bugün
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler10
- amerika da köleliği kaldıran başkan5
- habersiz gelen misafir4
- arkadaşlar kahve fotolarımdan ne istiyorsunuz3
- fatma betül sayan kaya53
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi7
- stanley termos5
- bir derdim var4
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek5
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- queen ravenna adlı yazar10
- ne kadar yaşlısın16
- yağmur yağarken boş sokaklarda yürümek3
- kendisiyle övünen insanlar12
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- uefa uluslar ligi7
- ismet gurbuz4
- fon madurları2
- trt tarafsız olmalı13
- muslettin amca3
- beyefendi olmak3
- prinzenrolle3
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- evlilikte özgürlük3
- türkiye31
- futbol16
- italya15
- asrın soygunu21
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- yunan basınından türkiye itirafı2
- tulumba tatlısı3
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- almancı mehdi3
- birinin seni hiçbir şey bilmiyor sanması3
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- yavudilerde kadın2
- bu nasıl hava lan7
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- muhallebi kıvamı3
- leblebi kurabiyesi3
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- damla sakızlı muhallebi3
- allbea'ya albela diyen hadsiz3
- seni yok sayacaklar sen daha çok var olacaksın2
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- saçmalamak2
- sevgili6
farsçadır.
(bkz: ates)
kutsal ateş.
gerek ve romalılarda lir çalınarak söylenen lirik nazma da denir.Özel temleri, bent yapısı, bazı ritm biçimleriyle diğer manzumelerden ayrılır
(bkz: overdose) kısaca..
(bkz: mecnun odyakmaz)
atsız ın ruh adam kitabında iki sayfada 4 kez "içine od düştü." şeklinde geçince kalkıp anlamına baktığım kelime. anlamını da öğrendik iyi oldu hani.
Ateş, nar anlamlarına gelir.
ateş demektir.
odeş zaman içerisinde ateş olmuş ,bağırları yakmıştır .
odun kelimesinin de oddan türemesi ilginçtir.ateş gibi hareketli ve kıvrak olan bir şeyden odun gibi bir sap türemiştir işte. kimin kimden türeyebileceğinin belirsizliğidir bu durum.
odun , yakılacak olandır.
odeş zaman içerisinde ateş olmuş ,bağırları yakmıştır .
odun kelimesinin de oddan türemesi ilginçtir.ateş gibi hareketli ve kıvrak olan bir şeyden odun gibi bir sap türemiştir işte. kimin kimden türeyebileceğinin belirsizliğidir bu durum.
odun , yakılacak olandır.
iskender palanın yeni çıkan romanı.
--spoiler--
Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden iskender Pala yeni romanı OD ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez ODun ana kahramanı. iskender Palanın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emrenin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunusun hamlıktan saflığa geçişi okunuyor. Biliyorum, Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun, demişti; Yine Biliyorum, Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun. Demişti; Ve Sevgiliye gittiği o geceden sonra adının dilden dile, Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum. Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus; Derviş Yunus;Varsın onu da desinler. Ve Türk yurtlarında, onu en çok Bizim Yunus diye çağırırlar. Biliyorum; Ten fânidir, can ölmez Çün, gitti geri gelmez Ölür ise ten ölür Canlar ölesi değil
--spoiler--
--spoiler--
Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden iskender Pala yeni romanı OD ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez ODun ana kahramanı. iskender Palanın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emrenin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunusun hamlıktan saflığa geçişi okunuyor. Biliyorum, Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun, demişti; Yine Biliyorum, Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun. Demişti; Ve Sevgiliye gittiği o geceden sonra adının dilden dile, Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum. Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus; Derviş Yunus;Varsın onu da desinler. Ve Türk yurtlarında, onu en çok Bizim Yunus diye çağırırlar. Biliyorum; Ten fânidir, can ölmez Çün, gitti geri gelmez Ölür ise ten ölür Canlar ölesi değil
--spoiler--
iskender pala'nın yeni kitabıdır.
bir iskender pala romanı.
iskender pala'nın yazmış olduğu son romandır. Kolay okunan, akıcı ve aynı zamanda da merak uyandıran 2011 yapımı romandır.
