bugün
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- fırında tavuk10
- gecenin şarkısı9
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- dolapta iki biram var6
- yüzüklerin efendisi5
- kedilerle uyumak9
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- cumhuriyet bayramı8
- rafine zevkleri olan erkek12
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- acil durumda aranacak kişi5
- escort taş mı yesin3
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- sevişmek hüner değil6
- içten içe üşümek5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- salon erkeği10
- nasılsın4
- giysi fiyatlarının uçması9
- nejat işler3
- değerli olduğunu hissettirmek6
- ekşi sözlük9
- lüks araba istemeyen erkek9
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur2
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- kendinden vazgeçmemek4
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- 2008 ekonomik krizi7
- trabzonspor17
- beyaz pasta7
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- yazılımcıların flört algoritması2
- ruffles ketçaplı7
- üniversiteli kızlar6
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- yallah arabistan a diyen tip11
- giresunlu olmanın zorlukları9
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
"Arap'a söylesen Arap anlamaz, fars'a söylesen Fars anlamaz, Türk'e söylesen Türk anlamaz"
Demiş kamus-ı türkî yazarı Şemsettin Sami.
Demiş kamus-ı türkî yazarı Şemsettin Sami.
Osmanlıca zaten halihazırda "Türkçe" dir arkadaşlar. Onu Bu gün ithamlarınızla Araplaştırdınız. bizler dün olduğumuz kişiden siz diye bahsetmeye alışmış / alıştırılmış bir milletiz. Sanıldığının aksine Türkiye bir gecede metamorfoza uğramış değildir ve kullanılan Türkçe tarihi Türkçeden ibarettir. Neyse konumuza gelelim.
Osmanlıca artık kullanım alanı bulunmayan, daha doğru bir ifadeyle Osmanlı Türkçesi olarak adlandırılan bir dildir. dünya üzerinde bulunan diğer her dil gibi farklı kültürlerle ilişkiden doğan sözcük ithali yaşamıştır. Özellikle Arapça ve Farsça sözcükler zamanla Türkçeye ithal edilmiş, dil ve anlam zenginliği bütünleşmiştir.
Osmanlı Türkçesi Türklerin orta Asya'dan günümüze değin bulunduğu ve hareket halinde olduğu coğrafyalardan Evrilerek, yerleşik kültürlerden etkilenerek zamanla sözcük hafızasının genişlemesiyle Osmanlı dönemindeki haline gelmiştir. Yani aslında Osmanlıca doğrudan Osmanlı'da ortaya çıkmış değildir. Yine buna uygun olarak kendine has grift bir gramer geliştirmiştir. Türkler islamı benimsedikleri günden bu yana Arap alfabesinide kullanagelmişlerdir.
Tarihi Türkiye Türkçesi dönemlere ayrılabilir. Her dönemin belli başlı özellikleri vardır. Örneğin 13. Ve 15. Yüzyıl Türkçeleri günümüz Türkçesine daha fazla benzer. Bunları dönemin menakibnameleri, nasihatnameleri ya da Aşıkpaşazade tarihi gibi tarih yazıcılığı geleneğinden öğrenebiliyoruz. 2. Beyazit ile artan bariz farsi bir etki söz konusudur. Nihayetinde hem halk tabanında hem devlet ricalinde, divanlarda konuşmalar bu yeni durumdan nasibini almış, duruma uygun olarak evrilmiştir. Yine Yavuz sultan selim ile arabi etki artmış ve dil gayet tabii etkilenmiştir.
19. Yüzyıla geldiğimizde kesif bir Fransız etkisi hissedilir. Bilindiği gibi sosyal olaylar siyasi olaylardan etkilenecek ve bu etkinin en yüksek tezahürü kendini dilde gösterecektir. Nitekim öyle olmuş Osmanlı'nın yenileşme sürecinde yön batıya kaymış, Fransızca başta olmak üzere birçok Avrupa menşeili sözcük Osmanlı Türkçesine girmiştir. Nihayetinde dil yine ihya edilmiş, yine zenginleşmiştir.
Yine kendi içinde bir takım yazı türleri geliştirmiş, her yazı türünün kullanımı dönem ve kullanılan materyale göre farklılık göstermiştir. Kufi, nesih, rik'a, sülüs, ta'lık, siyakat,divani, reyhani gibi.
Bu gün kültürel yozlaşma konusundaki hassasiyetimiz nedense dil yozlaşması konusunda gösterilmiyor. Bu sadece istanbul Türkçesi kullanalım, yazım yanlışı yapmayalım vs şekilciliğinden ileri gitmiyor. ithal edilen sözcükler menşei ne olursa olsun halkın ortak hafızasında sakladığı ve özümsendiği sürece senindir. Var olan kavramı anlamlandıracak ve Türkçe türetecek olan işte bu hafızadır. Yoksa dil dediğimiz inorganik bağ yok olacak, körelecek, kısırlaşacaktır. Dilde anlaşılabilirlik önemlidir fakat gelişmeyi getirecek olan kavram ve kelimelerin atılması kısırlığı doğurur. Bizde cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan temizlik başlangıç mantalitesine uygun olarak sonlandırılamamış bu da batı menşeili kelimelerin ağırlığı ile sonuçlanmıştır.
Osmanlıca artık kullanım alanı bulunmayan, daha doğru bir ifadeyle Osmanlı Türkçesi olarak adlandırılan bir dildir. dünya üzerinde bulunan diğer her dil gibi farklı kültürlerle ilişkiden doğan sözcük ithali yaşamıştır. Özellikle Arapça ve Farsça sözcükler zamanla Türkçeye ithal edilmiş, dil ve anlam zenginliği bütünleşmiştir.
Osmanlı Türkçesi Türklerin orta Asya'dan günümüze değin bulunduğu ve hareket halinde olduğu coğrafyalardan Evrilerek, yerleşik kültürlerden etkilenerek zamanla sözcük hafızasının genişlemesiyle Osmanlı dönemindeki haline gelmiştir. Yani aslında Osmanlıca doğrudan Osmanlı'da ortaya çıkmış değildir. Yine buna uygun olarak kendine has grift bir gramer geliştirmiştir. Türkler islamı benimsedikleri günden bu yana Arap alfabesinide kullanagelmişlerdir.
Tarihi Türkiye Türkçesi dönemlere ayrılabilir. Her dönemin belli başlı özellikleri vardır. Örneğin 13. Ve 15. Yüzyıl Türkçeleri günümüz Türkçesine daha fazla benzer. Bunları dönemin menakibnameleri, nasihatnameleri ya da Aşıkpaşazade tarihi gibi tarih yazıcılığı geleneğinden öğrenebiliyoruz. 2. Beyazit ile artan bariz farsi bir etki söz konusudur. Nihayetinde hem halk tabanında hem devlet ricalinde, divanlarda konuşmalar bu yeni durumdan nasibini almış, duruma uygun olarak evrilmiştir. Yine Yavuz sultan selim ile arabi etki artmış ve dil gayet tabii etkilenmiştir.
19. Yüzyıla geldiğimizde kesif bir Fransız etkisi hissedilir. Bilindiği gibi sosyal olaylar siyasi olaylardan etkilenecek ve bu etkinin en yüksek tezahürü kendini dilde gösterecektir. Nitekim öyle olmuş Osmanlı'nın yenileşme sürecinde yön batıya kaymış, Fransızca başta olmak üzere birçok Avrupa menşeili sözcük Osmanlı Türkçesine girmiştir. Nihayetinde dil yine ihya edilmiş, yine zenginleşmiştir.
Yine kendi içinde bir takım yazı türleri geliştirmiş, her yazı türünün kullanımı dönem ve kullanılan materyale göre farklılık göstermiştir. Kufi, nesih, rik'a, sülüs, ta'lık, siyakat,divani, reyhani gibi.
Bu gün kültürel yozlaşma konusundaki hassasiyetimiz nedense dil yozlaşması konusunda gösterilmiyor. Bu sadece istanbul Türkçesi kullanalım, yazım yanlışı yapmayalım vs şekilciliğinden ileri gitmiyor. ithal edilen sözcükler menşei ne olursa olsun halkın ortak hafızasında sakladığı ve özümsendiği sürece senindir. Var olan kavramı anlamlandıracak ve Türkçe türetecek olan işte bu hafızadır. Yoksa dil dediğimiz inorganik bağ yok olacak, körelecek, kısırlaşacaktır. Dilde anlaşılabilirlik önemlidir fakat gelişmeyi getirecek olan kavram ve kelimelerin atılması kısırlığı doğurur. Bizde cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan temizlik başlangıç mantalitesine uygun olarak sonlandırılamamış bu da batı menşeili kelimelerin ağırlığı ile sonuçlanmıştır.
böyle bir dil yoktur.
osmanlıca dedikleri dil türkçedir.
kendini aydın gören, ulus kimliklerini yok etmiş kişilerin kullandıkları ağdalı dilden ötürü osmanlıca, türkçe değildir demek bilisizlik örneğidir.
osmanlıca dedikleri dil türkçedir.
kendini aydın gören, ulus kimliklerini yok etmiş kişilerin kullandıkları ağdalı dilden ötürü osmanlıca, türkçe değildir demek bilisizlik örneğidir.
Osmanlica degil.
(bkz: osmanlı türkçesi)
(bkz: osmanlı türkçesi)
Ölü dil.
palesi berbat dil.
an itibariyle finalinden 70 aldım ve BB ile geçtim ilk dönemi.
Ölü bir dil olmasına rağmen öğrenmek isteyen gereksizler var.
Yıllardır ingilizce öğrenememiş osmanlıca öğrenecek aynştayn.
Yıllardır ingilizce öğrenememiş osmanlıca öğrenecek aynştayn.
hangi çağda yaşıyoruz dedirten. sonra niye gerici diyorlar dersiniz...
tarih, edebiyat, iktisat, sosyoloji gibi bilimlerle uğraşanlar için bir zorunluluktur.
bb ile geçtiğim ders.
hala ayrı bir dil diyen cahilleri gördüğümüz "osmanlı türkçesi" adı altında geçen türkçe çeşididir. yani bir nevi lehçedir.
Bu mantıkla tıp okumak için gerekli Latince bilgisini edinmeye çalışan kişilere de mi gereksiz demeliyiz?
Salak salak konuşmayın yeminle ya.
Ayrıca öğrenmesi gayet zevklidir. Öğrenin, mezar taşı yahut çeşmelerin üzerindeki yazıları okursunuz. Çok eğlenceli. Hıı hıı.
Salak salak konuşmayın yeminle ya.
Ayrıca öğrenmesi gayet zevklidir. Öğrenin, mezar taşı yahut çeşmelerin üzerindeki yazıları okursunuz. Çok eğlenceli. Hıı hıı.
Türkçenin arap alfabesiyle yazılan hali. Türkçe sonuçta.
şakır şakır okuduğum metinlerin dilidir hahayt...
Zor diyeni arapça öğrenmeye davet ediyorum. Çok basittir.
bulmaca gibi olan dil.
"sonuçta osmanlı bir türk devleti değil imparatorluktu."
Cahillik zor anacım.
Osmanlıca türkçenin arap alfabesi kullanılarak konuşulan dildir. Yani türkçedir.
Cahillik zor anacım.
Osmanlıca türkçenin arap alfabesi kullanılarak konuşulan dildir. Yani türkçedir.
Cahillik hakkat zor.
Bakalım murat bardakçı ile ilber ortaylı bu konu hakkında ne diyor.
https://www.youtube.com/watch?v=E9pbXYsEYac
Bakalım murat bardakçı ile ilber ortaylı bu konu hakkında ne diyor.
https://www.youtube.com/watch?v=E9pbXYsEYac
mezar taşlarında ne yazdığını merak edenlerin öğrenmeye çalıştığı dil.okuyana atanma garantisi varmış.
Zordur. Türkçe değildir.
Osmanli zamanında sadece saraylilarin halka karşı biz sizden farklıyiz ayarı vermek için kullandığı dil. Halk Osmanlıca konuşmuyordu.
arapça ve farsçanın tecavüzüne uğramış ve yine arap alfabesiyle yazılan türkçedir. tabi buna türkçe denirse.
kolaydır. türkçenin arap harfleriyle yazılmasından ibarettir. arapça ve farsça terkipler vardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar