bugün
- silver ile evlenecek erkek31
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği6
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- parayla saadet olması18
- ismet biradere koşarken çelme takmak6
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- amedspor19
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı3
- ışıktan altın elde etmek4
- kürt sorunu12
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak3
- iran düşmanlığı11
- crimson desert2
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- karizmatik soyadları6
- sinem dedetaş4
- hepinizi karim yapacam olum2
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti2
- evlilikle saadet olması3
- silvermist vs zendaya2
- ama yeni parti tüzüğü11
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- sözlükten hatun götürmek3
- era7capone4
- evlenecek kız kalmaması13
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- çekirdek yiyen erkek3
- diamond basphorus2
- ibrahim mbaye2
- çin halk cumhuriyeti4
- mauro icardi6
- küpe takan erkek3
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- mühendis abazanlığı2
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- montun cebinden tek çekirdek çıkması2
- flört yapay zekası5
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- 1 eylül dünya barış günü4
- 2026 yazı3
- sarapci koala60
dikkatli bir uuser.
beni tavlada yenebileceğini iddaa edendir.
gerekirse özel ders alacağım, gerekirse kahvehanelere takılacağım;
ama omayra'yı uludag sozluk bursa kaynasalim zirvesi'nde yeneceğimdir.
ahanda buraya da yazdımdır. *
gerekirse özel ders alacağım, gerekirse kahvehanelere takılacağım;
ama omayra'yı uludag sozluk bursa kaynasalim zirvesi'nde yeneceğimdir.
ahanda buraya da yazdımdır. *
uludag sozluk bursa kaynasalim zirvesi nin organizasyonundan sorumlu olması bahanesi ile kendisini farkettiren o an itibarı ile entrylerini takip etme gereksinimi hissettiren bir süre sonra entryleri bagımlılık yapan hade bi tane daha yaz dedirten eglenceli yazar insanı *** *
uludag ormanlarını yakmaya niyetli yeşilaycı yazar.
genellikle online gozuken ve sozlukte dogum gunu partisi duzenlemis kisidir.*
(bkz: Muhabbeti saglam olan kisiler)
(bkz: Muhabbeti saglam olan kisiler)
kendisini o kadden sevmeme böle mıncık mıncık etmek istememe rağmen, başlığına entry girmediğimi efendi gibi belirtene kadar başlığına entry girmediğim aklımın ucundan bile geçmeyen yazar. ben biri bana böyle yapsa oyardım, kalbini kırardım.fekat o öyle şeyler yapmaz pıtırcıktır o.bebiştir.bi taneciktir. ***
moru çok seven,moru sevdiği için' o rengi nasıl beğenirsin' diye mor a laf uzatanlara benim gibi gıcık olan,morsever yazar
3 milyon alınıp tamamı ile bisküvi alındıktan sonra ohh sayende doydum dedirten stajyer kişisi --- happy birtday ---
toplandık hep bir ağızdan sesleniyoruz kendisine; hepi börtlek su yuuu
hepi börtdey kişisi.
1)adını her gördüğümde aklıma hümeyra ismi gelen,
2)sözlüğe çabuk alışmış,
3)hoşsohbet,
4)sıkıntıya gelemeyen,
5)kendini iyi ifade eden,
6)kavramları iyi bilen,
7)abartısız,
8)lafı gevelemeyen,
9)"iyi ki sözlüktesin","ha doğum günün mü bugün senin?iyi ki doğdun o zaman,nice karizmatik yıllara" dedirten yazardır.
10)fena alıştım bu maddelemeye ben ya.
11)bak hala maddeliyorum.
12)tamam tamam bu son madde.
13)valla bu son bak.
14)15'te bitireceğim söz.
15)bitti.
2)sözlüğe çabuk alışmış,
3)hoşsohbet,
4)sıkıntıya gelemeyen,
5)kendini iyi ifade eden,
6)kavramları iyi bilen,
7)abartısız,
8)lafı gevelemeyen,
9)"iyi ki sözlüktesin","ha doğum günün mü bugün senin?iyi ki doğdun o zaman,nice karizmatik yıllara" dedirten yazardır.
10)fena alıştım bu maddelemeye ben ya.
11)bak hala maddeliyorum.
12)tamam tamam bu son madde.
13)valla bu son bak.
14)15'te bitireceğim söz.
15)bitti.
benim biricik stajerimmm...
nick'inin farkedilmesiyle yazdıran yazar, hoşgeldin diyorum
bir sozluk yazari*
murathan mungan'ın kitabı ve şiirinin adı
cevabı ömür süren bir soru bıraktım sana
mendili kan kokan sevgili arkadaşım
usta bakışların keşfettiği rahatlıkla arkama yaslandım
elimde şah mat yüzüğümde tek taş siyanür
adınla bulanan bir aşkın, bir maceranın mecrasında
yolun sonunu söylüyordu
günahkar iki melek olan sağdıçlarım
al birkaç bulutlu sözcük
atlasını sırtında taşıyan çalınmış bir zaman
mekik, taflan, kar kesadı bir iklim
aşk mı, macera mı dersin bu uzun seferberlik
bu ilişkinin topoğrafyasını
mezhepler tarihinden bulup çıkardım
adanan boynunda o gümüş zincir
bilmiyorsun arması sallanıyor ucunda
işte yazgının kara zırhlısı!
kork! kutsal kitaplardaki kadar kork!
çünkü hiçtir bütün duygular
korkunun verimi yanında
benim ruhum nehirler kadar derin!
kızıl kısraklar gibi üstümden geçeceksin!
arı bir sessizlik duruyor
şiddetimizin armaları arasındaki uzaklıkta
gövdenin demir çekirdeği
kalkan teninin altında
sana okunaksız bana saydam giz
içindeki uğultunun izini sürüyorum
bir açıklığa taşıyorum ele vermez yerlerini
harabeler diriliyor
heykeller tamamlanıyor
kendi kehanetinden büyülenmiş gözlerimin önünde
başka çağlara gidip geliyoruz
aşk tanrısı için
seviştiğimiz ve uyuduğumuz sahillerde
aşkın kaplan ve yılan düğümüyle
öpüyorum seni boynundaki yaradan
iniyorum kaynağına
aydınlanmamış yanların ışığa çıkıyor
dokunuşlarımın parıltısında
düğümlü mendilin, gümüş zincirin
sımsıkı mühürlendiğin bütün kilitler
çözülüyor avuçlarımda
tılsım tamamlanıyor
ortaçağ kentlerinden geçiyoruz dönüşte
indiğim kaynakların mezhep değiştiriyor
zamanın ve uzamın kilitlendiği kara kutuda benim kelimelerim
tılsım tamamlanıyor
dudaklarımdan sızan erkek sütünün kara büyüsüyle
sevgilim, oluyorsun
uyuyor ve yıkanıyoruz ay ışığında
bakıyorum güneş iniyor yüzünün alacakaranlığına
adın yoktu tanıştığımızda
eksiğini de duymadık
bazen bir rüzgarı, bazen birkaç zeytini
adının yerine kullandık
adın yoktu tanıştığımızda
sonra da olmadı
çünkü başka biri oldun zamanla
şimdi adın var
şimdi ruhumun sislere sarılı derinlikleri
yükseliyor ve tehdit ediyor
kıstırılmış varlığımın bütün cephelerini
yüzümün pususunda geziyor
sularda bilenmiş bıçaklar
uyandırılmış acılarım, bulanmış sarnıcım
etimle ruhum arasında çelişen ilke
geri döndü bana
kendi ellerimle kurduğum kara büyüden
içimdeki tarih bitti
siliyorum bir aşkı var eden her ayrıntıdaki parmak izlerini
ve şimdi adın var
ve şimdi
ikimizin vaktinde
intikam saati geldi
omayra, bu adı verdim sana
ve mevsimleri bütün anlamlarıyla
iki çakılına bir deniz vereyim
hayallerine mavi buğday
dokuz yaşamın olsun tek tek öldüreyim
esmer ve çırılçıplak bir gecede
bütün düşmanların gelecek
koynumdaki cenazene
seni saran efsane çürüyüp toprağa karışırken
kucağımda başın
gümüş bir tarakla tarayacağım saçlarını
kendi enkazımın üstünde
kurtlar, çakallar gibi uluyarak ağlayacağım acıdan
öldürerek yaşatacağım seni kendimde
ocağın parıltısıyla aydınlanan yüzün
gücünden habersiz sakin gülüşün
kamçılıyor içimdeki bütün köleleri
ben ki hileli bir oyun,
birkaç kırık zar
ve kara muskalı tılsımlarla
almışken seni kaderinden, kıyasıya bağlamışken kendime
asıl sen tutsak etmişsin beni
dünyaya kapalı kapıların ardındaki
içi boş sessizliğine
sığlığın, sevgisizliğin
o sonsuz kendiliğindenliğin
dünyanın sana değmeyen yerleri
nasıl da çekici yapıyor seni
o kadar bağlandım ki
tutkusuz bedenine
ya öldüreceğim seni
ya tunç çağından heykeller indireceğim dökümüne
sayıklayan bir ağaç gibiyim omayra
uğultusu geliyor ta derinden
gövdemin geçtiği masalların
içimdeki deprem ayakta tutuyor beni
geri dönüp vuruyor çalınmış zaman
bak sana korkaklığımı veriyorum
var olmanın bütün varoşlarından
ben yenildim, işte silahlarım
tılsım tamamlandı
sonuna geldim çizgilerini sildiğim
bir büyük haritanın
aşkım ölümün sınırında omayra
olduğun yerde kal kımıldama!
cevabı ömür süren bir soru bıraktım sana
mendili kan kokan sevgili arkadaşım
usta bakışların keşfettiği rahatlıkla arkama yaslandım
elimde şah mat yüzüğümde tek taş siyanür
adınla bulanan bir aşkın, bir maceranın mecrasında
yolun sonunu söylüyordu
günahkar iki melek olan sağdıçlarım
al birkaç bulutlu sözcük
atlasını sırtında taşıyan çalınmış bir zaman
mekik, taflan, kar kesadı bir iklim
aşk mı, macera mı dersin bu uzun seferberlik
bu ilişkinin topoğrafyasını
mezhepler tarihinden bulup çıkardım
adanan boynunda o gümüş zincir
bilmiyorsun arması sallanıyor ucunda
işte yazgının kara zırhlısı!
kork! kutsal kitaplardaki kadar kork!
çünkü hiçtir bütün duygular
korkunun verimi yanında
benim ruhum nehirler kadar derin!
kızıl kısraklar gibi üstümden geçeceksin!
arı bir sessizlik duruyor
şiddetimizin armaları arasındaki uzaklıkta
gövdenin demir çekirdeği
kalkan teninin altında
sana okunaksız bana saydam giz
içindeki uğultunun izini sürüyorum
bir açıklığa taşıyorum ele vermez yerlerini
harabeler diriliyor
heykeller tamamlanıyor
kendi kehanetinden büyülenmiş gözlerimin önünde
başka çağlara gidip geliyoruz
aşk tanrısı için
seviştiğimiz ve uyuduğumuz sahillerde
aşkın kaplan ve yılan düğümüyle
öpüyorum seni boynundaki yaradan
iniyorum kaynağına
aydınlanmamış yanların ışığa çıkıyor
dokunuşlarımın parıltısında
düğümlü mendilin, gümüş zincirin
sımsıkı mühürlendiğin bütün kilitler
çözülüyor avuçlarımda
tılsım tamamlanıyor
ortaçağ kentlerinden geçiyoruz dönüşte
indiğim kaynakların mezhep değiştiriyor
zamanın ve uzamın kilitlendiği kara kutuda benim kelimelerim
tılsım tamamlanıyor
dudaklarımdan sızan erkek sütünün kara büyüsüyle
sevgilim, oluyorsun
uyuyor ve yıkanıyoruz ay ışığında
bakıyorum güneş iniyor yüzünün alacakaranlığına
adın yoktu tanıştığımızda
eksiğini de duymadık
bazen bir rüzgarı, bazen birkaç zeytini
adının yerine kullandık
adın yoktu tanıştığımızda
sonra da olmadı
çünkü başka biri oldun zamanla
şimdi adın var
şimdi ruhumun sislere sarılı derinlikleri
yükseliyor ve tehdit ediyor
kıstırılmış varlığımın bütün cephelerini
yüzümün pususunda geziyor
sularda bilenmiş bıçaklar
uyandırılmış acılarım, bulanmış sarnıcım
etimle ruhum arasında çelişen ilke
geri döndü bana
kendi ellerimle kurduğum kara büyüden
içimdeki tarih bitti
siliyorum bir aşkı var eden her ayrıntıdaki parmak izlerini
ve şimdi adın var
ve şimdi
ikimizin vaktinde
intikam saati geldi
omayra, bu adı verdim sana
ve mevsimleri bütün anlamlarıyla
iki çakılına bir deniz vereyim
hayallerine mavi buğday
dokuz yaşamın olsun tek tek öldüreyim
esmer ve çırılçıplak bir gecede
bütün düşmanların gelecek
koynumdaki cenazene
seni saran efsane çürüyüp toprağa karışırken
kucağımda başın
gümüş bir tarakla tarayacağım saçlarını
kendi enkazımın üstünde
kurtlar, çakallar gibi uluyarak ağlayacağım acıdan
öldürerek yaşatacağım seni kendimde
ocağın parıltısıyla aydınlanan yüzün
gücünden habersiz sakin gülüşün
kamçılıyor içimdeki bütün köleleri
ben ki hileli bir oyun,
birkaç kırık zar
ve kara muskalı tılsımlarla
almışken seni kaderinden, kıyasıya bağlamışken kendime
asıl sen tutsak etmişsin beni
dünyaya kapalı kapıların ardındaki
içi boş sessizliğine
sığlığın, sevgisizliğin
o sonsuz kendiliğindenliğin
dünyanın sana değmeyen yerleri
nasıl da çekici yapıyor seni
o kadar bağlandım ki
tutkusuz bedenine
ya öldüreceğim seni
ya tunç çağından heykeller indireceğim dökümüne
sayıklayan bir ağaç gibiyim omayra
uğultusu geliyor ta derinden
gövdemin geçtiği masalların
içimdeki deprem ayakta tutuyor beni
geri dönüp vuruyor çalınmış zaman
bak sana korkaklığımı veriyorum
var olmanın bütün varoşlarından
ben yenildim, işte silahlarım
tılsım tamamlandı
sonuna geldim çizgilerini sildiğim
bir büyük haritanın
aşkım ölümün sınırında omayra
olduğun yerde kal kımıldama!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar