bugün
- putin türkmüş7
- türk vatandaşları türktür8
- true'nin acile kaldırılması8
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci7
- dinci şairler3
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler4
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- amca diyen bokolog2
- ilk öpüştüğüm kız6
- vexillarius the slayer2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- giysi fiyatlarının uçması2
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- rus milfi3
- türkiyeli olmak2
- bebek katili4
- osuruktan şiirler41
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- koreli ucube ile evlenen kadın3
- aleksey batrakov13
- burası instagram değil sözlük4
- gogo yubari ile okul gezisinde yanyana düşmek2
- ford flex3
- adana kebap10
- mahalle kültürünün yok olması2
- dünya asla vazgeçme günü4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- şu an sizi ne mutlu ederdi3
- haftanın gammazları listesi26
- ince memed3
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak2
- rusya'dan ingiltere'ye iha tehdidi2
- muadil ilaç2
- akrabayı engelleme havası2
- türkiyenin ukraynaya füze satışına putin uyardı3
- uzaylılara açıklamakta zorlanacağımız şeyler2
- günün tweeti2
- tulumba tatlısı6
- zeynep bastık'ın beyaz külodu2
- arkadaşlar sizce bu balık mı rihanna mı3
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu2
- içimi dostuma döktüm umarım başkalarına anlatmaz2
- dünyanın sonunun fon müziği2
- her şeyi hatırlayan insan2
- eyvah karakollara düştük2
- ben geldim kerkenezler18
- kanal ayarlama 1500 lira11
- insanın ilkel olduğunu kanıtlayan hede2
bu kitaba verdiğim 18 lira haram olsun. adamı seviyorum, blogdaki tüm yazılarını da okudum, büyük bir hevesle de aldım ancak hiç bir tat alamadım.
kitap bir kere blogdaki yazıların derlenişi gibi. klasman içi, klasman dışı bir roman uygulaması. arya karakteri diye bir karakter yaratılmış ne gerek vardı onu da anlamadım ama en az 50 sayfa can ile aryanın imkansız aşkına ve bir o kadar sayfada tasvirlerle geçmiş. anladık amk bir tasvir yeteneğin var ama her fikirden önce bir bağlantı kurup tasvir etmene gerek yok.
örnek atıyorum:
"hani su bardağı vardır ya şöyle saydam, hah işte onun gibi hayat amk saydam." bunlardan sıkça karşılaşabilirsiniz.
ikincisi falan gelirse kesinlikle almayacağım kitaptır.
kitap bir kere blogdaki yazıların derlenişi gibi. klasman içi, klasman dışı bir roman uygulaması. arya karakteri diye bir karakter yaratılmış ne gerek vardı onu da anlamadım ama en az 50 sayfa can ile aryanın imkansız aşkına ve bir o kadar sayfada tasvirlerle geçmiş. anladık amk bir tasvir yeteneğin var ama her fikirden önce bir bağlantı kurup tasvir etmene gerek yok.
örnek atıyorum:
"hani su bardağı vardır ya şöyle saydam, hah işte onun gibi hayat amk saydam." bunlardan sıkça karşılaşabilirsiniz.
ikincisi falan gelirse kesinlikle almayacağım kitaptır.
Yazar adını söyleyipte almak istemediğim kitap listesi no 1 adayı olan kitap.
rasim ozan kütahyalı, nagehan alçı adlı zevzeklerden biri ya da birkaçı.
Anlatım dili gayet basit bir solukta okunabilecek bir kitap.
Verdiğim 15 liradan dolayı pişman değilim. Böyle insanları daha çok yazmaya teşvik etmek gerekir. çünkü Amk yarın bir gün bunun gibi adamlar yazmayı bırakırsa senden benden zaten kitap yazan adam çıkmayacak. Soğutmamak gerek.
Adamı biz 10 numara blogcu ve tespitçi olarak tanıdık. Kurgu işinde biraz daha çalışması gerek.
--spoiler--
hikaye genel olarak arya üzerinden giden bir imkansız aşk romanı gibiydi. Anna Karenina nın hikayesi gibiydi. Tek farkı olayların 2000'li yıllarda geçmesiydi. Anna intihar ediyor. Arya öldürülüyordu.
Durum betimlemeleri çok iyi fakat mekan betimlemeleri çok zayıftı. Evden çıktım çöpçü sokakta, markette televizyona hipnoz olan kadın ve 'sigara yaktım' durmadan bu kelime geçiyor. zaten Bizde yeşilaycı değiliz ama sonlara doğru bu 'sigara yaktım' kelimesini duydukça hallenmeye başlamıştım.
Annenle ilgili de bir kaç laf etmek istiyorum.. Can yağmur karakteri seninle çok uyumlu allah rahmet eylesin baban vefat etmiş. Ona ithafen güzel anılarını bulundurmak istemişsin kitabında fakat anneni öyle harcamasaydın belalarla. Sonuna doğru onla da bir kavuşsaydınız iyiydi.
--spoiler--
edit: kitap yarım 2.si yazılmalı.
Verdiğim 15 liradan dolayı pişman değilim. Böyle insanları daha çok yazmaya teşvik etmek gerekir. çünkü Amk yarın bir gün bunun gibi adamlar yazmayı bırakırsa senden benden zaten kitap yazan adam çıkmayacak. Soğutmamak gerek.
Adamı biz 10 numara blogcu ve tespitçi olarak tanıdık. Kurgu işinde biraz daha çalışması gerek.
--spoiler--
hikaye genel olarak arya üzerinden giden bir imkansız aşk romanı gibiydi. Anna Karenina nın hikayesi gibiydi. Tek farkı olayların 2000'li yıllarda geçmesiydi. Anna intihar ediyor. Arya öldürülüyordu.
Durum betimlemeleri çok iyi fakat mekan betimlemeleri çok zayıftı. Evden çıktım çöpçü sokakta, markette televizyona hipnoz olan kadın ve 'sigara yaktım' durmadan bu kelime geçiyor. zaten Bizde yeşilaycı değiliz ama sonlara doğru bu 'sigara yaktım' kelimesini duydukça hallenmeye başlamıştım.
Annenle ilgili de bir kaç laf etmek istiyorum.. Can yağmur karakteri seninle çok uyumlu allah rahmet eylesin baban vefat etmiş. Ona ithafen güzel anılarını bulundurmak istemişsin kitabında fakat anneni öyle harcamasaydın belalarla. Sonuna doğru onla da bir kavuşsaydınız iyiydi.
--spoiler--
edit: kitap yarım 2.si yazılmalı.
Bir roman.
Yine Michael sikkofield'ın bloğunda okumaya alıştığımız tarzı ve komik benzetmeleriyle neşemizi buluyoruz. En başından beklenmedik bir olayla şok oluyoruz. Ancak sikko, ince dallar üstüne binalar inşa etme çabasına girmiş ve okuyucusunu hiç beklenmedik bir şekilde boşluğa düşürüveriyor. Bir gazetenin haftasonu ekinde yazılan pek de öyle bomba etkisi yapacak bir yanı da olmayan 3-5 yazıdan sonra tüm dünyayı dönüştürme projesi yürüten, dünyayı yöneten adamların dikkatini çekmişmiş de kapı çalınca bile kapının arkasında durmuyormuş ki birisi ateş ederse onu vuramasın. Siktir lan bebe.
Neyse sakinim.
Henüz kitabın yarısını biraz geçtim. Okunuşu çok keyifli, hazmı kolay, yumuşak bir kitap olmasıyla genç okuyuculara büyük keyif yaşatabilir.
Bundan 5 yıl önce çıksaydı belki de büyük bir aydınlanma yaşatabilecekti ancak yeni dünya düzeni, gizli örgütler, konularını ilkokullu bebelerin bile tartışır olduğu bu dönemde o kadar da şaşırtıcı gelmiyor açıkçası. Ayrıca dövüş klübü filminin zaten çok sağlam bir şekilde herkese anlattığı sistemin insanı soktuğu tekdüze yaşam kalıplarına karşı eleştirinin kitabın uzunca bir kısmını kaplıyor oluşu bir süre sonra gerçekten sıkıcı gelmeye başlıyor.
Neyse sonuna kadar okuyup editlerim. Yazmaya devam ederse ileride şaheserler çıkabilir diyip olumlu bitirelim bari.
Yine Michael sikkofield'ın bloğunda okumaya alıştığımız tarzı ve komik benzetmeleriyle neşemizi buluyoruz. En başından beklenmedik bir olayla şok oluyoruz. Ancak sikko, ince dallar üstüne binalar inşa etme çabasına girmiş ve okuyucusunu hiç beklenmedik bir şekilde boşluğa düşürüveriyor. Bir gazetenin haftasonu ekinde yazılan pek de öyle bomba etkisi yapacak bir yanı da olmayan 3-5 yazıdan sonra tüm dünyayı dönüştürme projesi yürüten, dünyayı yöneten adamların dikkatini çekmişmiş de kapı çalınca bile kapının arkasında durmuyormuş ki birisi ateş ederse onu vuramasın. Siktir lan bebe.
Neyse sakinim.
Henüz kitabın yarısını biraz geçtim. Okunuşu çok keyifli, hazmı kolay, yumuşak bir kitap olmasıyla genç okuyuculara büyük keyif yaşatabilir.
Bundan 5 yıl önce çıksaydı belki de büyük bir aydınlanma yaşatabilecekti ancak yeni dünya düzeni, gizli örgütler, konularını ilkokullu bebelerin bile tartışır olduğu bu dönemde o kadar da şaşırtıcı gelmiyor açıkçası. Ayrıca dövüş klübü filminin zaten çok sağlam bir şekilde herkese anlattığı sistemin insanı soktuğu tekdüze yaşam kalıplarına karşı eleştirinin kitabın uzunca bir kısmını kaplıyor oluşu bir süre sonra gerçekten sıkıcı gelmeye başlıyor.
Neyse sonuna kadar okuyup editlerim. Yazmaya devam ederse ileride şaheserler çıkabilir diyip olumlu bitirelim bari.
hayatımda okuduğum en iyi kitaplar arasında olan kitap.
--spoiler----spoiler--
- arya?
-canım?
- "schindler'in listesi"ni seyretmiş miydin?
- evet.
- hani orada kırmızı paltolu bir kız çocuğu vardı ya, tüm film siyah beyazdı ama bir tek o kız renkliydi. sen de öylesin işte benim için.
--spoiler----spoiler--
Bir michael sikkofield romanı
- arya?
-canım?
- "schindler'in listesi"ni seyretmiş miydin?
- evet.
- hani orada kırmızı paltolu bir kız çocuğu vardı ya, tüm film siyah beyazdı ama bir tek o kız renkliydi. sen de öylesin işte benim için.
--spoiler----spoiler--
Bir michael sikkofield romanı
piyon deyip geçmeyin gün gelir vezir olur.
Küresel ekonomi , askeri yahut politika açısından baktığımızda hepimizin rolüdür.
Hatta şöyle söylemek lazım, her birimiz bir piyon değiliz hepimiz sadece bir piyonuz.
Hatta şöyle söylemek lazım, her birimiz bir piyon değiliz hepimiz sadece bir piyonuz.
gözden çıkarılması kolay olan, değersiz görülendir.
olmayınız efendim.
olmayınız efendim.
cumhuriyet rejimiyle yönetilen birey.
Ne zaman beni hamleye alırlar diye aşkla şevkle şehvetle bekleyen üsttekilerin de mezesine limon suyu kıvamında oyun zerzevatıdır ve bunu aklı olduğu için değil haklı olduğu için yapandır nefsini körelten zavallı psikolojik sarsıntıdır vezir olabilir mi bence bu cümlede vezir kelimesi ancak mucize olarak akla gelir piyonsun sen piyon kalacaksın kusura bakmayın piyon kardeşlerim.
hükümete göre asgari ücretli çalışan kişi.
satrançta önemi yok gibi görünse de oldukça önemli taş grubudur.
devlet bahceli.
Satranç oyunundaki en sevimli taş. zayıflıkta bir numara olmasına ramend en sevdiğim taştır. Çünkü bizim gibi potansiyeli olan sıradan insanları simgeler ve hedefine ulaşınca ne olacağına ancak sen karar verirsin. Aynı zamanda yükselişi de simgeler. Rakiplerinin arasından yeteneklerinle sivrilip hayatta kalarak üstün bir ünvan almak gibi. Bu yüzden özel...
Piyadeyle aynı kökten gelir.
Vezir olma hayali kurar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar