bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi20
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- sabahın köründe işe giden ezik6
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- göz kanlanması11
- trump'ın iran açıklaması10
- halkın teveccühü3
- günaydın sözlük sakinleri4
- bu sabah yağmur var istanbul da3
- ismet biraderin hala koşturmaya başlamaması2
- maun suresi4
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- salat yağ2
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak4
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları2
- apo'ya selam göndermeye devlet aklı diyen troll2
- napolyon vs atatürk4
- utangaç apocu aktrollerin uğramadığı başlıklar4
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- sıvı sabunla ayakları yıkamak2
- true'nın iran açıklaması4
- uludede'nin cenaze eventi11
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı10
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması11
- iltica7
- hayata aniden giren ve yaralara iyi gelen kadın4
- artık benzin alırken fiyat tabelalarına bakmamak3
- özel uçak alacaklara tavsiyeler2
- sarma5
- yasin kol'un gözaltına alınması5
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak5
- kömbe7
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak5
- sözlüğün en pick me girl yazarı2
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi8
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- bugün doğum günü olan yazarlar4
- tayyip i sevmeme nedenimiz2
- teknofest güneydoğu da üçüncü gün heyecanı2
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- yunan adalarına gitmek20
- kuyu tipi cezaevleri2
- fatma betül sayan kaya64
- uludede'ye sahip çıkalım3
- birbirine iyi gelmek2
- dinci ahlaksızlığı19
- hürmüz boğazı nda petrol tankerine saldırı3
- romantizmi bitirmek için burun karıştırmak2
bu kitaba verdiğim 18 lira haram olsun. adamı seviyorum, blogdaki tüm yazılarını da okudum, büyük bir hevesle de aldım ancak hiç bir tat alamadım.
kitap bir kere blogdaki yazıların derlenişi gibi. klasman içi, klasman dışı bir roman uygulaması. arya karakteri diye bir karakter yaratılmış ne gerek vardı onu da anlamadım ama en az 50 sayfa can ile aryanın imkansız aşkına ve bir o kadar sayfada tasvirlerle geçmiş. anladık amk bir tasvir yeteneğin var ama her fikirden önce bir bağlantı kurup tasvir etmene gerek yok.
örnek atıyorum:
"hani su bardağı vardır ya şöyle saydam, hah işte onun gibi hayat amk saydam." bunlardan sıkça karşılaşabilirsiniz.
ikincisi falan gelirse kesinlikle almayacağım kitaptır.
kitap bir kere blogdaki yazıların derlenişi gibi. klasman içi, klasman dışı bir roman uygulaması. arya karakteri diye bir karakter yaratılmış ne gerek vardı onu da anlamadım ama en az 50 sayfa can ile aryanın imkansız aşkına ve bir o kadar sayfada tasvirlerle geçmiş. anladık amk bir tasvir yeteneğin var ama her fikirden önce bir bağlantı kurup tasvir etmene gerek yok.
örnek atıyorum:
"hani su bardağı vardır ya şöyle saydam, hah işte onun gibi hayat amk saydam." bunlardan sıkça karşılaşabilirsiniz.
ikincisi falan gelirse kesinlikle almayacağım kitaptır.
Yazar adını söyleyipte almak istemediğim kitap listesi no 1 adayı olan kitap.
rasim ozan kütahyalı, nagehan alçı adlı zevzeklerden biri ya da birkaçı.
Anlatım dili gayet basit bir solukta okunabilecek bir kitap.
Verdiğim 15 liradan dolayı pişman değilim. Böyle insanları daha çok yazmaya teşvik etmek gerekir. çünkü Amk yarın bir gün bunun gibi adamlar yazmayı bırakırsa senden benden zaten kitap yazan adam çıkmayacak. Soğutmamak gerek.
Adamı biz 10 numara blogcu ve tespitçi olarak tanıdık. Kurgu işinde biraz daha çalışması gerek.
--spoiler--
hikaye genel olarak arya üzerinden giden bir imkansız aşk romanı gibiydi. Anna Karenina nın hikayesi gibiydi. Tek farkı olayların 2000'li yıllarda geçmesiydi. Anna intihar ediyor. Arya öldürülüyordu.
Durum betimlemeleri çok iyi fakat mekan betimlemeleri çok zayıftı. Evden çıktım çöpçü sokakta, markette televizyona hipnoz olan kadın ve 'sigara yaktım' durmadan bu kelime geçiyor. zaten Bizde yeşilaycı değiliz ama sonlara doğru bu 'sigara yaktım' kelimesini duydukça hallenmeye başlamıştım.
Annenle ilgili de bir kaç laf etmek istiyorum.. Can yağmur karakteri seninle çok uyumlu allah rahmet eylesin baban vefat etmiş. Ona ithafen güzel anılarını bulundurmak istemişsin kitabında fakat anneni öyle harcamasaydın belalarla. Sonuna doğru onla da bir kavuşsaydınız iyiydi.
--spoiler--
edit: kitap yarım 2.si yazılmalı.
Verdiğim 15 liradan dolayı pişman değilim. Böyle insanları daha çok yazmaya teşvik etmek gerekir. çünkü Amk yarın bir gün bunun gibi adamlar yazmayı bırakırsa senden benden zaten kitap yazan adam çıkmayacak. Soğutmamak gerek.
Adamı biz 10 numara blogcu ve tespitçi olarak tanıdık. Kurgu işinde biraz daha çalışması gerek.
--spoiler--
hikaye genel olarak arya üzerinden giden bir imkansız aşk romanı gibiydi. Anna Karenina nın hikayesi gibiydi. Tek farkı olayların 2000'li yıllarda geçmesiydi. Anna intihar ediyor. Arya öldürülüyordu.
Durum betimlemeleri çok iyi fakat mekan betimlemeleri çok zayıftı. Evden çıktım çöpçü sokakta, markette televizyona hipnoz olan kadın ve 'sigara yaktım' durmadan bu kelime geçiyor. zaten Bizde yeşilaycı değiliz ama sonlara doğru bu 'sigara yaktım' kelimesini duydukça hallenmeye başlamıştım.
Annenle ilgili de bir kaç laf etmek istiyorum.. Can yağmur karakteri seninle çok uyumlu allah rahmet eylesin baban vefat etmiş. Ona ithafen güzel anılarını bulundurmak istemişsin kitabında fakat anneni öyle harcamasaydın belalarla. Sonuna doğru onla da bir kavuşsaydınız iyiydi.
--spoiler--
edit: kitap yarım 2.si yazılmalı.
Bir roman.
Yine Michael sikkofield'ın bloğunda okumaya alıştığımız tarzı ve komik benzetmeleriyle neşemizi buluyoruz. En başından beklenmedik bir olayla şok oluyoruz. Ancak sikko, ince dallar üstüne binalar inşa etme çabasına girmiş ve okuyucusunu hiç beklenmedik bir şekilde boşluğa düşürüveriyor. Bir gazetenin haftasonu ekinde yazılan pek de öyle bomba etkisi yapacak bir yanı da olmayan 3-5 yazıdan sonra tüm dünyayı dönüştürme projesi yürüten, dünyayı yöneten adamların dikkatini çekmişmiş de kapı çalınca bile kapının arkasında durmuyormuş ki birisi ateş ederse onu vuramasın. Siktir lan bebe.
Neyse sakinim.
Henüz kitabın yarısını biraz geçtim. Okunuşu çok keyifli, hazmı kolay, yumuşak bir kitap olmasıyla genç okuyuculara büyük keyif yaşatabilir.
Bundan 5 yıl önce çıksaydı belki de büyük bir aydınlanma yaşatabilecekti ancak yeni dünya düzeni, gizli örgütler, konularını ilkokullu bebelerin bile tartışır olduğu bu dönemde o kadar da şaşırtıcı gelmiyor açıkçası. Ayrıca dövüş klübü filminin zaten çok sağlam bir şekilde herkese anlattığı sistemin insanı soktuğu tekdüze yaşam kalıplarına karşı eleştirinin kitabın uzunca bir kısmını kaplıyor oluşu bir süre sonra gerçekten sıkıcı gelmeye başlıyor.
Neyse sonuna kadar okuyup editlerim. Yazmaya devam ederse ileride şaheserler çıkabilir diyip olumlu bitirelim bari.
Yine Michael sikkofield'ın bloğunda okumaya alıştığımız tarzı ve komik benzetmeleriyle neşemizi buluyoruz. En başından beklenmedik bir olayla şok oluyoruz. Ancak sikko, ince dallar üstüne binalar inşa etme çabasına girmiş ve okuyucusunu hiç beklenmedik bir şekilde boşluğa düşürüveriyor. Bir gazetenin haftasonu ekinde yazılan pek de öyle bomba etkisi yapacak bir yanı da olmayan 3-5 yazıdan sonra tüm dünyayı dönüştürme projesi yürüten, dünyayı yöneten adamların dikkatini çekmişmiş de kapı çalınca bile kapının arkasında durmuyormuş ki birisi ateş ederse onu vuramasın. Siktir lan bebe.
Neyse sakinim.
Henüz kitabın yarısını biraz geçtim. Okunuşu çok keyifli, hazmı kolay, yumuşak bir kitap olmasıyla genç okuyuculara büyük keyif yaşatabilir.
Bundan 5 yıl önce çıksaydı belki de büyük bir aydınlanma yaşatabilecekti ancak yeni dünya düzeni, gizli örgütler, konularını ilkokullu bebelerin bile tartışır olduğu bu dönemde o kadar da şaşırtıcı gelmiyor açıkçası. Ayrıca dövüş klübü filminin zaten çok sağlam bir şekilde herkese anlattığı sistemin insanı soktuğu tekdüze yaşam kalıplarına karşı eleştirinin kitabın uzunca bir kısmını kaplıyor oluşu bir süre sonra gerçekten sıkıcı gelmeye başlıyor.
Neyse sonuna kadar okuyup editlerim. Yazmaya devam ederse ileride şaheserler çıkabilir diyip olumlu bitirelim bari.
hayatımda okuduğum en iyi kitaplar arasında olan kitap.
--spoiler----spoiler--
- arya?
-canım?
- "schindler'in listesi"ni seyretmiş miydin?
- evet.
- hani orada kırmızı paltolu bir kız çocuğu vardı ya, tüm film siyah beyazdı ama bir tek o kız renkliydi. sen de öylesin işte benim için.
--spoiler----spoiler--
Bir michael sikkofield romanı
- arya?
-canım?
- "schindler'in listesi"ni seyretmiş miydin?
- evet.
- hani orada kırmızı paltolu bir kız çocuğu vardı ya, tüm film siyah beyazdı ama bir tek o kız renkliydi. sen de öylesin işte benim için.
--spoiler----spoiler--
Bir michael sikkofield romanı
piyon deyip geçmeyin gün gelir vezir olur.
Küresel ekonomi , askeri yahut politika açısından baktığımızda hepimizin rolüdür.
Hatta şöyle söylemek lazım, her birimiz bir piyon değiliz hepimiz sadece bir piyonuz.
Hatta şöyle söylemek lazım, her birimiz bir piyon değiliz hepimiz sadece bir piyonuz.
gözden çıkarılması kolay olan, değersiz görülendir.
olmayınız efendim.
olmayınız efendim.
cumhuriyet rejimiyle yönetilen birey.
Ne zaman beni hamleye alırlar diye aşkla şevkle şehvetle bekleyen üsttekilerin de mezesine limon suyu kıvamında oyun zerzevatıdır ve bunu aklı olduğu için değil haklı olduğu için yapandır nefsini körelten zavallı psikolojik sarsıntıdır vezir olabilir mi bence bu cümlede vezir kelimesi ancak mucize olarak akla gelir piyonsun sen piyon kalacaksın kusura bakmayın piyon kardeşlerim.
hükümete göre asgari ücretli çalışan kişi.
satrançta önemi yok gibi görünse de oldukça önemli taş grubudur.
devlet bahceli.
Satranç oyunundaki en sevimli taş. zayıflıkta bir numara olmasına ramend en sevdiğim taştır. Çünkü bizim gibi potansiyeli olan sıradan insanları simgeler ve hedefine ulaşınca ne olacağına ancak sen karar verirsin. Aynı zamanda yükselişi de simgeler. Rakiplerinin arasından yeteneklerinle sivrilip hayatta kalarak üstün bir ünvan almak gibi. Bu yüzden özel...
Piyadeyle aynı kökten gelir.
Vezir olma hayali kurar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar