bugün
- tai lung16
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması16
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı14
- ameliyat olmak14
- hoşgörü dini islam11
- ateist dövmek11
- kemalistler16
- ulusalcılar4
- sözlük kızları neden böyle değil sorunsalı3
- türklerin pis olması8
- usualsuspect'in istemeyeceği en son durum5
- ümmetçiler4
- velvet52
- ona bir cümle bırak10
- chp de 26 il başkanının görevden alınması2
- yakışıklı olmanın faydaları5
- erector dedemiz5
- aktif gay3
- kylie jenner4
- almanya milli futbol takımı2
- velvet hanımkızımız8
- seni ne mutlu eder sorusu4
- hergün dondurma yenir mi4
- denize girmek3
- 0 0 719
- muşlettin amca2
- fatır suresi 41 ayet3
- tl4
- ahmet burak erdoğan8
- sarapci koala4
- israil10
- türkiye14
- kylian mbappe2
- hiçbir şey bilmeyip üst kademede çalışmak5
- sevgililer nerede seks yapıyor9
- rüyalar gerçek olsaydı3
- aşure vs waffle8
- türk kahvesi eşlikçisi6
- iremga3
- waffle2
- futbol33
- bugün ne yaptınız6
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi6
- akepede kliklerin savaşı11
- selam sözlük2
- bu hesap gizlidir2
- swinger2
- kürtler sizden nefret ediyor5
- kadir mısıroğlu'nun soyu20
- evli kadınla beraber olmak4
(bkz: Şebnem ferah)'ın 2013de çıkardığı yedinci albümdür. Şarkıların hepsi birbirinden enfes. Bağımlılık yapıyor şimdiden uyarayım.
Çıkış parçası (bkz: Birileri var) şarkısıdır. Ben de en çok bu şarkıyı beğeniyorum.
Ayrıca içinde (bkz: nazım hikmet)' in çok yorgunum şiiri de var. Cem Karaca versiyonunu bilen bilir. Bir de Şebnem Ferah yorumunu dinlemelisiniz.
Albümdeki şarkılar şöyle ;
(bkz: Kalbim mezar)
(bkz: Birileri var)
(bkz: Od)
(bkz: Savaş boyası)
(bkz: Bin yıldır)
(bkz: Ya hep ya hiç)
(bkz: Utangaç)
(bkz: Yarım)
(bkz: Girdap)
(bkz: Çok yorgunum)
Çıkış parçası (bkz: Birileri var) şarkısıdır. Ben de en çok bu şarkıyı beğeniyorum.
Ayrıca içinde (bkz: nazım hikmet)' in çok yorgunum şiiri de var. Cem Karaca versiyonunu bilen bilir. Bir de Şebnem Ferah yorumunu dinlemelisiniz.
Albümdeki şarkılar şöyle ;
(bkz: Kalbim mezar)
(bkz: Birileri var)
(bkz: Od)
(bkz: Savaş boyası)
(bkz: Bin yıldır)
(bkz: Ya hep ya hiç)
(bkz: Utangaç)
(bkz: Yarım)
(bkz: Girdap)
(bkz: Çok yorgunum)
şebnem ferah'ın 2013 çıkışlı albümüdür. evet eski albümlerinin tadını vermez ama yine de abartıldığı kadar vasat değildir. benim favorim, albüme ismini veren ''od'.
Yunus emre'nin hayatını anlatan iskender palanın kaleme aldığı kitabın ismi.
Ses kalitesi mükemmel olan Şebnem Ferah albümü. Kapağındaki Şebnem Ferah'ı karizmatik bulmuşumdur.
iskender pala'nın şahsını sevmeyip yazdıklarını sevmemle çok alakası olan kitaptır.
Tasavvuf edebiyatını bilmeyip tanımayan ben gibi insanların bile etkileneceği bir kitap çünkü. Yunus Emre'nin hikayesi çok yok içinde Okurken yunus Ve hikayesini arayacaklar sıkılabilir.Ama seçtiği kelimeler ve anlattıkları beni sürükledi çok hızlı okudum.ilahi ve beşeri aşkı her yönüyle anlatmış. sadece aşkı değil, bağlılığı, çaresizliği sadakati, karşılıksız sevgiyi, ölümü, yok olmamayı, mucizeleri. ismi zaten odundan geliyor ateş demek. O yüzden ismi de kitaba yakışmış.
Tasavvuf edebiyatını bilmeyip tanımayan ben gibi insanların bile etkileneceği bir kitap çünkü. Yunus Emre'nin hikayesi çok yok içinde Okurken yunus Ve hikayesini arayacaklar sıkılabilir.Ama seçtiği kelimeler ve anlattıkları beni sürükledi çok hızlı okudum.ilahi ve beşeri aşkı her yönüyle anlatmış. sadece aşkı değil, bağlılığı, çaresizliği sadakati, karşılıksız sevgiyi, ölümü, yok olmamayı, mucizeleri. ismi zaten odundan geliyor ateş demek. O yüzden ismi de kitaba yakışmış.
--spoiler--
Bana, "Yunus!" dedi, parmağını kalbimin üzerinde gezdirerek, "Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin cananı buradadır. O nokta, yoğun bir damla kandan ibarettir. Adına süveyda yahut 'sevDa' derler. Siyaha çalan rengi yüzündendir bu isim. ÇüNkü, sevda kara talih içinde, o kara kan damlasında büyür. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk fırtınaları, işte o bir damla kanda dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa, parçaları bütün vücuda dağılır. Aşk, işte bu dağılmanın adıdır ve o dağılırsa âşık artık ne yaptığını bilmez olur.
--spoiler--
Bana, "Yunus!" dedi, parmağını kalbimin üzerinde gezdirerek, "Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin cananı buradadır. O nokta, yoğun bir damla kandan ibarettir. Adına süveyda yahut 'sevDa' derler. Siyaha çalan rengi yüzündendir bu isim. ÇüNkü, sevda kara talih içinde, o kara kan damlasında büyür. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk fırtınaları, işte o bir damla kanda dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa, parçaları bütün vücuda dağılır. Aşk, işte bu dağılmanın adıdır ve o dağılırsa âşık artık ne yaptığını bilmez olur.
--spoiler--
9 mayıs 2013 tarihinde piyasaya çıkan vasat bir albümdür.
şebnem ferah'ın sesiyle ve kalitesiyle ilgili fikirleri değiştirmiş midir derseniz, bence tabi ki de hayır. ancak forumlardan, sözlüklerden, kendi çevremden, vb. takip ettiğim kadarıyla ben dahil birçok hayranını hayal kırıklığına uğrattığı ortada.
öncelikle onca bekleyişe sıcak bir liman olamayan bir albüm bu; can kırıkları ve benim adım orman albümlerini nasıl beklediğimi ve piyasaya çıktığında da tarzı sert de olsa duygusal da olsa, dinledikçe sıcak ve güvenli bir liman gibi hissettirdiğini biliyorum. ancak bu albümdeki şarkıların sözleri, tınısı gibi çoğu özelliği bana biraz zorlama gibi geliyor. kötü mü, hayır değil, ama bence harika da değil.
en çok beğendiklerim: od, bin yıldır, utangaç, ve tabi ki sesine çok yakışan çok yorgunum yorumu.
hiç beğenmediklerim: Kalbim Mezar, Savaş Boyası, Yarım
elbette birilerinin bir şeyleri beğenip beğenmemesi onları iyi ya da kötü yapmaz, fakat ben bu albümde ne kadın albümündeki bu aşk fazla sana ve yağmurlar gibi, ne artık kısa cümleler kuruyorum albümündeki bugün gibi, ne perdeler albümündeki sigara, sil baştan ve perdeler gibi, ne komple can kırıkları albümü gibi, ne de benim adım orman albümündeki istiklal caddesi kadar, eski ve yalnız gibi bir etki görüyorum... albümü biraz dinleyip hemen bu şarkıları açıp yüreğimize su serpmeler de bundan sanırım.
kısacası bu albümde önceki albümlerindeki şarkıların yarattığı etkinin zerresini yaşayamadım ben.
şebnem ferah'ın sesiyle ve kalitesiyle ilgili fikirleri değiştirmiş midir derseniz, bence tabi ki de hayır. ancak forumlardan, sözlüklerden, kendi çevremden, vb. takip ettiğim kadarıyla ben dahil birçok hayranını hayal kırıklığına uğrattığı ortada.
öncelikle onca bekleyişe sıcak bir liman olamayan bir albüm bu; can kırıkları ve benim adım orman albümlerini nasıl beklediğimi ve piyasaya çıktığında da tarzı sert de olsa duygusal da olsa, dinledikçe sıcak ve güvenli bir liman gibi hissettirdiğini biliyorum. ancak bu albümdeki şarkıların sözleri, tınısı gibi çoğu özelliği bana biraz zorlama gibi geliyor. kötü mü, hayır değil, ama bence harika da değil.
en çok beğendiklerim: od, bin yıldır, utangaç, ve tabi ki sesine çok yakışan çok yorgunum yorumu.
hiç beğenmediklerim: Kalbim Mezar, Savaş Boyası, Yarım
elbette birilerinin bir şeyleri beğenip beğenmemesi onları iyi ya da kötü yapmaz, fakat ben bu albümde ne kadın albümündeki bu aşk fazla sana ve yağmurlar gibi, ne artık kısa cümleler kuruyorum albümündeki bugün gibi, ne perdeler albümündeki sigara, sil baştan ve perdeler gibi, ne komple can kırıkları albümü gibi, ne de benim adım orman albümündeki istiklal caddesi kadar, eski ve yalnız gibi bir etki görüyorum... albümü biraz dinleyip hemen bu şarkıları açıp yüreğimize su serpmeler de bundan sanırım.
kısacası bu albümde önceki albümlerindeki şarkıların yarattığı etkinin zerresini yaşayamadım ben.
Eski türkçede ateş anlamına gelen bir kelime olduğu gibi iskender pala tarafından yazılan bir roman aynı zamanda bir şebnem ferah şarkısı diğer taraftanda antik yunanistan kökenli bir şiir türüdür.
iskender pala nın yunus emre 'nin hayatını konu aldığı sevdiğim romanı .
şebnem Ferah'ın başarısız bir albümünün ve en başarılı şarkısının adıdır. resmen oktav şovu yapıyor.
iskender pala'dan bir yunus emre romanı.
kitap; okuru, iç anadolu'da o dönem en parlak dönemini yaşayan tasavvuf'un büyülü, efsunlu, huzur verici dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor, yunus emre'den, mevlana'ya, hacı bektaşı veli'ye, geyikli baba'ya, zahir baba'ya, bir çok allah dostu'na can veriyor.
tüm bunların yanında kitapta dönemin siyasi ve sosyal yapısından, selçuklulardan, moğollardan, alamut fedailerinden, anadolu beyliklerinden de bahsediliyor.
araya serpiştirilen yunus emre şiirleri de pastanın üzerindeki çilek gibi bir tat bırakıyor.
hasılı mükemmel bir kitap. mutlaka ama mutlaka okuyun derim.
kitap; okuru, iç anadolu'da o dönem en parlak dönemini yaşayan tasavvuf'un büyülü, efsunlu, huzur verici dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor, yunus emre'den, mevlana'ya, hacı bektaşı veli'ye, geyikli baba'ya, zahir baba'ya, bir çok allah dostu'na can veriyor.
tüm bunların yanında kitapta dönemin siyasi ve sosyal yapısından, selçuklulardan, moğollardan, alamut fedailerinden, anadolu beyliklerinden de bahsediliyor.
araya serpiştirilen yunus emre şiirleri de pastanın üzerindeki çilek gibi bir tat bırakıyor.
hasılı mükemmel bir kitap. mutlaka ama mutlaka okuyun derim.
şebnem ferah albümüdür.
Sanat tarihçisi iskender Pala nın tasavvuf üzerine yazdığı bir yunus romanı.
(bkz: Ateş)
25 yıllık hayatımda okuduğum en güzel kitaptır. tasavvuf severlere tavsiye olunur..
bir yunus romanıdır.
bir yunus romanıdır.
"Her ne ki ariyorsun; aradigin ancak sensin.iyinin de kotunun de fidani senin icinde buyur.her meyvenin ici kabugundan yegdir.sen goremiyorsun diye bu alem yok degildir.alemin varligini ancak kul olarak anlayabilirsin."
yeni okumaya başladığım iskender pala kitabı.
Sadece azerbaycanda değil taa sibiryaya kadar tüm orta asyada ateş manasına gelir.
Sanırım gelmediği tek türkçedir anadolu türkçesi.
Sanırım gelmediği tek türkçedir anadolu türkçesi.
Ateş. Azerbaycan Türkçesinde.
Fakat ben her köye gidende ateşi sevdiğim için mangalı, semaveri hiç boş bırakmazdım. Tam da işi bilmediğim zamanlar doldururdum odunu ateşe. Anamlarla nenemler de kızardı
-otlama ateşin altını. Diye.
Bu ot ateş ilişkisini geçen gün farkettim. Farkında olmadan ateşe od diyordu bizimkiler.
Fakat ben her köye gidende ateşi sevdiğim için mangalı, semaveri hiç boş bırakmazdım. Tam da işi bilmediğim zamanlar doldururdum odunu ateşe. Anamlarla nenemler de kızardı
-otlama ateşin altını. Diye.
Bu ot ateş ilişkisini geçen gün farkettim. Farkında olmadan ateşe od diyordu bizimkiler.
saray duvarlarının ötesinde iki kadın hatırlayacağım demiştim ya, bunlardan birisini düşündüğümde üzüldüğümü, diğerini düşündüğümde mutlu olduğumu hissetmişimdir hep. Hala da öyle hissederim. Sanki birinin içine dışına çevirseniz, diğeri karşınıza çıkardı bu iki kadının. Biri en tepedeydi, eliniN dokunduğu her şeyi altın yapacak güce sahipti, ama ihtirasları onu hak ettiği mutluluktan daima yoksun bıraktı. Diğeri en altta bulunuyordu ama temiz yüreği onu saadetin mücevherleri içerisinde yaşattı. Birinin maddesel zenginliği ruhunu aç bıraktı; diğerinin gönül zenginliği onu maddeyle donattı.
Türkçede ateş demektir. Farsça Ateş sözcüğünü o kadar benimsemişiz ki od'u farsça sanıyoruz.
bir iskender pala romanı.
Bu kitabı bir yazı musabakasında 4ücü yerin sahibi olarak kazanmıştım. Hala okumadım.
Bu kitabı bir yazı musabakasında 4ücü yerin sahibi olarak kazanmıştım. Hala okumadım.
odun kelimesinden od-un, anlami ates olan sozcuktur. iskender pala nin ayni isimli kitabi vardir. edebiyat hocasinin sinavda sordugu kitaplardandir. hosumuza gitmemistir. hocadan da tiksinilmektedir. (sebebi cok, en basta akp li olmasi ve daha sonra okulda soma eylemi yaptirmamasi. turbanli gancik.)
Gündemdeki Haberler