iskender pala'nın harika romanı. finaliyle insanı afallatmıştır. kesinlikle vakit kaybı bir kitap değildir, insanda izler bırakır.
bugün kendine hümanist diyen çoğunluğunu art niyetlilerin oluşturduğu yığın ile yine ilk hümanistlerden biri olarak bilinen yunus emre'nin birçok görüşünün uyuşmadığını gördüğüm ve bu yüzden yunus emre'ye sempati duymamı sağlamış başarılı bir iskender pala kitabı. ama bir şah ve sultan değil.
hayal kırıklığına uğratan bir eser. iskender pala ya ait.
teknik olarak pek çok hata barındırıyor. aynı kullanımlar aynı paragrafta üst üste tekrarlanmış. farz ı misal "iki dostu birbirine yaklaştıran da bu aşktı işte" cümlesinin iki satır sonrasında "iki arkadaşı birbirine yakınlaştıran bu duygular..." cümlesine rastlayabiliyorsunuz ki.. bir lise öğrencisi bile bu hataya düşmez.
"geri iade etmek" kullanımına rastladım bir de. soğudum.
anlatım çok basit. hikaye akıcı değil. yunus emre nin ilahilerinden birer ikişer mısralar olay akışına entegre edilmeye çalışılırken çok zorlanılmış. hissediliyor.
yunus emre nin hayali belirmez bu kitabı okuyan insanda. daha çok... zaten yunus emre yi hayal eden bir tasavvuf aşığını gülümsetir. kişide bir şey uyandırmaz. uyanmış olanın hafifçe dikkatini çeker.
en son fetih 1453 ü izlerken böyle bir duyguya kapılmıştım: hayal kırıklığı.
teknik olarak pek çok hata barındırıyor. aynı kullanımlar aynı paragrafta üst üste tekrarlanmış. farz ı misal "iki dostu birbirine yaklaştıran da bu aşktı işte" cümlesinin iki satır sonrasında "iki arkadaşı birbirine yakınlaştıran bu duygular..." cümlesine rastlayabiliyorsunuz ki.. bir lise öğrencisi bile bu hataya düşmez.
"geri iade etmek" kullanımına rastladım bir de. soğudum.
anlatım çok basit. hikaye akıcı değil. yunus emre nin ilahilerinden birer ikişer mısralar olay akışına entegre edilmeye çalışılırken çok zorlanılmış. hissediliyor.
yunus emre nin hayali belirmez bu kitabı okuyan insanda. daha çok... zaten yunus emre yi hayal eden bir tasavvuf aşığını gülümsetir. kişide bir şey uyandırmaz. uyanmış olanın hafifçe dikkatini çeker.
en son fetih 1453 ü izlerken böyle bir duyguya kapılmıştım: hayal kırıklığı.
iskender pala'nın mecnun odyakmaz'a itafen yazmadığı kitaptır.
iskender pala'nın yunus emre kitabıdır. lakin kitap vasatı aşamamıştır, bu kadar güzel ve bol bir malzemeden sıradan bir yemek yapmak için
kötü bir aşçı olmak gerekiyor.
kötü bir aşçı olmak gerekiyor.
ateş'in türkçesidir, günümüzde kullandığımız ateş kelimesi ise farsçadır.
recep tayyip erdoğan'ın lise yıllarındaki lakabı.
3 sene boyunca kullanılmış sonrasında unutulmuştur.
3 sene boyunca kullanılmış sonrasında unutulmuştur.
ön yargılarımı kafama çalan eserdir. tavsiye ederim.
iskender pala'nın okumaya çalıştığım bir kaç romanından sonra çok hevesle başlamadığım ama beni hemen içine alan kurgusu ile iki günde romanı bitirdim. yunus felsefesini tanımak isteyenler için biçilmiş kaftan olan bu romanın en güzel yanı da hacı bektaşi veli, taptuk emre, mevlana, hasan sabbah ve alamut, anadolu selçukluları, moğollar gibi birçok tarihi öneme sahip kişi ve mekanaları ele almasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar