bugün
- sıfır atık vakfı11
- cop318
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- samed ağırbaş7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi7
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı34
- aslan dövmenin aslında zor olmaması3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- bilerek ponziye dahil olmak4
- saddam hüseyin12
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi5
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- anın fotoğrafı17
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek3
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- yazarların pazar günü planları5
- milisaniyeler içerisinde tüm dünyayı gezmek2
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor3
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması2
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- evlenmeyecek olmak4
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği2
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- ilk buluşmada evden kek getiren kız2
- evlilik3
- türk düşmanı piçler6
- okullarda ücretsiz yemek verilmeli mi2
- evrene enerji gönderen müslüman6
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- köy2
- kürdü sevin23
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması2
- okan buruk10
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- çöp konteynerine girip ağlamak2
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- koç burcu erkeği kabalığı2
- claudian clouds33
- 0 0 713
- müslüman vikingler3
- yazılımcıların flört edememesi2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- osimhensiz galatasaray5
- istanbul3
egosunun yüksek olduğunu düşündüğüm dördüncü nesil.
meslektaş, rtvci uuser, artık onu izleyen bir çift göz daha var.
başarılarının devamını dilediğim yazar.
değişik bir yazar derdi ne tam olarak belli değil... acaip varsayımlarda bulunuyor... bi de kendi açığı bir başlıkta yine kendinin yazdığı 3 entrysi var ... bu arada bir de 4. nesillik var tabi.
anayasa anlayışına göre bir türbanlı anayasamızda türban yasaktır yazdığı için (ki anayasada türbanla alakalı birşey olmadığından bihaber kendisi) türbanlılar sonsuza kadar öyle ortalıkta dolaşamazdır. nitekim nazi devleti de böyle güzide bir devletti, anayasada yazdığı için yahudiler öyle ortalıkta dolaşamıyorlardı, keşke nazi devleti yıkılmasaydı da sonsuza kadar böyle devam etseydi değil mi, yahudiler de siyasi simgesi kipalarını takamasalardı, saçlarını uzatamasalardı, şapka giyemeselerdi vs..
evrenin en yüzeysel insanı mıdır anlayamadık.
evrenin en yüzeysel insanı mıdır anlayamadık.
başlığımın altına kendisine küfür ettiğimi iddia ederek bir nevi filistinde yaptıklarını yahudi soykırımıyla aklamaya çalışan israil'e benzerlik gösteren bir yazardır. sosyal bilimler okuduğu için sayısal bir geçmişten gelen kişilerin bulaşmaması gerekir zira bir sosyal bilimcinin fikri her zaman için sayısalcının fikrinden daha doğrudur kendisine göre.
anayasa'da hangi maddeler olup olmadığını bazı sömürücülerden daha iyi bilen yazar, kendi başlığının altına yazı girmeye de bayılan yazar üstelik milletin ne dediği pek de umurunda olmayan yazar. ayrıca... efendim ayrıca: fikirlerinin başka yollarla çürütülemeyeceğinin de bilincinde olan yazar.
bu yazı anayasa değişikliği onaylanmadan önce yazılmıştır tarihine bakılarak da başka bir yazıdan (bknz) verilebilirdi ama amaç farklı olunca tabi... sonuç olarak yine de üst paragrafta bir değişikliğe gidilmemiştir.
bu yazı anayasa değişikliği onaylanmadan önce yazılmıştır tarihine bakılarak da başka bir yazıdan (bknz) verilebilirdi ama amaç farklı olunca tabi... sonuç olarak yine de üst paragrafta bir değişikliğe gidilmemiştir.
Uzaktan bakınca bolşevik devri Rusya'sında "karl marx karl marx" diye haykıran gençliğe benzer. her an devrim falan yapacak sanırsınız. ama yanılmışsınızdır. çünkü gencimiz marxist değildir. hemen başka bir tanım ararsınız ve onun da yardımıyla 'tamam kemalist' dersiniz. ama yine yanılmışsınızdır. çünkü kemalizmde "erkeğe el vermeyen" bayana metroda rahatsızlık vermek yoktur. zira laiklik yalnızca din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil, aynı zamanda "din ve vicdan özgürlüğüdür". ama maalesef yazarımız bunu kavrayamamıştır. bayanın vicdani özgürlüğünü kullanarak erkeğe el varmemesi eleştirilmesi gereken değil, saygı duyulması gereken bir şeydir. zira bunu kemalizmin kendisi emretmektedir. olay kemalizmi değil laikliği yanlış tanımlamaktan ileri gelir...
(bkz: darbeden medet uman solcu ve aydinlar/#3114063)
(bkz: turkce deki en guzel kelime/#3122060)
(bkz: islamda insana mantikli gelmeyen seyler/#3075581)
atatürk dalkavukluğu ve islam karşıtlığıyla metin kalitesi arasında doğrudan bağlantı olduğunu zannederek entrylerini buram buram atatürk dalkavukluğu ve islam karşıtlığıyla dolduran, egosunu bu şekilde tatmin eden 4.nesil. tek parti iktidarından kalma demokrasi anlayışının sıkıca yerleşmesi nedeniyle demokrasiyi tank sesiyle kurtarmayı amaçlayıp bunu "sürekli aydınlık için bir dakika karanlık" minvalindeki basit teorisyenlerin ürettiği tezlerle desteklemeye çalışması, bu görüşünü temellendirmediği görüşüme sıkıca bağlı kalmamamı sağlayarak üzerinde ilerlediğim yolun doğruluğu hakkında var olan kuşkularımı ortadan kaldırıp var olan inancımı inanç olmaktan çıkarıp evrimselleştirerek var olan bir gerçek haline getirmeyi başarması bakımından şahsım tarafından değer taşımaktadır..
27 mayıs 1960 darbesi ve 28 şubat 1997 nam-ı değer postmodern darbesi'nin oluş, işleyiş ve sonuçlanış bakımından ülke üzerindeki etkisinin giden iktidarı kısa bir süre sonra daha güçlü şekilde geri getirmek olduğunu bilmemesi türk siyasi tarihi hakkındaki tek bilgisinin melih gökçek biyografisi olduğu kanısına varmamı kolaylaştırmıştır.
27 mayıstan sonra büyük bir farkla iktidar olmayı uman chp'nin dp'nin temsilcisi ap'ye silahlı gücü arkasına almasına rağmen 1965 yılında boyun eğmesi, 28 şubat 1997 de milli güvenlik kurulunda alınan kararlarla refah partisi'ni dolaylı olarak devirenlerin 2002 seçimleri sonrasında aynı minvaldeki partiye boyun eğmesi, "sürekli aydınlık için bir dakika karanlık" tarzındaki darbe çığırtkanlarının halk nezdindeki meşruiyetlerinin ne derecede zayıf olduğunu gösterir nitelik taşımaktadır.
halkın meclisinde meşruiyet bulamayıp meşruiyeti tsk'dan almayı umanlara en güzel cevabı veren darbe sonrası gelişmelerdir. türk milleti halktan uzak siyaset izleyip halkın değerlerini hiç olarak görenlere en iyi cevabı sandığa sayısız defa gömerek vermiştir.
laikliği tekeline alıp bireysel laikliği devetsel laikliğe çevirerek halkın var olan inancına doğrudan müdahale etmeyi demokratik ve laik bir düzeni sürdürebilmek için bir gerekçe olarak ileri sürenleri sandığa gömem halkın, bu davranışında ne kadar haklı olduğu konusunda tartışmaya gerek kalmadan kabul edilen gerçekler arasıda yerini almasını işte laikçi dediğimiz bu kişilerin uygulamaları bizzat sağlamıştır.
darbelerin sonucundan ders almayanlar şimdi yine ağbabalarının yerini alarak darbe cığırtkanlığı yapmakta ve bunu yaparak bir gün meşru olmasa dahi iktidarı ele geçirmeyi amaçlamaktadır. ama ne yazık ki chp'nin iktidar olması burjuvazinin bir gün yok olacağı misali bir hayaldir.
edit:ayrıca yazarımız türbanın anayasaya aykırı olduğunu söyleyerek türk anayasası hakkındaki bilgisini de konuşturmuştur.hem de olmayan bir yasağın olduğunu iddia ederek...
(bkz: turkce deki en guzel kelime/#3122060)
(bkz: islamda insana mantikli gelmeyen seyler/#3075581)
atatürk dalkavukluğu ve islam karşıtlığıyla metin kalitesi arasında doğrudan bağlantı olduğunu zannederek entrylerini buram buram atatürk dalkavukluğu ve islam karşıtlığıyla dolduran, egosunu bu şekilde tatmin eden 4.nesil. tek parti iktidarından kalma demokrasi anlayışının sıkıca yerleşmesi nedeniyle demokrasiyi tank sesiyle kurtarmayı amaçlayıp bunu "sürekli aydınlık için bir dakika karanlık" minvalindeki basit teorisyenlerin ürettiği tezlerle desteklemeye çalışması, bu görüşünü temellendirmediği görüşüme sıkıca bağlı kalmamamı sağlayarak üzerinde ilerlediğim yolun doğruluğu hakkında var olan kuşkularımı ortadan kaldırıp var olan inancımı inanç olmaktan çıkarıp evrimselleştirerek var olan bir gerçek haline getirmeyi başarması bakımından şahsım tarafından değer taşımaktadır..
27 mayıs 1960 darbesi ve 28 şubat 1997 nam-ı değer postmodern darbesi'nin oluş, işleyiş ve sonuçlanış bakımından ülke üzerindeki etkisinin giden iktidarı kısa bir süre sonra daha güçlü şekilde geri getirmek olduğunu bilmemesi türk siyasi tarihi hakkındaki tek bilgisinin melih gökçek biyografisi olduğu kanısına varmamı kolaylaştırmıştır.
27 mayıstan sonra büyük bir farkla iktidar olmayı uman chp'nin dp'nin temsilcisi ap'ye silahlı gücü arkasına almasına rağmen 1965 yılında boyun eğmesi, 28 şubat 1997 de milli güvenlik kurulunda alınan kararlarla refah partisi'ni dolaylı olarak devirenlerin 2002 seçimleri sonrasında aynı minvaldeki partiye boyun eğmesi, "sürekli aydınlık için bir dakika karanlık" tarzındaki darbe çığırtkanlarının halk nezdindeki meşruiyetlerinin ne derecede zayıf olduğunu gösterir nitelik taşımaktadır.
halkın meclisinde meşruiyet bulamayıp meşruiyeti tsk'dan almayı umanlara en güzel cevabı veren darbe sonrası gelişmelerdir. türk milleti halktan uzak siyaset izleyip halkın değerlerini hiç olarak görenlere en iyi cevabı sandığa sayısız defa gömerek vermiştir.
laikliği tekeline alıp bireysel laikliği devetsel laikliğe çevirerek halkın var olan inancına doğrudan müdahale etmeyi demokratik ve laik bir düzeni sürdürebilmek için bir gerekçe olarak ileri sürenleri sandığa gömem halkın, bu davranışında ne kadar haklı olduğu konusunda tartışmaya gerek kalmadan kabul edilen gerçekler arasıda yerini almasını işte laikçi dediğimiz bu kişilerin uygulamaları bizzat sağlamıştır.
darbelerin sonucundan ders almayanlar şimdi yine ağbabalarının yerini alarak darbe cığırtkanlığı yapmakta ve bunu yaparak bir gün meşru olmasa dahi iktidarı ele geçirmeyi amaçlamaktadır. ama ne yazık ki chp'nin iktidar olması burjuvazinin bir gün yok olacağı misali bir hayaldir.
edit:ayrıca yazarımız türbanın anayasaya aykırı olduğunu söyleyerek türk anayasası hakkındaki bilgisini de konuşturmuştur.hem de olmayan bir yasağın olduğunu iddia ederek...
susturamayanların başkaları aracılığıyla susturmaya çalıştığı yazar. *
(bkz: #3971581)
ahh işte yine ayar verme aşkına yenik düşerek kurumları ve içerisinde bulunan insanları tanımadan yargılayan, kendisi söz ettiği insanlardan çok daha üstünmüş gibi insanlara "küçük insan" sıfatını yakıştırma cüretini kendinde bulan bir yazar. ben anlamamaktayım gerçekten bu yazarlarda birbirlerine ayar verme aşkı nasıl karşındakini, tanımadığın bir insanı aşağılama seviyesine kadar gelebilmekte. ne oldu şimdi aklın sıra birilerine ayar mı vermiş oldun? ne oldu yani ordaki koca bir güruhu tanımadığın halde aşağıladın? ne kazandırdı bu sana? unutma dostum sadece ahmaklar kendilerini yüceltmek adına başkalarını aşağıya çekmeye çalışırlar. ama bunu yaparken asıl aşağıya çektiklerinin kendileri olduğunun farkına varamazlar. orada okuyan 1-2 veya 100-200 insan bu yazıyı okudu da kalbi kırıldı diyelim sayısı hiç önemli değil. 1 insanın bile kalbini kırmanın ne kadar utanç verici birşey olduğunun farkında değil misin? haklı dahi olsan-ki bu durumda bunu bilemezsin-bu şekilde insanların kalbini kırarak nereye varabileceğini hiç düşündün mü? ayıp. insanları kırmak, aşağılamak bu kadar kolay olmamalı. insanların duygularına önem vermeden nasıl bir insan olabilirsinki? edebiyat parçalamıyorum yanlış anlaşılmasın sakın. demagoji falan da yapmıyorum bunları yazarken sadece aklımdan ve kalbimden geçenleri söylüyorum ve seni dostça uyarıyorum. bazı hırsların uğruna, farkında olarak veya olmayarak, insanların duygularını bu kadar kolay incitme.
ahh işte yine ayar verme aşkına yenik düşerek kurumları ve içerisinde bulunan insanları tanımadan yargılayan, kendisi söz ettiği insanlardan çok daha üstünmüş gibi insanlara "küçük insan" sıfatını yakıştırma cüretini kendinde bulan bir yazar. ben anlamamaktayım gerçekten bu yazarlarda birbirlerine ayar verme aşkı nasıl karşındakini, tanımadığın bir insanı aşağılama seviyesine kadar gelebilmekte. ne oldu şimdi aklın sıra birilerine ayar mı vermiş oldun? ne oldu yani ordaki koca bir güruhu tanımadığın halde aşağıladın? ne kazandırdı bu sana? unutma dostum sadece ahmaklar kendilerini yüceltmek adına başkalarını aşağıya çekmeye çalışırlar. ama bunu yaparken asıl aşağıya çektiklerinin kendileri olduğunun farkına varamazlar. orada okuyan 1-2 veya 100-200 insan bu yazıyı okudu da kalbi kırıldı diyelim sayısı hiç önemli değil. 1 insanın bile kalbini kırmanın ne kadar utanç verici birşey olduğunun farkında değil misin? haklı dahi olsan-ki bu durumda bunu bilemezsin-bu şekilde insanların kalbini kırarak nereye varabileceğini hiç düşündün mü? ayıp. insanları kırmak, aşağılamak bu kadar kolay olmamalı. insanların duygularına önem vermeden nasıl bir insan olabilirsinki? edebiyat parçalamıyorum yanlış anlaşılmasın sakın. demagoji falan da yapmıyorum bunları yazarken sadece aklımdan ve kalbimden geçenleri söylüyorum ve seni dostça uyarıyorum. bazı hırsların uğruna, farkında olarak veya olmayarak, insanların duygularını bu kadar kolay incitme.
öğrencisi olduğu ankara üniversitesi iletişim fakültesinde 1. sınıf itibariyle yaptığı ortalama* neticesinde siyasal bilgiler fakültesi nam-ı diğer mekteb-i mülkiye'de siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümünde çift anadal yapmaya hak kazanmış olan yazardır.
(#3972871) no'lu entrysiyle sinirlerimi geren yazar. bir özel üniversitesi öğrencisi olarak şiddetle ve cinnetle kınıyorum. hayır o değil de; ''bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim'' demişler...ne de güzel demişler.!
(#3031177)
kaç endüstriyel metal grubu dinlediğini ve bu entrysini hangi şarkılara, gruplara dayanarak yazdığını merak ettiğim yazar. ya ben endüstriyelden zerre çakmıyorum, ya kendisi çakmıyor, ya da eğleniyor.
kaç endüstriyel metal grubu dinlediğini ve bu entrysini hangi şarkılara, gruplara dayanarak yazdığını merak ettiğim yazar. ya ben endüstriyelden zerre çakmıyorum, ya kendisi çakmıyor, ya da eğleniyor.
bu sıralar ÇAD konusunda ulaşmaya çalıştığım ancak bir türlü ulaşamadığım yazar.
Gündemdeki Haberler