bugün

entry'ler (1104)

keşan

Çocukken yazları Yayla sahile giderken kipa'ya uğramadan gitmezdik. Hatta tüm deniz alışverişini oradan tamamlardık. Benim için kipa'dan ibaret ilçe.

aklınıza gelen şarkı sözü

görsel

çöpü yere atmayıp çöp kutusu arayan insan

Göt cebinde unutulan izmarit ile pantolonu makineye atması muhtemel.

sözlük yazarlarının hayalindeki işler

Hayallerimizi yorganımıza göre uzattığımızdan çok da bi bok olmayan işlerdir.

pms

empati seviyesinin en üst seviyede olması sebebiyle hassas şefkat dolu bir duygusallık ile iğne ucunu doldurmayacak bir sebepten çıkan tahammülsüzlükle acımasız, merhametsiz bir öfke arasında git-gelli..

sosyal tesisler

mersin'de memnun kalmıştım. bazlama tostu ve taze meyvesuyu içer, mideyi temmuz sıcağında alev ederdim.

tekirdağ'dakini denize iskele olarak yaptılar sonradan. fikir güzel, ortam güzel ama yetersiz kalmış. dışarıdaki herhangi bir kafeden de farksız işletiliyordu. kumbağ'daki de aynı şekil.

eskiden koministtim diyen kişi

eski patronum. sağolsun ne sigorta yapardı ne de hakkıyla para verirdi. kapitalizme ayak uydurmak zorunda kaldım derdi. meh.

orduevi

izmit'te sekapark girişinde kalır. mükemmel bir konumdadır. eski evimin balkonundan hem denizi hem de orduevini görebiliyordum. tabi askerler de tip tip bakıyordu ben de onlara.

korkunç bir mahalleydi...kozluk..

sodexo kırdırma yerleri

vallaha multinet için de varsa söyleyin

normal sözlük

ekşi sözlük ile uludağ sözlük arasında kalmış bir sözlük. uludağ'daki malum olaylar ve sonrasında trafiğin epey düşmesiyle oraya geçmiştim fakat iyi mi kötü mü çözemedim. buradaki tadı vermiyor, işin kötüsü burası da eski tadı vermiyor. eski ulucular da aslında orada ama denizaltı modundalar. (bire bir aynı nickle geçen ve her iki sözlükte aktif olan da yok değil)

saman altından su yürüten asosyal görünümlü bir ortam var. herkes yazıyor ama yoruma ve eleştiriye kapalı bir tavır olduğu için entry üzerinden muhabbet ilerlemiyor. kaos çıkmaması adına standartlaşan bir kalıp var entrylerde ve doğal olarak herkes hemfikir, tartışma-gelişme ortamı asla yok. oluşur gibi olunca entryler ya da başlıklar uçuyor zaten.

velhasıl, trafiği var ve gündemi aktif. şimdilik daha devam bakalım.

ne yani papatyada bir yaprak daha olsaydı

onu da saklardım.

40 yaşındaki evli adama kaçan 18 yaşındaki elif

Korkunç tramvaları olacak kızdır. Koca ülke ruh sağlığı nasıl hiçe sayılıyor canlı canlı gördü ekranlarda. Sözde evlilik programı sunarken tüm çöpçatanlığıyla "aşkın yaşı olur mu?" diyen aptal parmak sallaya sallaya böğürerek hali hazırda kimseye sığınamayan, ilgi aldığı ilk kişide kendini bulan psikolojisi bozuk birine akıl vermeye çalışıyor.

Belki ağır olacak ancak bu kişiler kim biliyor musunuz? Yıllar evvel münevver karabulut cinayetinde "o da evine gitmeseymiş" diyen mahlukatlar. Ya da bir kadın gece markete giderken taciz edildiğinde "gece o saatte ne işi varmış" diyen zirzortlar. Etek giydiği için tecavüz edilmesini hak görenler.

Biz bilmiyoruz sanki 18 yaşında birinin evli adamla ne işi var demesini? Bir düşün nasıl mecbur kaldı awq? Herkesin onu suçlayıp yalnız bıraktığı ortamda o adamdan başkası kalır mı onun için?

O adamın onu nasıl kendine yakınlaştırdıysa neden kimse yanına yaklaştırmayı düşünmüyor, varsa yoksa aklını başına topla.

Son olarak;
"Kızım eve gel ama gelince bacaklarını kıracağım."

fleabag

Erken harcadık güzelim diziyi. Reset and repeat ya.

t: ingiliz yapımı kara komedi.
görsel

anlaşmazlıklar

Gündelik geçici sohbetlerden, komik olmayan esprilere gülmekten, ciddiye almadığın sohbeti dikkatini vermekten, sonu gelmeyen anonim muhabbetlerden, günün sonunda hiç görmediğin insanı düşünmekten, sadece sesiyle yetinmeye çalıştığın insandan ilgi beklemekten, görür görmez çok beğendiğin insanla sohbetin yedinci dakikasında gözünün önünde nasıl bir balonun söndüğünü görmekten, devamı olmayacak ölü sohbetlerle ölü ilişkiler sürdürmekten, dinlenilmemişliğin anlaşılamamışlığı içinde kurduğun empatilerin sardığın kollarında solup gitmesini kanıksamış olmaktan, en çok da başını yastığa koyduğunla yalnız hissetmekten yoruluyor tek başınalığın yalnızlığından bir tık uzak olduğunla avutuyorsun kendini.

yolculuk

Yola çıkma öncesi beklemeyi sevmem. Yoldayken her şey keyiflidir. Varmak istemem, varınca yorgunluk çöker.

Yalnızken ayrı, birileriyle beraber yol yapmak ayrı. Yola eşlik edecek insan gerçekten önemli. Yoldan daha çok sizi yoracak insanla yola çıkılmaz.

libreoffice

Ne kadar benzer olsalar da kurumlar doc. formatını görmeyince tutuşuyorlar. Excel dönüşümleri patlatabiliyor bu arada. MS Office baskınlığı uzun bir süre daha gider.

Diğer alternatif; Google dökümanlar da öne geçmiş gibi. Daha kolay geliyor.

uzaylılar

Sonunda portal açtılar geliyorlar.
görsel

T:sevimli dostlar.

öldükten sonra alınacak nickler

maktül papatya.

teoman

Bunlar güzel günlerimiz, daha beter olacak her şey demiş.

namus bekçisi

am gardiyanı.
© copyright 2005 - 2026