşit şekilde değılmıştır bu.
sağlık çalışanları hakkında ne yaptı, içinde olmadığım için bilemeyecceğim.
şimdi bunları mı değerlendirelim adamı eleştirirken, yoksa lan azar yedi kendi başbakanından bile diye görmezden mi gelelim bunca şeyi.
politikada medya önemli bir ideoloji silahıdır. verirsin misal starla alttan alttan milliyetçiliği (lan ne alttanı aslında apaçık, yakında estergon marşıyla girerse habere bizim uğur dündar şaşmam valla) , veriştirirsin küresel domuz gribine önlem almayanlara, olur biter.
yalnız anlık duygusal tepkiler vermek yerine, verilere dayanarak akılcı düşünmek daha olgun bir yaklaşım olmaz mı? ha siz başarısız olduğunu mu düşünüyorsunuz. nedenlerini, medyadaki bir kaç ucuz ve yanlı haber hariç, tek tek sayarsınız olur biter.
afacan çocuk gibi azarlanmış bakandır. türk siyasetindeki buna da şükür yarabbi anlayışının simgesidir. istifa mı? burası türkiye lan allah çarpar!
başbakandan yediği azarın ardından "başkanımız çok haklı herkes aşı yaptırmak zorunda değil" açıklaması yapan yeni nesil siyasi fahişelerden biri.
şu akp'nin bakanlar kabinesindeki en ezik bakandır. yemin ederim.
ali kırca: peki domuz gribinden ölen kişiler önceden aşı yaptırsaydı ölmezler miydi?
recep akdağ: yani teorik olarak grip olmuyolar.
yani teorik olarak... yani ben öyle biliyorum... rabbim olmuyolar dedi.. yaneeee... eeee..
tayyib'in yerinde olsam ilk iş bu adamı yedek kadrosuna koyardım. sonra da mehmet ali şahin'i. adam milleti bu kıvama getirmek için kaç sene uğraştı. nelere boyun eğdi. iki ezik yüzünden planı sekteye uğruyo. yazık lan.
ali kırca: peki domuz gribinden ölen kişiler önceden aşı yaptırsaydı ölmezler miydi?
recep akdağ: yani teorik olarak grip olmuyolar.
yani teorik olarak... yani ben öyle biliyorum... rabbim olmuyolar dedi.. yaneeee... eeee..
tayyib'in yerinde olsam ilk iş bu adamı yedek kadrosuna koyardım. sonra da mehmet ali şahin'i. adam milleti bu kıvama getirmek için kaç sene uğraştı. nelere boyun eğdi. iki ezik yüzünden planı sekteye uğruyo. yazık lan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar