bugün
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz13
- çağla idi20
- şiir yazan erkek16
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması9
- kadınları susturmanın en iyi yolu12
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- efsane albüm isimleri3
- aklıma takılıyor5
- suya sabuna dokunmayan sanatçılar3
- doymuyorum diye bağıran komşu5
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- yediğiniz en ağır dayak5
- sevişmek istenen ünlüler10
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- şu an dinlenen şarkıdan bir cümle6
- ne oldu bana6
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- sözlükteki flört listem9
- çok bekar olan sözlük kızı9
- 0 0 728
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- kız yeğen sahibi olmak5
- beni linç ettiler abi8
- arkadaşlar özür dilerim11
- sarapci koala hatayi28
- beni kimsenin gözünde canlandıramaması5
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- uyumak isteyip de uyuyamak4
- sözlükten biriyle kavga etmek3
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- köylülere hakaret eden yazarlar5
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- traveler vs iock6
- melisa döngelin 43 torbacısı3
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- aleyna tilki3
- karşı cinse sorulan sorular8
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- viski kola15
- neden bu kadar kişi online5
- bir kızı kucakta zıplatmak2
- fusya semsiyeli yabanci7
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- beybi leydi seksiliği6
- gocu abi7
- kafaya sıkmak4
- bilinç açık şekilde uyumak3
parça parça olmuş olan. double parça.
müslüm gürses'in de yorumladığı teoman şarkısı. *
Saatim yok tam olarak bilemem
Biraz bira, biraz şarap önceydi
Nasıl oluyor; vakit bir türlü geçmezken
Yıllar, hayatlar geçiyor
Kayıp bir bavul gibiyim havaalanında
Ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek?
Neyse zaten hiç halim yok
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doðum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
Paramparça
Takatim yok, yine de telefona sarıldım
Son bir özür için tüm sevdiðim kadınlardan
Aradım, mesajlar çıktı kapattım
Telesekretere konuşamayanlardanım
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
Paramparça
Paramparça
Paramparça
Saatim yok tam olarak bilemem
Biraz bira, biraz şarap önceydi
Nasıl oluyor; vakit bir türlü geçmezken
Yıllar, hayatlar geçiyor
Kayıp bir bavul gibiyim havaalanında
Ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek?
Neyse zaten hiç halim yok
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doðum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
Paramparça
Takatim yok, yine de telefona sarıldım
Son bir özür için tüm sevdiðim kadınlardan
Aradım, mesajlar çıktı kapattım
Telesekretere konuşamayanlardanım
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
Paramparça
Paramparça
Paramparça
muslum gursesin soylediği ama canlı performans olaylarına girdiğinde sözlerini unuttuğu teoman parçasıdır.
t. cooper'ın yazmış olduğu, paramparça hayatların hayatta kalma çabasını anlatan kitap.
güzel bir eser
"amores perros" adlı güzel filmin türkiye gösteriminde aşkları ve köpekleri niteleyen sıfat: "paramparça aşklar, köpekler"
t. cooper'in yazmış olduğu, parçalanmış hayatların hayata tutunma çabalarını anlatan kitap.
müslüm gürses ten sonra tümüyle paramparca olan teoman şarkısıdır.
kişinin, bütün bir yıl boyunca dinlemese bile doğum gününün verdiği hüzünle tekrar tekrar dinlediği ya da o gün daha bi gazla dinlediği şarkı.
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
evet evet çok içli bir parça.
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
evet evet çok içli bir parça.
parcalari bir araya getirmenin zor oldugu anlar vardir; peki$tirilmi$ yok olma durumu.
müslüm gürses'in rock şarkısı söyleyebilme çabasına girdiği teoman şarkısının adı.
bülent ortaçgil tarafından paramparça edilmiş şarkı. keşke söylemese idi.
yönetmenliğini halit refiğ'in yaptığı, senaryosunu erdoğan tünaş'ın yazdığı 1985 yapımı türk filmidir. oyuncular cüneyt artkın, tarık akan, gülsen bubikoglu'dur.
bir diğer deyimle (bkz: parça pinçik)
yada xımxış...
yada xımxış...
bekaretini kaybeden kızların aklına geldiğini dşündüğüm teoman bestesi.
dördüncü nesil bir yazar.
led zeppelin'in kashmir şarkısından çalıntı solosu bulunan güzel şarkı.
(bkz: bağa mı didin) esprisiyle sözlüğe kinini kusmakta olan yazar ve arkadaş, hep destek tam destek.
bakış açısına göre değişmekle birlikte, zaman zaman müslüm gürsesin teomandan daha iyi söylediğini düşündüğüm şarkıdır.
teoman'ın yapıp yapabileceği en güzel şarkısı. *
bir şarkı sadece bir şarkı mıdır? ya da bir film? bir roman? sadece ve sadece sanatsal anlamını mı yansıtır? sanmıyorum. bazı şeyler gerçeğin azgın dişlerini taşır içinde. izleyici, dinleyici, okuyucu eser boyunca hafifçe ısırılır. iz bırakılmadan bedeninde. ruhu paramparça olur. ruhu acır.
kayıp bir bavul olur kişi. havalanında. ya da boş bir yüzme havuzu gibi hisseder kendisini. sonbaharda. gerisi? gerisi yok. bir bar taburesi üstünde babanın öldüğü yaşta hissedersin. tüm babaların öldüğü yaşta. tüm ölümler, senin varlığınla yaşıttır. sen, bağıra bağıra dinlersin bu şarkıyı. ağlaya ağlaya. en son ne zaman böyle olmuştum dersin kendine. kinyas ve kayra kitabını okuyup da bitirdikten sonra mıydı? yoksa gegen die wand filmi bittiğinde mi?
"şimdi ben ne bok yiyeceğim?" dediğin kaç anın sonunda hissettin aynı duygu karmaşasını. yoğunluğunu? kaç kez oldu bu durum? bir veya iki. belki üç. gerisi?
yok!...
bir şarkı sadece bir şarkı mıdır? ya da bir film? bir roman? sadece ve sadece sanatsal anlamını mı yansıtır? sanmıyorum. bazı şeyler gerçeğin azgın dişlerini taşır içinde. izleyici, dinleyici, okuyucu eser boyunca hafifçe ısırılır. iz bırakılmadan bedeninde. ruhu paramparça olur. ruhu acır.
kayıp bir bavul olur kişi. havalanında. ya da boş bir yüzme havuzu gibi hisseder kendisini. sonbaharda. gerisi? gerisi yok. bir bar taburesi üstünde babanın öldüğü yaşta hissedersin. tüm babaların öldüğü yaşta. tüm ölümler, senin varlığınla yaşıttır. sen, bağıra bağıra dinlersin bu şarkıyı. ağlaya ağlaya. en son ne zaman böyle olmuştum dersin kendine. kinyas ve kayra kitabını okuyup da bitirdikten sonra mıydı? yoksa gegen die wand filmi bittiğinde mi?
"şimdi ben ne bok yiyeceğim?" dediğin kaç anın sonunda hissettin aynı duygu karmaşasını. yoğunluğunu? kaç kez oldu bu durum? bir veya iki. belki üç. gerisi?
yok!...
doymak bilmez, deve yese ''çöplendim'' diyecek yazar kişisi.
efendim kendisiyle bir pazar günümü geçirmeye karar verdim, nerden bileyim başıma gelecekleri. atladık arabaya gittik taksim'e, balık pazarında ritm bara uğradık öncelikle (ucuz ya o bakımdan) votka-enerjiler söylendi, patatesler çerezler falan derken bu nalet olasıca midye tavada yiyeceğini söyledi, ok dedik, birer tane de midye tava söyledik, adam getirdi getirmesnede bizim paramparcanın gözü doyarmı 5 şiş midyeyle, ekmek istedi hemen, bi sepet ekmek geldi akabinde ve gelmesiyle bitmesi bir oldu bu ekmeğin, elimi değdiremedim billahi, sonra tuvalete kadar gittim, döndüğümde birer porsiyon daha midye tava söylediğini öğrendim, ya sabır dedim, onları da yedik, içkiler su gibi tabii, bu daha bişeyler söylüyodu ki hemen hesabı istedim garsondan, güç bela çıkardım bardan, bir oh çektim tabi, kol gibi hesaptan yırttık, uzatmayayım eve gideceğimizi zannederken bayrampaşa da bir kebapçıya usulca soktu bu açgöz beni, tokum dedim dinlemedi, ''sen söyle ben seninkini de yerim dedi''..söyledik, geldi dev gibi tabaklar, ben bir kaç ızgara tavuk yiyebildim, bu delidanalar gibi süpürdü tabağı(benimki de dahil olmak üzere), doydun mu? dedim, kaşlarını kaldırdı! ben dumur tabii, neyseciğime, çıktık ordan da, bu yalanmaya başladı gene, tatlı da tatlı, hay dedim senin tatlına da, yürü şurda güzel bi tatlıcı var, benim de canım çekmisti halbuki! gittik bu krem-karamel mi yesem profiterol mü yesem ikilemindeyken çareyi ikisini de söylemekte buldu ve inanabiliyomusunuz ki ikisini de yedi, hayvansın sen hayvan!!!
yine de güzel bir gündü benim için, askere gitmeden önceki son maceramız, özleyeceğim laaaan....
efendim kendisiyle bir pazar günümü geçirmeye karar verdim, nerden bileyim başıma gelecekleri. atladık arabaya gittik taksim'e, balık pazarında ritm bara uğradık öncelikle (ucuz ya o bakımdan) votka-enerjiler söylendi, patatesler çerezler falan derken bu nalet olasıca midye tavada yiyeceğini söyledi, ok dedik, birer tane de midye tava söyledik, adam getirdi getirmesnede bizim paramparcanın gözü doyarmı 5 şiş midyeyle, ekmek istedi hemen, bi sepet ekmek geldi akabinde ve gelmesiyle bitmesi bir oldu bu ekmeğin, elimi değdiremedim billahi, sonra tuvalete kadar gittim, döndüğümde birer porsiyon daha midye tava söylediğini öğrendim, ya sabır dedim, onları da yedik, içkiler su gibi tabii, bu daha bişeyler söylüyodu ki hemen hesabı istedim garsondan, güç bela çıkardım bardan, bir oh çektim tabi, kol gibi hesaptan yırttık, uzatmayayım eve gideceğimizi zannederken bayrampaşa da bir kebapçıya usulca soktu bu açgöz beni, tokum dedim dinlemedi, ''sen söyle ben seninkini de yerim dedi''..söyledik, geldi dev gibi tabaklar, ben bir kaç ızgara tavuk yiyebildim, bu delidanalar gibi süpürdü tabağı(benimki de dahil olmak üzere), doydun mu? dedim, kaşlarını kaldırdı! ben dumur tabii, neyseciğime, çıktık ordan da, bu yalanmaya başladı gene, tatlı da tatlı, hay dedim senin tatlına da, yürü şurda güzel bi tatlıcı var, benim de canım çekmisti halbuki! gittik bu krem-karamel mi yesem profiterol mü yesem ikilemindeyken çareyi ikisini de söylemekte buldu ve inanabiliyomusunuz ki ikisini de yedi, hayvansın sen hayvan!!!
yine de güzel bir gündü benim için, askere gitmeden önceki son maceramız, özleyeceğim laaaan....
"parçalandım da duruldum,koştum ardından yoruldum.binlerce güzel sevdimde en son sana vuruldum. paramparçaaa. " şeklinde ilerleyen müzeyyen senar ve teoman düetinden oluşan şimdi uydurduğum bir parçadır.
soz muzik teoman albümünde sezen aksu ve teoman'ın düet yaptığı parçadır. sanırım sezen aksu bu şarkıyı bugüne kadar en kötü yorumlayan kişi olarak tarihe geçicek. parça'nın sonundaki teoman'ın viski ile gargara yapmış gibi okuduğu kısım ise şarkının en can alıcı yeri olmuştur.
arabeskten nefret eden biri olarak açık yüreklilikle söylemek gerekirse müslüm gürses'in bile sezen aksu'dan daha güzel yorumladığı teoman şarkısıdır. *
''nasil oluyor; vakit bir turlu gecmezken
yillar, hayatlar geciyor?''
''çok mu ayıp hala mutluluk istemek?''
yillar, hayatlar geciyor?''
''çok mu ayıp hala mutluluk istemek?''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar