bugün
- beni özleyenler elime mum diksin12
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması6
- iq testi4
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık2
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri2
- arkadaşlar naber ya4
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu2
- inşaat gürültüsü4
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri2
- slip mayo giyen erkek4
- beynin dopamin salgılamaması3
- la diyen kadın3
- benkimki11
- en köylü özelliğiniz4
- ioçk'nın müziği4
- erkeklerden hoşlanan erkek3
- metrobüs2
- nervio ile travertenlere gitmek4
- türk ateisti7
- yunanistan29
- sobayla konuşan delinin peşinden gitmek2
- gürsel tekin'in kılıçdaroğlu'na rest çekmesi2
- sözlük çok bozdu3
- yanık akrep dumanı çekmek5
- çomar müzikleri3
- sidretü l münteha4
- zorunlu eğitim7
- küresel gelince trollerde olan gerginlik hissi2
- mayışı çekmek3
- tiroidli hanım3
- en son aldığınız iltifat14
- şimdi mokv olacaktı4
- organize suç örgütü2
- kanal 72
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- dünüşü4
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- sevişirken video çekmek10
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- seferihisar2
- irmik helvası vs un helvası18
- dekolteye bakar mısınız15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
parça parça olmuş olan. double parça.
müslüm gürses'in de yorumladığı teoman şarkısı. *
Saatim yok tam olarak bilemem
Biraz bira, biraz şarap önceydi
Nasıl oluyor; vakit bir türlü geçmezken
Yıllar, hayatlar geçiyor
Kayıp bir bavul gibiyim havaalanında
Ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek?
Neyse zaten hiç halim yok
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doðum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
Paramparça
Takatim yok, yine de telefona sarıldım
Son bir özür için tüm sevdiðim kadınlardan
Aradım, mesajlar çıktı kapattım
Telesekretere konuşamayanlardanım
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
Paramparça
Paramparça
Paramparça
Saatim yok tam olarak bilemem
Biraz bira, biraz şarap önceydi
Nasıl oluyor; vakit bir türlü geçmezken
Yıllar, hayatlar geçiyor
Kayıp bir bavul gibiyim havaalanında
Ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek?
Neyse zaten hiç halim yok
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doðum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
Paramparça
Takatim yok, yine de telefona sarıldım
Son bir özür için tüm sevdiðim kadınlardan
Aradım, mesajlar çıktı kapattım
Telesekretere konuşamayanlardanım
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
Paramparça
Paramparça
Paramparça
muslum gursesin soylediği ama canlı performans olaylarına girdiğinde sözlerini unuttuğu teoman parçasıdır.
t. cooper'ın yazmış olduğu, paramparça hayatların hayatta kalma çabasını anlatan kitap.
güzel bir eser
"amores perros" adlı güzel filmin türkiye gösteriminde aşkları ve köpekleri niteleyen sıfat: "paramparça aşklar, köpekler"
t. cooper'in yazmış olduğu, parçalanmış hayatların hayata tutunma çabalarını anlatan kitap.
müslüm gürses ten sonra tümüyle paramparca olan teoman şarkısıdır.
kişinin, bütün bir yıl boyunca dinlemese bile doğum gününün verdiği hüzünle tekrar tekrar dinlediği ya da o gün daha bi gazla dinlediği şarkı.
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
evet evet çok içli bir parça.
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça
evet evet çok içli bir parça.
parcalari bir araya getirmenin zor oldugu anlar vardir; peki$tirilmi$ yok olma durumu.
müslüm gürses'in rock şarkısı söyleyebilme çabasına girdiği teoman şarkısının adı.
bülent ortaçgil tarafından paramparça edilmiş şarkı. keşke söylemese idi.
yönetmenliğini halit refiğ'in yaptığı, senaryosunu erdoğan tünaş'ın yazdığı 1985 yapımı türk filmidir. oyuncular cüneyt artkın, tarık akan, gülsen bubikoglu'dur.
bir diğer deyimle (bkz: parça pinçik)
yada xımxış...
yada xımxış...
bekaretini kaybeden kızların aklına geldiğini dşündüğüm teoman bestesi.
dördüncü nesil bir yazar.
led zeppelin'in kashmir şarkısından çalıntı solosu bulunan güzel şarkı.
(bkz: bağa mı didin) esprisiyle sözlüğe kinini kusmakta olan yazar ve arkadaş, hep destek tam destek.
bakış açısına göre değişmekle birlikte, zaman zaman müslüm gürsesin teomandan daha iyi söylediğini düşündüğüm şarkıdır.
teoman'ın yapıp yapabileceği en güzel şarkısı. *
bir şarkı sadece bir şarkı mıdır? ya da bir film? bir roman? sadece ve sadece sanatsal anlamını mı yansıtır? sanmıyorum. bazı şeyler gerçeğin azgın dişlerini taşır içinde. izleyici, dinleyici, okuyucu eser boyunca hafifçe ısırılır. iz bırakılmadan bedeninde. ruhu paramparça olur. ruhu acır.
kayıp bir bavul olur kişi. havalanında. ya da boş bir yüzme havuzu gibi hisseder kendisini. sonbaharda. gerisi? gerisi yok. bir bar taburesi üstünde babanın öldüğü yaşta hissedersin. tüm babaların öldüğü yaşta. tüm ölümler, senin varlığınla yaşıttır. sen, bağıra bağıra dinlersin bu şarkıyı. ağlaya ağlaya. en son ne zaman böyle olmuştum dersin kendine. kinyas ve kayra kitabını okuyup da bitirdikten sonra mıydı? yoksa gegen die wand filmi bittiğinde mi?
"şimdi ben ne bok yiyeceğim?" dediğin kaç anın sonunda hissettin aynı duygu karmaşasını. yoğunluğunu? kaç kez oldu bu durum? bir veya iki. belki üç. gerisi?
yok!...
bir şarkı sadece bir şarkı mıdır? ya da bir film? bir roman? sadece ve sadece sanatsal anlamını mı yansıtır? sanmıyorum. bazı şeyler gerçeğin azgın dişlerini taşır içinde. izleyici, dinleyici, okuyucu eser boyunca hafifçe ısırılır. iz bırakılmadan bedeninde. ruhu paramparça olur. ruhu acır.
kayıp bir bavul olur kişi. havalanında. ya da boş bir yüzme havuzu gibi hisseder kendisini. sonbaharda. gerisi? gerisi yok. bir bar taburesi üstünde babanın öldüğü yaşta hissedersin. tüm babaların öldüğü yaşta. tüm ölümler, senin varlığınla yaşıttır. sen, bağıra bağıra dinlersin bu şarkıyı. ağlaya ağlaya. en son ne zaman böyle olmuştum dersin kendine. kinyas ve kayra kitabını okuyup da bitirdikten sonra mıydı? yoksa gegen die wand filmi bittiğinde mi?
"şimdi ben ne bok yiyeceğim?" dediğin kaç anın sonunda hissettin aynı duygu karmaşasını. yoğunluğunu? kaç kez oldu bu durum? bir veya iki. belki üç. gerisi?
yok!...
doymak bilmez, deve yese ''çöplendim'' diyecek yazar kişisi.
efendim kendisiyle bir pazar günümü geçirmeye karar verdim, nerden bileyim başıma gelecekleri. atladık arabaya gittik taksim'e, balık pazarında ritm bara uğradık öncelikle (ucuz ya o bakımdan) votka-enerjiler söylendi, patatesler çerezler falan derken bu nalet olasıca midye tavada yiyeceğini söyledi, ok dedik, birer tane de midye tava söyledik, adam getirdi getirmesnede bizim paramparcanın gözü doyarmı 5 şiş midyeyle, ekmek istedi hemen, bi sepet ekmek geldi akabinde ve gelmesiyle bitmesi bir oldu bu ekmeğin, elimi değdiremedim billahi, sonra tuvalete kadar gittim, döndüğümde birer porsiyon daha midye tava söylediğini öğrendim, ya sabır dedim, onları da yedik, içkiler su gibi tabii, bu daha bişeyler söylüyodu ki hemen hesabı istedim garsondan, güç bela çıkardım bardan, bir oh çektim tabi, kol gibi hesaptan yırttık, uzatmayayım eve gideceğimizi zannederken bayrampaşa da bir kebapçıya usulca soktu bu açgöz beni, tokum dedim dinlemedi, ''sen söyle ben seninkini de yerim dedi''..söyledik, geldi dev gibi tabaklar, ben bir kaç ızgara tavuk yiyebildim, bu delidanalar gibi süpürdü tabağı(benimki de dahil olmak üzere), doydun mu? dedim, kaşlarını kaldırdı! ben dumur tabii, neyseciğime, çıktık ordan da, bu yalanmaya başladı gene, tatlı da tatlı, hay dedim senin tatlına da, yürü şurda güzel bi tatlıcı var, benim de canım çekmisti halbuki! gittik bu krem-karamel mi yesem profiterol mü yesem ikilemindeyken çareyi ikisini de söylemekte buldu ve inanabiliyomusunuz ki ikisini de yedi, hayvansın sen hayvan!!!
yine de güzel bir gündü benim için, askere gitmeden önceki son maceramız, özleyeceğim laaaan....
efendim kendisiyle bir pazar günümü geçirmeye karar verdim, nerden bileyim başıma gelecekleri. atladık arabaya gittik taksim'e, balık pazarında ritm bara uğradık öncelikle (ucuz ya o bakımdan) votka-enerjiler söylendi, patatesler çerezler falan derken bu nalet olasıca midye tavada yiyeceğini söyledi, ok dedik, birer tane de midye tava söyledik, adam getirdi getirmesnede bizim paramparcanın gözü doyarmı 5 şiş midyeyle, ekmek istedi hemen, bi sepet ekmek geldi akabinde ve gelmesiyle bitmesi bir oldu bu ekmeğin, elimi değdiremedim billahi, sonra tuvalete kadar gittim, döndüğümde birer porsiyon daha midye tava söylediğini öğrendim, ya sabır dedim, onları da yedik, içkiler su gibi tabii, bu daha bişeyler söylüyodu ki hemen hesabı istedim garsondan, güç bela çıkardım bardan, bir oh çektim tabi, kol gibi hesaptan yırttık, uzatmayayım eve gideceğimizi zannederken bayrampaşa da bir kebapçıya usulca soktu bu açgöz beni, tokum dedim dinlemedi, ''sen söyle ben seninkini de yerim dedi''..söyledik, geldi dev gibi tabaklar, ben bir kaç ızgara tavuk yiyebildim, bu delidanalar gibi süpürdü tabağı(benimki de dahil olmak üzere), doydun mu? dedim, kaşlarını kaldırdı! ben dumur tabii, neyseciğime, çıktık ordan da, bu yalanmaya başladı gene, tatlı da tatlı, hay dedim senin tatlına da, yürü şurda güzel bi tatlıcı var, benim de canım çekmisti halbuki! gittik bu krem-karamel mi yesem profiterol mü yesem ikilemindeyken çareyi ikisini de söylemekte buldu ve inanabiliyomusunuz ki ikisini de yedi, hayvansın sen hayvan!!!
yine de güzel bir gündü benim için, askere gitmeden önceki son maceramız, özleyeceğim laaaan....
"parçalandım da duruldum,koştum ardından yoruldum.binlerce güzel sevdimde en son sana vuruldum. paramparçaaa. " şeklinde ilerleyen müzeyyen senar ve teoman düetinden oluşan şimdi uydurduğum bir parçadır.
soz muzik teoman albümünde sezen aksu ve teoman'ın düet yaptığı parçadır. sanırım sezen aksu bu şarkıyı bugüne kadar en kötü yorumlayan kişi olarak tarihe geçicek. parça'nın sonundaki teoman'ın viski ile gargara yapmış gibi okuduğu kısım ise şarkının en can alıcı yeri olmuştur.
arabeskten nefret eden biri olarak açık yüreklilikle söylemek gerekirse müslüm gürses'in bile sezen aksu'dan daha güzel yorumladığı teoman şarkısıdır. *
''nasil oluyor; vakit bir turlu gecmezken
yillar, hayatlar geciyor?''
''çok mu ayıp hala mutluluk istemek?''
yillar, hayatlar geciyor?''
''çok mu ayıp hala mutluluk istemek?''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar