bugün
- trakyalı yazarlar5
- lahmacun9
- kaan sezyum7
- arif kocabıyık14
- ellerim bos gonlum hos27
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- ay diyen erkek9
- habire1219
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- sobadan kurtulmak5
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- gocu bey bay reyiz2
- gocu37
- silvermist9
- ben evlendiğimde 51 kiloydum3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- basmane tren garı6
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- günün tweeti2
- raikagetokatlayan4
- vexillarius the slayer8
- aşk3
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- renkli rüyalar oteli5
- sarapci koala63
- ak partililerin bebek katili apo sevgileri2
- ben geldim naneler15
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- tekerlek toplayan cocuk3
- habire12nin çaylak olması5
- ebu muhammed el culani2
- sersem herif5
- torpille bir yerlere gelenler4
- erlik dinleyip gaza gelmek3
- dinler tarihi5
- gammaz çetesi9
- ben sizin anonim11
- kemal kılıçdaroğlu8
- mantı8
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci7
- imbat4
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- israil'i eleştirmek vs israil'e küfretmek2
- bir şeylere küfredince dünya değişecek zannetmek2
- karşıyaka dan bayraklı ya yürümek4
- siyonizmin tasfiye oluşu3
- motorine 8 24 tl zam gelmesi5
Bir kitap okursun ve hayatın değişir lafını yaşatan yazar.
Severim hem de çok.
Severim hem de çok.
Buram buram dostoyevski kokar eserleri. Bu kokuyu ilk aldığınızda bir anlık gafletle bu eserlerin özgün olmadığını iddia edebilirsiniz ama kokusuyla yetinmeyip tadını almaya başlarsanız, bu durumun hayranlık duygusunun ve esinlenmenin oğuz bey'in kendisine has tarzı içinde yoğrulmasından ibaret olduğunu anlarsınız.*
Oğuz Atay, bugün bize binbir övgüyle okutulan çoğu türk edebiyatçısından çok daha özgün bir yazardır. Özgünlüğü hem hikayelerinden hem de hikayelerini anlatış biçiminden kaynaklıdır. kısa hayatına sığdırdığı dolu dolu eserleri için minnettarım.
Oğuz Atay, bugün bize binbir övgüyle okutulan çoğu türk edebiyatçısından çok daha özgün bir yazardır. Özgünlüğü hem hikayelerinden hem de hikayelerini anlatış biçiminden kaynaklıdır. kısa hayatına sığdırdığı dolu dolu eserleri için minnettarım.
metinleriyle insan oluşun derinlerinde gezinen deha. Yalnızlığı dilediği gibi yazma, yaşama arzusundan ibarettir. Günlüğünü okuyan her kim olursa olsun içi sızlamadan duramaz. işin ilginç yanı Oğuz Atay'ın kendini en fazla anlattığı yazısı günlüğü değil de "Babama mektup" adlı öyküsüdür.
Çok iyi bir roman yazarıdır. Eserleri bunu destekler niteliktedir. Özellikle herkesin bildiği kitabı tutunamayanlar adlı eserinde olağanüstü bir yöntem denemiştir. Çok güçlü bir psikolojik romandır. Bazı kitaplar sizi yansıttığı ruh haline büründürür. Buda onlardandır. içinizi sıkar kasvetli bir iç sıkıntısı size misafir olur. Kitabın etkisinden çıkana kadar. Modern zamanın gözü kör olsun bu adamı da sosyal medyaya kurban ettik. Diyeceklerim bu kadar..
"bir mektup yazmak istiyordum, ama adres bilmiyordum. yani hiçbir adres bilmiyordum. bana inanmazlardı, bunun için utanıyordum. bana herhangi bir adres söyler misiniz? diyemezdim. oysa herhangi bir adres yeterliydi benim için. bir zorluk daha vardı o zamanlar. şimdi de var -yani bir süre geçtiği halde- kendi adresimi de bu mektupta yazmak sorunu beni düşündürüyor.
bu hikayemi, ekspres ya da posta treni artık -belki de sadece belirli bir süre için- geçmediği halde, bir yolunu bularak okuyucularıma -artık müşterim kalmadı- iletebilsem bile, nerede bulunduğumu nasıl anlatacağım? bu sorun da beni düşündürüyor. ama gene de ona yazmak, hep onun için yazmak, ona durmadan anlatmak, nerde olduğumu bildirmek istiyorum.
ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin ?"
Bu hikaye veya mektup her aklıma geldiğinde içim burkulur. Özellikle de "ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?" Cümlesini okuyunca daha kötü olurum. Nedeni ise; oğuz atay yaşarken kitapları pek satılmıyor oluşu ve atay’ın anlaşılamadığını düşünümesi.
bu hikayemi, ekspres ya da posta treni artık -belki de sadece belirli bir süre için- geçmediği halde, bir yolunu bularak okuyucularıma -artık müşterim kalmadı- iletebilsem bile, nerede bulunduğumu nasıl anlatacağım? bu sorun da beni düşündürüyor. ama gene de ona yazmak, hep onun için yazmak, ona durmadan anlatmak, nerde olduğumu bildirmek istiyorum.
ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin ?"
Bu hikaye veya mektup her aklıma geldiğinde içim burkulur. Özellikle de "ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?" Cümlesini okuyunca daha kötü olurum. Nedeni ise; oğuz atay yaşarken kitapları pek satılmıyor oluşu ve atay’ın anlaşılamadığını düşünümesi.
tutunamayanlar diye bir tuğla yazmış kitap diye millete yutturmuş. o kadar saçma ki kimse bir şey anlamayıp güzel diyor. evet.
günümüz dizilerinin yardımıyla 16-24 yaş arasını şiire yönelten adam. Yoksa kim neeerden bilecek oğuz atayı dimi
kitaplarına +35 yaş ibaresinin getirilmesini düşündüğüm yazar. gençken kitaplarını okumanın faydasından daha çok zararını gördüğümü itiraf etmeliyim. hayatı yaşayarak öğrenmek yerine okuyarak öğrendiğiniz zaman, yaşamanın hiçbir manası kalmıyor.
Herkesin bir solukta (!) okuduğu dillerden düşmeyen tutunamayanlar kitabının yazarı.
Ben tutunamayanlar’ı elime bile almadım daha lakin bu kitabı bir kerede okuyanı da hiç görmedim ve duymadım.
Bu kitabın tamamını okuyup bitirenlere sorduğumda ise hepsinden “olağanüstü” gibi tepkiler aldım.
Ben tutunamayanlar’ı elime bile almadım daha lakin bu kitabı bir kerede okuyanı da hiç görmedim ve duymadım.
Bu kitabın tamamını okuyup bitirenlere sorduğumda ise hepsinden “olağanüstü” gibi tepkiler aldım.
alıntıdır:
"Aşk diye birşey yok! Herkes herkese lazim olduğu sürece eşlik edecek. Vakti gelince o kiyamadiklarimiz ciğerimizi söküp gidecekler bir pardon bile demeden.
Bize ne mi olacak mal gibi kalakalacağız işte çünkü biz sevdik, bir kocaman Hiç'i sevdik . Kimse en mutlu değil ama gemiyi ilk terk edenler sözlendim diyebilecek kadar yolu çoktan almışlar olacak.
Bilin istedim kimse sizin hayal ettiğiniz gibi sizi beklemiyor giden gitti hepsi bu."
"Aşk diye birşey yok! Herkes herkese lazim olduğu sürece eşlik edecek. Vakti gelince o kiyamadiklarimiz ciğerimizi söküp gidecekler bir pardon bile demeden.
Bize ne mi olacak mal gibi kalakalacağız işte çünkü biz sevdik, bir kocaman Hiç'i sevdik . Kimse en mutlu değil ama gemiyi ilk terk edenler sözlendim diyebilecek kadar yolu çoktan almışlar olacak.
Bilin istedim kimse sizin hayal ettiğiniz gibi sizi beklemiyor giden gitti hepsi bu."
bu kadar karaköy'e de yaklaşmışken oğuz atay'ı anmadan geçmek olmaz.
oğuz atay ağabeyime de bir şeyler söyleyeyim. Kimin ağabeyi oğlum bunlar? bunların ağabeyi mi? bizim ağabeyimiz mi? bizim yani. Demek ki aileden biri. boşversene sen.
https://www.youtube.com/watch?v=QWqOJT1BWt4
oğuz atay ağabeyime de bir şeyler söyleyeyim. Kimin ağabeyi oğlum bunlar? bunların ağabeyi mi? bizim ağabeyimiz mi? bizim yani. Demek ki aileden biri. boşversene sen.
https://www.youtube.com/watch?v=QWqOJT1BWt4
Okursam dibe vuracağımdan korkuyorum. Gerçi Dostoyavski'yi öğütmüş adamız.
Oguz Atay... Anlatılamıcak kadar güzel bir insan. Keşke gerçekte yüz yüze konuşma imkanım olablseydi. Eserlerini okurken balyoz etkisi yapabilen nadir birisidir. Ama beni benden alan en sevdiğim sözü :"Descartes düşündükçe var oluyordu, ben düşündükçe yok oluyorum."
"iyi şeyler birdenbire olur" diyen ve yüzümde güller açtıran şarkı.
https://www.youtube.com/watch?v=ta22grjwjjk+
https://www.youtube.com/watch?v=ta22grjwjjk+
heyolric oğuz atay öldümü.
ne güzel adamdır kendisi harikadır.
çok güzel işler çıkaran adamın hasıdır.
ve olric şimdi satırlarımız yalnızlaşmıştır.
ne güzel adamdır kendisi harikadır.
çok güzel işler çıkaran adamın hasıdır.
ve olric şimdi satırlarımız yalnızlaşmıştır.
"Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. Bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim. Beni uyandır."
"Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum."
böyle demiş bir insan, bir karanlık, hayatın özünü anlamış bir buruk gülümseyen.
kendimi hep yakın hissettim ona. okudukça daha da. başka yazarları okudukça daha da. en büyük türk yazarıdır diyemem, benim böyle bir yetkinliğim de yok. ama bana en yakınıdır. kusurlarıyla, kusurlarını anlatışıyla, mükemmel yalnızlığıyla, memuriyete mecbur ilk türk aydınının buhranlarıyla, gidip geldiği toplum katmanlarıyla, çok kederli nişan fotoğrafıyla, kendi hayatına mesafeli duruşuyla, zihninin içini dolduran bilgilerin düzensiz düzeniyle o en yakın edebiyatçım. anlaşılmak ihtiyacını bu kadar kemiklerine kadar hissetmiş, hissettiğini layıkıyla aksettirmiş bir insan. insan.
ben doğmadan yıllar önce doğum günümde göçmüş gitmiş. ilk gençliğinden beri hep bir arzudur mezarının üzerine başımı koyup durmak isterim. seni anlıyorum. seni bir kitap olmasan da ben anlıyorum demek istiyorum. dudaklarım kıpırdamadan.
bana benden kopan cümleler armağan eden canım yazar. caanım yazar.
bu arada kendisi enneagrama göre tip 4. iyi ki tip 4
böyle demiş bir insan, bir karanlık, hayatın özünü anlamış bir buruk gülümseyen.
kendimi hep yakın hissettim ona. okudukça daha da. başka yazarları okudukça daha da. en büyük türk yazarıdır diyemem, benim böyle bir yetkinliğim de yok. ama bana en yakınıdır. kusurlarıyla, kusurlarını anlatışıyla, mükemmel yalnızlığıyla, memuriyete mecbur ilk türk aydınının buhranlarıyla, gidip geldiği toplum katmanlarıyla, çok kederli nişan fotoğrafıyla, kendi hayatına mesafeli duruşuyla, zihninin içini dolduran bilgilerin düzensiz düzeniyle o en yakın edebiyatçım. anlaşılmak ihtiyacını bu kadar kemiklerine kadar hissetmiş, hissettiğini layıkıyla aksettirmiş bir insan. insan.
ben doğmadan yıllar önce doğum günümde göçmüş gitmiş. ilk gençliğinden beri hep bir arzudur mezarının üzerine başımı koyup durmak isterim. seni anlıyorum. seni bir kitap olmasan da ben anlıyorum demek istiyorum. dudaklarım kıpırdamadan.
bana benden kopan cümleler armağan eden canım yazar. caanım yazar.
bu arada kendisi enneagrama göre tip 4. iyi ki tip 4
Postmodern romanciligin öncüsudur. Bireyin ic dunyasini inceler.
Yapitlarinda toplumsal yergi, alay ve karamsarlik hakimdir.
Roman: tutunamayanlar, bir bilim adamının romani, tehlikeli oyunlar, eylembilim.
Hikaye: korkuyu beklerken
Tiyatro: oyunlarla yaşayanlar
Hatıra: efendi kaptan kurtar bizi
Yapitlarinda toplumsal yergi, alay ve karamsarlik hakimdir.
Roman: tutunamayanlar, bir bilim adamının romani, tehlikeli oyunlar, eylembilim.
Hikaye: korkuyu beklerken
Tiyatro: oyunlarla yaşayanlar
Hatıra: efendi kaptan kurtar bizi
Unutulan..
'Ben tavanarasındayım sevgilim! ' diye bağırdı delikten aşağı doğru. 'Eski kitaplar bugünlerde çok para ediyor. Bir bakmak istiyorum onlara.' Son sözlerimi duydu mu? 'Orası çok karanlıktır; dur, sana bir fener vereyim.' iyi. Durgun bir gün. Bütün hayatım boyunca sürekli bir ilgi aradığımı söylerdi birisi bana. Gülümsediğimi gösteren bir ayna olsaydı; biraz da ışık. 'Bir yerini kırarsın karanlıkta.' Delikten yukarı doğru bir el feneri uzandı. Fenerli elin ucundaki ışık, rasgele, önemsiz bir köşeyi aydınlattı; bu eli okşadı. El kayboldu. Ne düşünüyor acaba? Gülümsedi: Gene mi düşünüyor?
.......
.......
Oğuz Atay
'Ben tavanarasındayım sevgilim! ' diye bağırdı delikten aşağı doğru. 'Eski kitaplar bugünlerde çok para ediyor. Bir bakmak istiyorum onlara.' Son sözlerimi duydu mu? 'Orası çok karanlıktır; dur, sana bir fener vereyim.' iyi. Durgun bir gün. Bütün hayatım boyunca sürekli bir ilgi aradığımı söylerdi birisi bana. Gülümsediğimi gösteren bir ayna olsaydı; biraz da ışık. 'Bir yerini kırarsın karanlıkta.' Delikten yukarı doğru bir el feneri uzandı. Fenerli elin ucundaki ışık, rasgele, önemsiz bir köşeyi aydınlattı; bu eli okşadı. El kayboldu. Ne düşünüyor acaba? Gülümsedi: Gene mi düşünüyor?
.......
.......
Oğuz Atay
az ve öz yazan, sadece 7 kitaba sahip yazar. çok kalitelidir, sosyal medyada vs verilen ilgiyi kesinlikle hakediyor.
"Alyuvarlar, Akyuvarlar ve en adisinden mürekkeptir kanımız."
Toprağı bol olsun. Türk edebiyatı için eşsiz bir romancıydı.
Toprağı bol olsun. Türk edebiyatı için eşsiz bir romancıydı.
oğuz atay; kastamonulu başarılı şair ve yazar. 1977'de beyin tümörü yüzünden vefat etmiştir.
şöyle bir hikayesi de vardır; Atay üniversite okuduğu sıralarda bir kıza tutulur, aşık olur. Bu kız keman virtüözü Suna'dır. Atay uyurken üç gece üst üste rüyasında Suna'nın konserini dinlerken bulur kendini. Konseri pijamayla dinleyişinden utanıp dördüncü gece takım elbisesiyle uyur.
şöyle bir hikayesi de vardır; Atay üniversite okuduğu sıralarda bir kıza tutulur, aşık olur. Bu kız keman virtüözü Suna'dır. Atay uyurken üç gece üst üste rüyasında Suna'nın konserini dinlerken bulur kendini. Konseri pijamayla dinleyişinden utanıp dördüncü gece takım elbisesiyle uyur.
iyi ki doğdun güzel insan.
26 Nisan 1974’te nikâh masasına oturduğu ve 3 yıl evli kaldığı ikinci eşi Pakize Kutlu’yla nikâh sonrası çekilen fotoğrafı;
görsel
görsel
https://www.cnnturk.com/s...m&utm_campaign=buffer
görsel
görsel
https://www.cnnturk.com/s...m&utm_campaign=buffer
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar