bugün

Sarı bir zambak açtı
Karanlığın bahçesinde pencerem
Geceyi odamdan geçirmek için
Bir ağaç cama vuruyor

Üşüdün mü dışarda narin ağaç
Yoksa hırsızlardan mı korkuyorsun
Nafile çoktan bağladılar ellerimi
Kırk haramiler

Ve gafil köpeğim kapımda habersiz
Bir tavşan kovalıyor rüyasında
Bulutlar şimdi insanların koynunda
Sabahleyin savuşurlar bacadan

Oktay RiFAT
boş başlı saatler ve uyku nereye gitti geceleri için iyiki var olandır. halini muhal bulanların ve bekleyiş sahiplerinin uğrak yeridir civarı. dört duvar kaçkınlarının ufka firar tünelidir ki insan gözünün baktığı aklının uzandığı yerde yaşar biraz. * duvarlar konuşmaz pencereler konuşur her lisanı. her bakanın gözüne ilişecek bir şey bulunur pencereden ya da gönlüne ilişmişlere diker gözlerini bakanlar. buluşma yerine kalkan otobüs gibidir pencereler ki her bakış kesişir ufukta. yalnızlık hissedenler kendini ıssızlıkta görenlerin ona sokuldukça geçer bu halleri nebze nebze. umutların en yoğunlaştığı yer olur pencereler. fikirler belirir akıllarda çıkmaz yolların çıkışı görülür. kainatı gösterir pancereler. kainatta her yolun bir çıkışı vardır. beklenenlerin ilk belirdiği yerdir pencere...
türkçeye farsçadan geçmiş sözcük.
ilhan irem'in 1983'te çıkardığı ve 2000'de uçuk mavi pencere adıyla ve yeni bir kapakla yeniden basılan albümü. bu uzunçaların iç kapağı, supertramp'in 1974'te çıkardığı Crime of the Century uzunçalarının kapağından esinlenmiştir. bu da ispatları:

http://www.recordturk.com.../kapaklar/bizden/biz8.JPG *
http://www.recordturk.com...kapaklar/bizden/biz8a.JPG *
ilhan irem'in ilk konsept albümüdür. bu da albümün kapağı: http://images.gittigidiyo...PENCERE-LP__4178364_0.jpg

Albümün kapağındaki kişiler, albüme emeği geçmiş bazı insanlarla,ilhan irem'in o zamanki dostlarıdır. ilhan irem'in önünde oturan gözlüklü şahıs, "Pencere" albümünün aranjörü Melih Kibar. En sağdaki bordo kazaklı sakallı olan, albümün kayıtlarını ve miksajlarını yapan ihsan Apça. ihsan Apça'nın solunda pipo içen sakallı kişi,albüm arka kapağında (Müneccimbaşı) olarak tanıtılan,albüme herhangi bir katkıda bulunmadığı halde, kompozisyon gereği orada bulunan Engin Noyan. En solda, Engin Noyan'ın eski eşi Eser Noyan. Son olarak onun sağında gülen hanım, Melih Kibar'ın eşi Ethel Kibar'dır. Bence, "Pencere"nin kapağında, yüksekçe bir yerden dostlarına bakan ilhan irem'in yüzündeki ifade,albümün anafikri gibidir.

Unutmadan iki not daha:

1.Pencerenin dışında,sisler arasından camı tıklatan yaratık,albümün o zamanki simgesi olarak, tüm ilhan irem konserlerinde müzisyenlerin yanında sahnede oturan, uzaylı ziyaretçi "Tinkata Tunkata" imiş. Plastik makyaj sanatçısı Corci, kafaya geçirilen bu maskı,"Pencere" albümünün kapak fotoğrafı için iki ayda hazırlamış.

2.Eksi beş derecede,yeşile boyanmış çıplak vücuduna bu maskı takıp,pencerenin dışında bu kapak fotografı için saatlerce poz veren kişi de, ilhan irem'in o yıllardaki asistanı Abdullah Baykal'mış.

"Pencere" Long Play'inin tüm kapak tasarımı ilhan irem tarafından hazırlanmış. "Pencere" albümünün arka kapağındaki fotografta ilhan irem'in yüzü,ölümü çağrıştırması için,özellikle beyazlatılmış ve ilhan irem'in arkasında belli belirsiz görünen siyah nesne, dikine duran bir hıristiyan tabutuymuş!

bu albümün kaset versiyonu kapağı: http://images.gittigidiyo...uola-1741__18825253_0.jpg
seni beklemek.
doğuş un denge albümünde bulunan bir şarkısı.

Güneşten vazgeçerim
Yıldızlardan vazgeçerim
Ama senden asla vazgeçemem
Vazgeçemem vazgeçemem

Penceremi aralayıp ellerimi açtım
Senin için her gece tanrıya yalvardım
Sana bir şey olmasın diye ağladım
Tek umudumu yıktında gittin
alıp götürür bu şarkı sizi. müzik, ogün'ün ses tonu, her şeyiyle türk müziğindeki en güzel parçalardan biridir.
aslında hayata baktığımız ikinci göz.
her yerdeler pencereler.
her dört duvarın bir solukluk yeri.
bazen güzel bir kamuflaj, dışarıda olup biteni görmek için.
bazende bir sırdaş , arkadaş ,çıkılamayan dört duvardan hayatla üç beş laflamak için...
sözleri saçma müziği süper ogün sanlısoyşarkısı.
insanın tüylerini diken, diken edecek nitelikte çarpıcı dizelere sahip, eksiksiz bir yılmaz erdoğan şiiri.

pencerem
boş bahçesine bakar gri bir lisenin
içimde servislere dağılır çocuklar
ve yürüyerek bitirir okulu
küçük esnafın çilli çocukları

pencerem on yıl öncesine bakar
müfredat dışı sevmeler içindir lise yılları
veya kötü şarkılar
ne zaman ıslak bir aşk düşünsem
içime saçların düşer
bir iç'e bir saç nasıl düşer bilmem
bilsem zaten şiir yazmam

açık konuşma benimle
penceredeyim
ağzında gevele sözcükleri
söz sanatlarından devşir gülmelerini
yalnızım, cenderedeyim

pencerem ağzıma bakar
ne zaman karlı bir akşam düşünsem
içime kırağın düşer
bir iç'e bir kırağı nasıl düşer bilmem
bilsem zaten şiir yazmam

suda yürüyebiliyordum bir aralık
her faninin kendi mucizesi vardır
kendini şaşırtır en azından,
herkes biraz elçisidir tanrının
ne zaman ölümcül bir aşk düşünsem
içime allahın düşer
bir iç'e bir allah nasıl düşer bilmem
bilsem zaten şiir yazmam
dışarıyı içeriye içeriyi dışarıya bağlayan geçirgen yüzey ve aparatları.
kesinlikle tual den dinlenilmesi gereken şarkı.
sıcak havalarda akşamları açılmaması gerekir. açınca sinek, kelebek vs girer eve. inat edip açılacaksa da allah rızası için biri o pervaza sineklik taksın!
ucunda sonsuzluk varsa, dört duvardan özgürlüğe açılan kapı.
evlerin duvarlarına açılan kare veya dikdörtgen oyuklara yerleştiren ana maddesi cam olan ev gereci. amacı: haşeratlardan evi korumak.
evin iç tarafına pencerenin yan tarafına takılana verilen ad ise: (bkz: perde).
Pencere, en iyisi pencere;
Gecen kuşları görürsün hiç olmazsa;
Dört duvarı göreceğine.

orhan veli
arap kızının baktığı yer.**
ogün şanlısoyun insanın moralini bozan şarkısı.
bu adam (ogün sanlısoy) bu şarkıyı öyle bir çalıyor, öyle bir söylüyor ki sahnede canlı canlı..

insanın yıllar yılı en olmayacak insanlarda o'nu arayıp bulamayan ruhunu ateşe veriyor, yine de en alakasız adamlarda gerzekçe o'nu aramaya devam eden kalbini duvardan duvara vurup parçalıyor, kanlar içinde bırakıp bir köşeye atıyor adam resmen.

uzun yıllar boyunca unutulmaya çabalanan, hafife almaya çalışılıp da bir türlü becerilemeyen bilmem kaç yüz bin tane anıyla dolu beynini, evet evet doğrudan doğruya kendi beynini patlatma isteği uyandırıyor insanda bu şarkıyı sahnede söyleyen ses.

--spoiler--
baktım olmaz seyre daldım, anılardan bir tomardım.
çok yoruldum, çok daraldım, penceremden gir içeri.
--spoiler--

belirsizliklerle dolu bir iç dünyayla savaşmaktan bitap düşmüş, yıllardır 'o'na dönmek veya dönmemek' ikileminin daracık sokağında sıkışıp kalmış bir bünyenin böğrüne böğrüne saplıyor bıçağı hiç acımadan.

alkolün akışını hızlandırıyor vücutta bu şarkıyı sahibinden, canlı canlı dinlemek. kan akmasın, 'alkol' aksın istiyor insan damarlarında şarkının sonlarına doğru.

'öyle çok yoruldum, öyle çok daraldım ki.. o gelse, penceremden bi girse içeri, bi kendimden geçirse beni..' diye sayıklarken buluyor kendini insan şarkı biterken..
cem adrianın harika seslendirdiği şarkıdır.

https://www.youtube.com/watch?v=F61C7_VCEwU
Sadık gürbüz'ün olağanüstü sesiyle tüttürdüğü bir duman adeta. sizi de alıyor içine, sarıp sarmalıyor.

hele bir de,

"pencereyi kapam, kuş dolabilir içeri
pencereyi kapam, kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin canım
kırık bir dalın yükünü mü?"

demiyor mu... ah ulan.
olağanüstü güzellikteki tual parçası. yok böyle bir parça yahu.
tual'in mükemmel şarkısıdır ki, cem adrian yorumu da bir o kadar enfestir.
bir servet kocakaya şarkısı.
© copyright 2005 - 2026