bugün
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- hızlı para kazanmanın yolları10
- türkiye'deki suriyeli sayısı 2 milyon 265 bin3
- yazarların imza parfümleri13
- pkk nasıl biter5
- yaratıcı çıkma teklifleri4
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- erkekler neden az yaşar9
- dünya11
- 2026 dünya kupası25
- çırılçıplak şekilde ağlayarak ana haber seyretmek5
- magnum yemenin lüks sayıldığı yıllar5
- tramer kaydı olan kız2
- futbol17
- bir insanı sevmek12
- saygıdeğer birader yazarlar3
- 24 haziran 2026 venezuela depremi7
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor5
- mutluluğun fark edilmemesi9
- lise5
- psikiyatrın evini ziyaret etmesi3
- evlenince sözlüğü bırakan erkek3
- niğdeliler2
- akp aslında yok her şey dekor5
- pasportta kürt ve suriyeli etniğini belirtmek4
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler8
- kıskanmak7
- raskolnikov2
- amerikan yahudileri3
- yargıcı2
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı13
- okulda akıllı tahtaya format atmak2
- pkklı anaları2
- pkklıların abd askerleri ile halay çekmesi2
- fakirin sevmesi hak mıdır13
- devlet gücü6
- beyaz eşya2
- elin gavuru dünyayı gezerken bizim iş ev yapmamız2
- milli takım'ın abd maçı hazırlıkları3
- chp'nin belediyeleri kaybedecek olması7
- 25 haziran 2026 venezuela depremi5
- güney kore2
- güney afrika2
- 25 haziran 2026 güney afrika güney kore maçı2
- israil'in lübnan da evleri yakması2
- teoman mı tarkan mı2
- devlet bahçeli2
- cristiano ronaldo dos santos aveiro5
- bosna hersek4
bu kitaba verdiğim 18 lira haram olsun. adamı seviyorum, blogdaki tüm yazılarını da okudum, büyük bir hevesle de aldım ancak hiç bir tat alamadım.
kitap bir kere blogdaki yazıların derlenişi gibi. klasman içi, klasman dışı bir roman uygulaması. arya karakteri diye bir karakter yaratılmış ne gerek vardı onu da anlamadım ama en az 50 sayfa can ile aryanın imkansız aşkına ve bir o kadar sayfada tasvirlerle geçmiş. anladık amk bir tasvir yeteneğin var ama her fikirden önce bir bağlantı kurup tasvir etmene gerek yok.
örnek atıyorum:
"hani su bardağı vardır ya şöyle saydam, hah işte onun gibi hayat amk saydam." bunlardan sıkça karşılaşabilirsiniz.
ikincisi falan gelirse kesinlikle almayacağım kitaptır.
kitap bir kere blogdaki yazıların derlenişi gibi. klasman içi, klasman dışı bir roman uygulaması. arya karakteri diye bir karakter yaratılmış ne gerek vardı onu da anlamadım ama en az 50 sayfa can ile aryanın imkansız aşkına ve bir o kadar sayfada tasvirlerle geçmiş. anladık amk bir tasvir yeteneğin var ama her fikirden önce bir bağlantı kurup tasvir etmene gerek yok.
örnek atıyorum:
"hani su bardağı vardır ya şöyle saydam, hah işte onun gibi hayat amk saydam." bunlardan sıkça karşılaşabilirsiniz.
ikincisi falan gelirse kesinlikle almayacağım kitaptır.
Yazar adını söyleyipte almak istemediğim kitap listesi no 1 adayı olan kitap.
rasim ozan kütahyalı, nagehan alçı adlı zevzeklerden biri ya da birkaçı.
Anlatım dili gayet basit bir solukta okunabilecek bir kitap.
Verdiğim 15 liradan dolayı pişman değilim. Böyle insanları daha çok yazmaya teşvik etmek gerekir. çünkü Amk yarın bir gün bunun gibi adamlar yazmayı bırakırsa senden benden zaten kitap yazan adam çıkmayacak. Soğutmamak gerek.
Adamı biz 10 numara blogcu ve tespitçi olarak tanıdık. Kurgu işinde biraz daha çalışması gerek.
--spoiler--
hikaye genel olarak arya üzerinden giden bir imkansız aşk romanı gibiydi. Anna Karenina nın hikayesi gibiydi. Tek farkı olayların 2000'li yıllarda geçmesiydi. Anna intihar ediyor. Arya öldürülüyordu.
Durum betimlemeleri çok iyi fakat mekan betimlemeleri çok zayıftı. Evden çıktım çöpçü sokakta, markette televizyona hipnoz olan kadın ve 'sigara yaktım' durmadan bu kelime geçiyor. zaten Bizde yeşilaycı değiliz ama sonlara doğru bu 'sigara yaktım' kelimesini duydukça hallenmeye başlamıştım.
Annenle ilgili de bir kaç laf etmek istiyorum.. Can yağmur karakteri seninle çok uyumlu allah rahmet eylesin baban vefat etmiş. Ona ithafen güzel anılarını bulundurmak istemişsin kitabında fakat anneni öyle harcamasaydın belalarla. Sonuna doğru onla da bir kavuşsaydınız iyiydi.
--spoiler--
edit: kitap yarım 2.si yazılmalı.
Verdiğim 15 liradan dolayı pişman değilim. Böyle insanları daha çok yazmaya teşvik etmek gerekir. çünkü Amk yarın bir gün bunun gibi adamlar yazmayı bırakırsa senden benden zaten kitap yazan adam çıkmayacak. Soğutmamak gerek.
Adamı biz 10 numara blogcu ve tespitçi olarak tanıdık. Kurgu işinde biraz daha çalışması gerek.
--spoiler--
hikaye genel olarak arya üzerinden giden bir imkansız aşk romanı gibiydi. Anna Karenina nın hikayesi gibiydi. Tek farkı olayların 2000'li yıllarda geçmesiydi. Anna intihar ediyor. Arya öldürülüyordu.
Durum betimlemeleri çok iyi fakat mekan betimlemeleri çok zayıftı. Evden çıktım çöpçü sokakta, markette televizyona hipnoz olan kadın ve 'sigara yaktım' durmadan bu kelime geçiyor. zaten Bizde yeşilaycı değiliz ama sonlara doğru bu 'sigara yaktım' kelimesini duydukça hallenmeye başlamıştım.
Annenle ilgili de bir kaç laf etmek istiyorum.. Can yağmur karakteri seninle çok uyumlu allah rahmet eylesin baban vefat etmiş. Ona ithafen güzel anılarını bulundurmak istemişsin kitabında fakat anneni öyle harcamasaydın belalarla. Sonuna doğru onla da bir kavuşsaydınız iyiydi.
--spoiler--
edit: kitap yarım 2.si yazılmalı.
Bir roman.
Yine Michael sikkofield'ın bloğunda okumaya alıştığımız tarzı ve komik benzetmeleriyle neşemizi buluyoruz. En başından beklenmedik bir olayla şok oluyoruz. Ancak sikko, ince dallar üstüne binalar inşa etme çabasına girmiş ve okuyucusunu hiç beklenmedik bir şekilde boşluğa düşürüveriyor. Bir gazetenin haftasonu ekinde yazılan pek de öyle bomba etkisi yapacak bir yanı da olmayan 3-5 yazıdan sonra tüm dünyayı dönüştürme projesi yürüten, dünyayı yöneten adamların dikkatini çekmişmiş de kapı çalınca bile kapının arkasında durmuyormuş ki birisi ateş ederse onu vuramasın. Siktir lan bebe.
Neyse sakinim.
Henüz kitabın yarısını biraz geçtim. Okunuşu çok keyifli, hazmı kolay, yumuşak bir kitap olmasıyla genç okuyuculara büyük keyif yaşatabilir.
Bundan 5 yıl önce çıksaydı belki de büyük bir aydınlanma yaşatabilecekti ancak yeni dünya düzeni, gizli örgütler, konularını ilkokullu bebelerin bile tartışır olduğu bu dönemde o kadar da şaşırtıcı gelmiyor açıkçası. Ayrıca dövüş klübü filminin zaten çok sağlam bir şekilde herkese anlattığı sistemin insanı soktuğu tekdüze yaşam kalıplarına karşı eleştirinin kitabın uzunca bir kısmını kaplıyor oluşu bir süre sonra gerçekten sıkıcı gelmeye başlıyor.
Neyse sonuna kadar okuyup editlerim. Yazmaya devam ederse ileride şaheserler çıkabilir diyip olumlu bitirelim bari.
Yine Michael sikkofield'ın bloğunda okumaya alıştığımız tarzı ve komik benzetmeleriyle neşemizi buluyoruz. En başından beklenmedik bir olayla şok oluyoruz. Ancak sikko, ince dallar üstüne binalar inşa etme çabasına girmiş ve okuyucusunu hiç beklenmedik bir şekilde boşluğa düşürüveriyor. Bir gazetenin haftasonu ekinde yazılan pek de öyle bomba etkisi yapacak bir yanı da olmayan 3-5 yazıdan sonra tüm dünyayı dönüştürme projesi yürüten, dünyayı yöneten adamların dikkatini çekmişmiş de kapı çalınca bile kapının arkasında durmuyormuş ki birisi ateş ederse onu vuramasın. Siktir lan bebe.
Neyse sakinim.
Henüz kitabın yarısını biraz geçtim. Okunuşu çok keyifli, hazmı kolay, yumuşak bir kitap olmasıyla genç okuyuculara büyük keyif yaşatabilir.
Bundan 5 yıl önce çıksaydı belki de büyük bir aydınlanma yaşatabilecekti ancak yeni dünya düzeni, gizli örgütler, konularını ilkokullu bebelerin bile tartışır olduğu bu dönemde o kadar da şaşırtıcı gelmiyor açıkçası. Ayrıca dövüş klübü filminin zaten çok sağlam bir şekilde herkese anlattığı sistemin insanı soktuğu tekdüze yaşam kalıplarına karşı eleştirinin kitabın uzunca bir kısmını kaplıyor oluşu bir süre sonra gerçekten sıkıcı gelmeye başlıyor.
Neyse sonuna kadar okuyup editlerim. Yazmaya devam ederse ileride şaheserler çıkabilir diyip olumlu bitirelim bari.
hayatımda okuduğum en iyi kitaplar arasında olan kitap.
--spoiler----spoiler--
- arya?
-canım?
- "schindler'in listesi"ni seyretmiş miydin?
- evet.
- hani orada kırmızı paltolu bir kız çocuğu vardı ya, tüm film siyah beyazdı ama bir tek o kız renkliydi. sen de öylesin işte benim için.
--spoiler----spoiler--
Bir michael sikkofield romanı
- arya?
-canım?
- "schindler'in listesi"ni seyretmiş miydin?
- evet.
- hani orada kırmızı paltolu bir kız çocuğu vardı ya, tüm film siyah beyazdı ama bir tek o kız renkliydi. sen de öylesin işte benim için.
--spoiler----spoiler--
Bir michael sikkofield romanı
piyon deyip geçmeyin gün gelir vezir olur.
Küresel ekonomi , askeri yahut politika açısından baktığımızda hepimizin rolüdür.
Hatta şöyle söylemek lazım, her birimiz bir piyon değiliz hepimiz sadece bir piyonuz.
Hatta şöyle söylemek lazım, her birimiz bir piyon değiliz hepimiz sadece bir piyonuz.
gözden çıkarılması kolay olan, değersiz görülendir.
olmayınız efendim.
olmayınız efendim.
cumhuriyet rejimiyle yönetilen birey.
Ne zaman beni hamleye alırlar diye aşkla şevkle şehvetle bekleyen üsttekilerin de mezesine limon suyu kıvamında oyun zerzevatıdır ve bunu aklı olduğu için değil haklı olduğu için yapandır nefsini körelten zavallı psikolojik sarsıntıdır vezir olabilir mi bence bu cümlede vezir kelimesi ancak mucize olarak akla gelir piyonsun sen piyon kalacaksın kusura bakmayın piyon kardeşlerim.
hükümete göre asgari ücretli çalışan kişi.
satrançta önemi yok gibi görünse de oldukça önemli taş grubudur.
devlet bahceli.
Satranç oyunundaki en sevimli taş. zayıflıkta bir numara olmasına ramend en sevdiğim taştır. Çünkü bizim gibi potansiyeli olan sıradan insanları simgeler ve hedefine ulaşınca ne olacağına ancak sen karar verirsin. Aynı zamanda yükselişi de simgeler. Rakiplerinin arasından yeteneklerinle sivrilip hayatta kalarak üstün bir ünvan almak gibi. Bu yüzden özel...
Piyadeyle aynı kökten gelir.
Vezir olma hayali kurar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar